1.
romanya'nın devrik diktatörü. sonu, eşiyle birlikte kurşuna dizilerek öldürülmek olmuştur.
devamını gör...
2.
bükreş’in merkezine dev ve şaşalı bir saray dikmişliği vardır. halkı açken ziyanı ve şatafatı pek severmiş rahmetli.
devamını gör...
3.
bir kuşak türk televizyonlarında kurşuna dizilişini izlemiştir.
devamını gör...
4.
fransa’ya yaptığı bir resmi devlet ziyaretinde kaldığı odadan heykel çalmışlığı bulunan devrik diktatör.
devamını gör...
5.
kadınlara en az 4 çocuk yapmaları fikrini dayatan ve bu nedenle kürtajı yasaklayan, boşanma işlemlerini zorlaştıran, aids hastası çocukların %60'ının romanya'da görülmesine neden olan icraatlar yapan, kuzey kore'deki sistemi ülkesinde uygulayan, ülkesini çok ağır bir dış borç altına sokan, uyguladığı politikalarla ülkesinde kıtlığa, elektrik, gaz kesintilerine neden olan, halk açlıktan kırılırken kendine saray yaptıran ve durumu görmezden gelen, en sonunda da çıkan ayaklanmalarla birlikte kaçmaya çalışırken karısıyla beraber yakalanıp kurşuna dizilen devrik romanya diktatörü.
şiddete, insanların öldürülmesine karşı olan benim gibi birine bile, yaptıkları nedeniyle "oh olsun!" dedirten bir son yaşamıştır.
kurşuna dizildiği anlar videonun sonuna doğru
şiddete, insanların öldürülmesine karşı olan benim gibi birine bile, yaptıkları nedeniyle "oh olsun!" dedirten bir son yaşamıştır.
kurşuna dizildiği anlar videonun sonuna doğru
devamını gör...
6.
birine fazlaca benzettiğim devrik lider. her yönüyle benzeyen biri var ama ismi gelmiyor yahu bir türlü aklıma.*
ayrıca ülkemize erasmus yapmaya gelen 2 rumen hanımefendiyle kendisini hakkında konuşmaya başladığımız da bir an kavga edecek seviyeye geldiler. biri inanılmaz fanatiği çıktı. diğeri de düşmanı. beni salıp rumenceye geçtiler bi 10-15 dakika.
hala seveninin olmasını ilginç bulmuştum.
ayrıca ülkemize erasmus yapmaya gelen 2 rumen hanımefendiyle kendisini hakkında konuşmaya başladığımız da bir an kavga edecek seviyeye geldiler. biri inanılmaz fanatiği çıktı. diğeri de düşmanı. beni salıp rumenceye geçtiler bi 10-15 dakika.
hala seveninin olmasını ilginç bulmuştum.
devamını gör...
7.
sonu her diktatörün sonu gibi hazin olmuştur. ülkenin birinde bir tane muadili var ki, onun sonu kurşuna dizilmek ya da kaddafi'nin sonu gibi lağım çukurunda kıstırılarak linç edilmesi gibi olmamalı. yerleri yaş ve rutubetli zindanlarda kuru ekmek verilerek kendi kendine hastalıktan ölmesi beklenmeli. çaldığı her umut, boşa harcattığı her saniye, uğruna adandığı her hayat uğruna.
devamını gör...
8.
rumen halkını yıllar boyu açlığa mahkum eden yağ için kuyruk bekleyen yoksul 90'lar rumen kalkının sorumlusudur. ülkeyi demir perde yönetmiştir. romanyanın yıllarını çalmıştır şu an romanya bizden daha zengin ancak romanya hala komünist rejimin yaralarını sarmakla meşgul. bu nedenle romanya 2000lere kadar kendini geliştiremedi ve dünyaya kötü bir imaj verdi. fabrikaları eskiden korkunçtu savaştan yenilgiyle çıkmış bir ülke gibiydi . harika mimarisi olan romanyada ki evlerin bazılarını yıkıp yerine çirkin renksiz evler yaptırmıştı. yani kentsel dönüşüm romanya içinde bir sorun. kısaca ülkesini yıllarını çalıp köle gibi kullandığı halkın ayaklanmasıyla tarihe diktatörlerin en meşhurlarından biri olarak geçmiştir.
devamını gör...
9.
bir saat önce ülkesinin kralıyken, kurulan mahkemede yargılanıp eşiyle birlikte canlı yayında kurşuna dizilen diktatör.
ibret olsun!
ibret olsun!
devamını gör...
10.
11.
karısıyla birlikte kurşuna dizilisini tv'den izlediğim devrik diktatör. siyah beyaz yıllardan kalan, hafızama yer etmiş bir sahnedir ölümü.
devamını gör...
12.
hak ettiğini ucra bir duvar dibinde bulmuştu.
hani ırkçı falan diyorsunuz ya. bunları transivalya macarlarına sorun.
hani ırkçı falan diyorsunuz ya. bunları transivalya macarlarına sorun.
devamını gör...
