yaratıcının varlığının ve tekliğinin ispatı
başlık "knowledge" tarafından 23.04.2025 20:03 tarihinde açılmıştır.
1.
"doğru inanç her zaman vardır. çünkü bu yargının zıttı olan "doğru inanç yoktur." önermesi çelişik olduğu için hiçbir zaman doğru inanç olmaz ve bir önermenin aksi çelişikse o önerme doğrudur.
doğru inanç, doğru inanma ile vardır. örneğin; bir önceki
argümantasyonda "doğru inanç vardır." yargısının doğru inanç olduğunu; o inancın doğruluğunu doğru bir şekilde gerekçelendirerek, yani; o inancın doğruluğuna, doğru inanarak gerekçelendirdik.
doğru inanç bilgidir. bir önermenin doğruluğunu bilmek, o önermenin doğru olduğundan emin olma hakkına sahip olmaktır. bir önermenin doğru olduğundan emin olma hakkına sahip olmak için, o önermenin doğruluğu ile ilgili yeterli kanıta sahip bir gerekçelendirme yapmak gerekir. bu da; o önermenin doğruluğuna, doğru inanarak gerçekleşir. o halde; bilme, doğru inanmadır; yani, bilgi, doğru inançtır.
bu üç önerme ile ne demek istediğimi, ismini clifford ölçütü koyduğum söz ile açayım: clifford'un "bir şeye yetersiz delile dayanarak inanmak, herkes için, her zaman ve her yerde yanlıştır." sözünü "bir şeye yeterli delile dayanarak inanmak, herkes için, her zaman ve her yerde doğrudur." şekline çevirip; bilmenin, bir önermenin doğruluğuna yeterli kanıta dayanarak inanmak, ilgili önermenin doğruluğundan emin olma hakkına sahip olmak olduğunu dikkate alarak, bilmek ile doğru inanmanın aynı olduğunu söyleyebiliriz. yani; herhangi bir önermenin doğruluğuna, doğru inanıyorsak o önermenin doğruluğunu biliyoruz demektir. dolayısıyla; bilmek, doğru inanmak; bilgi, doğru inançtır.
gerekçelendirdiği bilgi tanımına olası bir itiraza cevap vererek devam etmek istiyorum: konu, gettier problemi. gettier örneklerindeki kişiler, ilgili önermelerin doğruluğu ile alakalı yeterli kanıtları bulunmadığından, o önermelerin doğruluğuna, doğru inanamazlar. bu nedenle, doğru inançları yoktur. bu da, benim gerekçelendirdiğim şekli ile "bilgi, doğru inançtır." tanımının gettier tipi örneklerden etkilenmediği anlamına gelir.
buraya kadar; doğru inancın her zaman var olduğunu, yine doğru inancın doğru inanma ile var olduğunu ve doğru inancın bilgi olduğunu gerekçelendirdik. doğru inanç her zaman varsa doğru inanma da her zaman vardır ve doğru inanma bir fiil olduğundan her zaman var olan bir doğru inanana muhtaçtır. o halde; her zaman doğru inanan vardır.
her zaman doğru inanan, herhangi bir anda yanılırsa her zaman doğru inanan olamayacağından, yanılmaz. sadece, her zaman her şeyi bilen yanılmazdır.
her zaman her şeyi bilen, uzay ve zaman içindeki tüm olayları da bilir. ancak uzayı ve zamanı kuşatan uzayın ve zamanın içindeki tüm olayları bilebilir. uzayı kuşatan, uzayı her tarafından kuşattığından, tektir.
her şeyi bilen, var etmeyi de bilir. var etmeyi bilen, var edebilme kudretine sahiptir. var edebilme kudretine sahip olan, var eden'dir.
özetle:
bilgi, doğru inançtır.
doğru inanç, doğru inanana muhtaçtır.
doğru inanç, her zaman vardır.
her zaman doğru inanan biri zorunludur.
her zaman doğru inanan, yanılmaz biridir.
yanılmayan biri, her şeyi bilendir.
her şeyi bilen, zaman ve mekanı kuşatandır.
zamanı ve mekanı kuşatan, tektir.
her şeyi bilen, var etmeyi de bilir.
var etmeyi bilen, var edebilme kudretine sahiptir.
var edebilme kudretine sahip olan, var eden’dir.
o halde, bilgiyi var eden bilen, var eden’dir."
