toplumsal cinsiyet eşitliği:
kadın ve erkek eşitliğini ele alır. cinsiyet kavramı üzerinden üstünlük taslanmasına karşıdır.
devamını gör...
emekçi türk kızlarının beynini sulandırmak için neoliberaller tarafından ortaya sürülen bir başka garipliktir. bu ülkede cinsiyet farklılığı değil ezen ve ezilen arasındaki adaletsizlik sorunu vardır. erkeği de, kadını da vuran bu adaletsizliği bohem cümlelere hapsetmek anadolu'nun yiğit kadınlarına ve kızlarına yakışmaz.
devamını gör...
(bkz: doğvu mu samet)
devamını gör...
kanun önünde kadın ve erkek eşit hatta kadın pozitif ayrımcılıklarla daha üstündür. kadın erkek eşitliğinin son seviyesi budur. gerisi hayatın olağan akışına aykırıdır.
devamını gör...
ülkelerin gelişmişlik durumu, dünyanın sübjektif olarak modernleşme düzeyi gibi parametrelerden bağımsız olarak bakıldığında, küresel ölçekte halen daha birçok düzenlemenin eksik olduğunu, alınan birçok politik / sosyal kararlara rağmen, devletler düzeyinde pratikte ne denli acı durumda olduğumuzu yüzümüze çarpan durum.

makro ölçekte değerlendirebilmek ve cinsiyet eşitlilik ilkesine ne derece uyum sağlayabilen bir dünyada yaşadığımızı görebilmek adına küresel cinsiyet eşitsizliği endeksi (global gendergap report) 2021 raporunu aşağıya bırakıyorum.

gggp 2021

özet olarak;

ilk 5'i de, son 5'i de tahmin etmek zor değil. şöyle ki;

1- izlanda
2- finlandiya
3- norveç
4- yeni zelanda
5- isveç
.
.
.
133- türkiye (3 sıra düştük.)
.
.
.
152- afganistan
153- yemen
154- ırak
155- pakistan
156- suriye

2021 raporuna göre; cinsiyet eşitsizliğine en çok sahip olan grup politika / siyaset. toplam vekil sayısını ortalama 35.500 kişi olarak baz alan rapor, buna göre kadın vekillerin oranı sadece %26,1’e ve onun karşılığında 3,400 kadın birey. iyimser bir tahminle aynı ivmeyle devam edilirse 150 - 160 yıl sonra erkek / kadın vekil sayılarının dengeleneceği öngörülebilir.

benim gördüğüm kadarıyla ikinci en büyük grup ise ekonomi / istihdama katılım oranı. rapor içerisinde yer alan benzer istatistikler ele alındığında, yukarıdaki sonuçtan daha iyi bir tablonun ortaya çıkmayacağını görüyoruz.

insan, ilk günden bugüne kadar sadece 2 farklı cinsiyet tanımlaması ile yaşamış ve kendisini öyle tanımlamıştır:

1- kadın
2- erkek

üçüncü bir cinsiyet tanımı henüz bu zamana kadar yapılmadı. eşcinsel kimliğe sahip bireyler de bu gruba dahildir. sonuçta insanlar kendilerini ya erkek olarak, ya da kadın olarak hisseder ve o şekilde tanımlarlar. peki sadece 2 seçenek varken ve şimdilik üçüncü bir cinsiyet evrimi ufukta gözükmüyorken göre bu uçurumların kaynağı nedir ? nasıl düzelir ? kimler düzeltir ?

kadınlar;
ortadoğu'da aptal bir inanış neticesinde öldürülürken,
avrupa'da benzer bir aptal inanış neticesinde fikren öldürülüyor.
afrika'da aslana yem olurken,
başka bir kıtada başka bir şekilde kıyıma uğruyor.

erkekler için de farklı örneklemeler ve endeksler ile de farklı eşitsizlik konuları üzerine makaleler yazabiliriz ama mevzu sadece bu mu ?

bir kere her şeyden önce bu dünyada 'insan' denen canlının 'kötü' olabileceğini, herkesin 'iyi' bir şey olamayacağını; iyi nedir, kötü nedir? gibi kavramların / soruların mutlak bir cevabı olmadığını kabul edelim ve bilelim.

kötü, kötüdür. bir çocuğu istismar etmek 'kötü' bir şeydir. bir canlıya zorla sahip olmak 'kötü' bir şeydir. bir canlının canını almak 'kötü' bir şeydir.

"ama o hasta, pedofil."
"ama onun inanışı öyle."
"ama o, ama bu, ama şu."

onu bunu bilmem, ne romantik birisiyim ne de öyle naif birisi; öküzün, patavatsızın, dangalağın önde gideniyim lakin bir şeyi de dileyebilecek, samimiyetimle dileyebilecek kadar 'canlı' birisiyim.

umarım "ama" kelimesini kullanmayacağımız bir dünya için çok fazla geç kalmamışızdır.

tüm dünya insanları olarak.
devamını gör...
toplumsal cinsiyet eşitsizliği ile mücadele, siz ne kadar inkâr etseniz, görmez istemeseniz de, erkeklerin de yararınadır. toplumsal cinsiyet eşitliği, omzuna 'sırf erkek olduğu için' haddinden fazla yük yüklenen erkekleri de kurtaracaktır. siz erkekleri yoran feministler ve toplumsal eşitlik mücadeleleri değil arkadaşlar, eril düzenin ta kendisidir.
devamını gör...
bu kavramı benimsemeniz için feminizm çatısı altında olmanıza da gerek yoktur. nasıl islam kul hakkı yemeyin dediği zaman her kul hakkı yemeyen müslüman olmuyorsa ya da tadını sevmediğiniz için hayvansal gıda tüketmeyince vejetaryen olmuyorsanız aynı onun gibi. aynı zamanda eşitlik her alanda olmalıdır sadece hukuk değil. spor, iş verimi, bilim, sosyal alanlar. bunlardan herhangi birine karşı çıkarsanız ki genelde feministler karşı çıkar. bu cinsiyet eşitliği değil cinsiyet adaletidir. bunu da savunmakta da özgürdür tabii insanlar.
devamını gör...
beyni vajina ve penisle çalışan feminist karı zırvasıdır.

erkek ile kadın, elma ile armuttur; eşitlenemezler. evrimsel süreçte birbirimize karşı belli ölçülerde üstünlükler kazandık. kadınlar ne kadar isterlerse istesinler belli konularda* ortalama olarak erkeklerden aşağı konumdadırlar, erkekler de belli konularda ortalama olarak kadınlardan aşağı konumdadırlar. ve bu konumlarımız bize doğal süreç içerisinde bazı görevler ve konumlar atadı. bu bizim keyfiyetimiz dahilinde gerçekleşen bir durum değildi; paleolitik devirde bile insanlar kendi doğal konumlarına göre hayatın bazı kesimlerine yönelmeye başladılar. şimdi bir takım haspam çıkmış akıllarınca toplum mühendisliği yapacaklar; o öyle işlemiyor geri zekalı. eğer öyle olması gerekirse, zaman içerisinde öyle olur zaten...

ek: lan oğlum adamlar savundukları şeylerin ne anlama geldiğini, neleri kapsadığını bilmiyor. toplumsal cinsiyet eşitliği=kazanç eşitliği, toplumsal cinsiyet eşitliği=fırsat eşitliği falan zannediyorlar.

merak etme kardeşim benim lafım sana değil, ben ne istediklerinin farkında olanlara laf atıyorum; sen bir npc olarak hayatına devam edebilirsin.
devamını gör...
abd gibi gelişmiş ülkelerde dahi aynı işi yapan kadın ve erkek çalışanlar farklı maaşlar alıyorlar. aslında feminizmin çıkış noktalarından biri de budur. aynı işi yapan bireyler, cinsiyet ayırt edilmeksizin aynı ücreti almalı, aynı sosyal haklara sahip olmalıdırlar. toplumsal cinsiyet eşitliği ise kadın-erkek eşitliğinden çok daha farklı bir durum.
şuraya bir slogan bırakalım da safımız belli olsun
(bkz: eşit işe eşit ücret)
devamını gör...
türkiye’de insanlar, özellikle erkekler, “toplumsal cinsiyet eşitliği” denince kimin kasları daha güçlü, kim bilmem neye daha yatkın falan bu tartışılıyor sanıyor. abi evrim mevrim, elma armut ne anlatıyorsun sen? feminizm, tce bununla alakalı değil. sidik yarıştırmıyoruz burada.
feminizm/tce en temel anlamıyla bireylerin ait olduğu cinsel kimlikten dolayı ayrımcılığa, adaletsizliğe uğramasıyla mücadele eder. tabiki toplumsal, hukuki ve ekonomik alanlarda… bu kadar basit.
devamını gör...
*doğu'da kadınlar erkeklerin yanında yere oturuyor.
*erkeklerden sonra yemek yiyor.
*erkeklerden geride yürüyor.
*erkekler sustuktan sonra konuşabiliyor.


ataerkilliğin kabul gördüğü topraklarda eşitlik yoktur.
devamını gör...
hadi eşitiz diyelim ama kadınlara, kadın olmaları sebebi ile "pozitif" adı altında ayrımcılık uygulayalım, ilk olarak bunu masum hale getirelim, sonra uygulamayanları adeta yanlış bir şey yapıyormuşçasına kınayalım.

ne kadar eşitçe değil mi, çok fazla eşitçe. sen kadınsın, sana pozitif ayrımcılık uygulamalıyım, ama bak eşitiz.

hahaha(farklı şekillerde de gülmek isterdim ancak üşendim)
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"toplumsal cinsiyet eşitliği" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim