madalyalı yazarlar özelliğinin gelmesi
başlık "yoldaş benjamin franklin" tarafından 27.05.2021 20:36 tarihinde açılmıştır.
81.
hissediyorum madalyalılarla madalyasızlar arasında gerginlik çıkacak hissediyorum... madalyası olanlar, olmayan şapşik yazarlara cevap niteliğinde uzun entry girecek basın açıklaması yapar gibi. hissediyorum...
-belki de çıkmıştır ben okumadığım için bilmiyorumdur bu başlık altında filan da birtakım laf sokmalar olmuş olabilir okumadım bilemiyorum altan...
-belki de çıkmıştır ben okumadığım için bilmiyorumdur bu başlık altında filan da birtakım laf sokmalar olmuş olabilir okumadım bilemiyorum altan...
devamını gör...
82.
yani ne konuşuldu ne yazıldı çizildi arkadaş. 150 kelimeyi geçen belirli kategorilerdeki her yazı için +20 karma veriyor altı üstü. 10 tane yazsan 200 karma, bi rozet etmiyor. çerez parası, karması.
burayı seviyorum, burada yazmayı da ama sık sık kendime, ara ara da miko’ya söylediğim bir cümle var: “biz napıyoruz burada?” yine aynı soruyu soruyorum kendime, bu başlığa yazılanları okudukça. bence çok gereği olmayan ve yine bence, iyi hazırlanılmamış bi hamleydi bu madalya olayı. kurdele gibi takılıyor, taksınlar nazarlık olsun lafım yok ama. ama. her zaman var ya hani bi ama, işte ondan. “150 kelime” yazmayı çok bulan insanları gördükçe kulağımda ilgili cümle çınlıyor. sonra buraya yazdığım en uzun yazının kelime sayısına bakıyorum: 1790. 150 kelime ne kadar tutuyor diye bakıyorum, ilk iki paragrafı sadece.
yanlış anlaşılmasın, kimsenin tarzına lafım yok hatta ben de yıllarca kısa kısa yazdım, buraya ilk geldiğimde de hatta #463724. dedim ya, tarz meselesi. ama yani gerçekten, okur yazar bi kitle var diye gelip otağımı kurduğum yerde 2 paragraflık yazı yazamayan, bunu çok gören insanların olduğunu görmek, ne diyeyim. tekrarlıyorum, yazmayan değil, yazamayan. çok garip gerçekten, çok acayip.
burayı seviyorum, burada yazmayı da ama sık sık kendime, ara ara da miko’ya söylediğim bir cümle var: “biz napıyoruz burada?” yine aynı soruyu soruyorum kendime, bu başlığa yazılanları okudukça. bence çok gereği olmayan ve yine bence, iyi hazırlanılmamış bi hamleydi bu madalya olayı. kurdele gibi takılıyor, taksınlar nazarlık olsun lafım yok ama. ama. her zaman var ya hani bi ama, işte ondan. “150 kelime” yazmayı çok bulan insanları gördükçe kulağımda ilgili cümle çınlıyor. sonra buraya yazdığım en uzun yazının kelime sayısına bakıyorum: 1790. 150 kelime ne kadar tutuyor diye bakıyorum, ilk iki paragrafı sadece.
yanlış anlaşılmasın, kimsenin tarzına lafım yok hatta ben de yıllarca kısa kısa yazdım, buraya ilk geldiğimde de hatta #463724. dedim ya, tarz meselesi. ama yani gerçekten, okur yazar bi kitle var diye gelip otağımı kurduğum yerde 2 paragraflık yazı yazamayan, bunu çok gören insanların olduğunu görmek, ne diyeyim. tekrarlıyorum, yazmayan değil, yazamayan. çok garip gerçekten, çok acayip.
devamını gör...
83.
devamını gör...
84.
bende yok lan.
edit : belli kriter dediler beni bitirdiler.
edit : belli kriter dediler beni bitirdiler.
devamını gör...