şeklindeki ispattır.
edit: argümantasyon eklendi.
doğru inanç, doğru inanma ile vardır. örneğin; bir önceki
argümantasyonda "doğru inanç vardır." yargısının doğru inanç olduğunu; o inancın doğruluğunu doğru bir şekilde gerekçelendirerek, yani; o inancın doğruluğuna, doğru inanarak gerekçelendirdik.
doğru inanç bilgidir. bir önermenin doğruluğunu bilmek, o önermenin doğru olduğundan emin olma hakkına sahip olmaktır. bir önermenin doğru olduğundan emin olma hakkına sahip olmak için, o önermenin doğruluğu ile ilgili yeterli kanıta sahip bir gerekçelendirme yapmak gerekir. bu da; o önermenin doğruluğuna, doğru inanarak gerçekleşir. o halde; bilme, doğru inanmadır; yani, bilgi, doğru inançtır.
bu üç önerme ile ne demek istediğimi, ismini clifford ölçütü koyduğum söz ile açayım: clifford'un "bir şeye yetersiz delile dayanarak inanmak, herkes için, her zaman ve her yerde yanlıştır." sözünü "bir şeye yeterli delile dayanarak inanmak, herkes için, her zaman ve her yerde doğrudur." şekline çevirip; bilmenin, bir önermenin doğruluğuna yeterli kanıta dayanarak inanmak, ilgili önermenin doğruluğundan emin olma hakkına sahip olmak olduğunu dikkate alarak, bilmek ile doğru inanmanın aynı olduğunu söyleyebiliriz. yani; herhangi bir önermenin doğruluğuna, doğru inanıyorsak o önermenin doğruluğunu biliyoruz demektir. dolayısıyla; bilmek, doğru inanmak; bilgi, doğru inançtır.
gerekçelendirdiği bilgi tanımına olası bir itiraza cevap vererek devam etmek istiyorum: konu, gettier problemi. gettier örneklerindeki kişiler, ilgili önermelerin doğruluğu ile alakalı yeterli kanıtları bulunmadığından, o önermelerin doğruluğuna, doğru inanamazlar. bu nedenle, doğru inançları yoktur. bu da, benim gerekçelendirdiğim şekli ile "bilgi, doğru inançtır." tanımının gettier tipi örneklerden etkilenmediği anlamına gelir.
buraya kadar; doğru inancın her zaman var olduğunu, yine doğru inancın doğru inanma ile var olduğunu ve doğru inancın bilgi olduğunu gerekçelendirdik. doğru inanç her zaman varsa doğru inanma da her zaman vardır ve doğru inanma bir fiil olduğundan her zaman var olan bir doğru inanana muhtaçtır. o halde; her zaman doğru inanan vardır.
her zaman doğru inanan, herhangi bir anda yanılırsa her zaman doğru inanan olamayacağından, yanılmaz. sadece, her zaman her şeyi bilen yanılmazdır.
her zaman her şeyi bilen, uzay ve zaman içindeki tüm olayları da bilir. ancak uzayı ve zamanı kuşatan uzayın ve zamanın içindeki tüm olayları bilebilir. uzayı kuşatan, uzayı her tarafından kuşattığından, tektir.
her şeyi bilen, var etmeyi de bilir. var etmeyi bilen, var edebilme kudretine sahiptir. var edebilme kudretine sahip olan, var eden'dir.
özetle:
bilgi, doğru inançtır.
doğru inanç, doğru inanana muhtaçtır.
doğru inanç, her zaman vardır.
her zaman doğru inanan biri zorunludur.
her zaman doğru inanan, yanılmaz biridir.
yanılmayan biri, her şeyi bilendir.
her şeyi bilen, zaman ve mekanı kuşatandır.
zamanı ve mekanı kuşatan, tektir.
her şeyi bilen, var etmeyi de bilir.
var etmeyi bilen, var edebilme kudretine sahiptir.
var edebilme kudretine sahip olan, var eden’dir.
o halde, bilgiyi var eden bilen, var eden’dir."
şeklindeki ispattır.
edit: argümantasyon eklendi.
devamını gör...
2.
yunustan gelsin: ete kemiğe büründüm yunusleyin göründüm.
devamını gör...
3.
denk geldikçe, benzer başlıkların hepsine aynısını yazacağım. gereksizdir. yazabiliyor olsam, büyük harflerle yazardım.
zira, bu inanç mevzusu sadece bireyi ilgilendiriyor. kendimden örnek vereyim. yaratıcının varlığına ve tekliğine inanıyorsam. herhangi bir ispata ihtiyacım yoktur. benim için vardır.
tam tersi durumda da, bir yaratıcı olmadığına inanıyorsam. yine, ispata ihtiyacım yoktur. çünkü, bahsettiğiniz ispat da elle tutulur, gözle görülür bir şey değil. varsayımla, iyi niyetle, ispatı karıştırıyorsunuz.
herkes istediğine inansın. kimse kimseye bir şeyi ispat etmeye uğraşmasın. boş iş çünkü. her iki taraf için de.
zira, bu inanç mevzusu sadece bireyi ilgilendiriyor. kendimden örnek vereyim. yaratıcının varlığına ve tekliğine inanıyorsam. herhangi bir ispata ihtiyacım yoktur. benim için vardır.
tam tersi durumda da, bir yaratıcı olmadığına inanıyorsam. yine, ispata ihtiyacım yoktur. çünkü, bahsettiğiniz ispat da elle tutulur, gözle görülür bir şey değil. varsayımla, iyi niyetle, ispatı karıştırıyorsunuz.
herkes istediğine inansın. kimse kimseye bir şeyi ispat etmeye uğraşmasın. boş iş çünkü. her iki taraf için de.
devamını gör...
4.
yaratıcının vaelığının ispatı= varlık.
yaratıcının tekliğinin ispatı= kainattaki düzen.
yaratıcının tekliğinin ispatı= kainattaki düzen.
devamını gör...
5.
varlık kavramının kendisi sıkıntılı, mantıken varlığın yaratıcısının, (eğer tanrıdan bahsediyorsak ) varlıktan bağımsız olması beklenir yani kendisi(,tanrı/yaratıcı) varlığın sebebi demek de varlık tanrıyla varoldu demek ama oda sıkıntılı şayet varlık; bir form/şekil tam açıklayacak uygun kelimeyi bulamadım ama ona sahiptir işte. aslında anlamıda konuşmak lazım burda, şayet varlıktan önce anlam mümkün mü? anlam dediğimiz olgu gerçekten var mı? zaman ve mekan olmadığı bir durumda bir varlığın ya da anlamın varolması mümkün müdür? mümkünse anlamın ya da varlığın ilk oluşumu nedir? ilk nedir? zaman olmadığı durumda ilk olur mu? mutlak varlık mümkün müdür? yani kısacası basit bir konu değildir. uzun uzun konuşulması gerekir. hatta tanrıdan ve yaratıcıdan önce kavramları irdelemek gerekir. bunların durakta otobüs beklerken yazdığım için bazı hatalar olabilir ama ana fikri aşağı yukarı vermişimdir herhalde.
devamını gör...
6.
var olmayan bir şeyin varlığının ispatı ne zormuş be bilader.
12 satırlık bir lagaluga. #3532760
he inandık ispatına.geç şöyle.
12 satırlık bir lagaluga. #3532760
he inandık ispatına.geç şöyle.
devamını gör...
7.
peki felsefenin bundan haberi var mı?
devamını gör...
8.
öncesiz ve sonrasız bir şey
başlangıçlı ve bitişli bir varlıkla açıklanmaz
örneklem değiştirilmelidir
başlangıçlı ve bitişli bir varlıkla açıklanmaz
örneklem değiştirilmelidir
devamını gör...