#televizyon dizileri #popüler diziler
dram / psikolojik / yerli
7 / 10
puan ver

öne çıkanlar | diğer yorumlar

şu dizide gönül ve bahar dışında herkes gerizekalı. bu iki kadın gerçekten aklı başında ve zekiler. asya da ilk başta mantıklıydı ama zaman geçtikçe o da salaklaştı çok mantıksız davranıyor şu an. gönül ve bahar keşke iyi anlaşsa. he bir de selçuk var bak o da uyanık.
devamını gör...
son bölüm asıl “mesele” volkan-derin-asya ve melekleri değil, selçuk!

vefasız bir anne tarafından terkedilen selçuk, kendini yetiştirememiş, empati yoksunu ve insanlara şiddet uygulayan, tehditler savuran bir karakterdi. yaptığı bütün iğrençliklerini izlerken, bir yandan sevdiği kadın tarafından bir kaç kez kandırılmasına, yalnızlıkla sınanıp, büyümesine bir gram üzülmedim. yarası var diyemedim.

son bölüme kadar!



hazır annesi geri dönmüş, yeni yeni bir anne - oğul ilişkisi kurmaya çalışacakken, annesi hastalığı nedeniyle öldü. tedaviyi reddetmesine de kızdım. neden oğlun için hiç bir emek vermedin be kadın? neden onu hakkını vere vere yetiştirmedin de son anda öleceğini bildiğin halde çıkageldin ve bir daha yıktın onu? tam da aralarında bir bağ oluşacakken, selçuk tam da iyi bir birey olma yolunda kendince adım atarken, tüm umutlarının bir anda elinden alınması, beni çok üzdü. gözlerim doldu onu öyle yaşadığı şok ile elinde simitlerle, bahçede ki bankta kalakalmasını izlerken.

gerçek hayatta da insanı yıkan, umutlarının elinden alınması değil midir?

devamını gör...
hayatımda izlediğim en saçma dizilerden biri. -izlemedim aslında tamamını ama izlediğim birkaç bölümle bunu söylüyorum- kadını güçlü göstermek iddiasıyla çekilen bu dizi kadını küçük gösteriyor :) böyle saçma bir şey olamaz karısına şiddet uygulayan bir karakter vardı ve melek yaptılar resmen adamı... asya zaten yürüyen cringe gibi ruj sürüp havalı yürümekle güçlü olunsaydı keşke mimiksiz mimiksiz etrafa bakmalar, laf sokup saç atmalar falan... kötü yanı dizinin kitlesi asyaaaaa güçlü kadınnnnn diye dolaşıyorlar ortalarda kendisini aldatan kocasından bir türlü uzaklaşamayan asyada buldukları güç ne acaba...
devamını gör...
izledikçe sinir katsayımı arttıran dizi.
volkan ve derin karakterine tahammül edemiyorum.
ve işin kötü kısmı da şu ki bu tipler gerçek hayatta en hanımefendi ve beyefendi kimlikleriyle gözümüzün önündeler.
bir kadın nasıl bu kadar kör, kıskanç, ahmak, gurursuz, arsız olabilir. bu ikisi “sevgilim” kelimesinden soğuttu resmen.
devamını gör...
derin kaçıyor, kaçırılıyor her neyse. ultra zengin adamların evinde güvenlik kamerası yok. bizim apartmanda bile var. mal gibi dizi. hep hatır için işte izlemeler. (bkz: cansu dere)
devamını gör...
bu dizi benim sinirlerimle oynuyor.
iki kadın da çok güzeel ama aptal bir adam yüzünden düştükleri durum..
bence volkanı bir boşverirsek asya ve derin arasında bi şeyler olsun tehehe.
devamını gör...
dün yayınlanan 31. bölümüyle sezon finali yapan kanal d dizisidir.

başarılı oyuncu kadrosundan oluşan dizinin oyuncuları arasında (bkz: cansu dere), (bkz: caner cindoruk) ve (bkz: melis sezen) bulunmaktadır. doctor foster dizisinden uyarlanma olan sadakatsiz dizisi ilk 12-13 bölümde senaryoya sadık kaldı. sonra her türk dizisinde olduğu gibi gereksiz uzatma çabasına girerek 31.'i bölüme kadar geldi.
dün yayınlanan ve gereksiz 2,5 saate sığdırılan sezon finalinde derin ile volkan'ın nasıl tanıştığı gösterildi. bana sorarsanız bunu dizinin en başında veya ortalarında gösterebilirlerdi. 31. bölüme kadar sadakati sorgulanan bir kocanın metresle nasıl tanıştığı 31. bölümde anlatılınca ki bu 31 =sezon finali demek , seyirciyi büyük bir hüsrana uğrattı.

dizinin en baştaki bölümleri çok konuşuldu. özellikle dizi başlamadan önce tanıtımı yapılan şu yemek sahnesi buradan . zaten çoğu seyirciyi bu tanıtımla etkilediler.

gelelim sadakatsiz dizisinin konusuna. başarılı, güzel ve rutin bir hayatı olan asya'nın mimar eşi volkan ile güzel bir evliliği vardır. 13 yaşında ise bir oğulları vardır. asya işinde oldukça başarılı ve bir hastanenin baş hekimidir. volkan ise karısının desteğiyle bir yerlere gelmiş mimar olmuştur. şans eseri istanbul'a gelen ve arkadaşının doğum gününü kutlamak için londra'dan dönen derin ile volkan bir otelde karşılaşırlar. ilk adımı atan ve karısını aldatan volkan'dır. çünkü derin'in enerjisi, eğlenceli ve hareketli yapısı volkan'ın dikkatini çekmiştir. karısına yani asya'ya evlenme teklif ettiği şu şarkı çalarken otelde bu kalp seni unutur mu derin'i öperek ve onunla birlikte olarak karısını aldatmıştır.

sonra olaylar gelişir. aslında dizide bu olaylar olmadan önce herkes bir şekilde birbirleriyle karşılaşmıştır. asya'nın, derin'in annesinin hayatını kurtarması ve hastane de birbirlerinin yanından geçmesi ve ikisinin de birbirinden haberinin olmaması, volkan ve asya'nın en yakın arkadaşı olan bahar'ın, melih'in tesadüfen aynı ortamda bulunmaları, derin ve bahar'ın bir spor salonunda denk gelmesi ve bahar'ın derin'in sevgilisine aldığı saati volkan'ın kolunda görmesi ve volkan'ın asya'yı aldattığını öğrenmesi...

asya'nın geçmişte yaşadığı travmaları peşini bırakmaz. yıllarca babasının annesini aldattığını ve annesinin de buna dayanamayıp, eşinin de bulunduğu arabayı uçuruma sürüp intihar etmeye çalışması ve bu kazada hem anne hem de babasını kaybetmesini bir türlü atlatamaz. volkan da bunları bilir yeri gelir asya'nın canını acıtmak için onu yaralarından vurur.

sonra kendi adını taşıyan (babasının annesini) aldattığı o kadın gelir diziye. bu rol için (bkz: bennu yıldırımlar) dahil olur diziye. asya'nın yıllarca bildiği o yanlışı düzeltir. "aslında biz annenden önce babanla tanışıyorduk. baban asıl beni (annenle) aldattı der. o yüzden baban benim ismimi sana verdi" diye de ekler.

dizinin isminin sadakatsiz olması sadece volkan'dan kaynaklı değildir.
aslında bakıldığında dizinin bütün erkekleri sadakatsiz *
1-baş yılan volkan, 2- sonra derin'in babası haluk-ki kendileri derin'in annesini hamileyken yıllar önce hicran ile aldatıp oğulları selçuk dünyaya gelmiştir. yani derin ve selçuk kardeşler * selçuk için de şevval sam'ın oğlu (bkz: emir taro tekin) rol almıştır. 3-bahar'ı da defalarca aldatan mert de dizinin baş sadakatsizlerinden biridir. aşk konusunda değil arkadaşlık konusunda da derin ve volkan'ın aşkını bilip susan bahar ve derya, hatta sırf volkan'ın canını acıtmak için mert'le birlikte olan asya da sadakatsiz.

anlayacağınız kimin eli kimin cebinde belli değil. anne ve babasının yaptıklarının bedelini ödeyen asya ve aynı şeyleri yaşamasından korkulan volkan ve derin'in kızı zeynep. sanki bu bir döngü. asya (diziye sonradan dahil olan kadın ve dizinin başrolü asya ve zeynep üçlemesi. (b: sanki her biri asya'nın travmaları ve geçmişte, şimdi ve gelecekte yaşadıkları).

gelelim tekrar sezon finaline. koca bir bölüm vıcık vıcık volki tolki ile derin'in nasıl tanıştığını izledik. volkan'ın herkese yalanları, genç bir kızın enerjisini sömürmesi ve türlü yalanları ona da söylemesi, asya'nın bunları hakketmediğini ve bir adam yüzünden iki kadının hayatının nasıl mahvolduğunu izledik.

uçurum sahnesine gelecek olursak; ruh hastası derin'in sürdüğü ve içinde asya'nın da bulunduğu araba uçuruma yuvarlandı. tipik türk dizilerindeki gibi uçurumun kıyısına gelince aniden duran araba baş sadakatsiz volkan gelince, uçuruma düşmüş ve arabanın düştüğünü gören volkan'ın derin diye değil de, sadece "asyaaaaa" diye bağırması adeta akıllara yıllar önce (bkz: aşk-ı memnu) dizisindeki o sahneyi akıllara getirdi. çünkü bilen bilir malum itirafın geldiği zamanda adnan bey, bihter'in değil behlül'ün adını bağırmıştı.

gelelim bundan sonra olacaklara. aylar önce asya karakterini canlandıran cansu dere'nin diziden ayrılacağı yerine (bkz: serenay sarıkaya)'nın diziye dahil olacağı konuşulmuştu. hatta belki asya değil sadece derin'in çıkacağı da konuşuldu. bazı haber sitelerinde cansu dere için 2. sezon için anlaşıldı denilse de, açıkçası cansu dere çıkarsa kimse sadakatsizi izlemez. derin ölebilir ama no problem *

bana sorarsanız cansu dere ölmeyecek. hatta belki derin'i de kurtaran da o olabilir. tipik başroller ölmez demek isterdim ama sezon finalinin sonunda asya'nın ;


"aldatılan kadının öfkesi cehennem ateşinden beterdir.hiçbir deniz onu söndürmeye yetmez.henüz bitmedi.ben henüz kalemi elime almadım.bu romanın son cümlesini ben yazacağım"


demesi bile diğer sezonda olacağının ve ölmeyeceğinin sinyalini verdi.
devamını gör...
gerizekalı volkan!

boşanalı dört yıl olmuş, eski karım başkasını öbdüü hüüğüğüğüğü yapıyor. dört yıl geçmiş sal kadını.

gerçekten yitirmeden anlamıyor musunuz erkekler? hepiniz malsınız. cinlendim.
devamını gör...
ikinci sezonu aşırı sıkıcı ilerleyen dizi. 1-2 bölüm izledim sadece o kadar. derin yine intikam peşinde, volkan aynı volkan, asya da gönlünü amnezik aras'a kaptırmış *.

200 bin nüfuslu tekirdağ'da da herkesin birbirini tanıması ayrı bir komik. *
devamını gör...
türk dizilerinin çoğunda görülen ilk sezondan sonra bozma sorunu bu dizidede yaşanıyor. herhalde güzel yurdumda diziler tek sezon olarak planlanıp ona göre senaryo hazırlanıyor sonra izleyici kitlesinin beklenmedik reytinglere imza atınca devam ettirilmeye karar veriliyor. ancak, elde ne senaryo var ne bir şey deyip yine birinci sezonda yaşananın laciverti ile insanların izlemesi bekleniyor. tabii, bunun temel sebebi para ama yinede sanatı para yerine gerçekten bir sanat eseri oluşturma çabasıyla yaparsak gelirin daha fazla olacağına inanıyorum.
devamını gör...
ikinci sezonuyla iyice konusundan ve vermek istediği mesajlardan sapmış,bana kalırsa karakterleri işlerken de kolay yolu tercih etmiş ve seyirciyi fazla dinleyen bir dizi.
orjinal versiyonlarını izleyenler veya hakkında az çok bilgisi olanlar bilir;bu hikaye özünde bir çiftin karşılıklı olarak birbirine zarar vermeye çalışması,kadının da adamın da aslında birbirine saplantılı ve hastalıklı karakterler olması ve bu arada çocuklarının yaşadığı dramı anlatan bir dizi.adam tam bir şerefsiz evet;ama orijinal dizide kadının da aldatma sonrası tepkilerinde kusursuz olmadığını,hataları olduğunu görüyoruz.oysa sadakatsiz'de aklımıza yerleştilen şey;asya'nın kusursuz olduğu.en iyi doktor,en iyi anne,en iyi eş,en iyi arkadaş,en iyi sevgili,en iyi,en iyi,en iyi...yahu içim şişti be.neredeyse herkes dizide asya'ya hayran ve muhakkak her bölüm asya'ya yığınla övgü dinliyoruz.asya kendisini suçladığında bile herkes buna şiddetle karşı çıkıyor;"aaa olur mu?sen en doğru şeyi yaptın asya,sen haklısın asya."yapmayın allah aşkına.bir insan hayattaki her rolünde,her görevinde bu kadar kusursuz olabilir mi,en güç durumlarda dahi en doğru şeyi yapabilir mi her daim?istisnalar dışında mükemmel yansıtılan karakterleri hiçbir zaman sevmedim çünkü kimse mükemmel değildir ve tam da bu sebeple bu karakterler kartondan oluyor,gerçek gibi düşünüp özdeştiremiyor,benimseyemiyorsun.oysa dizinin konusu çok gerçek ve çok evrensel;bence bu kadar izlenmesinde dizinin çok genel ve herkesin kendinden bir şeyler yakalayabileceği bir konuya sahip olmasının katkısı çok büyük.ama dizinin konusu bu kadar gerçekken asya karakteri hiç gerçekçi değil.sadakatsizlik sebebiyle annesi babasıyla beraber ölüme gidiyor-hatta yaşarlarken de evde kavga kıyamet eksik olmuyor,kız huzurlu bir ortamda büyümüyor ve hatta babasının annesini aldattığını gözleriyle görüyor-sonrasında asya kim bilir ne emeklerle kendi ailesini,kendi hayatını kuruyor ve anne babasının evliliğinin aksine gerçekten mutlu bir evliliği olduğunu zannederken çat!kocası da ona sadakatsizlik ediyor.yahu aldatılmak normal bir insan için bile yeterince büyük bir travma;evlenip çocuk yaptığın,on-on beş yıldır hayatında olan insan tarafından aldatılmak daha da büyük bir travma.ama asya karakteri için ekstra büyük bir travma çünkü bu kız bu filmi görmüş;bunları yaşamış.sadakatsizliğe çocukluğunu,anne babasını kurban vermiş.o eşinin ihanetiyle sadece aldatılmanın,eşinin bir başka kadını arzulamasının ve asya'ya yalanlar söylemesinin,mutlu zannettiği evliliğinin karanlik yüzünün acısını yaşamıyor;hayır.o tüm bunları yaşarken aynı zamanda bir kere daha geçmişin acısını yaşıyor,bastırdığı travmaları tekrar gün yüzüne çıkıyor.öfkesi sadece volkana değil;aynı zamanda babasına,annesine,mutsuz geçen çocukluğuna,sürekli aynı acıyı ona yaşatan ve bu kısır döngüden onu çıkarmayan hayata.ilk bölümlerde bunu az da olsa gördük ama yeterince üzerinde durulmadı;oysa volkan elbet unutulur ama bu travmanın atlatılması daha zordur.ve en önemlisi;volkan sadece bir aracı.yani volkan'ın ihaneti olmasa da asya çok sağlıklı,çok mutlu bir kadın değil;sadece travmalarını içine gömmeyi becermiş,kendinden dahi saklayabileceği kadar saklamış.ama travmayı içine gömmek farklı,atlatmak farklı ve asya kesinlikle atlatmış,aşmış değil.bu zaten volkan'ın ihanetinden önce de belli.mesela neden tüm arkadaş çevresi volkan hatalı olmasına rağmen onun yanında-bilip susmaları her halükarda çok kalleş bir davranış,o ayrı konu.demek istediğim,onları aklamak değil.- ve daha da önemlisi;niye hastaları hariç volkan'dan bağımsız yakın arkadaşları yok?cevap belli:kadın kolayca bağ kuramıyor.soğuk ve mesafeli tavırları seyirciye cool ve herkesle yüz göz olmayan,sınırlarını bilen kadın olarak servis edilse bile işin aslında sadece güven sorunları yaşayan,insanlarla yakın ve sıcak ilişkiler kuramayan bir insan olduğunun işareti.zar zor kurduğu bağlar ise sağlıklı değil.volkan mesela;sadece kocası değil onun.muhtemelen ailesinin hikayesini anlatabilecek kadar güvendiği tek kişi,nasıl olduysa kendini teslim edebildiği tek kişi.hatta işin gerçeği;bir anlamda arkasına saklandığı kişi.çünkü arkadaş çevresi dahi volkan sayesinde;oğlunu dahi ona volkan vermiş.asya eğitimli,zeki,paralı bir kadın;maddi açıdan hiçbir şeye ihtiyacı yok ama manevi açıdan çok muhtaç durumda.bu yüzden volkan onun sadece kocası değildi;ihaneti daha zor atlatması için bir sebep daha.diğer sağlıksız ilişki de oğluyla kurduğu bağ.oğlunu babasına vermeyi asla kabul edemeyecek kadar oğlunu seviyor ancak hangi yolla olursa olsun oğlunu elinde tutmayı deniyor;yani daha açık şekilde çocuğunun gözleri önünde babası tarafından dayak yiyerek,yaralanarak,hatta o an orada çocuğun babası tarafından öldürülme ihtimalini dahi göze alarak çocuğunu yanında tutuyor.bu şimdi,"aman ne fedakar anne,oğlu için ölümü göze aldı,"mı?yahu saçmalamayın ne olur.oğlunu düşünse ona böyle bir travma yaşatmaz,çocuğu ortada bırakma riskini göze alamaz.çocuğunu seviyor;orası ayrı.ama bu aldatma olaylarından sonra verdiği tepkilerinde sadece seviyor;düşünmüyor.ikisi farklı şeyler.yani oğluyla dahi kurduğu ilişki çok sağlıksız,çok uç noktada ve travmalarının tetiklenmesinin ardından oğlunu sevmeye devam etse de onu düşünmeyi kesinlikle bırakıyor ve duygusal anlamda istismar ve ihmal ediyor.ama bizdeki asya;intikam oyunlarından sonra full kusursuz anne olarak servis edildi.ve bu zerre kadar gerçekçi değil yahu.kadının oğlunu ihmal etmesi asla affedilecek bir durum değil;affedilemez ama anlaşılabilir.çünkü bu kadın zaten sağlıksız bir ruh halinde,travmalarının etkisiyle kontrolü kaybetmiş vaziyette.ama bizdeki asya?kontrolü kaybettiği tek an yok.saçmalamayın demekten yoruldum yahu.bunlar doğru demiyorum ama hikayenin başında asyanın geçmişini,travmalarını ve sağlıksız yönlerini gösterip sonra her şeyin üstesinden gelen güçlü mükemmel kadın ve anne rolü yüklemeniz hiç gerçekçi değil ve hikayeyi basitleştiriyor.bu hikâyenin özünde çok ciddi psikolojik öğeler var;bu sıradan bir aldatılma hikayesinden çok daha fazlası.ama sırf seyirci güçlü asya istediği için diziyi bir kadının ayakta durma mücadelesine çevirdiler resmen.dizide bu da var elbette ama kadını ilah gibi sunmak,psikolojisini tamamıyla göz ardı etmek dediğim gibi;hikayeyi sadece basitleştiriyor.aynı zamanda tutarsızlaştiriyor;yahu buz kraliçesi asyanın,bu kadar büyük travmalar yaşayan asyanın hafızasını kaybetmiş bir adama taş çatlasın bir ay gibi bir sürede aşık olması,kendini teslim etmesi mantıklı mı?mümkünü yok.hatta ve hatta o adam uğruna kafasını yardırdığı,eski kocası tarafından öldürülmeyi göze aldığı oğlunun evi terk etmesine izin vermesi,çocugun ne kadar tepkili olduğunu gördüğü halde aras'la ilişkisine hiç tereddüt etmeden gayet huzurlu devam etmesi?bu imkansız zaten.cok karmaşık ve derin bir psikolojisi olan asyayı aldılar,seyirci güçlü kadın desin diye ilah ve son derece sağlıklı ruh halinde bir kadın ilan ettiler.ne denir ki?yazık oldu.
hepsi bir yana;bence en kötüsü vermesi gereken mesajı verememesi oldu.bu hikâyede ali suçsuz olduğu halde ebeveynlerinin hırslarının,zaaflarının ve egolarının kurbanı olmuş bir çocuk.annesi ve babası tarafından duygusal olarak ihmal edilen;tamamıyla masum olmasına rağmen yapayalnız ve acı dolu bir çocuk.en sonunda anne babasını terk edip gidecek kadar onlardan kopmuş- ya da anne babası çoktan ondan kopmuş o zamana kadar demek daha doğru olur belki-bir çocuk.bu hikaye;her şeyden önce ali'nin hikayesi.ama dizide senaristin konu bulmak için sürekli kullandığı bir piyon haline geldi sadece ve çoğu seyirci ondan nefret ediyor.ne denir ki?esas buna yazık galiba.
edit:tekrar okuyunca asya'nın güçlü kadın olarak sunulmasından rahatsız olmuşum gibi bir izlenim verdiğimi fark ettim ama tabii ki öyle değil.neticede ben de bir kadınım ve topluma güçlü kadınları kabul ettirmenin önemini biliyorum.benim eleştirimin iki önemli sebebi şu:birinci olarak;asya'nın psikolojisini işlememek.yazdığım sebeplerden dolayı asya aldatılmayı normal insanlara oranla çok daha zor atlatacak,çok daha derinden yaralanacak bir karakter.ayrıca muhtemelen güven sorunlarından dolayı sosyal anlamda problemleri var.yıllarca içine gömdüğü ve eşinin onu aldatmasıyla tekrar gün yüzüne çıkan travmaları var.bunlar onu güçsüz yapar mı?elbette ki hayır.aksine bize asya'nın bunlarla baş etmeye çalışmasını izletseydiniz gerçekten "güçlü kadın"izletmiş olurdunuz işte.laf sokmak,başkalarının gözleri önünde duygularına hakim olmak falan değil bence güçlü olmak;sorunlarıyla baş etmeye çalışmak,kendini iyileştirmeye çalışmak gerçek bir güçlü insan hareketi oysa.dolasıyla asya karakterinin intikam olaylarından sonra çok "karton"ele alındığını düşünüyorum,çok basit bir bakış açısıyla karaktere bakıldığını ve bunun yazık olduğunu.ikinci neden ise;ali karakteri.asya'ya hak verip anlayacağımız çok yer var elbette bu hikâyede ama tüm hikâyede en çok anlayacağımız,en çok sempati duyacağımız karakter ali olmalı orjinal hikayeye göre.oysa şu an dizide en çok nefret edilen karakter ali ve bu cidden üzücü.çünkü dizinin ilk mesajı,en önemli mesajı;kendi hırslarımız,egolarımız ve zaaflarımız arasında debelenirken hiçbir şeyden sorumlu olmayan masum çocuklarımızı ihmal etmememiz,unutmamamız gerektiği.burada ise asya karakterine kızılmasın diye asya mükemmel bir anne,ali ise annesinin tüm emeklerini boşa çıkaran, el bebek gül bebek büyütülmesine rağmen çok sorunlu bir çocuk olarak resmedilmiş.yahu çocuğun sorunlarını görüyoruz da bu sorunların sebebini bir kere bile çocuğun ağzından duyamadık dizide ya da ikinci sezonun başında yeni okulundaki zorbalık olayı gibi günah keçisi bulundu.oysa ali'nin bu zorbalığı ailesiyle paylaşamamasının sebepleri bile asya ile volkan.(farkında olarak ya da olmadan;durum bu sonuçta.zaten kimse evladına bile isteye zarar vermez,önemli olan fark edebilecek dikkati ve önemi göstermek.)bırak asya'nın anneliğinde hatalarını,ihmallerini göstermeyi;günah keçisi bulup konuyu kapatıyorlar;pes doğrusu.böyle olunca da nankör oluyor çocuk tabi herkesin gözünde.bir de muhtemelen reaksiyon almak için,konu bulmak için çocuk çok abartılı tepkiler veriyor sürekli.mesela aras'a karşı çıkma meselesi.nasıl babası istediğiyle oluyor,istediğiyle hayatını kuruyorsa annesi de bu hakka sahip;bu tartışmaya kapalı bir konu.asya'nın oğluna hayatına müdahale edemeyeceğini ve babasının ilişkilerine saygı duyduğu gibi ona da saygı duymak zorunda olduğunu anlatmak istemesini çok takdir ediyorum.çünkü bir sahnede asya'nın da dediği gibi," bu olay sadece aras değil,ileride hayatına girecek tüm kadınlar için önemli."bu,kadın-erkek eşitliğini anlaması ve kadınlara saygı duyması için çok önemli bir nokta.babasıyla ayrılan annesinin hayatına yeni birilerinin girmesi son derece doğal ve normal;bunu anlamalı.ancak şöyle bir sıkıntı var ki;normal ve doğal olan her şeyi büyük bir sakinlik ve olgunlukla karşılayabiliyor muyuz;üstelik çok kısıtlı bir zaman içerisinde?ölüm de doğal,hatta belki en doğal şey.ama sevdiklerimizi kaybettiģimizde bu her şeyi çok kolayca kabullenmemize yetmiyor,değil mi?doğal ve normal de olsa insanların tercih etmeyecekleri durumlar da vardır,o durumlara alışmak zor olabilir ve aslına bakarsanız bu da son derece doğal bir şey :) yani asya'nın kararından dönmemesini desteklemekle beraber çok aceleci davrandığını,bu durumu oğluna bir sürece yayarak alıştırması gerektiğini düşünüyorum.düşünsenize kırk yaşında anneniz en fazla iki-üç ayda evlilik kararı alıyor."ulan sen manyak mısın,adamı tanımıyorsun!en sevdiği yemeği sorsak bilmezsin!"demez misiniz?her yasta aşk yaşamaya herkesin hakkı var,anne babaların da.ama çocuğun varsa bu aşkı olgunca yaşamaya mecbursun;maalesef.oysa dizi hiç bu taraftan bakmıyor olaya,sanki bu olağandışı hız garip değilmiş gibi,sanki her şey çok akla yatkınmış gibi davranılıyor;çok tuhaf sahiden.hatta ali'yi iyice haksız duruma düşürmek için davranışlarının ölçüsü iyice kaçmış,saygısızlık ve terbiyesizlik hat safada ama sakin ve mantıklı bir şekilde düşüncelerini annesiyle paylaştığı sahneler,buna karşı çıkmasına neden olan korkularını annesiyle paylaştığı sahneler yok denecek kadar az ve üstünkörü işlenmiş.keşke asya'yı kusursuz olarak değil de bir insan olarak seyirciye sevdirebilseydiniz ve asya'nın kusursuzluğuna zarar vermemek için bir çocuğu günah keçisi olarak seçmeyip vermeniz gereken mesajı verebilseydiniz.benim tepkim buna.
devamını gör...
temcit pilavı. gıcık karakteri çok sonra aras karakteri geldi onun eski eşi geldi hadi bir mana aradık derken aras kötü karaktere dönüşerek diziden ayrıldı annesi falan da kayboldu yine. şimdi de arasla beraber düzeldi dediğimiz asya yine psikopatlığa bağladı. karakter gelişimi falan hak getire ki ne acıdır 11 ay önce şöyle bir yorum yapmışım #742556.

özün sözü dizinin sonu geldiğinde hele ki bu uyarlamaysa bitirin arkadaşlar. kaliteli özgün 45 dakika 1 saatlik içeriğe ihtiyacı var seyircinin. yok finansal sebeplerden olmuyor diyorsanız da o zaman yine süreyi uzun tutun ama diziler zamanında finalini yapsın.
devamını gör...
finali aslında senaristlerin ne kadar öz, ne kadar daha normal az uçuk hikayeler yazabildiğinin bir işareti.

aras, son bölümlerdeki saçmalıklar ve herşeyin uzatılması türk dizi sektörünün ne kadar prime time’ı bir diziyle kapatalım mantığına hapsolduğunun kanıtı. muhteşem yüzyıl,izlemediğim halde ezel belki dizilerin uzunluğunun katlanılabilir olduğuna dair istisnalardır.

yine de şunu unutmamak gerekir; bu diziler yurtdışına satılırken dahi kırpılıyor. kırpılan dakikalarda hep saçmalıklar, gece bitsin diye uzatılan dakikalar, senaristin boşa giden emeği. sonuçta kanalların kendilerini düzeltmeleri gerekiyor.

maalesef sadakatsiz’de geç final yapan, kendi potansiyelini sırf reyting , çarşamba akşamı kanal d’nin bir dizisi olsun mantığından ötürü harap etmiş bir yapım. yoksa hepimiz biliyoruz ki çok uzadı. erken biten diziler de gerektiğinden uzun süren diziler de tatsız.

umarım kaliteli içerikler izleriz.

edit: diziyi bu kadar uzattınız bari son dakikalarda annemleri alacağım diyen ali hem asya hem derin’i alsa ve demir’de orada olsaydı.
devamını gör...
sonunda biten dizi. başta güzel ilerliyordu. güzel bir aksiyon, heyecan vardı. sonra bir bozdu pir bozdu*. dallasa döndü dizi tam anlamıylaö o onunla sevgili o onun eski sevgilisi ama diğerinin eski tanıdığı falan. bitmesi geç oldu ama yerinde oldu artık*.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"sadakatsiz" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim