1.
ölmeyi istersen ölmezsin.
yaşamayı istersen ölürsün.
insanlar değişmeye başladıklarında ölürler. ve bu yüzden korkulur değişmekten.
earl ukdesi.
yaşamayı istersen ölürsün.
insanlar değişmeye başladıklarında ölürler. ve bu yüzden korkulur değişmekten.
earl ukdesi.
devamını gör...
2.
sürecin oluştuğu sırada sahip olunan mantığın değiştirilmesi ya da geliştirilmesi ile birlikte ortadan kalkabilecek durum.
devamını gör...
3.
çok çaresizlik. çare bulunursa geçer. bulunamayacak caresizlikler içinde kalmayın umarım iki gözüm. ölmek dediğin bir nefes. senin için son. bir iki gün sonra unutulur gidersin. iç organlarını lunaparka çevirir çıyanlar böcekler. çok iyi insan olmak ya da tersi ne farkeder. inatla tutunmak gerekir yaşama herkese her şeye rağmen. içinize umut doğuran şarkılar gibi dimdik böyle. acıya hüzne kedere heba edilecek bir hayat değil ki bu. onlarla yoğrulacak önce bir yay gibi gerilecek sonra da daha ileri atılacaksin. ama aklı bir rehber olarak görecek neye evet, neye hayır demen gerektiğini öğreneceksin. yolculuğun son bulana kadar arayışın devam edecek.bulduklarin gördüklerin şahit olduğun ya da olmadığın her şey sen olacak. sonra toprak olacaksın. ordan bir çiçeğin özüne gideceksin. o çiçeğe bir arı konacak. belki o arı ben olacağım. bu şaka tabi.
devamını gör...
4.
şu arkadaşa 30 bin puan verin de o da rahatlasın, biz de rahatlayalım lütfen.
devamını gör...
5.
ara ara yaşadığım bir hadise.
devamını gör...
6.
melankoliden falan değil, çok istiyorum. mutsuz değilim. yaşamak gereksiz geliyor sadece.
devamını gör...
7.
asıl buhran anlarında değil de gayet de bilinçli bir anda düşünülmeye başlandıysa, işte bu gerçek istemektir. aklın başında ve sen bu ihtimali her yönüyle tartıp değerlendiriyorsun. sorun şu ki, mantikli geliyor. hay allah.
devamını gör...
8.
sorunluluktan kacmak icin istenir genelde
devamını gör...
9.
ben ölmek istiyorum sayın albayım, ölmek. bir yandan da göz ucuyla ölümümün nasıl karşılanacağını seyretmek istiyorum.
oğuz atay
oğuz atay
devamını gör...
10.
"ölmek mi istiyorsun? git o zaman at kendini denize. 5 saniye sonra hayatta kalmak için çırpındığını fark edeceksin. sen kendini öldürmek istemiyorsun sen içindeki bir şeyleri öldürmek istiyorsun."
morgan freeman
önce kimin ölmesini istediğimize karar vermek gerekiyor sanırım. kendimizin mi, yoksa içimizdeki bir şeylerin mi?
morgan freeman
önce kimin ölmesini istediğimize karar vermek gerekiyor sanırım. kendimizin mi, yoksa içimizdeki bir şeylerin mi?
devamını gör...
11.
devamını gör...
12.
zaten 100 de 100 garanti bişeyi neden isteyeyim.
devamını gör...
13.
ölmeyi bayilmak zannedenlerin şımarikligi olarak tanimliyorum ben bu olayi.
ölmek geri donusu olan bir sey degildir. yani isi birakayim baska is bukurum ya da bu sehirden sikildim baska bie sehre tasinayim olayi degildie ölmek. ölmek bir daha geri donusu olmayan bir yok olustur. neyi istediginize dikkat edin.
ölmek geri donusu olan bir sey degildir. yani isi birakayim baska is bukurum ya da bu sehirden sikildim baska bie sehre tasinayim olayi degildie ölmek. ölmek bir daha geri donusu olmayan bir yok olustur. neyi istediginize dikkat edin.
devamını gör...
14.
yaşamaya değer bir hayat yoksa ölmeyi veya ölmemeyi istemenin pek bir manası yok. bırakın yaşayalım . filmin sonu aynı
devamını gör...
