en sevdiğim bilimsel terimlerden biridir. tanımını elimden geldiğince yapacağım. hatam olursa affola. uyarılarla elbette ekleme, çıkarma yapılır, gerekirse tanım silinir.
mitokondrilerimizin içinde bulunan bir genetik dnadır. mtdna* olarak da bilinir. zaten bu, bahsi geçen terimin kısaltılmış hali gibi bir şeydir. bu dna, anneden çocuğa geçer, erkekten aktarılmaz. erkek için de buna benzer y kromozomu ademi vardır. bahsettiğim şey ikisi için de geçerlidir. biri sadece babadan çocuğa, diğeri ise sadece anneden çocuğa geçmektedir.
bu dna takip edilerek en eski anne- havva- tespit edilebilir. elbette buradan kasıt dini bir şahsiyet olan havva değildir. bilimsel olarak bunu savunmak da abesle iştigaldir. yine de çok güzel bir bilimsel espri olduğunu düşünüyorum, çok tatlı değil mi :)
bu dna takip edilerek geçmişe doğru gidilerek tam olarak bilinmese de ilk annenin 99.000 ile 234.000 yıl önce yaşamış olduğu düşünülüyor. bakın; bu, ilk insandır demiyorum. sonuçta bilinen bu dnadan önce de muhakkak başka anneler vardı, bir şekilde soyu yok oldu, evrim aşamasında elendi, bize kadar gelmedi.
devamını gör...
kesinlikle çok tatlı bir tanımdır.
devamını gör...
mitokondriyal kalıtımla alakalı olduğunu düşündüğüm hede. mitokondri organeli üzerinden gelen kalıtım sadece anneden gelir çünkü babanın sperm mitokondrileri kuyruktadır ve döllenmede sadece spermin başı yumurtaya girip zigotu oluşturur.
devamını gör...
bi şiirimde kullanayım bari dediğim ifade şekli. *
devamını gör...
(bkz: luca)
devamını gör...
(bkz: luca) #505405
besin ve oksijenden enerjiyi oluşturan yapıdır mitokondri.
mitokondrinin sağlıksız olması, diyabet, kas zayıflıkları, görme kaybı epilepsi, karaciğer yetmezliği bunama gibi bir çok soruna neden olabilir.
bebeğe dna anne ve babadan eşit oranda geçiyor. ancak bebeğin mitokondrisi sadece anneden geçiyor.
bilim adamları düşünmüş taşınmış mitokondrisi bozuk bir bebeğin başka bir sağlıklı mitokondri nakledilmesi mümkün olabilir mi?
yani bozuk mitokontrili yumurtayı alıp, dna'sını da dahil olmak üzere hücre çekirdeğini çıkarıp, onu hücre çekirdeği çıkarılmış anne yumurtasına nakledelim.
böylece dna sı doğal anne-babadan oluşan mitokondrisi toşıyıcı anneden olan üç evebeynli bir bebek!
böylece üç evebeynli hastalıksız bebekler dünyaya gelmiş olacak. 2015 yılında ingiltere, ''üç evebeyn'' kanununu çıkartmış ve uygulamaya kanunen hazır görünüyor.
bana kalırsa, doğal seleksiyonu berteraf etmek insanlığın başına daha çok bela açacaktır ama hayırlısı...
devamını gör...
her insan mitokondriyal dna'sını annesinden alır. buna her 3 bin yılda bir gelecek nesillere aktarılacak yeni bir mutasyon daha eklenir. yani, mutasyon yalnızca virüslerle ilgili bir kavram değildir. biz de mutasyona uğrarız. o mitokondriyal dna'nın spiral merdivenlerinden yukarıya tırmanırsak, bugün yaşayan insanların tümünün dna'ların geçmişte yaşamış bir tek anneye dayandığını görürüz. genetik biliminde buna mitokondriyal havva ismi verilir.

bilimsel araştırmalara göre insanların hücrelerinde bulunan mitokondrilerde bir dna taşımaktalar ve bu dna'nın kökeninin tarihi de afrika'ya uzanıyor. yani, afrika'da dünyadaki bütün ırkları ilgilendirecek şekilde insanoğlunun büyük bir anneannesi varmış. bu anneannenin ismi mitokondriyal havva ya da basit tabiri ile genetik havva diye de geçiyor.

mtdna diye kısaltılan mitokondri dna'sı anneden çocuğuna geçen bir dna'dır. babadan soyaçekim yoluyla bu alınamıyor. babadan oğula aktarılan kromozomlar y koromozomu diye geçer. ama anneden hem oğluna hem de kızına aktarılan da mitokondride bulunan dairesel dna'dır. mtdna da insanoğlunun bütün genetik maddesi arasında en küçük parçasıdır. çekirdekten ayrı bir şekilde eşlenerek çoğalan mtdna, anne yumurtasından yeni kuşaklara geçiyor.
devamını gör...

mitokondriyal dna üzerinden oluşturulan hayat ağacındaki en eski ortak kadın ataya verilen isim. öncelikle mitokondri nedir açıklığa kavuşturalım.

mitokondri hücrelerimizde termik santral gibi enerji ihtiyacını karşılayan organeldir. hücre çekirdeğimizdeki dna sarmalından bağımsız kendi dna zincirine sahip tek organelimizdir. bitkilerde de bunun karşılığı fotosentez yapan kloroplast organelleri vardır. bağımsız olarak kendi genetik materyaline sahip olması şu tezi ortaya çıkartır. mitokondriler daha öncesinde prokaryot olarak yaşamını sürdüren basit canlılardı. bunlar kendi organelleri olan daha karmaşık ökaryot dediğimiz canlılar tarafından besin niyetine yutuldu fakat sindirilemedi. sonra aralarında kazan kazan tadında bir birliktelik oluştu. "sen bana sitoplazmanda güvenli sıcak bir yer ayır, ihtiyacım olan molekülleri, mineralleri ver, gerisini bana bırak, enerji işi bende."

mitokondriye kısaca değindikten sonra eşeyli üremedeki rolüne de değinelim. öncelikle mitokondrilerin sahip olduğu dna kesinlikle üreme hücrelerinin dna larıyla etkileşime girmiyor. fakat yumurta hücrelerinde ve sperm hücrelerinde pek çok mitokondri bulunuyor. spermlerde gövdenin içinde değil de, kuyrukla gövdenin birleştiği yerde bulunuyorlar ve sperme yumurtaya gidene kadar ihtiyaç duyduğu enerjiyi sağlıyorlar. sperm taşıdığı genetik materyalle yumurta hücresinin içine girerken mitokondrileri kuyruğuyla beraber, uzaya çıkan aracın yakıt tanklarını boşluğa bırakması gibi geride bırakıyor.

yani bir kadın kız çocuğuna sahip olurken, kendi annesinden aldığı mitokondriyal genetik materyali kız çocuğuna aktarıyor. kız çocuğa sahip olma zinciri kırılmadıkça ortak mitokondri nesilden nesile aktarılıyor. bir nevi anne anneden kalma aile yadigarı antika yüzük gibi * en son kadın hanım ablamız sadece erkek çocuğa sahip olursa, ata ana yadigarı mitokondri her ne kadar erkek çocuğa aktarılsa da, erkek çocuğumuz sperm hücreleriyle bu genetik materyali aktaramayacağı için defterimiz kapanıyor.

şimdi bu süreci ileri doğru değil de geriye saralım. 1980 li yılların başında bir grup bilim insanı yaptıkları araştırmalar sonucu mitokondriyal dnanın mutasyon hızını tespit ediyorlar. 145 ayrı popülasyondan alınan mtdna örneklerinin mutasyonal farklılıkları takip edilerek, 140000 - 200000 yılları arasında afrika'da yaşadığı düşünülen ortak bir ata anaya ulaşılıyor. tabi ki bu ulaşılan tek ve ilk ata ana değil. onun yaşadığı dönemde farklı mtdna ya sahip başka kadınlar da mevcut, hatta onların torunları da aramızda, fakat mtdna aktarım zinciri kırılmadan, bir şekilde günümüze kadar ulaşan kadın işte bu kadın.

araştırmayı yapan ekip mitokondriyal havva adıyla bir lansman yapmasa da, maalesef süistimale açık bir teze dönüşüyor. "bakın incil'de bahsedildiği gibi havva'nın bilimsel dayanağı..." halbuki tez kesinlikle tek ve kesin bir ataya vurgu yapmamaktadır. olayın bir de y kromozom adem boyutu var. onda da erkek üzerinden aktarılan y kromozomun kökenine doğru gidiş var. o da başka bir zamanın konusu olsun.

aslında mitokondriyal havva da y kromozom adem de umurumda değil. benim ilgilendiğim nokta prokaryot bir canlının fagositoz ile ökaryot bir canlının bünyesine alınıp, emir eri çarkına dahil ediliş süreci. simbiyotik ilişkinin şekillenme aşamaları. bu süreçler üzerine düşündükçe ve araştırdıkça sanırım doğanın üvey evlatları virüsleri daha iyi anlayacağız ve yaşadığımız şu dönem göstermiştir ki daha iyi anlamalıyız da...
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"mitokondriyal havva" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim