381.
sözlük kavgası dediğimiz şey kendiliğinden oluşmuyor. ortamda belli bir kalabalık, belli bir ego yoğunluğu ve biraz da karakter çeşitliliği lazım. nerede çokluk orada bokluk demiş atalar.. boşuna değil. çünkü insan sayısı arttıkça fikir ayrılığı da artıyor. fikir ayrılığı arttıkça da bir noktada biri birine sen çok boş yapmışsın arkadaş deme ihtiyacı hissediyor.
ama sadece sayı da yetmez bence. kinetik enerji lazım. yani ortamın canlı olması lazım. çok fazla yazar olacak, farklı dünya görüşleri olacak, aynı başlığa bambaşka yerlerden bakan insanlar olacak ki sürtünme çıksın. sürtünme olmayınca kıvılcım da çıkmıyor zaten.
şimdi herkesin aynı tonda konuştuğu, kimsenin kimseyi çok takmadığı, insanların entry girip sessizce dağıldığı yerde ne kavgası çıkacak..? o ortamdan maksimum kardeşim katılmıyorum ama saygı duydum çıkar. sözlük kavgası biraz kalabalık metrobüs enerjisi ister yani, omuz teması olacak ki tartışma çıksın.
eskiden sözlüklerde insanlar sadece fikir yazmıyordu, karakterler de çarpışıyordu. biri ukala, biri aşırı agresif, biri entel, biri saf troll… doğal olarak aynı başlık altında mini ideolojik iç savaşlar yaşanıyordu. şimdi ortam biraz belediye kültür merkezi semineri havasında. herkes fazla kontrollü, fazla ölçülü, fazla steril.
bu kadar sakin denizden fırtına beklemek de abesle iştigal gerçekten. dalga yoksa tsunami de çıkmaz. en fazla arada hafif bir pasif agresiflik olur, o kadar.
ama sadece sayı da yetmez bence. kinetik enerji lazım. yani ortamın canlı olması lazım. çok fazla yazar olacak, farklı dünya görüşleri olacak, aynı başlığa bambaşka yerlerden bakan insanlar olacak ki sürtünme çıksın. sürtünme olmayınca kıvılcım da çıkmıyor zaten.
şimdi herkesin aynı tonda konuştuğu, kimsenin kimseyi çok takmadığı, insanların entry girip sessizce dağıldığı yerde ne kavgası çıkacak..? o ortamdan maksimum kardeşim katılmıyorum ama saygı duydum çıkar. sözlük kavgası biraz kalabalık metrobüs enerjisi ister yani, omuz teması olacak ki tartışma çıksın.
eskiden sözlüklerde insanlar sadece fikir yazmıyordu, karakterler de çarpışıyordu. biri ukala, biri aşırı agresif, biri entel, biri saf troll… doğal olarak aynı başlık altında mini ideolojik iç savaşlar yaşanıyordu. şimdi ortam biraz belediye kültür merkezi semineri havasında. herkes fazla kontrollü, fazla ölçülü, fazla steril.
bu kadar sakin denizden fırtına beklemek de abesle iştigal gerçekten. dalga yoksa tsunami de çıkmaz. en fazla arada hafif bir pasif agresiflik olur, o kadar.
devamını gör...