13.
karısı ile beraber kurşuna dizilen rumen tek adam.
allahtan belasını buldu ama görüntüleri dunyaya yaymak hataydı.
neyse orada kalmalıydı.
allahtan belasını buldu ama görüntüleri dunyaya yaymak hataydı.
neyse orada kalmalıydı.
devamını gör...
14.
türkiyede enver hocacılar, tito destekçileri, hatta cumhuriyet gazetesi suriye devlet yayın organı sana'yı andırıyor. o kadar petrolü, kömürü olan rusya'yı açlıktan öldüren, ekim devrimini yapan tüm komünistleri infaz ettiren staline bile övgüler düzenler var. çavuşesku hakkında pozitif bişey söyleyen hiç kimse yok ilginç.
eğri oturup doğru konuşmak gerekirse en problemsiz doğu bloku ülkesi çavuşesku'nun romanyasıydı.
dikkat ederseniz iddiaların birçoğu mesnetsiz karalamalar. yok beş çocuk istemiş falan filan, senin ülkenin doğusunda millet iki üç karıyla evlenebiliyor. bırak sağı buna ağzını açan sol parti bile yok. çavuşesku şöyle demiş böyle demiş dedikodusu yapıyosun.
eğri oturup doğru konuşmak gerekirse en problemsiz doğu bloku ülkesi çavuşesku'nun romanyasıydı.
dikkat ederseniz iddiaların birçoğu mesnetsiz karalamalar. yok beş çocuk istemiş falan filan, senin ülkenin doğusunda millet iki üç karıyla evlenebiliyor. bırak sağı buna ağzını açan sol parti bile yok. çavuşesku şöyle demiş böyle demiş dedikodusu yapıyosun.
devamını gör...
15.
çavuşesku -steau bükreş
tek adam -pensilvanyaspor
tek adam -pensilvanyaspor
devamını gör...
16.
20. yüzyılın en sert çöken liderlerinden biri. 24 yıl boyunca romanya’yı yumruk gibi yönetti, sonunda kendi halkının gözleri önünde darmadağın oldu. hem de canlı yayında.
önceleri halk kahramanıydı. fakirlikten gelip ülkenin başına geçmişti. dışa bağımlılığı azaltmaya çalıştı, borçları ödedi, kendi sanayisini kurmaya çalıştı. ama sonra kendine aşık oldu. bütün sistem “liderimiz” ekseninde dönmeye başladı. her okulda onun sözleri, her duvarda onun portresi, her açılışta onun ismi. öyle bir tapınma kültü ki, kendi eşi bile bilim kadını ilan edilip ülkenin ikinci adamı yapıldı. içi boş unvanlar, vitrin başarılar.
ama vitrinin arkası çürüyordu. halk açlıktan kıvranıyor, insanlar evlerinde donuyordu. ilaç yok, ekmek yok, elektrik yok. ama televizyonlar sürekli “romanya gelişiyor” diyordu. propaganda makineleri tam gaz çalışıyordu. öyle ki, ülke dışında ceaușescu’yu öven sözler sipariş ediliyor, uluslararası medyada parlatma kampanyaları yürütülüyordu. lider eleştirilemezdi. muhalif olan “hain”di. herkes susmuştu.
ve bir gün geldi: 21 aralık 1989. bükreş’te büyük bir meydan, binlerce insan, ceaușescu klasik balkon konuşması için sahnede. o an her zamanki gibi eller havaya, alkışlar bekliyor. ama beklediği olmuyor. meydanda bir uğultu başlıyor. sonra ıslıklar. sonra “istifa” sesleri.
o an ceaușescu’nun yüzü düşüyor. gözleri boşalıyor. kontrolü kaybettiğini anlıyor ama ne yapacağını bilmiyor. kameralar hala kayıtta. tüm dünya o çöküş anına tanık oluyor. kurduğu korku imparatorluğu bir anda buhar oluyor. o güne kadar kimsenin ses çıkarmaya cesaret edemediği halk, nihayet konuşuyor. hem de tek ağızdan.
bunun ardından yaşananlar hızla gelişiyor. helikopterle kaçış, yakalanma, hızlandırılmış bir göstermelik yargılama ve 25 aralık’ta kurşuna dizilerek son bulan bir diktatörlük.
ölmeden önceki hali ibretliktir. elleri arkadan bağlı, gözlerinde panik. yıllarca halkını korkuyla yöneten adamın, en çok kendi korktuğu an. o kurduğu devasa saraylar, o gösterişli mitingler, o alkışlar… hepsi 30 saniyede yok olmuş.
bugün hâlâ bazı ülkelerde ceaușescu’yu hatırlatan tipler var. bir adamın bütün devleti temsil ettiği, her şeye onun karar verdiği, medyanın lider övgüsüyle dolduğu, muhalefetin yaftalandığı rejimler. “ülkenin tek kurtarıcısı benim” diyen liderler. isim vermeye gerek yok, zaten herkes tanıyor. tıpkı ceaușescu gibi, onlar da balkonlara çıkıp alkış bekliyor. ama unuttukları bir şey var: balkonlar sadece yükselmek için değil, düşmek için de var.
tarihin güzel bir huyu var: ne kadar bastırsan da, gün gelir gerçekler konuşur.
