1.
rusya'nın en soğuk iklime sahip cumhuriyeti.
devamını gör...
2.
bir çok ortak kelime kullandığımız yakut türklerinin yaşadığı, başkenti yakutsk olan ülke.
devamını gör...
3.
-71 derecenin görüldüğü buzlar ülkesi. arabalar donmasın diye sürekli çalışır bırakılıyormuş yada özel ısıtmalı garajlarda muhafaza ediliyormuş.
devamını gör...
4.
hala şamanizme inanan,doğaya saygı ve minnet duyan insanların olduğu ,dünyadaki en büyük yüzölçümüne sahip özerk ülkedir.
devamını gör...
5.
rusya'ya bağlı olan ve halkının türki özelliklerden hala kopmadığı özerk bölge.
devamını gör...
6.
tabiri caizse cehennem soğuğunun yaşandığı yer.
devamını gör...
7.
dünyanın en soğuk bölgelerinden birisi. uzun zamandır ilgimi çeken bir konu buradaki yaşam.
ruhi çenet ve kardeşi sümeyra çenet geçtiğimiz hafta buraya yaptıkları seyehat video'larını paylaşmaya başladılar. burayı merak ediyorsanız izlemenizi tavsiye ederim.
ruhi çenet ve kardeşi sümeyra çenet geçtiğimiz hafta buraya yaptıkları seyehat video'larını paylaşmaya başladılar. burayı merak ediyorsanız izlemenizi tavsiye ederim.
devamını gör...
8.
trt belgesel’de öğrendiğim ülke. sanırım teklikeli okul yolları idi ismi. ondan sonra da telefonumun hava durumuna bu ülkeyi ekledim ve ara ara hava durumuna bakıyorum nedense. belgeselde kadın, -50 dereceye kadar çocukların okula gidebileceğini söylemişti. -50 nedir yahu? -60 ‘ı da görüyorlarmış. çamaşırlar ise dışarda kurutuluyor(!), kadın buz kalıbı haline gelmiş kıyafetleri topluyordu. öyle bir ülke yani.
devamını gör...
9.
saha cumhuriyeti ya da yakutistan, rusya federasyonu'nu oluşturan özerk cumhuriyetlerden birisidir. nüfusun çoğunluğunu oluşturan yakutlar, bir türk halkıdır. cumhuriyetin rusça'daki tam adı "respublika saha" olarak yazılır. yakut türkleri'nin dini hristiyanlık ve şamanizm olup yakutistan'ın başkenti yakutsk şehridir.
yakutistan bayrağı
yakutistan bayrak-haritası
yakutistan devlet arması
yakut(saha) türkleri
yakutistan bayrağı
yakutistan bayrak-haritası
yakutistan devlet arması
yakut(saha) türkleri
devamını gör...
10.
tuva cumhuriyeti ile birlikte eski türk kültürünü muntazaman koruyabilmiş coğrafyalardan birisidir. tabii bunda en önemli etkeni; çok uzun yıllar diğer kültürlerden ve teknolojik gelişmelerden uzak kalmış olmaları oluşturur. düşünün ki bu türk topluluğunu ruslar bile ancak 17. yüzyılın ortalarında fark ediyor. * tabii sonrasında da doğal olarak işgal süreci başlıyor. bu işgal süreciyle birlikte yeni karşılaşılan bu kültürün genel özellikleri ve yapısı, ruslarda merak uyandırıyor. bu sayede saha dili, tarihi ve folkloru üzerine çalışmalar yapılmaya başlanıyor. yani adamlar tabiri caizse türkleri yeniden keşfediyor. *
bunun getirisi olarak da bu coğrafyaya araştırma gezileri düzenleniyor. bunların en bilinenleri; ''ulu kuzey gezisi'' ve ''2. kamçatkaga gezisi''dir. bu çalışma gezilerine pek çok seyyah ve rus akademisyen dahil oluyor ve sahalarla ilgili ciddi anlamda bilgi akışı temin edilmeye başlıyor. misal yakov lindenau'nun bu gezilerde derlenen bilgileri yayımladığı ''sahaların tarifi'' adlı çalışması bu işin ilk basamaklarının oluşmasına büyük katkı sağlamıştır. zira bu sayede kam ritüellerinden tutun, saha mitolojisine ve saha iyelerine dair pek çok ayrıntı bu eserle birlikte daha bilinir bir hale gelmiştir. tabi günümüzde bu bilgileri çok daha ileri götürmüş ve ayrıntılı hale getirmiş eserler var; ttk ve tdk yayınları bunların bir kısmını yayımladı. merak edenler araştırıp okuyabilirler.