85.
müracaat ettim bekliyorum.
ne ise halim o çıksın falım. *
ne ise halim o çıksın falım. *
devamını gör...
86.
geçmiş tanımların birinde modlar için iş yükü olduğunu söylemiş bir yazar tanesi. en ibretlik tanım olabilir. modların görevi bu. sözlüğe getirilen yeniliklere yazarların adaptasyonunu sağlamak. zaten sürekli sorgulanıyorlar, bi zahmet yapsınlar bunu da.
devamını gör...
87.
ilk anda malatyalı yazarlar özelliği olarak okuyup şaşırdığım başlık.
devamını gör...
88.
askeri hiyerarşiye dayalı bir sistemde getirin de tam olsun dediğim hede hödö. puan kasamayanlar ağlayıp, kaçmasınlar diye yapılmış bariz belli. gereksiz. manasız.
devamını gör...
89.
90.
91.
sözlük değil sanki olimpiyat oyunları. insanlara hedef koymak, yarıştırmak yerine mobil uygulamaları stabil hale getirin.
devamını gör...
92.
nereye geldi nasıl geldi bana nasıl gelmedi geldiyse beni neden görmedi
devamını gör...
93.
mevcut madalyamı kaldırttığım uygulama,
google da iki search ile bulunabilecek bilgileri derlemek bu madalyayı getirmemeli.
google da iki search ile bulunabilecek bilgileri derlemek bu madalyayı getirmemeli.
devamını gör...
94.
madalyaları toplayan arkadaşların önünde saygıyla eğilirim.
biz gayretullaha savaş açtık. madalyasız da savaşmasını biliriz. *
biz gayretullaha savaş açtık. madalyasız da savaşmasını biliriz. *
devamını gör...
95.
hiç umurumda olmayan özelliktir.
devamını gör...
96.
madalya alınca kendini mutlu hissedenler derneği kuracağım. *
devamını gör...
97.
daha önce bu gidişle burası inci sözlük'e dönüşecek demiştim, düzeltiyorum. fav, +rep falan verilen dandik bir forum sitesine dönüşecek.
devamını gör...
98.
hiç umrumda değil. bir de kriter koyulmuş. hiçbir şeyi yapmış olmak için yapmam. at gibi yarışmaya bayılan bir toplumuz. bırakın insanlar içlerinden nasıl geliyorsa öyle yazsınlar. şovenist bir milletiz. bunu bir kez daha anladım.
devamını gör...
99.
her seferinde maladyalı yazarlar olarak okuduğum başlık. artık sinirim bozulmaya başladı. girmeyeceğim sözlüğe. sözlük çok şey kaybedecek. haha.
devamını gör...
100.
işin şamatası gevezeliği bir kenara benim de ufak bir şeyler söylemek istediğim ve bir öneride bulunmak istediğim özellik. muhtemelen dikkate alıp da kimse bu kadar uzun tanımı okumayacaktır ama çift taraflı ateş edeceğim o yüzden alınmaca gücenmece olmamasını diliyorum. iki tarafa da sallayıp sonra ikisini de savunmak kadar kötü bir şey yok, her an her yerden kafama linç gelebilir.* iyi ki sözlükte zahmet edip uzun tanım okuyan 2 kişi falan var.
burada yazan yazarların bir kısmı ilk defa sözlük benzeri bir platformda yazıyor bir kısmı ise çeşitli sözlüklerde yıllarca dirsek çürütmüş insanlar ama bu tarz platformların düzenli bir aktif üye sayısı ile ayakta kalabileceğini anlamak için daha önce sözlüklerde yazmaya gerek olacağını düşünmüyorum. yalnızca 'sözlük yazarlarının en sevdiği ders' temalı başlıklar ile bu tarz bir kemik yazar kitlesi oluşmaz, ha oluşur ama o platform artık sözlük değil forum olur. bilgi ve edebiyat başlıklarına çok yoğun bir ilgi olmadığı aşikar ki bu gayet anlaşılabilir çünkü forumsal başlıklara en düz insanın bile yazabileceği bir şey varken bu tarz konular özel bir ilgi gerektirir çoğu zaman bundan ötürü genelde çok azı 10 tanımdan yukarısını görüyor ve bu tarz başlıklara emek veren yazarlar da bir noktadan sonra verdikleri emeklerin boşa gittiğini düşünmeye başlıyor. sözlük git gide bu yazarları kaybetmeye başladığında da bu bizi en başta söylediğim meseleye götürüyor aslında; forumsal başlıklar ile dolmaya başlayan ve artık sözlük olmaktan çıkmış bir platform.
