türk ve moğol halklarının ulusal dinleridir. kök tengri'ye* ibadet edilir. hunlar, avarlar, bulgarlar, peçenekler ve başka toplulukların göçleri vasıtasıyla bir dönem avrupa'ya da taşınmıştır. bugün izleri türk halklarının yaşayışlarında hala görülebilmektedir.

(bkz: kut)
(bkz: erlik han)
(bkz: ülgen)
(bkz: uçmağ)
(bkz: tamu)

(bkz: türk mitolojisi)
devamını gör...
gök veya gök tanrısıdır. eski türkler tengriyi evrenin yaratıcısı olarak görmüşler ve kağanların gök tengri tarafından yönetici olarak gönderildiğine inanmışlardır. gök tendgricilik maddi gökyüzünden ibaret değildir. her türlü olayın ahenkle oluşmasını sağlayan güçtür.
eski türkler gök tanrının yanında ay, yıldızlar, güneş, dağ ,tepe, ırmak, gibi doğa kuvvetlerine inanıyor ve her birinin içinde iyi ve kötü ruhların olduğuna inanıyorlardı...şırıl şırıl akan iyi ruhlu ırmak balık verirken,kötü ruhlu ırmak taşkınlara sebep olabiliyordu.
devamını gör...
sınırları ve içeriği günümüzde kesin olarak çizilemeyecek, zaman içinde tahrip olmuş bir dindir. "moğol şamanizmi'nin" tam aksine aslında zerdüştî bir inanç biçimidir. yesevî-bektaşîlikteki ateş-güneş kültünde, yaşam ağacı alegorisinde izlerine rastlanır.
devamını gör...
çok tanrılı, antik inanç sistemidir.
devamını gör...
eski türklerin inancı. bazı eski eserlerde yaratıcı kök tengri'den "tengri tek" yani "tek tanrı" şeklinde bahsedilmiştir. profesör wolfram eberhard tengricilerin domuz etinden uzak durduğunu yazar. yine başka kaynaklarda, tengricilerin katillere kısas uygulamalarıyla, zinayı cezalandırmalarıyla ve eşcinselliği suç saymalarıyla ilgili bilgiler vardır.
devamını gör...
müslümanların tek tanrılı diye kendilerini avuttukları din.

o balbalları da ebem dikti. arkeolojiyi kandıramazsınız.
devamını gör...
eski türk inancı gök(kök) tengri olarak da anılabilir . tanrının gökyüzünde olduğuna ve kızdığı zaman yağmur yağdırıp şimşek çaktırdığına inanılırdı. hala türklerde ki gökyüzüne bakarak dua etmenin de atalardan gelen bir alışkanlık olduğu da düşünülür.
devamını gör...
türk dinidir. sevgiye doğaya ve insana ve gözleme dayanır.

er ya da geç hak ettiği değeri görecektir ve türk özüne dönecektir.

