orijinal adı: dak li l-lejl ıħallik tgħid
yazar: pierre j. mejlak
yayım yılı: 2011
malta edebiyatı'nın önemli yazarlarından biri olan mejlak'ın dilimize çevrilen ilk kitabında sıradan hayatların içine dahil olunduğunda sıra dışı hikayelerin ortaya çıktığı öyküler yer almaktadır.
yazar: pierre j. mejlak
yayım yılı: 2011
malta edebiyatı'nın önemli yazarlarından biri olan mejlak'ın dilimize çevrilen ilk kitabında sıradan hayatların içine dahil olunduğunda sıra dışı hikayelerin ortaya çıktığı öyküler yer almaktadır.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "insan olun biraz" tarafından 21.03.2024 14:05 tarihinde açılmıştır.
1.
bir pierre j. mejlak kitabıdır.
kalem edebiyatın kısa öykülerden uzun bir köprü isimli serisindeki yedi kitaptan bir olan bu kitap daha önce okumadığım bir edebiyat olan malta edebiyatından muhteşem bir parça. daha önce tanışmadığım bir edebiyat coğrafyası ile tanıştırdığı için bu seriyi daha çok sevdim bu kitapla.
kitap toplamda benzer izlekleri takip eden on öyküden oluşuyor. gerçeklik algısının yer yer kırıldığı ve hayalin gerçeğin alanına sert müdahaleler yaptığı öyküler bu kitaptakiler.
kitapta en sevdiğim öykü kitaba da adını veren onu görmeye gittim oldu. ölüm döşeğinde olan babasının isteği ile babasını hayatta en çok mutlu etmiş olan ispanyol kadını görmeye giden bir oğulun hikayesi idi bu ve bence her anlamda çok çarpıcı idi.
şu an ismini hatırlamadığım ama bir çiftin bir karga yüzünden ilişkilerinde büyük bir sarsıntı yaşamalarını anlatan öykü de dört dörtlük idi bence. bana patrick suskind'in güvercin (kitap) hikayesini anımsattı.
kesinlikle okunması gereken on nefis öyküden oluşan bir kitaptır.
kalem edebiyatın kısa öykülerden uzun bir köprü isimli serisindeki yedi kitaptan bir olan bu kitap daha önce okumadığım bir edebiyat olan malta edebiyatından muhteşem bir parça. daha önce tanışmadığım bir edebiyat coğrafyası ile tanıştırdığı için bu seriyi daha çok sevdim bu kitapla.
kitap toplamda benzer izlekleri takip eden on öyküden oluşuyor. gerçeklik algısının yer yer kırıldığı ve hayalin gerçeğin alanına sert müdahaleler yaptığı öyküler bu kitaptakiler.
kitapta en sevdiğim öykü kitaba da adını veren onu görmeye gittim oldu. ölüm döşeğinde olan babasının isteği ile babasını hayatta en çok mutlu etmiş olan ispanyol kadını görmeye giden bir oğulun hikayesi idi bu ve bence her anlamda çok çarpıcı idi.
şu an ismini hatırlamadığım ama bir çiftin bir karga yüzünden ilişkilerinde büyük bir sarsıntı yaşamalarını anlatan öykü de dört dörtlük idi bence. bana patrick suskind'in güvercin (kitap) hikayesini anımsattı.
kesinlikle okunması gereken on nefis öyküden oluşan bir kitaptır.
devamını gör...
