gabriel marquez’in yüzyıllık yalnızlık adlı romanını içerisinde geçen aynı isimler sebebiyle yarıda bırakmak eylemi.
devamını gör...
bu romanı ara vermeden okumak lazım. bir de çok kasmaya gerek yok içinde evrenin sırrı yazmıyor. gülüyorsan gül ağlıyorsan ağla geç.

romanı okumaya başlayan 3 kişiden ikisinin başvurduğu eylem.
devamını gör...
sanırım ben de yarıda bırakmıştım bu kitabı. istemeyerek tabii, kitap abimindi ve ben bitiremeden abim gitti. kitap hiç durur mu, o da onunla beraber gitti. sonrasında da hiç almadım kitabı bilmiyorum neden. belki de şundan sebep olabilir (bkz: kafa sözlük'te herkesin fakir olması)
devamını gör...
50 yılı çöpe atmak demektir. yazık değil mi arkadaşlar harcadığınız yıllara*
devamını gör...
yüzyıllık alışkanlık.
devamını gör...
yarıda bırakmamak için kendimi çok zorladığım kitaplardan biriydi. lisedeyken okumuştum, okurken hiçbir şey anlamadan boş boş okumuştum. şimdi olsa gene okur muyum bilmiyorum zira şu anda da çok iyi bir kitap olduğunu düşünmüyorum. açıkçası o zamandan bu zamana kadar çok çok güzel kitaplar okudum, onların yanında oldukça sıkıcı ve boğucu kalıyor. dolayısıyla bu kitabı yarıda bırakmak çok da şaşırılcak bir eylem değil bana göre.
devamını gör...
son derece normaldir.

zaten bu kitabın en büyük özelliği yarıda bırakılması.
hayatımda yarıda bırakmaya en çok yaklaştığım kitaptı kendisi. bırakmadım dayandım okudum.
sonucunda sevdim lan. güzeldi. ağzımda değişik bir tat bıraktı. lezzetli bir kitap ama lezzeti kitap bittikten sonra ortaya çıkıyor.
devamını gör...
normaldir.

anlayarak okuyan bir insanın en iyi 5 roman tercihinde yer alması çok olası, anlamayan bir insan için en kötü 5 roman tercihinde olması çok olasıdır.

ilk okumaya çalıştığımda hiçbir şey anlamamıştım ve 3 sene boyunca 300 küsür sayfa ile bakışmak durumda kaldık. 3 ay önce bir şans daha verdim ve okuduğum en iyi 5 romandan biri olduğunu söyleyebilirim. peki ne oldu da bu kez anladım ? aslında gayet basit; azami dikkat. gabo romanı yazarken ninesinden çok etkilendiğini, onun en acımasız olayları bile kılını kıpırdatmadan anlattığını söyler/yazar(kitabın arka kapağından). romanda da bu böyledir, en korkunç, en komik, en duygusal olaylar bile gayet doğal, sıradan bir şekilde anlatılır. okuyucu bu dil kullanımı karşısında çarpılır, sıradan -daha doğru tabirle duygusuz- ve güçlü imgelem karşısında kendini romanın derin kaynağına doğru sürüklenirken bulur.

ama bu güçlü imgelem ve duygusuz dil kullanımını soy ağacının karışıklığı baltalar. aslında soy ağacı karışık değildir, okuyucu şu bilinmelidir: romandaki bir karakterin hikayesi anlatılırken araya başka bir karakter hikayesi çok fazla girmez.(albay aureliano hariç)
örneğin jose arcadio buendia’nın hikayesi anlatıldıktan sonra, onun oğlu jose arcadio’nun hikayesi anlatılmaya başlanır. daha sonra albay’ın hikayesine geçilir. sonuna kadar bu şekilde devam eder.
anlatım daima ilk kuşaktan sonraki kuşaklara doğru devam eder. yukarda da dediğim gibi okurken azami dikkat göstermeniz gerekiyor, azami dikkatle gerisi geliyor.
devamını gör...
yarım yüzyıllık yalnızlık.
devamını gör...
ben bu kitabı çok beğenmiştim, hatta büyülü gerçekçilik akımını da bu kitapla öğrendim. okurken herkesin dediği gibi kesinlikle ara verilmemesi gerekiyor, bir de arada takıldığım zaman en baştaki soy ağacına bakıyordum açıkçası.
ama kitabın en güzel özelliği, ikinci defa okuduğunda da aynı heyecanla okuyabiliyorsun bir çok şeyi unuttuğun için. ya da ben amnezi reis, b 12 eksikliğinden dolayı bunları yaşıyor olabilirim bilmiyorum.
devamını gör...
kitap zor değil.aksine çok akıcı.yarıda bırakılmasının sebebi tekrarlanan isimlerdir.
devamını gör...
4 yıl önce gerçekleştrdiğim eylemdir. kitap okumayı seven, yarıda bırakmaktan kaçınırm normalde ama bu kitapta başarılı olamadım. isim karmaşası bir yanda konunun bana hitap etmemesi başka etken oldu. hatırladığım kadarıyla ensest ilişki de vardı kitapta. gözüm bayağı açık okudum iğrenç...
devamını gör...
aslında okunması o kadar zor değil. karışık evet ama anlayarak ve dikkatle okuduğunuzda kimden bahsettiğini anlıyorsunuz zaten. zaman değişiyor, aynı isme sahip olan karakterler ölüyor, doğuyor vs. olaya ve zamana göre karakterlere aşina oluyorsunuz ve ilk sayfadaki soyağacına bakmaya bile gerek kalmıyor. yalnızca dikkat ve odak gerektiriyor bu kadar. ben bayılmıştım bu kitaba. yukarıda da yazıldığı gibi kitabın güzelliği sonunda anlaşılıyor. yarıda bırakmayın, azmedin ve dikkatle okuyun derim. ben de yeniden okumayı planlıyorum.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"yüzyıllık yalnızlık romanını yarıda bırakmak" ile benzer başlıklar

Normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
portakal radyo & dergi renk modu sözlük kütüphanesi online yazarlar kulüpler yazarak kitap kazan puan tablosu sıkça sorulan sorular yönetim kadrosu istatistikler iletişim