61.
a room for one's own(kendine ait bir oda), to the lighthouse(deniz feneri) kitaplarını okumuştum. ıkisi de o kadar güzel sosyolojik çıkarımlar barındırıyordu ki beğenmemek zordu. ayrıca virgina 20. yy'da yaşamış bir yazardır. victorian age'deki jane austen, bronte kardeşleri de eleştirmiştir. bu gibi yazar kadınların romanlarını kendilerine ait odaları ve yalnız kalacak zamanları olmadığı için salonda tamamladıklarını anlatır. çünkü eve misafir geldiğinde ya da ev halkının ayak işini yaparken roman yazmak şiir yazmaya kıyasla daha kolaydır. bu açıdan bakarak kadınlar için, çünkü erkekler için kadınlara kıyasla özgürlük her zaman daha mümkün olmuştur, kendine ait bir oda kitabı'nı yazmış ve bu özgürlüğe erişmek için önemli olanın bir oda ve para olduğunu iddia etmiştir.
devamını gör...
62.
ingiliz tarihinin huzunlu kralicesi. kırıktır. feministtir.
kaybolmus hissedilen durumlarda sizi de ırmagında kelimeleriyle surukler.
okuduklarım:
-miss. dalloway
-dalgalar
-kendine ait bir oda
-deniz feneri
kaybolmus hissedilen durumlarda sizi de ırmagında kelimeleriyle surukler.
okuduklarım:
-miss. dalloway
-dalgalar
-kendine ait bir oda
-deniz feneri
devamını gör...
63.
"yakınlık, uzaklaşıyordu" der woolf. 21. yy. için kullanılmış müthiş bir tanım.
devamını gör...
64.
toroslunun tovbesi yapragi gorene kadarmis, dayanamayip entel giri girdik yine. cunku her ne kadar ikisinin de calismalarini incelemem gerekse de bu saatte icim ne nietzsche ne de beckett okumayi cekiyor acikcasi.
neyse efendim. ne diyorduk? hah, virginia woolf.
edebiyat ve tarihi hakkinda pek bir sey bilmeyen arkadaslar bu yazari "feminist" sozcugu ile kisitlamaya ve tanimlamaya tesnedir.
kah iyi kah kotu bir niyetle yaparlar bunu. ha yanlis midir? degildir ancak eksiktir.
woolf feministtir amenna ama ayni zamanda modernist edebiyatin mihenk taslarindandir. toplumsal meselelere feminizm baglaminin disinda da iyi parmak basar, birinci dunya savasi'nin ingiltere'de (ve kita avrupasi'nda) yarattigi o umutsuz atmosferi iyi teshis eder.
kisa oykulerinin bazilarinda da o serin, keskin ingiliz mizahinin hos orneklerine rastlayabilirsiniz.
severiz.
hamis: "woolf okumaya nereden baslayayim?" diye soranlar icin amme hizmeti yapayim. overlok makinesi ayaginiza geldi arkadaslar:
(bkz: a room of one's own)*
(bkz: the man who loved his kind)*
(bkz: solid objects)*
(bkz: mrs. dalloway)*
(bkz: the years)*
neyse efendim. ne diyorduk? hah, virginia woolf.
edebiyat ve tarihi hakkinda pek bir sey bilmeyen arkadaslar bu yazari "feminist" sozcugu ile kisitlamaya ve tanimlamaya tesnedir.
kah iyi kah kotu bir niyetle yaparlar bunu. ha yanlis midir? degildir ancak eksiktir.
woolf feministtir amenna ama ayni zamanda modernist edebiyatin mihenk taslarindandir. toplumsal meselelere feminizm baglaminin disinda da iyi parmak basar, birinci dunya savasi'nin ingiltere'de (ve kita avrupasi'nda) yarattigi o umutsuz atmosferi iyi teshis eder.
kisa oykulerinin bazilarinda da o serin, keskin ingiliz mizahinin hos orneklerine rastlayabilirsiniz.
severiz.
hamis: "woolf okumaya nereden baslayayim?" diye soranlar icin amme hizmeti yapayim. overlok makinesi ayaginiza geldi arkadaslar:
(bkz: a room of one's own)*
(bkz: the man who loved his kind)*
(bkz: solid objects)*
(bkz: mrs. dalloway)*
(bkz: the years)*
devamını gör...