roman / çocuk / edebiyat
9.9 / 10
puan ver

öne çıkanlar | diğer yorumlar

lisede yanlışlıkla filmini izleyip 21 yaşında bir arkadaşımın kitabı bana almasıyla okuduğum kitap.ikinci ve üçüncü kitabını da okumayı düşünüp aldığım kitapçıdaki abinin gereksiz olduğunu söylemesi üzerine saniyesinde ikna olmamla bitti
devamını gör...
"şeker portakalı" isimli kitap, brezilyalı yazar jose mauro de vasconcelos tarafından yazılmış bir roman olup, özellikle genç yetişkinler arasında büyük ilgi görmüştür. kitap, hayatın zorlukları ve yoksullukla mücadele eden küçük bir çocuğun hikayesini anlatmaktadır.

romanın ana karakteri olan zeze, henüz 5 yaşında bir çocuktur ve brezilya'da yoksul bir ailenin çocuğu olarak yaşamaktadır. zeze, hayalperest, meraklı ve duygusal bir çocuktur. hayatında pek çok zorlukla karşı karşıya kalan zeze, kitap boyunca kendisiyle ve hayatla mücadele ederken, bir yandan da hayallerine ve umutlarına sıkı sıkıya sarılmaktadır.

zeze'nin hayatı, evdeki yoksulluk ve ailesindeki çekişmeler nedeniyle oldukça zorlu geçmektedir. ancak zeze'nin en büyük hayallerinden biri, kendine bir arkadaş bulmaktır. bu hayalini gerçekleştirmek için, zeze bir gün mahallenin parkında bir portakal ağacının yanında oturan, hayatında hiç tanımadığı ve yalnız bir adamla tanışır.

bu adam, kitap boyunca zeze'nin en yakın arkadaşı ve danışmanı olacak olan "portakal adam" olarak bilinmektedir. portakal adam, zeze'nin hayallerine ve umutlarına sıkı sıkıya sarılmasına yardımcı olur ve ona hayatta kalmanın ve kendisine karşı dürüst olmanın önemini öğretir.

romanın temel teması, hayatta kalmanın ve umutlu olmanın önemidir. kitap boyunca zeze'nin çocukluğu ve hayatı boyunca karşılaştığı zorluklar, okuyucuya, hayatta kalmak ve hayallerimize sıkı sıkıya sarılmak için ne kadar güçlü olmamız gerektiğini hatırlatır. aynı zamanda, zeze'nin hayatındaki portakal adam gibi, hayatta bize yardımcı olacak insanların önemini de vurgular.

kitap, yoksulluk, aile ilişkileri ve insanların birbirlerine nasıl yardım edebileceği gibi önemli konuları ele alır. aynı zamanda, hayal gücünün ve umudun gücünü de öne çıkarır. kitap, kendi kendine yeten bir çocuğun hayatta kalma mücadelesini ve zorlu koşullarda hayallerine ve umutlarına sıkı sıkıya sarılmasını anlatarak, okuyucuları etkileyici bir yolculuğa çıkarır.
devamını gör...
bence inanılmaz güzel bir dili, betimlemesi yoktu. ağır değil çıtır çerez bir kitap. zezenin mücadelesi ve yazarın acıyı tanımladığı paragraf için okunmaya değer. *
devamını gör...
duygu dolu bir kitap zeze küçücük hayalleri hedefleri olan bir çocuk ama yoksulluk buna izin vermiyor , beton yığınında bir çiçek filizlenir ya sende dersin ki evet ya umut var, işte zeze de bize bunları yaşatıyor bu kadar kötü şeyin içinde bize güzel şeyleri görmemizi öğretiyor,
devamını gör...
okuduğum en hüzünlü kitaptı. son sayfalarında ağladım. tıpkı zeze benmişim gibi... 5 yaşında bir çocuk için bence çok ağırdı yaşadıkları. zeze yoksul bir ailede doğmuş 4. çocuktur. annesi brezilyalı bir yerli olan zeze sarışındır tıpkı ablası godia gibi. annesinin yerli olmasından gurur duyan zeze oldukça hayalperets bir çocuktur.

kirasını ödeyemedikleri için taşındıklafı evin bahçesinde bir şeker portakalı ağacı ile tanışır. çok zeki olmasından mütevellit daha 5 yaşındayken kendi kendine okumayı öğrenir. sadece zeki değil aynı zamanda haylaz bir çocuktur. ne zmaan nirşey olsa "zeze yapmıştır, gene onun işi" gibi sözler sarf edilir mahalleliden. okuma öğrendiği için okula gönderilen zeze okul yolunda giderken hep "potekizli" diye bahsedilen birisinin arabasını görmektedir. o zamanlar her çocuğun yapmak istediği gibi potekizlinin arabasının arkasına asılmak ister. fakat hemen yakalanır. o gün çok rezil olduğunu düşündüğü için okula gitmek istemez. birgün portekizliyi öldüreceğini söyler. eve gelince şeker portakalı ağacıyla konuşur ve başından geçenleri anlatır. fakat komşunun bahçesine gizli gizli girip yakalnınca hızlıca her dönmeye çalışır. bu sırada ayağına cam batar. ailesinden bu yaramazlıpını gizlemek için hiçbir şey yaşanmamış gibi yaralı ayağıyla okula gitmeye çalışır. portakizli arabasıyla yoldan geçerken zezenin hafif topalladıpını fark eder. onu arabasına alır. artık ikisi gerçekten çok iyi dost olmuşlardır. fakat bu dosluktan sonra zeze evde sıkı bir dayak yer. ailesinden bu dostluğu gizlemektedir. daha sonraları tekrar beraberce konuşurlar. bir gün zeze'nin okula gittiği gün arkadaşlarından birisi geç kalır ve zeze'nin arkasındaki sırasında otururken potekizlinin arabasına trenin çarptığını sıra arkadaşına söyler. bunu duyan zeze şok geçirerek sınıftan koşarak çıkar. trenin kaza yaptığı yere koşarak gitmeye çalışırken birisi onu durdurur. portekizlinin hastaneye kaldırıldığını söylesede zeze gerçeği anlamıştır. onun için artık bir acı vardır. ve hayattaki acıyı öğrenmiştir.
devamını gör...
kesinlikle çocuklara okutulmaması gereken kitaptır. insanlar bu kitabı okuduktan sonra hüngür hüngür ağlayıp birkaç gün kitabın etkisinde kalıyor. kocaman insanlar böyle tepkiler veriyorsa çocukların psikolojisini düşünemiyorum. hele de bu çocuklar kitabın gerçek bir hayat hikâyesi olduğunu öğrenirse üzüntüden kahrolurlar. ufacık canların keyfini kaçırmaya gerek yok.

kitap gerçekten çok güzeldi. beş yaşındaki bir çocuğun acıyı keşfetmesini okuyorsunuz ama beş yaşındaki bir çocuğun yaşadığı bu derin acılara pek inanmak istemiyorsunuz. zeze kalabalık bir ailede yaşıyor ve dışarıda gerçekten yaramaz bir çocuk. babası ondan fazla şikayetçi ve onu sürekli dövüyor. belki de zeze ilgisiz ve sevgisiz bir çocuk olduğu için ilgi çekmek adına yapıyordu bunları ama bilmiyorum, dayak yiyeceğinin farkındadır muhtemelen.

zeze ne kadar yaramaz olsa da zeki bir çocuk. okumayı erken öğrenmesi, dayı sayesinde şiirlere merak salması gibi... üstelik sürekli bitkilerle ve eşyalarla da konuşuyor, onlara isim takıyor. kalabalık bir ailede yaşamasına rağmen yalnız bir çocuk yani.

zeze, portuga ile tanıştıktan sonra onunla en iyi arkadaş oluyor ve babasından göremediği ilgiyle sevgiyi ondan görüyor sonra acılarla tanışıyor falan...

kitapta küfür var diye yasaklamışlar bir ara ama gerçekten tek sebep bu olmamalı. çok sarsıcı bir hikâye.
devamını gör...
bize bu kitabı 10 yaşında okulda okuttular. okuduğumdan bir şey anlamadım, anlasam kim bilir ne gibi bir travma yiyecektim o yaşta. hangi akla hizmet yaptılar bilmiyorum bunu.
devamını gör...
çok etkilendiğim bir kitap yaş olarak tam yaşımda okudum filmini de izledim filmi de çok etkileyici ama kitap başka tabii ki. film izlemeyi seven filmini kitap okumayı seven kitabını mutlaka okusun.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"şeker portakalı" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim