orijinal adı: meu pé de laranja lima
yazar: jose mauro de vasconcelos
yayım yılı: 1968
yazarın çocukluğundan izler taşıyan şeker portakalı, ailesi tarafından şiddete uğrayan 5 yaşındaki zeze’nin hayatını anlatıyor. zeze oldukça zeki ve duygusal bir karakter, biraz haylaz olmasına karşın hayal gücü yüksek bir çocuktur ve o gücü tüm olumsuzluklardan kaçmak için kullanır.
kitabın aynı zamanda marcos bernstein yönetmenliğinde filmi çekilmiştir.
yazar: jose mauro de vasconcelos
yayım yılı: 1968
yazarın çocukluğundan izler taşıyan şeker portakalı, ailesi tarafından şiddete uğrayan 5 yaşındaki zeze’nin hayatını anlatıyor. zeze oldukça zeki ve duygusal bir karakter, biraz haylaz olmasına karşın hayal gücü yüksek bir çocuktur ve o gücü tüm olumsuzluklardan kaçmak için kullanır.
kitabın aynı zamanda marcos bernstein yönetmenliğinde filmi çekilmiştir.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "hicret" tarafından 22.11.2020 20:36 tarihinde açılmıştır.
21.
küçücük yaşımda hüngür hüngür ağladığım kitaptır, güneşi uyandıralım ve delifişek serinin 2. ve 3. kitapları. 3. ve 2. de olabilir. yine olsa yine okuyabilirim, okuyun okutturun nasılsın efenim
devamını gör...
22.
josé mauro de vasconcelos tarafından yazılan bir romandır. bütün seriyi büyük bir zevkle okudum. bir çocuğun aslında büyüklerden daha olgun ve daha düşünceli davranış içinde olduğunu görüyoruz. şefkatin bir insanın gelişiminde ne kadar önemli olduğunu en iyi şekilde anlatan bir seri diyebilirim.
devamını gör...
23.
özellikle ebeveyn olmadan önce okunması gereken bir kitap. yaş yaş zaman zaman açıp okuyun . rasgele bir sayfa çevirip okuyun . çok şey bulup çok kaybolursunuz içinde
devamını gör...
24.
ortaokul zamanımda fen bilgisi hocamız bize paso kitap önerirdi durumu olmayan yada kitap alamayan kişileride kütüphanelere yönlendirildi. çocukluğumda okuduğum en güzel kitap 2021 hala kitapçılarda hala çok satılıyor her çocuğun okuması gereken kitap
devamını gör...
25.
altıncı sınıfta türkçe öğretmenimiz şeker portakalını okuyun size sınav yapacağımız dedi.çok etkilenerek okudum hatta son sayfalarında gözyaşlarım kitaba pıt pıt dökülür derecedeydi.sınav günü okula gittiğimde herkes elinde sayfalarca kitap hakkında notlarla gelmiş ben ise yalnızca kitapla,onlara kitapta hissettiğim duygularla ilgili açıklamalarda bulunduğumda boş bakışlarla karşılaşmıştım.sınav yapıldı o sayfalarca not tutanlar çok yüksek notlar aldı bense tam tersine çok düşük bir de azar işittim.o gün anladım okumak ve hissetmek konusunda sorunların var olduğunu ama bundan dolayı şeker portakalına hiç küsmedim.
devamını gör...
26.
26 yaşında okuyup hüngür hüngür ağladığım kitap. niye şimdiye kadar okumadım acaba diye düşündürdü fakat bazı kitaplar böyle işte. halbuki yıllarca kitaplıkta durdu ama ne zaman başlasam sıkıldım sanırım bunda mutlaka oku tavsiyelerininde etkisi büyük. sonra bir gün kafam esti ve okuyunca ne kitabı bırakabildim ne de göz yaşlarımı durdurabildim. bir şairimizin dizelerindeki gibi içimdeki narı dürten bir kitap...
edit: fazla empati yaptığım için sanırım ben bu kadar etkilendim yoksa başka bir arkadaş benden sonra okuyup beni ağlatmadı demiştir.
edit: fazla empati yaptığım için sanırım ben bu kadar etkilendim yoksa başka bir arkadaş benden sonra okuyup beni ağlatmadı demiştir.
devamını gör...
27.
okuduğum en iyi kitap. son kısmını okulda yapılan kitap okuma saatinde okumuştum bide öğretmen baya katı ama tatlı bir adamdır dersin ortasında bir anda hıçkırıklara boğulmak hocam narin ağlıyor iletisi o kitaba ağlanırmı şeklinde soru soran sınıf arkadaşım ve son kısmındayım diyen ben hocada şey demişti bırakın ağlasın bir kitaba ağlamaktan normal ne var. yine aynı ölçüde göz yaşlarımda boğulduğum bir başka kitap önerimse kiraz ağacı ile aramızdaki mesafe. neyse bu kitap bana böyle tatlı bir anı kazandırdı heleki o zaman ellerinde kötü çocuk tarzı kitaplar olan kızlar arasında bir fark bir imaj kazandırmıştı bana.
p.s. kötü çocuğu okuyanın kendisine saygısı yoktur zaten kitabı gömen kazıklı marianın kanalından gelen benim yanımda okursanız bir daha yüzünüze bakmam şimdide onun 2. versiyonu çıkmış beyza alkoç diye karküresi kitabını okudum ve hiçbir edebi katkı sağlayamadığına yemin edebilirim.
p.s. kötü çocuğu okuyanın kendisine saygısı yoktur zaten kitabı gömen kazıklı marianın kanalından gelen benim yanımda okursanız bir daha yüzünüze bakmam şimdide onun 2. versiyonu çıkmış beyza alkoç diye karküresi kitabını okudum ve hiçbir edebi katkı sağlayamadığına yemin edebilirim.
devamını gör...
28.
ortaokul yıllarımda okuduğum ve şu an içeriğine dair neredeyse hiçbir şey hatırlamıyor olmama rağmen yarattığı hissi asla unutamadığım kitap. kitabın sonlarını okuldaki serbest bir zamanda okumuş ve ağladığımı ortamdan gizlemek için kırk takla atmıştım. kitap okurken etkilenebilip ağlayan bir adam olacağım o zamanlardan, bu kitapla belli olmuş demek ki.
devamını gör...
29.
kesinlikle her insanın okuması gereken kitaplar arasında.. neden bu kadar geç okuduğumu hiç bilmiyorum. özellikle şu sıralar sosyal medyada çok fazla alıntıları dönüyor. bazen popüler olana ön yargılı bakmamak gerekmiş :)
devamını gör...
30.
kitap sanırım gerçek bir hayattan esinlenmiş çünkü ön sayfada da yazdığı gibi yaşayanlar diye bir bölüm var. kitabı iyi yada kötü eleştirebileceğim çok bir yönü yok ve bu tür kitaplar çok nadir bulunuyor demeden geçemeyeceğim ama bir hata var oda sanırsam kitapla ilgili değil kitap çoğu web sitelerde çocuk kitabı diye gösteriliyor fakat ben bu kitabın 10 yaş altı okunmasına karşıyım mesela bu kitabı 1. veya 2. sınıfta okuyan bir çocuğun sadece kafa karışıklığına neden olur onların dışında kitaba verdiğim puan 10/10.
devamını gör...
31.
okurken duygusal olarak beni ciddi manada etkisi altına alan, sayılı kitaptan biridir.
sonra dönüp baktığımda neden bu kadar etkilendim diye düşünmeden edemedim, oda ayrı bir konu.
bu kitabı ve serinin devam kitaplarını yazar kendi hayatından yola çıkarak kaleme aldığını belirtmiştir.
kitapta çok belirgin olmamakla birlikte, misyonerlik eğilimlerini yer yer sezilmektedir.
sonra dönüp baktığımda neden bu kadar etkilendim diye düşünmeden edemedim, oda ayrı bir konu.
bu kitabı ve serinin devam kitaplarını yazar kendi hayatından yola çıkarak kaleme aldığını belirtmiştir.
kitapta çok belirgin olmamakla birlikte, misyonerlik eğilimlerini yer yer sezilmektedir.
devamını gör...
32.
ah zezem ne çok üzüldün öyle sen , elimden gelse yırtılan balonunu tamir eder göz yaşlarını ellerimle dilerdim.
acıların 40 gün sonra geçeceğini umman kadar masum çok az şey vardır bu hayatta.
acıların 40 gün sonra geçeceğini umman kadar masum çok az şey vardır bu hayatta.
devamını gör...
33.
o kadar yanlız bir çocuktur ki zeze, önce şeker portakalı ağacı ile arkadaşlık kurar. sonra portuga adında kendinden yaşça büyük bir adamla.. portugayı arkadaştan öte babası yerine koyar. kitabın sonundaysa hüzne boğar yalnızlığı, ağlatır. mutlaka bi yaranıza basacaktır kitap.
devamını gör...
34.
küçükken şeker portakalı kitabını okumuştum zezeyi anlamaktan çok kelimelerin okunuşuyla babamın gözüne girmek için okumuştum. yirmi yaşımda şeker portakalını tekrar okumak için elime aldım, acı hiç bu kadar iyi ifade edilemezdi. zeze ile ben yaptığımız yaramazlıklardan dolayı birçok kez dayak yedik. zeze benden şanslıydı çünkü portugal adında arkadaşı vardı. zeze şanslıydı çünkü kitabın son satırlarında onunla o keskin o dayanılmaz acıyı hisseden bir arkadaşı vardı. şeker portakalı sen benim çocukluğuma açılan kapısın.
devamını gör...
35.
bir yolculukta okumuştum kendisini, yoldayken daha bir melankolik oluyor zaten insan bu sebepten içimde ki çocuksu ve anlamlı hislerin yavaş yavaş nasıl da kaybolduğunu fark ettirmişti , yeniden okusam muhtemelen kayıplarıma daha çok üzüleceğim.
devamını gör...
36.
şiddetin kalbinde derin yaralar açtığında zezé'nin dış dünyaya verdiği tepki ile, sevildiğinde verdiği tepkinin iyi karşılaştırılması gerekiyor. yetişkin insanların kendine dersler çıkarması gereken, sevip sevilmenin değerini yüzlere bir tokat gibi çarpan , sevgiden mahrum kalmış , masum bir çocuğun hikayesi.
devamını gör...
37.
jose mauro de vasconcelos'un kaleme aldığı şeker portakalı kitabı, okunması gereken olağanüstü kitaplardan biridir. herkese ve herşeye rağmen sevmeyi, beklenmedik yerde ve beklenmedik şekilde kurulan dostlukları anlatır. şeker portakalı birçok kişiyi etkilediği gibi benide çok etkilemiştir. ve ana fikrinden birisi ise "her çocuğun sevgiye ve ilgiye ihtiyacı olduğu" gerçeğidir.
ve bu kitap başka hiçbir kitabın dokunmayacağı kadar dokunur kalbinize...

kitap 5 yaşındaki zeze'nin acı dolu hikayesinden bahsediyor. çok fakir bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen zeze çok yaramaz bir o kadar da zeki bir çocuktur. yaptığı yaramazlıklarından dolayı mahallede şeytan olarak anılmaktadır. sınıfının en zeki ve çalışkan öğrencisi olduğundan dolayı öğretmeni ve onu çok seven ablası zeze'nin şeytan olduğuna inanmamaktadır.
aslında yaramazlıkları yaşadığı yalnızlık duygusundan kaynaklanır. yüreğindeki yalnızlığı dindirmek için kendine hayali arkadaşlar yaratmıştır. bunlardan biri yarasa diğeri ise hiç kimsenin beğenmediği ama zeze'nin çok sevdiği şeker portakalıdır.
zeze bir süre sonra bir sokak sanatçısı ile tanışır ve onunla birlikte sokak sokak gezerek şarkı söyler ama söylediği şarkıların anlamını bilmez. birgün morali bozuk olan babasını mutlu etmek için sokak sanatçısı arkadaşından öğrendiği şarkıyı söyler babası şarkıyı duyunca zeze'yi döver ve onunla bir daha arkadaşlık etmemesine söyler. yaşanılan bu olayı duyan zeze'nin ablası gloria çok üzülmüş ve aile fertlerinin onu dövmesini yasaklamıştır.
babasından yediği dayaktan sonra intihar etmeyi düşünmüş ama dostu portuga sayesinde vazgeçmiştir. önceleri birbirlerine düşman olan zeze ve portuga sonraları arkadaş olurlar. dostu portuga kaza geçirip ölünceye kadar her şey çok güzel devam eder. tek sevgi gördüğü insanın ölümü zeze'yi derinden sarsar ve hasta olup yataklara düşmesine neden olmuştur. ne şeker portakalı nede yarasa zeze'yi , portuga ile geçirdiği güzel zamanı geri getirecektir.
zeze'nin yaşadığı acılar ve zorluklar onu hayata hazırlamıştır.
- acılarım kaç gün sürecek portuga ?
- 40 gün
- 40 gün sonra geçecek mi ?
- hayır, alışacaksın...
ve bu kitap başka hiçbir kitabın dokunmayacağı kadar dokunur kalbinize...

kitap 5 yaşındaki zeze'nin acı dolu hikayesinden bahsediyor. çok fakir bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen zeze çok yaramaz bir o kadar da zeki bir çocuktur. yaptığı yaramazlıklarından dolayı mahallede şeytan olarak anılmaktadır. sınıfının en zeki ve çalışkan öğrencisi olduğundan dolayı öğretmeni ve onu çok seven ablası zeze'nin şeytan olduğuna inanmamaktadır.
aslında yaramazlıkları yaşadığı yalnızlık duygusundan kaynaklanır. yüreğindeki yalnızlığı dindirmek için kendine hayali arkadaşlar yaratmıştır. bunlardan biri yarasa diğeri ise hiç kimsenin beğenmediği ama zeze'nin çok sevdiği şeker portakalıdır.
zeze bir süre sonra bir sokak sanatçısı ile tanışır ve onunla birlikte sokak sokak gezerek şarkı söyler ama söylediği şarkıların anlamını bilmez. birgün morali bozuk olan babasını mutlu etmek için sokak sanatçısı arkadaşından öğrendiği şarkıyı söyler babası şarkıyı duyunca zeze'yi döver ve onunla bir daha arkadaşlık etmemesine söyler. yaşanılan bu olayı duyan zeze'nin ablası gloria çok üzülmüş ve aile fertlerinin onu dövmesini yasaklamıştır.
babasından yediği dayaktan sonra intihar etmeyi düşünmüş ama dostu portuga sayesinde vazgeçmiştir. önceleri birbirlerine düşman olan zeze ve portuga sonraları arkadaş olurlar. dostu portuga kaza geçirip ölünceye kadar her şey çok güzel devam eder. tek sevgi gördüğü insanın ölümü zeze'yi derinden sarsar ve hasta olup yataklara düşmesine neden olmuştur. ne şeker portakalı nede yarasa zeze'yi , portuga ile geçirdiği güzel zamanı geri getirecektir.
zeze'nin yaşadığı acılar ve zorluklar onu hayata hazırlamıştır.
- acılarım kaç gün sürecek portuga ?
- 40 gün
- 40 gün sonra geçecek mi ?
- hayır, alışacaksın...
devamını gör...
38.
çocuk yüreğimin adeta ırzına geçen,feci halde burkan,okuduğumda ağladığım sayılı kitaplardandır.kütüklük derecesine varmış duygusuzluğumu yenmeyi başaran iki üç kitaptan biridir.zeze'yi düşündüğümde hala kucağıma alıp sevmek istiyorum o minicik,zeki,cesur çocuğu.hernekadar üzse de zeze tanışmamız gereken kahramanlardan biri,mutlaka okuyunuz.
devamını gör...
39.
(bkz: josé mauro de vasconcelos) ın efsane kitabı. her yaşta tekrar okunması gereken kitaplardan biri. çoğu kişi tarafından çocuk kitabı olarak bilinse de bence asla öyle değil. ben de ilk kez ortaokul yıllarımda okumuştum. ancak şimdilerde arada bir açar okurum. her okuduğumda yeni şeyler öğrenir yeni anlamlar çıkarırım. zeze.. üzümlü kekim. muhteşem kalbi olan canım zeze.
en basit tabirle zeze'nin hayal dünyasını anlatıyor kitap. zeze kim mi? çok çocuklu fakir bir ailenin, hem ailesinden hem diğer insanlardan herkesten şiddet gören minik çocuğu. yüreği kocaman zeze, hayal dünyası kocaman zeze. bana ve bir çok kimseye hayal kurmanın ne kadar güzel bir şey olduğunu öğretmiştir zeze. kitabı okurken zeze'yle özdeşleşiyor, annesine anne babasına baba dayısına dayı ablasına abla diyesiniz geliyor. ailenin içine sizi çekiyor. zeze'yle beraber siz de yaşıyorsunuz bütün olayları. tabi ki akılda kalan bir çok şey vardır kitapta ama ben zeze'nin gördüğü şiddeti unutamıyorum. ve yaptığı şey onu (babasını) kalbiyle öldürmek. ve unutarak öldürmek.
zeze'nin bahçede bir ağacı vardır. bu ağacıyla konuşur. her gün başından geçenleri anlatır. ve ağacın da kendisiyle konuştuğunu düşünür. kitapta zeze'nin iç sesi gibi veriliyor bu ağacın konuşmaları. ve gerçekten bu ağaçla olan konuşmaları yürek parçalayacak cinsten. ne zaman okusam ağlamama engel olamıyorum.
güneşi uyandıralımdeli fişek serinin diğer kitapları onları da okumanızı isterim.
en basit tabirle zeze'nin hayal dünyasını anlatıyor kitap. zeze kim mi? çok çocuklu fakir bir ailenin, hem ailesinden hem diğer insanlardan herkesten şiddet gören minik çocuğu. yüreği kocaman zeze, hayal dünyası kocaman zeze. bana ve bir çok kimseye hayal kurmanın ne kadar güzel bir şey olduğunu öğretmiştir zeze. kitabı okurken zeze'yle özdeşleşiyor, annesine anne babasına baba dayısına dayı ablasına abla diyesiniz geliyor. ailenin içine sizi çekiyor. zeze'yle beraber siz de yaşıyorsunuz bütün olayları. tabi ki akılda kalan bir çok şey vardır kitapta ama ben zeze'nin gördüğü şiddeti unutamıyorum. ve yaptığı şey onu (babasını) kalbiyle öldürmek. ve unutarak öldürmek.
zeze'nin bahçede bir ağacı vardır. bu ağacıyla konuşur. her gün başından geçenleri anlatır. ve ağacın da kendisiyle konuştuğunu düşünür. kitapta zeze'nin iç sesi gibi veriliyor bu ağacın konuşmaları. ve gerçekten bu ağaçla olan konuşmaları yürek parçalayacak cinsten. ne zaman okusam ağlamama engel olamıyorum.
güneşi uyandıralımdeli fişek serinin diğer kitapları onları da okumanızı isterim.
devamını gör...
40.
sizi bilmem ama beni derinden etkiledi kitabı yanlış bir bakış açısı ile okumayın küçük bir çocuğun gözlerindeymis gibi okuyun belki bize göre küçücük olan o dert 5 yaşındaki ve küçücük bir bedeni olan yavrucak için taşınacak bir yük değil ben okurken hep gözümün önüne geldi ve her seferinde ağlayıp ona sarılmak istedim
devamını gör...
