orijinal adı: cien años de soledad
yazar: gabriel garcia marquez
yayım yılı: 1967
çocukluğunun geçtiği aracataca kasabasını mekan olarak seçen yazar bu eserinde, akraba evliliği yaptıkları için kendilerine yapılan bir büyü yüzünden 100 yıl lanetle yaşayan bir aileyi anlatıyor.
yazar: gabriel garcia marquez
yayım yılı: 1967
çocukluğunun geçtiği aracataca kasabasını mekan olarak seçen yazar bu eserinde, akraba evliliği yaptıkları için kendilerine yapılan bir büyü yüzünden 100 yıl lanetle yaşayan bir aileyi anlatıyor.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "silinmiş hesap 3502" tarafından 10.12.2020 11:38 tarihinde açılmıştır.
1.
büyüleyici bir roman, muhteşem bir tarz ile yazılmış. hayali gibi gelse de bir dönem latin amerika' yı bayağı betimleyen, koloniciliğin ilk çirkin yerleşmesini de içeren, hatta her şeyi, hayatı içerebilen nadir edebiyat şaheserlerinden biri.
devamını gör...
2.
orijinal ismi için (bkz: cien años de soledad)
bana insanları anlamamda ve hatta olduğu gibi kabullenmemde çok büyük faydaları dokunmuş olan, en sevdiğim márquez romanı.
isimler konusu sadece başlarda sıkıntı olmuştu benim için, kitabı okumaya devam ettikçe her bir karakteri yakından tanımaya ve dolayısıyla kimden bahsedildiğini daha kolay anlamaya başlıyorsunuz.
yüzyıllık yalnızlık, bana göre insanı, insan olmayı en iyi anlatan kitaplardan biri. her şeyin bir sebebi mutlaka vardır. insanlar değişir. insanlar durduk yere kötü olmazlar. insanlar durduk yere iyi olmazlar. insan, insandır işte ve yalnızlığa mahkumdur. büyülü gerçekliklerin, asırlar süren yaşamların içinde de böyledir, gerçek dünyada da.
márquez'in genel olarak anlatım tarzını severim, diğer birçok kitabını da okudum, ancak yüzyıllık yalnızlık içlerinde apayrı bir yere sahip.
bana insanları anlamamda ve hatta olduğu gibi kabullenmemde çok büyük faydaları dokunmuş olan, en sevdiğim márquez romanı.
isimler konusu sadece başlarda sıkıntı olmuştu benim için, kitabı okumaya devam ettikçe her bir karakteri yakından tanımaya ve dolayısıyla kimden bahsedildiğini daha kolay anlamaya başlıyorsunuz.
yüzyıllık yalnızlık, bana göre insanı, insan olmayı en iyi anlatan kitaplardan biri. her şeyin bir sebebi mutlaka vardır. insanlar değişir. insanlar durduk yere kötü olmazlar. insanlar durduk yere iyi olmazlar. insan, insandır işte ve yalnızlığa mahkumdur. büyülü gerçekliklerin, asırlar süren yaşamların içinde de böyledir, gerçek dünyada da.
márquez'in genel olarak anlatım tarzını severim, diğer birçok kitabını da okudum, ancak yüzyıllık yalnızlık içlerinde apayrı bir yere sahip.
devamını gör...
3.
bu romanı puslu kıtalar atlası akabinde okumuştum. farklı tarzlarda, kültürlerde kitaplar olmalarına karşın, karakterlerin hem gerçek hem masalsı yönü, beni kendi dünyalarında yaşatmıştı bir süre. çok gerekli bir bilgi olmasa da yüzyıllık yalnızlık eski başkan bill clinton’ ın en sevdiği kitap imiş.
devamını gör...
4.
bu hangi aureliano bu hangi kardeş kim kimin eşiydi derken bir süre isim kargaşası yaşadığım kitap. 100. sayfaya geldim karakterler anca oturdu. bereket keyif verici, akıcı bir dili var marquez'in
devamını gör...
5.
nobel ödüllü kolombiyalı yazar gabriel garcia marquez abinin en üst metnidir. roman mıdır gerçekten bilmiyorum bence bu bir roman olmamalıdır.
palu ailesinin halt edeceği iğrenç bir sülaleyi anlatır. ensest ilişkiler büyücülük delilik çılgınlık ne kadar ilginç iğrençlik varsa yüzyıllardır bu ailededir.
7 büyük günah diye söylenen günahların içinden geçen bu lanetli ailenin yüzyıllık yalnızlığını okuruz.
çok zor bir kitaptır (bence) okuması sabır isteyen hatta okurken cinnet geçirten bir eserdir.
büyülü gerçekçilik mevzusunu hemen hemen herkes bu kitaptan tanır ve öğrenir.
kitabın arkasında yazarın söylemleri bence bu kitabı çok güzel anlatır.
yüzyıllık yalnızlık'ı yazmaya başladığımda, çocukluğumda beni etkilemiş olan her şeyi edebiyat aracılığıyla aktarabileceğim bir yol bulmak istiyordum. çok kasvetli kocaman bir evde, toprak yiyen bir kız kardeş, geleceği sezen bir büyükanne ve mutlulukla çılgınlık arasında ayrım gözetmeyen, adları birörnek bir yığın hısım akraba arasında geçen çocukluk günlerimi sanatsal bir dille ardımda bırakmaktı amacım. yüzyıllık yalnızlık'ı iki yıldan daha kısa bir sürede yazdım. ama yazı makinemin başına oturmadan önce bu kitap hakkında düşünmek on beş, on altı yılımı aldı. büyükannem, en acımasız şeyleri, kılını bile kıpırdatmadan, sanki yalnızca gördüğü şeylermiş gibi anlatırdı bana. anlattığı öyküleri bu kadar değerli kılan şeyin, onun duygusuz tavrı ve imgelerindeki zenginlik olduğunu kavradım. yüzyıllık yalnızlık'ı büyükannemin işte bu yöntemini kullanarak yazdım. bu romanı büyük bir dikkat ve keyifle okuyan, hiç şaşırmayan sıradan insanlar tanıdım. şaşırmadılar, çünkü ben onlara hayatlarında yeni olan bir şey anlatmamıştım. kitaplarımda gerçekliğe dayanmayan tek cümle bulamazsınız.
okumak için acele etmeyin hayatınızın bir kısmında bu kitap okunmak için kucağınıza düşecektir.
palu ailesinin halt edeceği iğrenç bir sülaleyi anlatır. ensest ilişkiler büyücülük delilik çılgınlık ne kadar ilginç iğrençlik varsa yüzyıllardır bu ailededir.
7 büyük günah diye söylenen günahların içinden geçen bu lanetli ailenin yüzyıllık yalnızlığını okuruz.
çok zor bir kitaptır (bence) okuması sabır isteyen hatta okurken cinnet geçirten bir eserdir.
büyülü gerçekçilik mevzusunu hemen hemen herkes bu kitaptan tanır ve öğrenir.
kitabın arkasında yazarın söylemleri bence bu kitabı çok güzel anlatır.
yüzyıllık yalnızlık'ı yazmaya başladığımda, çocukluğumda beni etkilemiş olan her şeyi edebiyat aracılığıyla aktarabileceğim bir yol bulmak istiyordum. çok kasvetli kocaman bir evde, toprak yiyen bir kız kardeş, geleceği sezen bir büyükanne ve mutlulukla çılgınlık arasında ayrım gözetmeyen, adları birörnek bir yığın hısım akraba arasında geçen çocukluk günlerimi sanatsal bir dille ardımda bırakmaktı amacım. yüzyıllık yalnızlık'ı iki yıldan daha kısa bir sürede yazdım. ama yazı makinemin başına oturmadan önce bu kitap hakkında düşünmek on beş, on altı yılımı aldı. büyükannem, en acımasız şeyleri, kılını bile kıpırdatmadan, sanki yalnızca gördüğü şeylermiş gibi anlatırdı bana. anlattığı öyküleri bu kadar değerli kılan şeyin, onun duygusuz tavrı ve imgelerindeki zenginlik olduğunu kavradım. yüzyıllık yalnızlık'ı büyükannemin işte bu yöntemini kullanarak yazdım. bu romanı büyük bir dikkat ve keyifle okuyan, hiç şaşırmayan sıradan insanlar tanıdım. şaşırmadılar, çünkü ben onlara hayatlarında yeni olan bir şey anlatmamıştım. kitaplarımda gerçekliğe dayanmayan tek cümle bulamazsınız.
okumak için acele etmeyin hayatınızın bir kısmında bu kitap okunmak için kucağınıza düşecektir.
devamını gör...
6.
"insanın oturduğu toprakların altında ölüleri yoksa, o adam o toprağın insanı değildir."
geleceğin belirsizliği, yüreklerini geçmişe çevirmişti.
ölümü umursadığı yoktu, ama yaşam çok şey demekti.
"insan ölme zamanı geldiğinde değil, ölebildiği zaman ölür."
çünkü erkeklerin en büyük özelliği, doyduktan sonra açlığı inkâr etmeleriydi.
çünkü yalnızlık, anılarını ayıklamış, yaşamın yüreğinde biriktirdiği özlem dolu süprüntüleri yakmış, geriye en acı anılarını bırakarak onları arıtmış, büyütmüş, sonsuzlaştırmıştı.
gabriel garcia marquez, yüzyıllık yalnızlık okuduğum için kendimi tebrik ediyorum. ursulanın kitabın başından sonuna kadar yaşamış olması; diğer karakterlerin birer birer ölmesi ve acının en yoğununu ursulanın yaşaması, karakterin ne kadar güçlü olduğunu görüyor insan. gözleri kör olduktan sonra bile duyularıyla hareket edip ailenin diğer bireylerine körlüğünü belli etmemesi büyük hayranlık uyandırıyor. benim hüzünlü orospularım'ı okuduktan sonra okumam daha iyi olmuştur.
devamını gör...
7.
gabriel garcia marquez'in babaannesinin anlattığı gerçeküstü hikayelerden yola çıkarak kaleme aldığı enfes roman. romanın konusu buendio ailesinin macondo isimli kasabada geçen yüz yıla yakın bir süreçteki aile hikayesi. jose arcadio ve ursula çifti serüvenin başlangıç noktası. çiftin başlarda keyifli ve sakin olan hayatı zaman içinde yaşanan trajedilerle ve kasabanın gelişimiyle ilginç bir hal alıyor. kasaba içerisinde ve ailede oldukça fantastik karakterler görebiliyoruz. romanda 6 kuşak boyunca yaşanan hayat hikayeleri okuyucuya aktarılıyor. sıradanlığın ve fantastiğin iç içe geçtiği roman oldukça zengin bir içeriğe sahip. ilk anlarda aile ilişkileri ve karakterleri kavramak bir nebze zorlayıcı olsa da zaman içerisinde olay örgüsü sizi içine çekiyor ve destansı bir yolculuğa çıkarıyor.
devamını gör...
8.
çok kitap okumadım ama okuduklarım arasında sevdiklerimden. tek aklıma gelen eleştiri gerçeklik sınırlarında dolandığı kısımlar sembolizmden çok cidden soyuta kayabilirdi bekledim öyle bir şey. aile ağacının hikayesi falan düşününce duygulandırıyor.
devamını gör...
9.
popülerliğine inanıp merak etmiştim lakin her abartılıya gönlüm yanaşmadığından buna da yanaşmadı ismiyle barışık kendiyle karışık vaziyette bıraktık. başlıktekileri okurken yalnızlığımı bir kere daha sevdim. herkesin yüzyılına kimse karışamaz gerçi. müthiş ünlü herşeyin fank fink fonk yorumu woouuwları benim yüzyılım da değil belli ki
devamını gör...
10.
on beş yıl yazmayı düşünmüş bu kitabı yazar ama bir türlü başlayamıyormuş. ailesiyle tatile gittikleri yolda bir aydınlanma yaşamış romanını hangi cümleyle başlatacağını bulmuş ve u dönüşü yapıp eve yazı makinesinin başına geçmiş. karısına biraz para bırakmış , on sekiz ayın sonunda bu şaheser ortaya çıkmıştır.
en sevdiğim kitaptır.
(bkz: gabo)
en sevdiğim kitaptır.
(bkz: gabo)
devamını gör...
11.
bu kitabı okurken karakterleri karıştırabilirsiniz. bunun önüne geçmek için yanınıza soy ağacını gösteren bir fotoğraf almanızı öneririm. aksi bu karakter hangisiydi diye düşünebilirsiniz. yanlış hatırlamıyorsam kitabın ya sonunda ya da başında bir soy ağacı çizmişlerdi.
devamını gör...
12.
trt radyo tiyatrosu başarılı bir şekilde uyarlamıştır. 12 bölüme ayrılmış 20 şer dakikalık kayıtları trt dinle den dinleyebilirsiniz.
devamını gör...
13.
okurken bir film şeridi gibi gözümde canlanan, su gibi akan romandır. sayesinde marqeuz’in şer saati, kırmızı pazartesi, başkan babanın sonbaharı, labirentteki general, benim hüzünlü orospularım gibi diğer romanlarını da okumama vesile olmuştur.
devamını gör...
14.
eserde askerlere ettiği küfrü asla unutamam. gençtim herhalde her ülkede tıpkı buradaki gibi askerin kutsal görüldüğünü sanıyordum. bir de eserde tonla karakter geçse de( hepsinin de büyük tutkuları da olsa) aslında sonucunun hep aynı olması ve değişen en ufak bir şeyin olmaması hayatın anlamsızlığını da yüzünüze çarpıyor.
devamını gör...
15.
okuyunca kendini kötü hissettiren kitaptır. insan doğasının tatsız iç yüzünü kanıtlamak ister bir hali vardır. defalarca yıkandığı halde cesetten çıkmayan ağır koku. evde kazara yangın çıkardığı için büyükannesinin zorla fuhuş yaptırdığı kızın çarşafının betimlenmesi., böylece karınlarını doyurabileceklerdir, . akılda tatsız izler bırakır.
devamını gör...
16.
bu başyapıt radyo tiyatrosunda ölümsüz sanatçılar tarafından taçlandırılmış adeta; dinlemenizi şiddetle öneririm.
(bkz: yüzyıllık yalnızlık romanını yarıda bırakmak) başlığı altında paylaştığım tavsiyem, moderasyon tarafından bu başlık altına uygun görülmüş ve taşınmış. onlar daha iyi bilirler tabi.
(bkz: yüzyıllık yalnızlık romanını yarıda bırakmak) başlığı altında paylaştığım tavsiyem, moderasyon tarafından bu başlık altına uygun görülmüş ve taşınmış. onlar daha iyi bilirler tabi.
devamını gör...
17.
henüz okumamış olanları kıskandığım roman.
hayatımın geri kalanında bu kadar mükemmel bir roman daha okuyacak mıyım acaba?
zannetmiyorum zira yazılmış en iyi roman olma olasılığı oldukça yüksek.
keşke okumamış olsaydım da şimdi oturup tekrar, en baştan, albay aureliano buendia'nın babasının kendisini buzu göstermeye götürdüğü o ilk günden başlayarak tüm romanı su içer gibi içseydim.
hayatımın geri kalanında bu kadar mükemmel bir roman daha okuyacak mıyım acaba?
zannetmiyorum zira yazılmış en iyi roman olma olasılığı oldukça yüksek.
keşke okumamış olsaydım da şimdi oturup tekrar, en baştan, albay aureliano buendia'nın babasının kendisini buzu göstermeye götürdüğü o ilk günden başlayarak tüm romanı su içer gibi içseydim.
devamını gör...
18.
zorlandım diyen arkadaşlar olmuş onlara tavsiyem marquez okumaya yüzyıllık yalnızlık'la başlamamalarıdır. kırmızı pazartesi, benim hüzünlü orospularım, mavi köpeğin gözleri gibi kitapları okunduktan sonra yüzyıllık yalnızlık okunmalıdır bence. o büyülü dünyaya girizgâh yapıldıktan sonra büyük eserine geçilirse daha keyifli bir deneyim yaşanabilir. yüzyıllık yalnızlıktan çok daha zor okunan başkan babamızın sonbaharı ise en son okunmalıdır.
devamını gör...
19.
2. dünya savaşı sonrası insanların insanlığa inancını yitirip yeniden bulmaya çalıştığı zamanlarda roman türü neredeyse bitti kabul ediliyordu. ta ki marquez' in 1967'de yüzyıllık yalnızlık romanı ortaya çıkıncaya kadar... don kişot nasıl ki ilk roman örneği sayılıyorsa bu eser de roman türünün yeniden dirilişi olarak görülür.
devamını gör...
20.
buendia ailesi ile macondo kasabasının, gelişiminin ve çöküşünün paralel olarak anlatıldığı, gabrial garcia marquez romanı. hayatımdan okuduğum en muazzam şeylerden biri.
hangi karakter kimdir, ne iş yapar onu açıklayıp, karakterleri karıştıranların akıllarındaki soru işaretlerini gidermeye çalışacağım. bir çok okuyucunun yaşadığı sorunu bende bundan 3 sene önce ilk okuma denememde bende yaşamış, kitabı fırlatıp küfürler savurmuştum. sakin bir zihinle okuyunca her şey yerli yerine oturuyor.
bundan sonrası bolca spoiler içerir.
------------
1. kuşak
ursula ıguaran
buendiaları çekip çeviren yüce, ulu, bilge şahsiyet. ömrünün sonuna kadar aileyi ayakta tutmuş, o öldükten sonraysa aile paramparça olmuştur. hayatının büyük bir bölümünde şekercilik yaparak ailenin geçimi sağlamıştır.
jose arcadio buendia
macondo’nun kurucularındandır. kasabanın nereye kurulacağını, düzenin nasıl olacağını, evlerin nereye yapılacağını belirleyen şahsiyet. melquiades’in getirdiği icatları alır, tanrıyı gafil avlayıp fotoğrafını çekmeye çalışır, kasabanın kurucularını yanına alıp yeni yerleri keşfe çıkar, karısının sakladığı altınları yalvar yakar alıp simya uğraşında kullanır, buzu ilk gördüğü zaman buzun dünyanın en önemli icadı olduğunu söyler. melquiades'in: ''soyun atası ağaca bağlanır, sonuncusunu da karıncalar yer.'' sözünde olduğu gibi, delirdiği zaman bahçedeki kestane ağacına bağlanmış, ölene kadar ağacın altında yaşamıştır. kitap boyunca bir kaç yer hariç tam adıyla anılmıştır.
öldüğü zaman gökten çiçek yağmıştır.
2.kuşak
jose arcadio
ursula ve jose arcadio buendia'nın büyük oğulları. jose arcadio buendia, karısı ve beraberlerindekiler yeni bir yerleşim yeri aramak için yola çıktıklarında dünyaya gelmiştir. macondo’da dünyaya gelen ilk çocuk kendisi değil kardeşi albay aureliano buendia’dır. iri yarı, sık saçlı, kocaman aletli olarak anlatılır. pilar ternera ile olan ilişkisinden bir çocuğu olacağını duyunca macondo’ya gelen çingenelerle beraber gitmiş, yıllar sonra geri dönüp üvey kardeşi rebeca ile evlenmiştir. bu evlilik sonrasında anneleri ursula tarafında evden kovulmuşlardır. kimliği hiçbir zaman öğrenilemeyen biri tarafından da öldürülmüştür. genellikle jose arcadio olarak geçer.
albay aureliano buendia
ursula ve jose arcadio buendia çiftinin ikinci çocuğu olan albay, macondo'da dünyaya gelen ilk insandır. sessiz, içine kapanık ve meraklı biri olarak tarif edilir. önsezileri çok kuvvetlidir. çocuğu yaşındaki remedios’a aşık olmuş ve onunla evlenmiştir. kuduz bir köpeğin ısırdığı kadını öldüren askerleri gördükten sonra macondo’da isyan başlatmış ve başarılı olmuştur. isyan sonrasında arkadaşıyla beraber general victoria medina'nın güçlerine katılmak için macondo’dan ayrılmıştır. ömrünün büyük kısmını savaşlarda geçmiş, bir yerden sonraysa değerlerinden uzaklaşıp, güç zehirlenmesi yaşamıştır. bunun farkına varınca muhafazakarlarla bir anlaşma imzalayıp savaşmayı bırakmış, gümüş işçiliğine geri dönmüş ve macondo’da son nefesini vermiştir.
pilar ternera ile ilişkisinden oğlu aureliano jose dünyaya gelmiştir. kitapta aureliano buendia ya da albay aureliano buendia olarak geçer.
amaranta
ursula ve jose arcadio buendia çiftinin üçüncü ve son çocukları. üvey kardeşi rebeca ile beraber büyümüşler ve aynı adama aşık olmuşlardır. pietro crespi’nin rebeca’yı tercih etmesi üzerine ne olursa olsun onların evlenmesine mani olacağına dair yemin etmiştir. büyük ağabeyi jose arcadio macondo’ya döndükten sonra rebeca ile evlenmiş, pietra crespi kendisine kalmıştır. ama pietra crespi’nin bütün yalvarmalarını karşılıksız bırakmış ve onun intiharına yol açmıştır. daha sonra küçük ağabeyi albay aureliano buendia’nın silah arkadaşı albay gerineldo marquez ile bir gönül ilişkisi olmuş ama onunla da evlenmemiştir.
albay gerineldo marquez’in ortada olmadığı bir zaman da, elinde büyüyen yeğeni aureliano jose(küçük ağabeyi albay aureliano buendia’nın oğlu) kendisine olan aşkını itiraf etmiş ama onada karşılık vermemiştir. ömrünün sonuna kadar kimseyle evlenmemiş, bakire kalarak ölmüştür.
3. kuşak
arcadio
pilar ternera ve jose arcadio’nun gayr-i meşru oğulları. annesinin pilar ternera oldunu hiçbir zaman öğrenememiştir. albay aureliano buendia ve arkadaşları savaşa giderken macondo'nun yöneticisi olarak tayin etmişlerdir. yönetici olduğu dönemde güç zehirlenmesi yaşamış, halkı baskı altına almıştır. işi iyice azıtınca babaannesinden dayak yiyip koltuğundan olmuştur. tekrar başa geçtiğinde muhafazakar güçler macondo'ya saldırmış ve arcadio'nun güçleri yarım saatte yenmişlerdir. yenilgi sonrasında yakalanıp kurşuna dizilmiştir. annesi olduğunu bilmediği pilar ternera'yla bir ilişki yaşamak istemiş, ondan karşılık alamayınca santa sofia de la piedad ile evlenmiştir.
aureliano jose
albay aureliano buendia ve pilar ternera'nın oğulları. halası amaranta'nın elinde büyümüştür. amaranta'ya aşkını itiraf etmiş ama karşılık bulamamıştır. tiyatroda arama yapan askerler tarafında öldürülmüştür.
(albay aureliano buendia'nın on yedi oğlu daha olmuş, on yedisi de aynı gün öldürülmüştür. macondo'ya tren getirende, buz fabrikası kuranda albay'ın oğullarıdır.)
4. kuşak
4. kuşak ve sonra ursula ve jose arcadio buendia'nın büyük oğulları jose arcadio'nun oğlu arcadio'dan devam etmiş, albay'ın bütün oğulları öldürülmüştür.
güzel remedios
santa sofia de la piedad ve arcadio'nun kızları. yüzünü göreni delirtecek kadar güzeldir ama bunu hiçbir zaman umursamamıştır. erkeklerin tavırlarını aptalca bulur. evin içinde çıplak gezer. macondo'da düzenlenen karnaval'da kraliçe seçilmiştir.
bahçede çarşaf katlarken rüzgarla beraber uçup gitmiştir.
(en sevdiğimdir)
aureliano segundo
santa sofia de la piedad ve arcadio'nun oğulları ve jose arcadio segundo ikiz kardeşi. ismi aureliano olanların tersine sakin ve meraklı değil, atak ve heyecanlı bir yapısı vardır. karısı fernanda güzellik kraliçesi olarak macondo'daki karnavala getirilince ona aşık olmuş, uzak bir yerde yaşayan fernanda'nın babasına gidip kızı istemiştir. bu evlilikte istediğini bulamayınca petra cortes'e sığınmıştır. metresi petra cortes'le beraber hayvancılık yapıp çok kazanmıştır. kazandığını partilerle yiyip bitirmiş, ömrünün sonunda metresiyle beraber piyango işine girmiştir.
jose arcadio segundo
santa sofia de la piedad ve arcadio'nun oğulları ve aureliano segundo'nun ikiz kardeşi. kardeşinin aksine sakin bir yapısı vardır. melquiades'in yazdıklarının şifresini çözmeye çalışmış ama başarısız olmuştur. muz şirketinde çalışan işçilerin haklarını korumak için uğraşmış ama başarısız olmuştur. devlet tarafından susturulmak istenen işçiler ve işçi yakınlarıyla beraber kurşuna dizilmiş, öldü sanılıp vagona koyulmuştur. kendine geldiğinde vagondan kurtulmuş ve macondo'ya geri dönmüştür. macondo'ya geri döndükten sonra kendisini melquiades'in yazmalarını çözmeye adamıştır.