bu arada ''yakut'' kelimesi rus kökenli bir kelimedir. onlarsa kendilerini ''saha'' olarak tanımlar ve nitelendirirler. bunun da altını çizmek lazım. ayrıca sscb kurulduktan sonra sahalar başlangıçta latin alfabesi kullanmışlardır. sonrasında saha alfabesi yayımlanmıştır. ancak 22 yıllık bir süreçten sonra rus baskıları ile rus alfabesi kullanmak zorunda bırakılmışlardır.
ha, tabii bu arada sahalar, ruslara öyle ellerini kollarını sallayarak teslim olmamıştır. burada sayıca az ve teknolojik açıdan zayıf bir topluluktan bahsediyoruz. tabiri caizse, saha topraklarında beyaz adam-kızılderili mücadelesinin bir benzeri yaşanmıştır o dönemlerde... 70 yıl kadar rus çarlığına direnmişlerdir. mamih, kangalas, cennih gibi liderlerin önderliğinde bağımsızlıklarını korumaya çalışmışlar ancak başarılı olamamışlardır.
bu arada asimilasyon süreci ve çabası da kızılderili mevzusu ile benzerlik gösterir. nasıl ki orada rezervasyon alanları ve kilise okulları marifeti ile kızılderililere öz kimlikleri unutturulmaya çalışılmışsa, çarlık rusya'sı da bir benzerini sahalara yapmıştır. bu süreç saha türklerinin bir kısmının hristiyanlaşmasına sebep olsa dahi, kamların varlığı ve kamlaniyelerin devam etmesi bir türlü engellenememiş ve toplumsal bellek taze kalarak günümüze kadar gelmiştir. ancak şunu söyleyebilirim ki; halen ohuokay dansı yapan sahaları ve kamlarını gördüğünüzde içinizi bir mutluluk kaplayıveriyor. tabii bu saha coğrafyasının sömürülmeye devam ettiği gerçeğini unutturmuyor size. zira o coğrafya dünyadaki elmas üretiminin önemli bir kısmını karşılıyor. lenin'i buraya da sürmüşler onu unutmamak lazım. * tuva cumhuriyeti ile ilgili yazdığım yazıda o süreçten bahsetmiştim sanırım. bu yüzden bu tanımda o kısma girmeyeceğim.
ha soğuğu biraz abartılıyor. * soğuk o coğrafyanın tanrısı sadece. *
ayrıca sağlam bedduaları var. ''kutlu odun sönsün, bacan kırağı dolsun, dışı kar olsun, yolun kapansın, evine köpek de girmesin!'' sahalı kardeşlerimizi çok kızdırırsanız beddua zincirleme tamlaması yapıp, üzerinize bela salabilirler haberiniz olsun. efendi olun özetle. efendi olursanız şöyle güzel temennilerle uğurlanabilirsiniz; ''yer-kaya, su-deniz, orman-dağ, günahını düzeltsin, yolun yükseğini alçaltsın, görünmezden korusun. kar, yağmur, yel, rüzgar soğuklarını azaltsın, güneşin ateşi şiddetini artırmasın!'' bu konuyla ilgili de kısa ama doyurucu olarak okuyabileceğiniz ''saha türk edebiyatı'' adlı bir çalışma var. orada çok hoş betimlemeler ve tabirlerle karşılaşabiliyorsunuz.
yazdıkça aklıma bir şey geliyor. geldikçe de tanım uzuyor. kısa kessem iyi olacak sanırım. * saha mitolojisi cidden zengin bir mitoloji ve tanrısal motiflerin yanında pek çok iyenin tasnifi yapılmış durumda. sözlükte bazılarının başlığını açmıştım. şöyle ki;
(bkz: ürün aar toyon)
(bkz: küöx bollox toyon)
(bkz: aan alahçın xotun)
(bkz: ilbis xaan)
(bkz: ilbis kııha)
(bkz: allaraa doydu)
(bkz: аan uххаn)
(bkz: üör)
(bkz: doxsun duyar)
(bkz: kün cöhögöy)
burada keseyim yoksa parmaklarımı durduramıyorum. sonu pek iyi olmayacak. *
bunun getirisi olarak da bu coğrafyaya araştırma gezileri düzenleniyor. bunların en bilinenleri; ''ulu kuzey gezisi'' ve ''2. kamçatkaga gezisi''dir. bu çalışma gezilerine pek çok seyyah ve rus akademisyen dahil oluyor ve sahalarla ilgili ciddi anlamda bilgi akışı temin edilmeye başlıyor. misal yakov lindenau'nun bu gezilerde derlenen bilgileri yayımladığı ''sahaların tarifi'' adlı çalışması bu işin ilk basamaklarının oluşmasına büyük katkı sağlamıştır. zira bu sayede kam ritüellerinden tutun, saha mitolojisine ve saha iyelerine dair pek çok ayrıntı bu eserle birlikte daha bilinir bir hale gelmiştir. tabi günümüzde bu bilgileri çok daha ileri götürmüş ve ayrıntılı hale getirmiş eserler var; ttk ve tdk yayınları bunların bir kısmını yayımladı. merak edenler araştırıp okuyabilirler.
bu arada ''yakut'' kelimesi rus kökenli bir kelimedir. onlarsa kendilerini ''saha'' olarak tanımlar ve nitelendirirler. bunun da altını çizmek lazım. ayrıca sscb kurulduktan sonra sahalar başlangıçta latin alfabesi kullanmışlardır. sonrasında saha alfabesi yayımlanmıştır. ancak 22 yıllık bir süreçten sonra rus baskıları ile rus alfabesi kullanmak zorunda bırakılmışlardır.
ha, tabii bu arada sahalar, ruslara öyle ellerini kollarını sallayarak teslim olmamıştır. burada sayıca az ve teknolojik açıdan zayıf bir topluluktan bahsediyoruz. tabiri caizse, saha topraklarında beyaz adam-kızılderili mücadelesinin bir benzeri yaşanmıştır o dönemlerde... 70 yıl kadar rus çarlığına direnmişlerdir. mamih, kangalas, cennih gibi liderlerin önderliğinde bağımsızlıklarını korumaya çalışmışlar ancak başarılı olamamışlardır.
bu arada asimilasyon süreci ve çabası da kızılderili mevzusu ile benzerlik gösterir. nasıl ki orada rezervasyon alanları ve kilise okulları marifeti ile kızılderililere öz kimlikleri unutturulmaya çalışılmışsa, çarlık rusya'sı da bir benzerini sahalara yapmıştır. bu süreç saha türklerinin bir kısmının hristiyanlaşmasına sebep olsa dahi, kamların varlığı ve kamlaniyelerin devam etmesi bir türlü engellenememiş ve toplumsal bellek taze kalarak günümüze kadar gelmiştir. ancak şunu söyleyebilirim ki; halen ohuokay dansı yapan sahaları ve kamlarını gördüğünüzde içinizi bir mutluluk kaplayıveriyor. tabii bu saha coğrafyasının sömürülmeye devam ettiği gerçeğini unutturmuyor size. zira o coğrafya dünyadaki elmas üretiminin önemli bir kısmını karşılıyor. lenin'i buraya da sürmüşler onu unutmamak lazım. * tuva cumhuriyeti ile ilgili yazdığım yazıda o süreçten bahsetmiştim sanırım. bu yüzden bu tanımda o kısma girmeyeceğim.
ha soğuğu biraz abartılıyor. * soğuk o coğrafyanın tanrısı sadece. *
ayrıca sağlam bedduaları var. ''kutlu odun sönsün, bacan kırağı dolsun, dışı kar olsun, yolun kapansın, evine köpek de girmesin!'' sahalı kardeşlerimizi çok kızdırırsanız beddua zincirleme tamlaması yapıp, üzerinize bela salabilirler haberiniz olsun. efendi olun özetle. efendi olursanız şöyle güzel temennilerle uğurlanabilirsiniz; ''yer-kaya, su-deniz, orman-dağ, günahını düzeltsin, yolun yükseğini alçaltsın, görünmezden korusun. kar, yağmur, yel, rüzgar soğuklarını azaltsın, güneşin ateşi şiddetini artırmasın!'' bu konuyla ilgili de kısa ama doyurucu olarak okuyabileceğiniz ''saha türk edebiyatı'' adlı bir çalışma var. orada çok hoş betimlemeler ve tabirlerle karşılaşabiliyorsunuz.
yazdıkça aklıma bir şey geliyor. geldikçe de tanım uzuyor. kısa kessem iyi olacak sanırım. * saha mitolojisi cidden zengin bir mitoloji ve tanrısal motiflerin yanında pek çok iyenin tasnifi yapılmış durumda. sözlükte bazılarının başlığını açmıştım. şöyle ki;
(bkz: ürün aar toyon)
(bkz: küöx bollox toyon)
(bkz: aan alahçın xotun)
(bkz: ilbis xaan)
(bkz: ilbis kııha)
(bkz: allaraa doydu)
(bkz: аan uххаn)
(bkz: üör)
(bkz: doxsun duyar)
(bkz: kün cöhögöy)
burada keseyim yoksa parmaklarımı durduramıyorum. sonu pek iyi olmayacak. *
devamını gör...
11.
soğuk biraz soğuk bir yer.
devamını gör...