ama yine de her şeye rağmen aslolan laikliktir.
devamını gör...
antik dönemin tengrici türklerinin bir diğer erdemli özelliği de ormanlara, ağaçlara ve doğaya çok saygı duymalarıydı.
ormandaki her bir ağacın ruhu olduğuna inanırlardı. aslında tengrici türklere göre her şeyin bir ruhu vardı. tüm ruhların kaynağı olan ve her şeyi kapsayan tengri, yaratığı tüm canlılara kendi ruhundan bir parça vermişti. buna inanan türkler, ormanlara girip hayvan avlayacakları vakit “tayga” adı verilen ve tüm ormanları kapsayan ruhlar birliğinden izin alır, ona teşekkürlerimi sunar ve sadece ihtiyaçları ölçüsünde hayvan avlarlardı.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
çünkü ormanın ruhunun tüm canlıları koruduğuna inanırlardı ve buna göre hareket ederlerdi.
bu durum ağaçlar için de böyleydi. ihtiyaçları olan ağaçları kesmeden önce onlara teşekkürlerini sunar ve dua ederlerdi. orman tüm canlıları ile bir bütün ve kutsaldı. insan doğası gereği et yediği ve keresteyi kullandığı için türkler, bu alışı telafi etmek için sıklıkla kayın, çam, kavak, ardınç be çınar ağaçlarından oluşan “koruluklar” meydana getirmişler ve hayvanlara kesinlikle dokunulmamış ve ölümüne korunmuştur.
geyiklere de yine korunduğu anlamına gelen “sırın geyik” denilmiştir.
korkuların bu kadar korunmasının sebebi tengrici türklerin kesilen ağaçların ve öldürülen hayvanların ruhlarının koruluklarda korunduklarına inanmalarıydı.
bu koruklarda bulunan birtakım ağaçlar kutu olarak kabul edilirdi. yapraklarını dökmeyen, dış yapısıyla farklılık gösteren, tenhada bulunan, büyük, yaşlı ve güzel olan meyveleriyle şifa veren ağaçlar kutsal olarak kabul edilmiştir. çünkü bunların ruhlar dünyasına ve tengri ile bir çeşit köprü olduğuna inanmışlardır. böyle ağaçların altında kurbanlar verilir, kesilen hayvanların deriler ağaçlarına asılırdı.
devamını gör...
tengricilik; türklerin asıl ve öz dini olup gök tengri tek tanrısının olmasının yanı sıra ülgen, erlik, umay, ayızıt gibi diğer yedekteki tanrı ve tanrıçalar da bulunur. tengriciliğe gök tanrı dini de denir. şamanizmle çok yakındır.
ilgili yazı: dinvemitoloji.com/2019/06/t...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel tengricilik panteonunun baştanrısı göktengri'nin şaman davulu ile birlikte temsili bir resmi
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel tengriciliğin göktürk alfabesiyle yazılı olan resmi sembolü
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel göktürkçe ve latince 'tengri' yazılışı
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel şaman ayini sırasında tengrici bir şaman
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel tengriciliğin runik yazılı sembolü ve altay mitolojisinde önemli bir yeri olan bozkurt
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel tengrici şaman davulu
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel tengri'nin sembollerinden birisi olan şaman hilali
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel türk'ün dini tengricilik ile arabın dini islam arasındaki derin çelişkiler ve tengri ile allah arasındaki önemli farklar. maalesef ki tarihin gerçeklerine göre türkler, kılıç zoruyla müslüman oldu.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel tengriciliğin ve diğer dinlerin kadına verdiği değer
devamını gör...
bu aralar ilgi duyduğum dindir. elhamdüllah müslümanım . ama ata dinimizi de merak ediyorum. sözlükte beni bu konuda bilgilendirecek mümkünse tengrici bir yazarla bu din hakkında konuşmak isterim.
devamını gör...
hakkında ancak arkeolojik kazılarla, teyide muhtaç yazıt okumalarıyla cüzi bir bilgi olan inanış. modanın insanın kendine yakışanı giymesi gibi bu da öyle. yapmak istediğiniz davranışların başına koyarak her şeyi yapabilirsiniz. atıyorum canınız ağaca mı tapınmak istedi sizi tutan yok hemen tapınabilirsiniz dereye ırmağa börtü böceğe gök tanrı var bunlar da var falan diyorsunuz oluveriyor. modern bir putperestlik yorumu zannımca zira putperestler de biz taşa tapmıyoruz onun temsil ettiği değere tapıyoruz derler. hıristiyanlar da biz tek tanrıya tapıyoruz derler ama isa hem tanrı hem tanrının oğlu tanrı falandır onlara göre ama bunun konumuzla alakası yok sırası da gelmemişti gerçi ama bugün gevezelik günüm. önceki tanıma bakınca kardeşim sen şamanizmle karıştırıyorsun diyebilirsin ama tengricilik sek içilmez abilerim ablalarım yeterli çeldiriciliği içerdiği müddetçe birileri tarafından pompalanır. bu hususta asıl yazma sebebime de geleyim madem öyle geveze günüm:

türkiyenin çok bilinmiş belki de en bilinmiş tengricisinin çocukluğunu bilirim. harika parlak bir çocuktu. samimiydi -bence hala öyle- işte insan sevdiği kıymet verdiği birinin böyle arkeolojik kazılarla fill in the blanks itikatlarıyla yanlışlar yapmasını görmesi can yakıyor. peki benim canım niçin yanıyor?

burada temel bir meseleye geliyoruz. aslında hep aynı temel meseledeyiz. birinci sorumuz: var mıyım? rendekar bu hususta "düşünüyorum o halde varım" dedi. taşlar düşünmüyorlardı o halde yoklar mıydı yoksa taşların düşünmediği tamamen benim oturma organımın düşünme şekli miydi? neyse herkes kendi sorgulamasını kendisi yapmalı yani "var mıyım" sorusuna birisi varım yahut burhan altıntop stayla ben aslında yoğum diye cevap verebilir. yokum dediği takdirde önünde muazzam bir alan açılmış olur. çünkü yokluk tüm "değer"lerin de yokluğu demek olur. (özeti bu. çok uzun saçaklı bir düşünce bu. burada düşüncenin seyrinden bahsetmeyeceğim özetin özetinin özeti bu) varım dediği takdirde önünde varlığının sebebini sorgulama yolu açılır işte bu açıklıkta insan kendi varlığını kendinden üstün hatta "eksik sıfatlardan zamandan ve mekandan münezzeh" olanla ilişkilendirdiğinde önünde şeksiz şüphesiz bir "bilgi" açılır.

