orijinal adı: 富江
aynı adlı serinin ilk filmi olan, temelini junji ito'nun aynı adlı mangasından alan, yönetmenliğinden ataru oikawa'nın sorumlu olduğu 1998 japon yapımı korku, gizem ve suç filmidir. yapımın konusunda; bir kadın, geçirdiği ağır travmanın ardından hatıralarını zihnine geri getirebilmek adına bir psikiyatristten yardım almaktadır. hipnoz seansları esnasında "tomie" ismini tekrarlamakta alan kadın, bu ismi nereden bildiğini ise anımsayamamaktadır. aynı zamanda, bir polis dedektifi, zalimce işlenen bir cinayetler zincirini araştırıp soruşturarak aydınlatmaya çalışmaktayken, o da "tomie" ismiyle karşılaşır. bu ikisinin arasındaki bağlantı nedir ve bu "tomie" gizemi çözülebilecek midir?
aynı adlı serinin ilk filmi olan, temelini junji ito'nun aynı adlı mangasından alan, yönetmenliğinden ataru oikawa'nın sorumlu olduğu 1998 japon yapımı korku, gizem ve suç filmidir. yapımın konusunda; bir kadın, geçirdiği ağır travmanın ardından hatıralarını zihnine geri getirebilmek adına bir psikiyatristten yardım almaktadır. hipnoz seansları esnasında "tomie" ismini tekrarlamakta alan kadın, bu ismi nereden bildiğini ise anımsayamamaktadır. aynı zamanda, bir polis dedektifi, zalimce işlenen bir cinayetler zincirini araştırıp soruşturarak aydınlatmaya çalışmaktayken, o da "tomie" ismiyle karşılaşır. bu ikisinin arasındaki bağlantı nedir ve bu "tomie" gizemi çözülebilecek midir?
yönetmen:
ataru oikawa
oyuncular:
mami nakamura
miho kanno
yoriko douguchi
tomorowo taguchi
kenji mizuhashi
rumi
ataru oikawa
oyuncular:
mami nakamura
miho kanno
yoriko douguchi
tomorowo taguchi
kenji mizuhashi
rumi
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "tekrar twin peaks’e başlayacağım galiba" tarafından 24.09.2024 17:02 tarihinde açılmıştır.
1.
yönetmen koltuğunda ataru oikawa oturan, 1998 yılında vizyona girmiş, junji ito tarafından yazılan korku serisinin uyarlaması olan bu filmden bahsetmem gerekiyor.
filmin konusuyla başlayalım önce. uyuyamadığı için psikoloğundan yardım isteyen bir ablanın hipnoz seansıyla başlıyor... bu ablamız birkaç ay önce korkunç bir kaza geçirmiş ve her şeyi unutmuş... hal böyle oluca bu ablamızın sıkıntısının aslında daha derin olduğunu anlıyoruz, biz de psikolog ile birlikte merak etmeye başlıyoruz... bu ablamız hipnozdayken ''tomie...'' ismini sürekli fısıldıyor ve ufak bir araştırmayla tomie isminde öldürülen bir sınıf arkadaşı olduğunu öğreniyor psikolog... asıl sıkıntı burada başlıyor çünkü aynı isimdeki bu tomie 1800'lerden bu yana hep aynı öldürülüş şekliyle farklı yerlerde öldürülüyor?!...
filmin konusu inanılmaz güzel ve beni inanılmaz biçimde tatmin etti açıkçası. senaryo ilmek ilmek işlenmiş ve insanı hiç sıkmadan ilerliyor, hatta ve hatta bazı sahneler korkunç bir şeyler barındırıyor olsa dahi yönetmen o kısımları öyle iyi çekmiş ki inanın korkmak ya da iğrenmek yerine ne olduğunu düşünüp duruyorsunuz, asıl korkunç kısmı gizemin arkasında bırakarak bence izlenilebilir kılmış filmi...
dahası da var, filmin görüntülerine bayıldım ben. özellikle hafif yeşil bir tonda seyrediyor film, bizi içine almakla kalmıyor, görsel tatmin de yaşatıyor...
filmin ne saçma sapan korku efektleri ne de insana artık yeter dedirten sesleri var... tam tadında, tam tıkırında, tam istediğim gibi bir şeydi.
filmin konusuyla başlayalım önce. uyuyamadığı için psikoloğundan yardım isteyen bir ablanın hipnoz seansıyla başlıyor... bu ablamız birkaç ay önce korkunç bir kaza geçirmiş ve her şeyi unutmuş... hal böyle oluca bu ablamızın sıkıntısının aslında daha derin olduğunu anlıyoruz, biz de psikolog ile birlikte merak etmeye başlıyoruz... bu ablamız hipnozdayken ''tomie...'' ismini sürekli fısıldıyor ve ufak bir araştırmayla tomie isminde öldürülen bir sınıf arkadaşı olduğunu öğreniyor psikolog... asıl sıkıntı burada başlıyor çünkü aynı isimdeki bu tomie 1800'lerden bu yana hep aynı öldürülüş şekliyle farklı yerlerde öldürülüyor?!...
filmin konusu inanılmaz güzel ve beni inanılmaz biçimde tatmin etti açıkçası. senaryo ilmek ilmek işlenmiş ve insanı hiç sıkmadan ilerliyor, hatta ve hatta bazı sahneler korkunç bir şeyler barındırıyor olsa dahi yönetmen o kısımları öyle iyi çekmiş ki inanın korkmak ya da iğrenmek yerine ne olduğunu düşünüp duruyorsunuz, asıl korkunç kısmı gizemin arkasında bırakarak bence izlenilebilir kılmış filmi...
dahası da var, filmin görüntülerine bayıldım ben. özellikle hafif yeşil bir tonda seyrediyor film, bizi içine almakla kalmıyor, görsel tatmin de yaşatıyor...
filmin ne saçma sapan korku efektleri ne de insana artık yeter dedirten sesleri var... tam tadında, tam tıkırında, tam istediğim gibi bir şeydi.
devamını gör...
