281.
osmanlıda da köleliğin en temel kaynağı tıpkı roma'da olduğu gibi captivitas yani savaş esaretidir. fetihlerin ve zaferlerin artması ile beraber osmanlı'da köle sayısının arttığını görürsünüz. tabi savaş eserleri için öncelikli olarak kuran'ın öngördüğü şekilde fidye koşulunu yerine getirmek elzemdir. islam hukuku açısından savaş esirlerinin köleliğine karar verilmeden önce mutlak surette fidye meselesi değerlendirmeye alınmak zorundadır. eğer esir için fidye ödeniyorsa, onun köleliğine hükmedemezsiniz. osmanlının kölelik mevzusundaki temel kaynağı savaş esirleri olmakla birlikte aynı zamanda doğal olarak kölelerin çocukları da köle statüsünde doğmuş sayılıyordu. ebeveynlerinin hukuki statüsünü devam ettiriyorlardı. işin aslına bakarsanız antik romalı köleler başlığına yazdığım kölelikle ilgili temel esaslar genel olarak, osmanlı için de hemen hemen aynıdır. kölenin doğal olarak hak ehliyeti bulunmaz lakin sahibinin ona tanıdığı sınırlar dahilinde fiil ehliyetine sahip olabilir. sahibi adına ticaret yapmak, iş takip etmek, bir malın devir işlemini yerine getirmek vesaire. bu yönlerden de roma kölelik hukukunun doğurduğu sonuçlarla benzer özellikleri taşır.
tabi işin teorik boyutu ile pratik boyutu biraz farklılık gösteriyor olsa dahi köleye iyi davranma zorunluluğu ve yine kuran temelli olarak allah katında hem kölenin hem efendinin eşit olduğu algısı, kölelerinin haklarının bir nebze de olsa gözetildiği şeklinde yorumlanır. ancak her ne olursa olsun bir satım akdinin, rehinin ya da kiralamanın konusu olan bir insandan bahsediyoruz. bunların doğurduğu hukuki sonuçlar ve kişide yaratacağı tahribatı iyi muamele ve merhamet ne kadar giderebilir orası muamma tabi. yalnız azad sevap hükmünde olduğu için ekonomik durumu iyi olanların köle pazarlarında köle alıp, azat ettikleri de bir vakıadır. bu da yaygın bir uygulama sayılabilir.
osmanlı da köleler roma'dan farklı olarak tarım alanında çok kullanılmamışlardır. daha çok devlet hizmetlerinde değerlendirilmişlerdir. tabi bazı vezirlerin ve devlet ileri gelenlerinin geniş tarım arazileri ve çok sayıda kölesi olduğu için onları bu genellemenin dışında tutmak gerekir zira rüstem paşa'nın 1700 kölesinin ve 815 çiftliğinin olduğundan bahsedilir. bülent tahiroğlu hocanın doçentken yazdığı osmanlı hukukunda kölelik adlı çalışmasında bu noktalara ayrıntısı ile değinilmiştir. sayılarda orada hammer atfı ile net olarak verilmiştir ki daha başka sayılara da bu çalışmalardan ve atıf kaynaklarından ulaşabilirsiniz. tabi burada asıl enteresan nokta şu; bakınız bu yöneticilerin çoğu devşirme olarak devlet idaresinde yükselmiş insanlar ve sonrasında kendileri sayıya vurduğunuzda epeyce köle edinmişler. bu kısım kanımca önemli buranın altını çizmek gerek.
osmanlı'da kölelik hukuki sonuçlar anlamında roma ile benzerlik gösterse dahi sosyal ve ekonomik anlamda aralarında ciddi farklar vardır. çünkü osmanlı'da kölelik roma'daki gibi ekonominin temel kaynaklarından biri değildir ve tarım alanında köle kullanımı yok denecek kadar azdır. sonuç olarak osmanlı'da kölelikle ilgili bir yasal zeminde net olarak yoktur. ta ki, mecelle'ye kadar islam hukuku uygulamaları baz alınmıştır. zaten o dönemlerde de osmanlı'ya yeni köle akışı olmadığı için köle sayısı da bir hayli azalmış bulunuyordu. yani iş işten geçmişti.*
bu arada köleler için sicil kayıtları da tutulmuştur. boyuna posuna ait olduğu millete kadar bu kayıtlara not düşülmüştür. sahibi, köleliğin sebebi gibi durumlar falanda bu sicil kayıtlarında yer almıştır. daha bir sürü ıvırı zıvırı varda sözlük için bu kadarı bile çok kanımca * ayrıntısını merak edenler yukarıda bahsettiğim çalışmayı okuyabilir. artı o çalışmada yer alan atıfları da kaynak olarak okurlarsa osmanlı'da kölelik konusunda kafalarında soru işareti kalmaz. bu tanımda burada biter.
tabi işin teorik boyutu ile pratik boyutu biraz farklılık gösteriyor olsa dahi köleye iyi davranma zorunluluğu ve yine kuran temelli olarak allah katında hem kölenin hem efendinin eşit olduğu algısı, kölelerinin haklarının bir nebze de olsa gözetildiği şeklinde yorumlanır. ancak her ne olursa olsun bir satım akdinin, rehinin ya da kiralamanın konusu olan bir insandan bahsediyoruz. bunların doğurduğu hukuki sonuçlar ve kişide yaratacağı tahribatı iyi muamele ve merhamet ne kadar giderebilir orası muamma tabi. yalnız azad sevap hükmünde olduğu için ekonomik durumu iyi olanların köle pazarlarında köle alıp, azat ettikleri de bir vakıadır. bu da yaygın bir uygulama sayılabilir.
osmanlı da köleler roma'dan farklı olarak tarım alanında çok kullanılmamışlardır. daha çok devlet hizmetlerinde değerlendirilmişlerdir. tabi bazı vezirlerin ve devlet ileri gelenlerinin geniş tarım arazileri ve çok sayıda kölesi olduğu için onları bu genellemenin dışında tutmak gerekir zira rüstem paşa'nın 1700 kölesinin ve 815 çiftliğinin olduğundan bahsedilir. bülent tahiroğlu hocanın doçentken yazdığı osmanlı hukukunda kölelik adlı çalışmasında bu noktalara ayrıntısı ile değinilmiştir. sayılarda orada hammer atfı ile net olarak verilmiştir ki daha başka sayılara da bu çalışmalardan ve atıf kaynaklarından ulaşabilirsiniz. tabi burada asıl enteresan nokta şu; bakınız bu yöneticilerin çoğu devşirme olarak devlet idaresinde yükselmiş insanlar ve sonrasında kendileri sayıya vurduğunuzda epeyce köle edinmişler. bu kısım kanımca önemli buranın altını çizmek gerek.
osmanlı'da kölelik hukuki sonuçlar anlamında roma ile benzerlik gösterse dahi sosyal ve ekonomik anlamda aralarında ciddi farklar vardır. çünkü osmanlı'da kölelik roma'daki gibi ekonominin temel kaynaklarından biri değildir ve tarım alanında köle kullanımı yok denecek kadar azdır. sonuç olarak osmanlı'da kölelikle ilgili bir yasal zeminde net olarak yoktur. ta ki, mecelle'ye kadar islam hukuku uygulamaları baz alınmıştır. zaten o dönemlerde de osmanlı'ya yeni köle akışı olmadığı için köle sayısı da bir hayli azalmış bulunuyordu. yani iş işten geçmişti.*
bu arada köleler için sicil kayıtları da tutulmuştur. boyuna posuna ait olduğu millete kadar bu kayıtlara not düşülmüştür. sahibi, köleliğin sebebi gibi durumlar falanda bu sicil kayıtlarında yer almıştır. daha bir sürü ıvırı zıvırı varda sözlük için bu kadarı bile çok kanımca * ayrıntısını merak edenler yukarıda bahsettiğim çalışmayı okuyabilir. artı o çalışmada yer alan atıfları da kaynak olarak okurlarsa osmanlı'da kölelik konusunda kafalarında soru işareti kalmaz. bu tanımda burada biter.
devamını gör...
"osmanlı'da kölelik" ile benzer başlıklar
kölelik
62