15.
sebebi şu olabilir: istediğin hayatı yaratamıyorsundur. çözümü ise yine şu olabilir: istediğin hayatı yaratmanın bir yolunu bulmak evet, bu noktada, öyle durumlar altında ezilir ki insan, mahv ü perişan, kahr ü perişan olur. ve bu halde diyemezsin kendine "omo bon ostodoğom hoyoto yorotmoyo colosmoloyom" tamam, okey, olmaz canım, yemezler, yemiyor bunu ben de biliyorum, rahat ol.
fakat istemek öyle bir şeydir ki bir yolunu bulduracak bize. vermeyi istemeseydi istemeyi vermezdi diye bir söz var tanrı'ya ithafen. bak scrat bile sonunda palamutu yedi. mesele biraz da şu olabilir mi? hepimiz bir palamut istiyoruz hayatımızda ve o palamutu yemek için bazen ve hatta çoğu zaman da kendimizi stresin doruklarına çıkarıyoruz. aha ben şimdi palamutu yedim arkadaşlar. böyle demek, hani, olumsuz yönden, olmadığı yönden değil, madem palamutu yemek istiyon, önce kendine bu palamutu hak ettiğini bir göster. o deneyimi bir yaşa zihninde, yarat kendin için isteklerini sihirli niyetlerinle. kuyunun dibinde susuz kalmış bir halde ağlamaktansa, kurtarıldığını düşün. çözüm bu şekilde diğer duruma göre gelme olasılığı daha yüksektir diyolla.
fakat istemek öyle bir şeydir ki bir yolunu bulduracak bize. vermeyi istemeseydi istemeyi vermezdi diye bir söz var tanrı'ya ithafen. bak scrat bile sonunda palamutu yedi. mesele biraz da şu olabilir mi? hepimiz bir palamut istiyoruz hayatımızda ve o palamutu yemek için bazen ve hatta çoğu zaman da kendimizi stresin doruklarına çıkarıyoruz. aha ben şimdi palamutu yedim arkadaşlar. böyle demek, hani, olumsuz yönden, olmadığı yönden değil, madem palamutu yemek istiyon, önce kendine bu palamutu hak ettiğini bir göster. o deneyimi bir yaşa zihninde, yarat kendin için isteklerini sihirli niyetlerinle. kuyunun dibinde susuz kalmış bir halde ağlamaktansa, kurtarıldığını düşün. çözüm bu şekilde diğer duruma göre gelme olasılığı daha yüksektir diyolla.
devamını gör...
16.
hayata yenik düşmektir.
devamını gör...
17.
yaşamdan zevk almayı bilmeyenlerin/alamayanların isteği. bir kere geliyorsun işte dünyaya yaşa kardeşim be
devamını gör...
18.
bazen çözüm gibi gelse de hayatta yaşamaya değer en ufak bir şey bulduğumda vazgeçtiğim fikir. ölmek çok da zor değil ama ölüm düşüncesi inanılmaz zordur.
devamını gör...
19.
rahmetli bülent parlak'ın yaşını aklıma getiren başlık.
adam 79'luymuş ya, kızkardeşimle yaşıtmış.
benden küçük insanların ölümü bana çok dokunuyor.
allah rahmet eylesin.
ölüm gidene ne ediyor bilmiyorum ama kalanlara çok dokunuyor, hele de erken ölüm.
adam 79'luymuş ya, kızkardeşimle yaşıtmış.
benden küçük insanların ölümü bana çok dokunuyor.
allah rahmet eylesin.
ölüm gidene ne ediyor bilmiyorum ama kalanlara çok dokunuyor, hele de erken ölüm.
devamını gör...
20.
birçok ölüm hileli intiharlardır. - gesualdo bufalino, ıl malpensante
hiçbir şeyin yoksa, bimekan kalınacaksa; en istisnai koşullar neticesinde -yarına aile faktörü bile işin içinde değilse, meslek yoksa, mesnetsizlik her yanı sarıyorsa, sersefillik vb. kabul edilemez. korku tüm patalojiye sirayet ediyorsa, ve kalbe çöküyorsa, ''sinirsel bitmişlik tüm hücrelere ölmelisin artık zaten doğmaman gerekiyordu'' diyorsa: elveda bile demeden- hemen en son yapacağım gibi -hemencecik ipi ele almak yeğdir. etrafta zaten onursuz hasiyetsizlik tüm dekadanslığıyla/ahmaklıyla kol geziyor. bunlarıın arasında barınılmıyor. bu yönüyle en azından kendi adıma hayatsızım. bu melanet gezegende huzur bulacaklara, ölüm ellerinden alınmadan, oyuna devam etme lüksleri var mı yok mu hakkında hiçbir şey bilmiyorum.