5. kuşak
reneta remedios(meme)
aureliano segundo ve fernanda'nın kızları. annesinin isteği üzerine rahibe okuluna gitmiştir. arkadaşının evinde gördüğü mauricio babilonia'ya aşık olmuştur. mauricio babilonia eve girmeye çalıştığı sırada, fernanda'nın bahçeye yerleştirdiği korumalar mauricio babilonia'yı belinden vurmuş ve babilonia sakat kalmıştır. bu olay sonrasında aklını yitirme noktasına gelen meme, ömrünün sonuna kadar konuşmamış, suskunluğu tercih etmiştir. annesinin bulduğu bir rahibe okuluna yerleşmiş, ömrünün sonuna kadar macondo'ya dönmemiştir.
jose arcadio
aureliano segundo ve fernanda'nın oğulları. annesinin isteği üzerine roma'ya gitmiştir. ilahiyat okuluna başladıktan kısa bir süre sonra okulu bırakıp meczup bir hayat yaşamıştır. macondo'ya döndüğünde büyük ninesi ursula'nın sakladığı altınları bulmuş, savurgan bir hayat yaşamaya başlamıştır. evinden kırbaçlayarak kovduğu arkadaşları tarafından içki dolu havuzda boğularak öldürülmüştür.
amaranta ursula
aureliano segundo ve fernanda'nın kızları. annesinin isteği üzerine brüksel'e gidip rahibe okulunda okumuştur. ailedeki kadınların çoğunun tersine oldukça modern ve açık görüşlüdür. brüksel'de tanıştığı gaston ile evlenip macondo'ya geri dönmüştür. ursula'nın ölümünden sonra harabe haline gelen buendia malikanesi eski eski haline getirmeye çalışmıştır. eşi gaston işi için brüksel'e döndüğü yeğeni aureliano ile beraber olmuş, macondo'ya döneceğini haber veren gaston'a aureliano'yu sevdiği söylemiştir. aureliano'nun yeğeni olduğunu hiçbir zaman öğrenememiş, oğlu aureliano'yu doğururken ölmüştür.
6. kuşak
aureliano
meme ile mauricio babilonia'nın oğulları. annesi ve babasının kim olduğunu ömrünün son anlarına kadar öğrenememiştir. doğduktan sonra annesinin kaldığı rahibe okulundan macondo'daki fernanda'ya gönderilmiş, fernanda öldürmeyi beceremediği için ev hapsine mahkum edilmiştir. ninesi hayatta olduğu süre boyunca dışarıya adımını atmamış, evin içinde gizlenmiştir. hayatının melquiades'in yazmalarını çözmeye adamış ve başarılı olmuştur. amaranta ursula ile birbirlerine aşık olup evlenmişler, bu evlilikten aureliano doğmuştur.
amaranta'nın teyzesi olduğunu hiçbir zaman öğrenememiştir.
aureliano
amaranta ursula ve aureliano'nun oğulları, son buendia. büyük büyük ninesi ursula'nın akraba evliliğinde doğacak çocuklarda korktuğu gibi kuyruklu doğmuştur. melquiades'in: ''soyun atası ağaca bağlanır, sonuncusunu da karıncalar yer.'' sözünde olduğu gibi karıncalar tarafından yenerek öldürülmüştür.
--------
elimden geldiğinde kim kimdir açıklamaya çalıştım. buendialar dışında kimseyi anlatmadım çünkü onları karıştıracağınızı sanmıyorum.
eğer kitabı azami dikkatle okursanız karakterleri pek karıştırmazsınız. zaten bir paragraf için iki farklı aureliano'dan ya da jose arcadio'dan bahsedildiğini pek görmezsiniz. sadece dikkat istiyor, abartıldığı kadar zor bir kitap değil.
unutmadan ekleyeyim, 184. sayfada başlayan bölümü tekrar tekrar okuyun. bundan yıllarca önce yazılmış bir kitabın geçerliliğini nasıl koruduğunu gözleriniz ve yaşamınızla bir kez daha görürsünüz. edebiyat budur!
hangi karakter kimdir, ne iş yapar onu açıklayıp, karakterleri karıştıranların akıllarındaki soru işaretlerini gidermeye çalışacağım. bir çok okuyucunun yaşadığı sorunu bende bundan 3 sene önce ilk okuma denememde bende yaşamış, kitabı fırlatıp küfürler savurmuştum. sakin bir zihinle okuyunca her şey yerli yerine oturuyor.
bundan sonrası bolca spoiler içerir.
------------
1. kuşak
ursula ıguaran
buendiaları çekip çeviren yüce, ulu, bilge şahsiyet. ömrünün sonuna kadar aileyi ayakta tutmuş, o öldükten sonraysa aile paramparça olmuştur. hayatının büyük bir bölümünde şekercilik yaparak ailenin geçimi sağlamıştır.
jose arcadio buendia
macondo’nun kurucularındandır. kasabanın nereye kurulacağını, düzenin nasıl olacağını, evlerin nereye yapılacağını belirleyen şahsiyet. melquiades’in getirdiği icatları alır, tanrıyı gafil avlayıp fotoğrafını çekmeye çalışır, kasabanın kurucularını yanına alıp yeni yerleri keşfe çıkar, karısının sakladığı altınları yalvar yakar alıp simya uğraşında kullanır, buzu ilk gördüğü zaman buzun dünyanın en önemli icadı olduğunu söyler. melquiades'in: ''soyun atası ağaca bağlanır, sonuncusunu da karıncalar yer.'' sözünde olduğu gibi, delirdiği zaman bahçedeki kestane ağacına bağlanmış, ölene kadar ağacın altında yaşamıştır. kitap boyunca bir kaç yer hariç tam adıyla anılmıştır.
öldüğü zaman gökten çiçek yağmıştır.