bu yönetimin basitçe az ilgi gören bilgi ve edebiyat başlıklarında dirsek çürüten yazarlara 'seni görüyoruz, yazdıkların kıymetli' deme şekli bana kalırsa ki doğruluğu yanlışlığı tamamen tartışmaya açık. hızla büyüyen bir platformu dengelemek zorundalar ve bunu da forumsal ve bilgi içerikli tanımları dengede tutarak yapmaları gerekiyor. eğer bu tarz ödül sistemleri olmaz ise çok çabuk bu denge bozulup yerini tamamen forumsal içeriklere bırakabilir ki bu da o yazmayı çok sevdiğinizi söylediğiniz platformun pek çok benzeri gibi çöpe dönüşmesine sebep olur. hani artık tamamen çöplüğe dönüştüğünü düşündüğünüz için kaçıp buraya sığındığınız sözlükler gibi.
dengeli bir biçimde kemik yazar kitlesi elde etmek kolay bir iş değil. pek çoğumuz ekşi'de yıllarca yazar olma hayali ile uzun süre çaylak olarak kaldık, henüz yazar olamamış olanlar da vardır mutlaka. ekşi basitçe yazar olabilmeyi ödül olarak sunuyordu, orada bir ses olabilmen için yıllarca beklemek zorunda kalabiliyordun. bu kadar istikrarlı bir biçimde yazdığın bir platformdan çat diye çıkıp gitmezsin çünkü o noktaya gelene kadar emek vermişsindir. burada yazar olmak için yıllarca beklemek zorunda olmama durumu var, orada verdiğin emeğin çok azını verip bir günde de yazar olabiliyorsun o zaman sıkılıp bunaldığında ne tutacak ki seni burada? bunu tek kişi üzerinden düşünmemek lazım, onlarca bu şekilde davranacak olan yazar var. belki iki ay sonra değil ama iki yıl sonra burayı pek çok sözlük gibi hayalet kasabaya dönüştürebilecek bir durum bu. edebiyat/ bilgi içerikli tanım girip yazdıklarının okunmadığını/az okunduğunu düşünen bir yazarı ekşi'de bulunan bu yıllarca emek verdim mantığı ile burada tutmak mümkün değil. günün sonunda yine dediğim yere çıkıyor, yavaş yavaş forumsal olan ve giderek hayalet kasabaya dönen sözlük...
o yüzden bu tarz ödül sistemleri teşvik edici ve dengeli bir kemik kitle oluşturup kafa sözlük'ün devamlılığını sağlamak için en azından bir süre gerekli. bu denge politikası hem insanların gerçek anlamda burayı bir sözlük gibi kullanabileceği hem de kafalarını dağıtıp eğlenebilecekleri bir platforma dönüştürür, bunun için bir kaç teşvik edici hamlede bulunmanın yanlış bir tarafı bence yok.
iğneyi batırdığımıza göre gelelim çuvaldıza.
ilk olarak bu resmen moderatörleri harap edecek bir iş yoğunluğuna sebep oluyor. bu en başından atılması gereken bir adımdı, binlerce tanım girildikten sonra değil. bu hem sözlük içinde aksamalara neden olacak bir durum -gerçi muhtemelen ona bir çare bulmuşsunuzdur- hem de iş gücünüz kısa vadede yeterli değil. ayrı bir ekip kurulmuş olsa bile yazarların madalya talep edebilecekleri bir sistem olmadığı için tamamen gönüllülük esasına dayalı bir madalya dağıtımı oluyor. en azından tanımların altına tıkladığımız zaman sil, düzenle gibi seçeneklerin yanına madalya talebi gibi bir seçenek eklenirse hem insanlar tek tek tanımlarını bir başlıkta toplamaya çalışmazlar hem de bu iş için çalışan ekip daha az yorulmuş olur. belirli bir sistem üzerine düşen talepleri inceleyip hızlıca geri dönüş sağlayabilirler en azından tek tek alt alta dizilmiş karışmaya müsait tanımlara tıklamak ve uğraşmaktan daha kolay olacaktır.
bu madalya sistemi kalıcı bir duruma gelirse eğer bu iş yüküne sahip olan ekibi ne kadar süre gönüllülük esası ile tutabileceğiniz sorusu da var. günde en kötü 4000 tanım girilen bir sözlükte eski tanımları da dahil edersek epey uzun süreli bir yoğunluk oluşacaktır bu konuda ve elinizdeki ekibi gönüllü şartlar altında mısırlı köleler gibi gece gündüz çalıştırma gibi bir planınız yoksa daha fazla iş gücüne ihtiyacınız var demektir. entryleri otomatik bir şekilde tanımlayarak madalya verebilen bir sistem oluşturmazsanız elbette ama ona da şu şartlar altında güç yeteceğini düşünmüyorum çünkü çok pahalıya patlar muhtemelen. ya da bilmiyorum belki de o kadar masraflı değildir tamamen tahmini konuşuyorum şu an. o yüzden en azından bu gönüllü madalya talebi işlerini daha basit ve hızlıca yapılabilecek bir sisteme oturtmanız daha sağlıklı olacaktır.
bir diğer husus insanların sırf çok sevdikleri rozetler için sanki bir görevmiş gibi tanım girmeye başlayacakları durumlar oluşacak. hadi ben zaten bir dakikada bile 150 kelime konuşabilecek potansiyelde bir çenesizim, bu sistem gelmeden de zaten manas destanı tadında tanımlar giriyordum ama kısa ve öz anlatılabilecek şeyleri uzatarak anlatmak zorunda hissedecek onlarca yazar belki de aslında 20 kelime ile anlatılabilecek şeyleri mecburi olarak dolandırarak anlatıp okuyanı yoran yarısı boş tanımlar yazacaklar. bu hem yazarlar için hem okuyanlar için hem de sözlük için sıkıntılı bir durum. 10 kişiden 5 tanesi rozet meselesini umursamaz ama kalan 5 tanesi umursar. bunu 5000 tane yazara uyarlamak da çok fazla bilgi kirliliği demek. kaliteli ve dengeli bir platform oluşturmak için riskli bir yöntem. zaten puan sıralaması yarışı varken ve çok göze batmadan sürerken neden madalya alan yazarlara karma puanı imtiyazı tanımak yerine madalya olayını da puan sıralaması gibi bir yarışa dökmediniz ki sadece? hem sözlükte sürekli lafı edilen kankacılık meselesi yüzünden sürekli birinci gelen yazarların olmadığı bir sistem olurdu bu. zaten 150 kelime yazmaya bile yorucu diye bakan bir kitle de bu yarışa dahil olmayı çok tercih etmezdi. böylece en azından karma puanı imtiyazı ile 1000 tane bilgi ve edebiyat içerikli tanım giren yazar tutabiliyorsanız en kötü bahsettiğim şekilde 700 tane tutmuş olurdunuz ama bu dengeyi bozacak kadar büyük bir fark yaratmazdı.
puan yarışında ödül sözlükte kazanılan bir şey değildi, yanlış bilmiyor isem hediye çeki gibi bir ödül alınıyordu ama şimdi madalya olayında insanlar sözlükte kazanabilecekleri bir şey gördükleri için bunu hem suistimal edecekler hem de bu tarz tanımlar girmek yerine kafa dağıtmaya gelen insanlar haksızlık olduğunu düşünmeye başlayacak. çünkü açıkça bir insana sen düşüncelerini yazıyorsun ama senin yazdıkların kıymetsiz, bak bu bilgi falan veriyor o yüzden o daha çok hak etti karma puanını demek gibi bir şey. insanlara çıkıp düşünceleriniz değersiz anlamına gelebilecek bir şey derseniz elbette kalkıp bu durumu eleştirirler. eğlenmeye ve kafa dağıtmaya geldikleri bir platformda sırf bunu yapıyorlar diye diğerlerinden aşağıda görülmeyi kimse istemez. 20 karma puanı çok bir şey olmayabilir ama burada mesele açıkça fikirlerini istemeyerek de olsa değersizleştirmektir. bunu görebilmek çok zor değil ama görüldüğü halde bu risk alındıysa bir şey diyemem.
yani işin özü; bir takım düzeltmeler ile sözlük için oldukça faydalı olabilecek bir özellik belli başlı aksaklıklar nedeni ile yarardan çok zarara dönüşüyor. bazen bir tane insanla bile baş etmek yeterince zor iken 5000 hadi çaylakları da sayalım en kötü 12.000 insan ile baş etmeye çalışmak zahmetli bir iş. herkesi aynı anda memnun etmek de mümkün olamaz zaten. yine de en başından yönetim ve yazarlar arasına sınır koymadan samimi bir iş yapmak için bir adım attınız - ki kendi adıma bunu gerçekten kıymetli buluyorum- ve bu gibi durumlarda da bu kararın zorluklarını çeken sizlersiniz. yazarlar için her ne kadar samimi ve olumlu olsa bile bu karar yönetimi sürekli zora sokacak bir durum. bu yüzden insanlar buranın sanal bir platform olduğunu ve ayakta kalmak için belirli şartlara ihtiyaç duyduğunu göremiyor ve siz de bir araya getirmeye çalıştığınız bir topluluğu bir arada tutmakta zorluk yaşıyorsunuz. eğer bu bir denge politikası ise her iki tarafın da fayda sağlaması gerek. yönetim bizimle ilgileniyor, samimi bir ortam burası diye gelen insanların -ki kendilerini önemli ve kıymetli hissettikleri için geliyorlar- bir kısmını sizin emekleriniz de kıymetli ama şu arkadaşlar kadar da değil şimdi diye ötekileştirirseniz o insanlardan tepki görünce şaşırmamanız gerekir. niyetinizin kötü olduğunu hiç ama hiç düşünmüyorum sadece aslında o çok göze batmayacak 20 karma puanın insanlar için nasıl onur meselesine dönüşebileceğini ve bu sözlüğü üzerine kurduğunuz samimiyet fikrini nasıl zedeleyebileceğini anlatmaya çalışıyorum.
ah be gandalf, kafanda kurmuşsun kızım sen. keyifli sözlükler, beşinci günün şafağında film izleyip ağzıma spagetti tıkıyor olacağım beni doğuda aramayın.
edit: bu tanım kişisel çıkar gözeterek değil yazmayı sevdiğim bir platformun çıkarlarını gözeterek girilmiştir yoksa bana göre hava hoş, ellerimi ovuşturup yeni alacağım rozetlerin hayalini kurabilirim köşede.* şarabımızı yudumlarken madalyasız köylülere üstten üstten bakıp burjuva triplerine de girer miyiz be sözlük? hiç mi olmaz? peki. yani şimdi hiç mi olm... tamam o zaman. şarap yoksa vişne suyu neyim içerdik. o da olmaz... peki. oldu o zaman bana müsade, kaçtım ben.
burada yazan yazarların bir kısmı ilk defa sözlük benzeri bir platformda yazıyor bir kısmı ise çeşitli sözlüklerde yıllarca dirsek çürütmüş insanlar ama bu tarz platformların düzenli bir aktif üye sayısı ile ayakta kalabileceğini anlamak için daha önce sözlüklerde yazmaya gerek olacağını düşünmüyorum. yalnızca 'sözlük yazarlarının en sevdiği ders' temalı başlıklar ile bu tarz bir kemik yazar kitlesi oluşmaz, ha oluşur ama o platform artık sözlük değil forum olur. bilgi ve edebiyat başlıklarına çok yoğun bir ilgi olmadığı aşikar ki bu gayet anlaşılabilir çünkü forumsal başlıklara en düz insanın bile yazabileceği bir şey varken bu tarz konular özel bir ilgi gerektirir çoğu zaman bundan ötürü genelde çok azı 10 tanımdan yukarısını görüyor ve bu tarz başlıklara emek veren yazarlar da bir noktadan sonra verdikleri emeklerin boşa gittiğini düşünmeye başlıyor. sözlük git gide bu yazarları kaybetmeye başladığında da bu bizi en başta söylediğim meseleye götürüyor aslında; forumsal başlıklar ile dolmaya başlayan ve artık sözlük olmaktan çıkmış bir platform.
bu yönetimin basitçe az ilgi gören bilgi ve edebiyat başlıklarında dirsek çürüten yazarlara 'seni görüyoruz, yazdıkların kıymetli' deme şekli bana kalırsa ki doğruluğu yanlışlığı tamamen tartışmaya açık. hızla büyüyen bir platformu dengelemek zorundalar ve bunu da forumsal ve bilgi içerikli tanımları dengede tutarak yapmaları gerekiyor. eğer bu tarz ödül sistemleri olmaz ise çok çabuk bu denge bozulup yerini tamamen forumsal içeriklere bırakabilir ki bu da o yazmayı çok sevdiğinizi söylediğiniz platformun pek çok benzeri gibi çöpe dönüşmesine sebep olur. hani artık tamamen çöplüğe dönüştüğünü düşündüğünüz için kaçıp buraya sığındığınız sözlükler gibi.
dengeli bir biçimde kemik yazar kitlesi elde etmek kolay bir iş değil. pek çoğumuz ekşi'de yıllarca yazar olma hayali ile uzun süre çaylak olarak kaldık, henüz yazar olamamış olanlar da vardır mutlaka. ekşi basitçe yazar olabilmeyi ödül olarak sunuyordu, orada bir ses olabilmen için yıllarca beklemek zorunda kalabiliyordun. bu kadar istikrarlı bir biçimde yazdığın bir platformdan çat diye çıkıp gitmezsin çünkü o noktaya gelene kadar emek vermişsindir. burada yazar olmak için yıllarca beklemek zorunda olmama durumu var, orada verdiğin emeğin çok azını verip bir günde de yazar olabiliyorsun o zaman sıkılıp bunaldığında ne tutacak ki seni burada? bunu tek kişi üzerinden düşünmemek lazım, onlarca bu şekilde davranacak olan yazar var. belki iki ay sonra değil ama iki yıl sonra burayı pek çok sözlük gibi hayalet kasabaya dönüştürebilecek bir durum bu. edebiyat/ bilgi içerikli tanım girip yazdıklarının okunmadığını/az okunduğunu düşünen bir yazarı ekşi'de bulunan bu yıllarca emek verdim mantığı ile burada tutmak mümkün değil. günün sonunda yine dediğim yere çıkıyor, yavaş yavaş forumsal olan ve giderek hayalet kasabaya dönen sözlük...
o yüzden bu tarz ödül sistemleri teşvik edici ve dengeli bir kemik kitle oluşturup kafa sözlük'ün devamlılığını sağlamak için en azından bir süre gerekli. bu denge politikası hem insanların gerçek anlamda burayı bir sözlük gibi kullanabileceği hem de kafalarını dağıtıp eğlenebilecekleri bir platforma dönüştürür, bunun için bir kaç teşvik edici hamlede bulunmanın yanlış bir tarafı bence yok.
iğneyi batırdığımıza göre gelelim çuvaldıza.