önceleri halk kahramanıydı. fakirlikten gelip ülkenin başına geçmişti. dışa bağımlılığı azaltmaya çalıştı, borçları ödedi, kendi sanayisini kurmaya çalıştı. ama sonra kendine aşık oldu. bütün sistem “liderimiz” ekseninde dönmeye başladı. her okulda onun sözleri, her duvarda onun portresi, her açılışta onun ismi. öyle bir tapınma kültü ki, kendi eşi bile bilim kadını ilan edilip ülkenin ikinci adamı yapıldı. içi boş unvanlar, vitrin başarılar.
ama vitrinin arkası çürüyordu. halk açlıktan kıvranıyor, insanlar evlerinde donuyordu. ilaç yok, ekmek yok, elektrik yok. ama televizyonlar sürekli “romanya gelişiyor” diyordu. propaganda makineleri tam gaz çalışıyordu. öyle ki, ülke dışında ceaușescu’yu öven sözler sipariş ediliyor, uluslararası medyada parlatma kampanyaları yürütülüyordu. lider eleştirilemezdi. muhalif olan “hain”di. herkes susmuştu.
ve bir gün geldi: 21 aralık 1989. bükreş’te büyük bir meydan, binlerce insan, ceaușescu klasik balkon konuşması için sahnede. o an her zamanki gibi eller havaya, alkışlar bekliyor. ama beklediği olmuyor. meydanda bir uğultu başlıyor. sonra ıslıklar. sonra “istifa” sesleri.
o an ceaușescu’nun yüzü düşüyor. gözleri boşalıyor. kontrolü kaybettiğini anlıyor ama ne yapacağını bilmiyor. kameralar hala kayıtta. tüm dünya o çöküş anına tanık oluyor. kurduğu korku imparatorluğu bir anda buhar oluyor. o güne kadar kimsenin ses çıkarmaya cesaret edemediği halk, nihayet konuşuyor. hem de tek ağızdan.
bunun ardından yaşananlar hızla gelişiyor. helikopterle kaçış, yakalanma, hızlandırılmış bir göstermelik yargılama ve 25 aralık’ta kurşuna dizilerek son bulan bir diktatörlük.
ölmeden önceki hali ibretliktir. elleri arkadan bağlı, gözlerinde panik. yıllarca halkını korkuyla yöneten adamın, en çok kendi korktuğu an. o kurduğu devasa saraylar, o gösterişli mitingler, o alkışlar… hepsi 30 saniyede yok olmuş.
bugün hâlâ bazı ülkelerde ceaușescu’yu hatırlatan tipler var. bir adamın bütün devleti temsil ettiği, her şeye onun karar verdiği, medyanın lider övgüsüyle dolduğu, muhalefetin yaftalandığı rejimler. “ülkenin tek kurtarıcısı benim” diyen liderler. isim vermeye gerek yok, zaten herkes tanıyor. tıpkı ceaușescu gibi, onlar da balkonlara çıkıp alkış bekliyor. ama unuttukları bir şey var: balkonlar sadece yükselmek için değil, düşmek için de var.
tarihin güzel bir huyu var: ne kadar bastırsan da, gün gelir gerçekler konuşur.
devamını gör...
17.
(bkz: 4 months, 3 weeks and 2 days)
devamını gör...
18.
siyasi görüşü umurumda olmayan romanyalı çiftçi, terzi, kundura sanatçısı.
romanya'ya büyük mimari eserler bırakmış bir mimarlık aşığıydı.
hümanist ve demokratik tavrıyla bilinir.
romanya'ya büyük mimari eserler bırakmış bir mimarlık aşığıydı.
hümanist ve demokratik tavrıyla bilinir.
devamını gör...
19.
sonuna en sevindiğim demir perde lideri. duvar dibi.
romanya daki macar azınlık da aynı fikirde.
romanya daki macar azınlık da aynı fikirde.
devamını gör...
20.
nikolay çavuşesku, 1918-1989 yılları arasında yaşamış rumen bir politikacı olup romanya'nın üçüncü cumhurbaşkanı. nikolay çavuşesku; öyle kötü birisiydi ki bükreş'te yaptırdığı sarayında sahte diplomalı karısı elena çavuşesku ile birlikte lüküs içinde yaşarken halk, açlıktan kırılıyordu. en sonunda 1989'da hak ettiği bir şekilde gebertildi. katil çavuşesku, erdel'deki macar azınlığa zulmetmişti.


devamını gör...