2.kuşak
jose arcadio
ursula ve jose arcadio buendia'nın büyük oğulları. jose arcadio buendia, karısı ve beraberlerindekiler yeni bir yerleşim yeri aramak için yola çıktıklarında dünyaya gelmiştir. macondo’da dünyaya gelen ilk çocuk kendisi değil kardeşi albay aureliano buendia’dır. iri yarı, sık saçlı, kocaman aletli olarak anlatılır. pilar ternera ile olan ilişkisinden bir çocuğu olacağını duyunca macondo’ya gelen çingenelerle beraber gitmiş, yıllar sonra geri dönüp üvey kardeşi rebeca ile evlenmiştir. bu evlilik sonrasında anneleri ursula tarafında evden kovulmuşlardır. kimliği hiçbir zaman öğrenilemeyen biri tarafından da öldürülmüştür. genellikle jose arcadio olarak geçer.
albay aureliano buendia
ursula ve jose arcadio buendia çiftinin ikinci çocuğu olan albay, macondo'da dünyaya gelen ilk insandır. sessiz, içine kapanık ve meraklı biri olarak tarif edilir. önsezileri çok kuvvetlidir. çocuğu yaşındaki remedios’a aşık olmuş ve onunla evlenmiştir. kuduz bir köpeğin ısırdığı kadını öldüren askerleri gördükten sonra macondo’da isyan başlatmış ve başarılı olmuştur. isyan sonrasında arkadaşıyla beraber general victoria medina'nın güçlerine katılmak için macondo’dan ayrılmıştır. ömrünün büyük kısmını savaşlarda geçmiş, bir yerden sonraysa değerlerinden uzaklaşıp, güç zehirlenmesi yaşamıştır. bunun farkına varınca muhafazakarlarla bir anlaşma imzalayıp savaşmayı bırakmış, gümüş işçiliğine geri dönmüş ve macondo’da son nefesini vermiştir.
pilar ternera ile ilişkisinden oğlu aureliano jose dünyaya gelmiştir. kitapta aureliano buendia ya da albay aureliano buendia olarak geçer.
amaranta
ursula ve jose arcadio buendia çiftinin üçüncü ve son çocukları. üvey kardeşi rebeca ile beraber büyümüşler ve aynı adama aşık olmuşlardır. pietro crespi’nin rebeca’yı tercih etmesi üzerine ne olursa olsun onların evlenmesine mani olacağına dair yemin etmiştir. büyük ağabeyi jose arcadio macondo’ya döndükten sonra rebeca ile evlenmiş, pietra crespi kendisine kalmıştır. ama pietra crespi’nin bütün yalvarmalarını karşılıksız bırakmış ve onun intiharına yol açmıştır. daha sonra küçük ağabeyi albay aureliano buendia’nın silah arkadaşı albay gerineldo marquez ile bir gönül ilişkisi olmuş ama onunla da evlenmemiştir.
albay gerineldo marquez’in ortada olmadığı bir zaman da, elinde büyüyen yeğeni aureliano jose(küçük ağabeyi albay aureliano buendia’nın oğlu) kendisine olan aşkını itiraf etmiş ama onada karşılık vermemiştir. ömrünün sonuna kadar kimseyle evlenmemiş, bakire kalarak ölmüştür.
3. kuşak
arcadio
pilar ternera ve jose arcadio’nun gayr-i meşru oğulları. annesinin pilar ternera oldunu hiçbir zaman öğrenememiştir. albay aureliano buendia ve arkadaşları savaşa giderken macondo'nun yöneticisi olarak tayin etmişlerdir. yönetici olduğu dönemde güç zehirlenmesi yaşamış, halkı baskı altına almıştır. işi iyice azıtınca babaannesinden dayak yiyip koltuğundan olmuştur. tekrar başa geçtiğinde muhafazakar güçler macondo'ya saldırmış ve arcadio'nun güçleri yarım saatte yenmişlerdir. yenilgi sonrasında yakalanıp kurşuna dizilmiştir. annesi olduğunu bilmediği pilar ternera'yla bir ilişki yaşamak istemiş, ondan karşılık alamayınca santa sofia de la piedad ile evlenmiştir.
aureliano jose
albay aureliano buendia ve pilar ternera'nın oğulları. halası amaranta'nın elinde büyümüştür. amaranta'ya aşkını itiraf etmiş ama karşılık bulamamıştır. tiyatroda arama yapan askerler tarafında öldürülmüştür.
(albay aureliano buendia'nın on yedi oğlu daha olmuş, on yedisi de aynı gün öldürülmüştür. macondo'ya tren getirende, buz fabrikası kuranda albay'ın oğullarıdır.)
4. kuşak
4. kuşak ve sonra ursula ve jose arcadio buendia'nın büyük oğulları jose arcadio'nun oğlu arcadio'dan devam etmiş, albay'ın bütün oğulları öldürülmüştür.
güzel remedios
santa sofia de la piedad ve arcadio'nun kızları. yüzünü göreni delirtecek kadar güzeldir ama bunu hiçbir zaman umursamamıştır. erkeklerin tavırlarını aptalca bulur. evin içinde çıplak gezer. macondo'da düzenlenen karnaval'da kraliçe seçilmiştir.
bahçede çarşaf katlarken rüzgarla beraber uçup gitmiştir.
(en sevdiğimdir)
aureliano segundo
santa sofia de la piedad ve arcadio'nun oğulları ve jose arcadio segundo ikiz kardeşi. ismi aureliano olanların tersine sakin ve meraklı değil, atak ve heyecanlı bir yapısı vardır. karısı fernanda güzellik kraliçesi olarak macondo'daki karnavala getirilince ona aşık olmuş, uzak bir yerde yaşayan fernanda'nın babasına gidip kızı istemiştir. bu evlilikte istediğini bulamayınca petra cortes'e sığınmıştır. metresi petra cortes'le beraber hayvancılık yapıp çok kazanmıştır. kazandığını partilerle yiyip bitirmiş, ömrünün sonunda metresiyle beraber piyango işine girmiştir.
jose arcadio segundo
santa sofia de la piedad ve arcadio'nun oğulları ve aureliano segundo'nun ikiz kardeşi. kardeşinin aksine sakin bir yapısı vardır. melquiades'in yazdıklarının şifresini çözmeye çalışmış ama başarısız olmuştur. muz şirketinde çalışan işçilerin haklarını korumak için uğraşmış ama başarısız olmuştur. devlet tarafından susturulmak istenen işçiler ve işçi yakınlarıyla beraber kurşuna dizilmiş, öldü sanılıp vagona koyulmuştur. kendine geldiğinde vagondan kurtulmuş ve macondo'ya geri dönmüştür. macondo'ya geri döndükten sonra kendisini melquiades'in yazmalarını çözmeye adamıştır.
5. kuşak
reneta remedios(meme)
aureliano segundo ve fernanda'nın kızları. annesinin isteği üzerine rahibe okuluna gitmiştir. arkadaşının evinde gördüğü mauricio babilonia'ya aşık olmuştur. mauricio babilonia eve girmeye çalıştığı sırada, fernanda'nın bahçeye yerleştirdiği korumalar mauricio babilonia'yı belinden vurmuş ve babilonia sakat kalmıştır. bu olay sonrasında aklını yitirme noktasına gelen meme, ömrünün sonuna kadar konuşmamış, suskunluğu tercih etmiştir. annesinin bulduğu bir rahibe okuluna yerleşmiş, ömrünün sonuna kadar macondo'ya dönmemiştir.
jose arcadio
aureliano segundo ve fernanda'nın oğulları. annesinin isteği üzerine roma'ya gitmiştir. ilahiyat okuluna başladıktan kısa bir süre sonra okulu bırakıp meczup bir hayat yaşamıştır. macondo'ya döndüğünde büyük ninesi ursula'nın sakladığı altınları bulmuş, savurgan bir hayat yaşamaya başlamıştır. evinden kırbaçlayarak kovduğu arkadaşları tarafından içki dolu havuzda boğularak öldürülmüştür.
amaranta ursula
aureliano segundo ve fernanda'nın kızları. annesinin isteği üzerine brüksel'e gidip rahibe okulunda okumuştur. ailedeki kadınların çoğunun tersine oldukça modern ve açık görüşlüdür. brüksel'de tanıştığı gaston ile evlenip macondo'ya geri dönmüştür. ursula'nın ölümünden sonra harabe haline gelen buendia malikanesi eski eski haline getirmeye çalışmıştır. eşi gaston işi için brüksel'e döndüğü yeğeni aureliano ile beraber olmuş, macondo'ya döneceğini haber veren gaston'a aureliano'yu sevdiği söylemiştir. aureliano'nun yeğeni olduğunu hiçbir zaman öğrenememiş, oğlu aureliano'yu doğururken ölmüştür.
6. kuşak
aureliano
meme ile mauricio babilonia'nın oğulları. annesi ve babasının kim olduğunu ömrünün son anlarına kadar öğrenememiştir. doğduktan sonra annesinin kaldığı rahibe okulundan macondo'daki fernanda'ya gönderilmiş, fernanda öldürmeyi beceremediği için ev hapsine mahkum edilmiştir. ninesi hayatta olduğu süre boyunca dışarıya adımını atmamış, evin içinde gizlenmiştir. hayatının melquiades'in yazmalarını çözmeye adamış ve başarılı olmuştur. amaranta ursula ile birbirlerine aşık olup evlenmişler, bu evlilikten aureliano doğmuştur.
amaranta'nın teyzesi olduğunu hiçbir zaman öğrenememiştir.
aureliano
amaranta ursula ve aureliano'nun oğulları, son buendia. büyük büyük ninesi ursula'nın akraba evliliğinde doğacak çocuklarda korktuğu gibi kuyruklu doğmuştur. melquiades'in: ''soyun atası ağaca bağlanır, sonuncusunu da karıncalar yer.'' sözünde olduğu gibi karıncalar tarafından yenerek öldürülmüştür.
--------
elimden geldiğinde kim kimdir açıklamaya çalıştım. buendialar dışında kimseyi anlatmadım çünkü onları karıştıracağınızı sanmıyorum.
eğer kitabı azami dikkatle okursanız karakterleri pek karıştırmazsınız. zaten bir paragraf için iki farklı aureliano'dan ya da jose arcadio'dan bahsedildiğini pek görmezsiniz. sadece dikkat istiyor, abartıldığı kadar zor bir kitap değil.
unutmadan ekleyeyim, 184. sayfada başlayan bölümü tekrar tekrar okuyun. bundan yıllarca önce yazılmış bir kitabın geçerliliğini nasıl koruduğunu gözleriniz ve yaşamınızla bir kez daha görürsünüz. edebiyat budur!
devamını gör...
"yüzyıllık yalnızlık" ile benzer başlıklar
yalnızlık
934