(en azından benim gibi yarına aile fertleri topyekun ölecekse), ölmeyi istemek diye düşünecek vakit aramanın bile zerre manası kalmıyor. şimdiden evden eşya atmaya başlayabilirsiniz. ufaktan yıllara yayarak yapıyorum bunu zaten eyleme döküyorum. geriye külfet olarak günlükleriniz vb. eşyacıklarınız kişisel alanınızın talan edileceğini düşünülünürse, tek çaresi yakmak veya çöpe atmaktan ileri geliyor. dediklerim en uç sınır durumda olan kişisel olarak kendi adıma beni birebir kapsıyor. çevresel durumda cehennem ise, ki deneyimledim bile diyemiyorum... hala daha içindeyim. gürültüsü, kekoları-hırtları yarının katilleri arasında sendeleyip, öldürülmeyi dahi hak etmeyeceklerin; buna benzer yerlerde ikamet edenlerin semtlerinde yaşayanlar, ve asla bulunduğu yere karşı en ufak aidiyet beslemeyenler için, mavi atmosfer bile katmerlenen cehennemden ileri geliyor. yılgınlık katbekat artıyor. gün bitiminde tastamam soluksuz kalmak tek istenç oluveriyor. biçare aç kalarak ölünecek duruma düşmeden intihar tek anahtardır.
buralara ölmeyi istemek başlığına yazmak bile faydasız olduğunu kapana kısılmış fare gibi hissedenlerin yegane yazım yeri olduğu apaşikardır. gerisingeriye zaten hiçbir şey ne alınır ne de verebilir değildir. ölmek isteyen bu dünya-içindeki koşullanmış öcülüğe katlanmamak için ve cesareti varsa eylemine yürümelidir. lamı cimi hiç olmayan konulardan biri olduğundan, bu zorunlu bir önerme dert yanmayı bile kapsamıyor. kısacası, en zor durumda benim gibi buraya karalayanlara diyeceğim: şimdiden elveda bittik!
hiçbir şeyin yoksa, bimekan kalınacaksa; en istisnai koşullar neticesinde -yarına aile faktörü bile işin içinde değilse, meslek yoksa, mesnetsizlik her yanı sarıyorsa, sersefillik vb. kabul edilemez. korku tüm patalojiye sirayet ediyorsa, ve kalbe çöküyorsa, ''sinirsel bitmişlik tüm hücrelere ölmelisin artık zaten doğmaman gerekiyordu'' diyorsa: elveda bile demeden- hemen en son yapacağım gibi -hemencecik ipi ele almak yeğdir. etrafta zaten onursuz hasiyetsizlik tüm dekadanslığıyla/ahmaklıyla kol geziyor. bunlarıın arasında barınılmıyor. bu yönüyle en azından kendi adıma hayatsızım. bu melanet gezegende huzur bulacaklara, ölüm ellerinden alınmadan, oyuna devam etme lüksleri var mı yok mu hakkında hiçbir şey bilmiyorum.
(en azından benim gibi yarına aile fertleri topyekun ölecekse), ölmeyi istemek diye düşünecek vakit aramanın bile zerre manası kalmıyor. şimdiden evden eşya atmaya başlayabilirsiniz. ufaktan yıllara yayarak yapıyorum bunu zaten eyleme döküyorum. geriye külfet olarak günlükleriniz vb. eşyacıklarınız kişisel alanınızın talan edileceğini düşünülünürse, tek çaresi yakmak veya çöpe atmaktan ileri geliyor. dediklerim en uç sınır durumda olan kişisel olarak kendi adıma beni birebir kapsıyor. çevresel durumda cehennem ise, ki deneyimledim bile diyemiyorum... hala daha içindeyim. gürültüsü, kekoları-hırtları yarının katilleri arasında sendeleyip, öldürülmeyi dahi hak etmeyeceklerin; buna benzer yerlerde ikamet edenlerin semtlerinde yaşayanlar, ve asla bulunduğu yere karşı en ufak aidiyet beslemeyenler için, mavi atmosfer bile katmerlenen cehennemden ileri geliyor. yılgınlık katbekat artıyor. gün bitiminde tastamam soluksuz kalmak tek istenç oluveriyor. biçare aç kalarak ölünecek duruma düşmeden intihar tek anahtardır.
buralara ölmeyi istemek başlığına yazmak bile faydasız olduğunu kapana kısılmış fare gibi hissedenlerin yegane yazım yeri olduğu apaşikardır. gerisingeriye zaten hiçbir şey ne alınır ne de verebilir değildir. ölmek isteyen bu dünya-içindeki koşullanmış öcülüğe katlanmamak için ve cesareti varsa eylemine yürümelidir. lamı cimi hiç olmayan konulardan biri olduğundan, bu zorunlu bir önerme dert yanmayı bile kapsamıyor. kısacası, en zor durumda benim gibi buraya karalayanlara diyeceğim: şimdiden elveda bittik!
devamını gör...