ilk olarak bu resmen moderatörleri harap edecek bir iş yoğunluğuna sebep oluyor. bu en başından atılması gereken bir adımdı, binlerce tanım girildikten sonra değil. bu hem sözlük içinde aksamalara neden olacak bir durum -gerçi muhtemelen ona bir çare bulmuşsunuzdur- hem de iş gücünüz kısa vadede yeterli değil. ayrı bir ekip kurulmuş olsa bile yazarların madalya talep edebilecekleri bir sistem olmadığı için tamamen gönüllülük esasına dayalı bir madalya dağıtımı oluyor. en azından tanımların altına tıkladığımız zaman sil, düzenle gibi seçeneklerin yanına madalya talebi gibi bir seçenek eklenirse hem insanlar tek tek tanımlarını bir başlıkta toplamaya çalışmazlar hem de bu iş için çalışan ekip daha az yorulmuş olur. belirli bir sistem üzerine düşen talepleri inceleyip hızlıca geri dönüş sağlayabilirler en azından tek tek alt alta dizilmiş karışmaya müsait tanımlara tıklamak ve uğraşmaktan daha kolay olacaktır.
bu madalya sistemi kalıcı bir duruma gelirse eğer bu iş yüküne sahip olan ekibi ne kadar süre gönüllülük esası ile tutabileceğiniz sorusu da var. günde en kötü 4000 tanım girilen bir sözlükte eski tanımları da dahil edersek epey uzun süreli bir yoğunluk oluşacaktır bu konuda ve elinizdeki ekibi gönüllü şartlar altında mısırlı köleler gibi gece gündüz çalıştırma gibi bir planınız yoksa daha fazla iş gücüne ihtiyacınız var demektir. entryleri otomatik bir şekilde tanımlayarak madalya verebilen bir sistem oluşturmazsanız elbette ama ona da şu şartlar altında güç yeteceğini düşünmüyorum çünkü çok pahalıya patlar muhtemelen. ya da bilmiyorum belki de o kadar masraflı değildir tamamen tahmini konuşuyorum şu an. o yüzden en azından bu gönüllü madalya talebi işlerini daha basit ve hızlıca yapılabilecek bir sisteme oturtmanız daha sağlıklı olacaktır.
bir diğer husus insanların sırf çok sevdikleri rozetler için sanki bir görevmiş gibi tanım girmeye başlayacakları durumlar oluşacak. hadi ben zaten bir dakikada bile 150 kelime konuşabilecek potansiyelde bir çenesizim, bu sistem gelmeden de zaten manas destanı tadında tanımlar giriyordum ama kısa ve öz anlatılabilecek şeyleri uzatarak anlatmak zorunda hissedecek onlarca yazar belki de aslında 20 kelime ile anlatılabilecek şeyleri mecburi olarak dolandırarak anlatıp okuyanı yoran yarısı boş tanımlar yazacaklar. bu hem yazarlar için hem okuyanlar için hem de sözlük için sıkıntılı bir durum. 10 kişiden 5 tanesi rozet meselesini umursamaz ama kalan 5 tanesi umursar. bunu 5000 tane yazara uyarlamak da çok fazla bilgi kirliliği demek. kaliteli ve dengeli bir platform oluşturmak için riskli bir yöntem. zaten puan sıralaması yarışı varken ve çok göze batmadan sürerken neden madalya alan yazarlara karma puanı imtiyazı tanımak yerine madalya olayını da puan sıralaması gibi bir yarışa dökmediniz ki sadece? hem sözlükte sürekli lafı edilen kankacılık meselesi yüzünden sürekli birinci gelen yazarların olmadığı bir sistem olurdu bu. zaten 150 kelime yazmaya bile yorucu diye bakan bir kitle de bu yarışa dahil olmayı çok tercih etmezdi. böylece en azından karma puanı imtiyazı ile 1000 tane bilgi ve edebiyat içerikli tanım giren yazar tutabiliyorsanız en kötü bahsettiğim şekilde 700 tane tutmuş olurdunuz ama bu dengeyi bozacak kadar büyük bir fark yaratmazdı.
puan yarışında ödül sözlükte kazanılan bir şey değildi, yanlış bilmiyor isem hediye çeki gibi bir ödül alınıyordu ama şimdi madalya olayında insanlar sözlükte kazanabilecekleri bir şey gördükleri için bunu hem suistimal edecekler hem de bu tarz tanımlar girmek yerine kafa dağıtmaya gelen insanlar haksızlık olduğunu düşünmeye başlayacak. çünkü açıkça bir insana sen düşüncelerini yazıyorsun ama senin yazdıkların kıymetsiz, bak bu bilgi falan veriyor o yüzden o daha çok hak etti karma puanını demek gibi bir şey. insanlara çıkıp düşünceleriniz değersiz anlamına gelebilecek bir şey derseniz elbette kalkıp bu durumu eleştirirler. eğlenmeye ve kafa dağıtmaya geldikleri bir platformda sırf bunu yapıyorlar diye diğerlerinden aşağıda görülmeyi kimse istemez. 20 karma puanı çok bir şey olmayabilir ama burada mesele açıkça fikirlerini istemeyerek de olsa değersizleştirmektir. bunu görebilmek çok zor değil ama görüldüğü halde bu risk alındıysa bir şey diyemem.
yani işin özü; bir takım düzeltmeler ile sözlük için oldukça faydalı olabilecek bir özellik belli başlı aksaklıklar nedeni ile yarardan çok zarara dönüşüyor. bazen bir tane insanla bile baş etmek yeterince zor iken 5000 hadi çaylakları da sayalım en kötü 12.000 insan ile baş etmeye çalışmak zahmetli bir iş. herkesi aynı anda memnun etmek de mümkün olamaz zaten. yine de en başından yönetim ve yazarlar arasına sınır koymadan samimi bir iş yapmak için bir adım attınız - ki kendi adıma bunu gerçekten kıymetli buluyorum- ve bu gibi durumlarda da bu kararın zorluklarını çeken sizlersiniz. yazarlar için her ne kadar samimi ve olumlu olsa bile bu karar yönetimi sürekli zora sokacak bir durum. bu yüzden insanlar buranın sanal bir platform olduğunu ve ayakta kalmak için belirli şartlara ihtiyaç duyduğunu göremiyor ve siz de bir araya getirmeye çalıştığınız bir topluluğu bir arada tutmakta zorluk yaşıyorsunuz. eğer bu bir denge politikası ise her iki tarafın da fayda sağlaması gerek. yönetim bizimle ilgileniyor, samimi bir ortam burası diye gelen insanların -ki kendilerini önemli ve kıymetli hissettikleri için geliyorlar- bir kısmını sizin emekleriniz de kıymetli ama şu arkadaşlar kadar da değil şimdi diye ötekileştirirseniz o insanlardan tepki görünce şaşırmamanız gerekir. niyetinizin kötü olduğunu hiç ama hiç düşünmüyorum sadece aslında o çok göze batmayacak 20 karma puanın insanlar için nasıl onur meselesine dönüşebileceğini ve bu sözlüğü üzerine kurduğunuz samimiyet fikrini nasıl zedeleyebileceğini anlatmaya çalışıyorum.
ah be gandalf, kafanda kurmuşsun kızım sen. keyifli sözlükler, beşinci günün şafağında film izleyip ağzıma spagetti tıkıyor olacağım beni doğuda aramayın.
edit: bu tanım kişisel çıkar gözeterek değil yazmayı sevdiğim bir platformun çıkarlarını gözeterek girilmiştir yoksa bana göre hava hoş, ellerimi ovuşturup yeni alacağım rozetlerin hayalini kurabilirim köşede.* şarabımızı yudumlarken madalyasız köylülere üstten üstten bakıp burjuva triplerine de girer miyiz be sözlük? hiç mi olmaz? peki. yani şimdi hiç mi olm... tamam o zaman. şarap yoksa vişne suyu neyim içerdik. o da olmaz... peki. oldu o zaman bana müsade, kaçtım ben.
devamını gör...