bir anda durmak istedim. gevezeliğim bitti belki başka zaman başka uçuşmalarda birşeyler çıkar

dipnot: gök kelimesinin manalarından biri de ham, olmamıştır.
devamını gör...
bir dinden ziyade bir inanç sistemidir. yani hristiyanlık, islamiyet, yahudilik, budacılık, taoizm vs. gibi doktrine dayalı bir yapısı yoktur. fakat sibirya yerlilerinin şamanizminden çok daha örgütlü olduğu da bir gerçektir. mukayese edilecekse tengricilik'in en benzediği japonlardaki şinto olabilir. zira şinto da böyledir, zaten günümüzdeki şinto esas halinden oldukça uzakta budizm ile iç içe geçmiş bir halidir.

misal islamiyet ile mukayese etmek gerekirse ana akım islamda kutsal kitap kur'an-ı kerim kabul edilir geri kalan kısım da hadisler ile açıklanır belli bir ibadethane, dua, ritüelleri vardır. işte bunu tengricilikte görmeyiz kutsal metinleri, ruhban sınıfı, ibadethanesi(tengrilik denilen şeyler olsa da bunlar genel olarak süslenmiş veya kutsal belirlenmiş doğa bölgelerinden oluşur. tıpkı keltlerdeki gibi) duaları, ritüelleri yoktur. o nedenle her kam, baksı/bakşi, falbin yani şaman adına artık hangisini derseniz farklı bir ritüel gerçekleştirir. dogmatik bir yapısı da olmadığı için birden fazla değişik versiyonu ortaya çıkar. politeist olduğu gibi aynı zamanda cengiz han'ın soy ağacını anlattığı hikayede isa mesih gibi tengri'den gelen mavi bir ışık sayesinde atası olacak kişiye bir insan olan börteçine hamile kalabilir, hatta sonraki süreçte semavi dinlerde görülen bir kavram olan peygamberlik de "teb tengri" olarak bilinen şamanla bizzat tengri'nin konuşup dünyayı cengiz ve oğullarına verdiğini ilan etmesiyle çıkar.

tengricilik özünde şamanizm, totemizm, atalar kültü ve monoteizmden temellenen bir inanç sistemi olarak ortaya çıkar. din adamları açık bir şekilde şamanlardı fakat bunlar obalardan dışarı çıkıp dini örgütlemediler ve bir ruhban sınıfı oluşturmadılar, bu vesileyle her ne kadar din-inanç dönemin politikasında "kut anlayışı" olarak kendini gösterse de din adamlarının devlet nezinde bir politik gücü yoktu. totemizm ise ongun adı verilen kızılderili ve pasifika totemlerine benzeyen nesneler olup her kabile/boy kendi ongununa sahipti. atalar kültünde ise hiung-nu'ların göğe, yıldızlara, göksel atalara ak donlu at kurban ettikleri bilinmektedir. bu kurban bir dağın tepesinde ok ve kargı gibi aletlerle vurulup yakılıyordu. toprağa ve toprak ruhlarına verilen kurbanların çiğ eti ve kanı yere gömülüyordu. türk boylarında ak donlu at göğe kurban edilir, koyun ya da koç ise yere gömülürdü. göktürklerde her yılın ilk ayında kumandanların yabgunun sarayında toplanarak yer ve gök ruhlarına, atalara kurban kestikleri görülmektedir. hunlar, kurbanı sonbaharda keserlerdi. gerek doğu gerekse batı türkleri atalar mağarasında kurban sunarak atalar ayini icra ediyorlardı. atalar ölümü, mağara ise doğumu simgelediğinden atalar mağarası ölürken doğumu, doğarken de ölümü temsil etmiş oluyordu. monoteizm ise türklerde tengri olarak bilinen cennetin (hiung-nu döneminde) veya cennetteki bir tin'in (göktürkler için) etrafında gelişiyor. zerdüştlük, manicilik gibi diğer dinlerle temas öncesinde açık ara evren ve ahiretin tek efendisi olarak ortaya çıkıyordu.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"tengricilik" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim