yaş ilerledikçe fark edilen şeyler
zamanın su gibi akıp gittiği ve yaşanan her anın geçici olduğu.
devamını gör...
adnan menderes
amerika' ya yaranmak için koreye asker gönderen kişi. nazım hikmetin bununla ilgili çok güzel bir şiiri vardır. ayrıca kendi kendine yeten, dış borcu olmayan ülke onun zamanında ilk kez marshall yardımları ile borçlu hale gelmiştir.
gözlerinizin ikisi de yerinde, adnan bey,
iki gözünüzle bakarsınız,
iki kurnaz,
iki hayın,
ve zeytini yağlı iki gözünüzle
bakarsınız kürsüden meclis'e kibirli kibirli
ve topraklarına çiftliklerinizin
ve çek defterinize.
ellerinizin ikisi de yerinde, adnan bey,
iki elinizle okşarsınız,
iki tombul,
iki ak,
vıcık vıcık terli iki elinizle
okşarsınız pomadalı saçlarınızı,
dövizlerinizi,
ve memelerini metreslerinizin.
iki bacağınızın ikisi de yerinde, adnan bey,
iki bacağınız taşır geniş kalçalarınızı,
iki bacağınızla çıkarsınız huzuruna eisenhower'in,
ve bütün kaygınız
iki bacağınızın arkadan birleştiği yeri
halkın tekmesinden korumaktır.
benim gözlerimin ikisi de yok.
benim ellerimin ikisi de yok.
benim bacaklarımın ikisi de yok.
ben yokum.
beni, üniversiteli yedek subayı,
kore'de harcadınız, adnan bey.
elleriniz itti beni ölüme,
vıcık vıcık terli, tombul elleriniz.
gözleriniz şöyle bir baktı arkamdan
ve ben al kan içinde ölürken
çığlığımı duymamanız için
kaçırdı sizi bacaklarınız arabanıza bindirip.
ama ben peşinizdeyim, adnan bey,
ölüler otomobilden hızlı gider,
kör gözlerim,
kopuk ellerim,
kesik bacaklarımla peşinizdeyim.
diyetimi istiyorum, adnan bey,
göze göz,
ele el,
bacağa bacak,
diyetimi istiyorum,
alacağım da.
25 haziran 1959
gözlerinizin ikisi de yerinde, adnan bey,
iki gözünüzle bakarsınız,
iki kurnaz,
iki hayın,
ve zeytini yağlı iki gözünüzle
bakarsınız kürsüden meclis'e kibirli kibirli
ve topraklarına çiftliklerinizin
ve çek defterinize.
ellerinizin ikisi de yerinde, adnan bey,
iki elinizle okşarsınız,
iki tombul,
iki ak,
vıcık vıcık terli iki elinizle
okşarsınız pomadalı saçlarınızı,
dövizlerinizi,
ve memelerini metreslerinizin.
iki bacağınızın ikisi de yerinde, adnan bey,
iki bacağınız taşır geniş kalçalarınızı,
iki bacağınızla çıkarsınız huzuruna eisenhower'in,
ve bütün kaygınız
iki bacağınızın arkadan birleştiği yeri
halkın tekmesinden korumaktır.
benim gözlerimin ikisi de yok.
benim ellerimin ikisi de yok.
benim bacaklarımın ikisi de yok.
ben yokum.
beni, üniversiteli yedek subayı,
kore'de harcadınız, adnan bey.
elleriniz itti beni ölüme,
vıcık vıcık terli, tombul elleriniz.
gözleriniz şöyle bir baktı arkamdan
ve ben al kan içinde ölürken
çığlığımı duymamanız için
kaçırdı sizi bacaklarınız arabanıza bindirip.
ama ben peşinizdeyim, adnan bey,
ölüler otomobilden hızlı gider,
kör gözlerim,
kopuk ellerim,
kesik bacaklarımla peşinizdeyim.
diyetimi istiyorum, adnan bey,
göze göz,
ele el,
bacağa bacak,
diyetimi istiyorum,
alacağım da.
25 haziran 1959
devamını gör...
bilgisayar mühendisliği
merhaba ben guardian. öncelikle tüm üniversiteye başlayacak yazarlara ve okuyuculara başarılar diliyorum. direkt konuya geçelim. bana günde 3 5 kişi bu bilgisayar mühendisliği nedir diye sorular soruyor. yazmalı mıyım? dersler nasıl? geleceği var mı? nasıl başlayacam nasıl devam edeceğim? okuması ne kadar zor derslerin ağırlığı nasıl? gibi onlarca soru soruyorlar haklı olarak. insanlar ömürlerinin 4 yılını buna gömecekler sonuçta. bu sorulara dilim döndüğünce cevap vermek istedim. benden farklı düşünen arkadaşlar da fikirlerini belirtirlerse toplu bir bilgisayar mühendisliği nedir rehberi çıkarabiliriz. sonuçta tüm açılarıyla ele almaya kalkmak ve bunu yazarak anlatmak saatler sürebilir ve cidden o kadar zamanım bulunmamakta ne yazık ki.
ben kabaca nasıl bir bölüm olduğunu yazıldıktan girildikten sonra neler yapılması gerektiğinden bahsedeyim.
bilgisayar mühendisliği nedir kaç para ulan bu bilgisayar mühendisliği
bilgisayar mühendisleri yazılım ve donanım alanında yetkin olarak kendini yetiştiren ve seçtiği alana göre üniversitelerde aldığı bu temel eğitimle kendini her zaman bir ileriye taşımaya çalışan. ömrü boyunca öğrenmeye ve düşünmeye dayanıklı, disiplinli ve sosyal kişilere verilen isimdir.
ben bilgisayarları çok seviyorum bilgisayar mühendisliğini de sever miyim?
seveceğini düşünen insanlar için atalarımızın söylediği çok güzel bir söz var (bkz: davulun sesi uzaktan hoş gelir). bu ağır bir disiplin arkadaşlar ve unutmayın ki bir mühendislik bu işi yapıyorsanız bilgisayarları sevmeniz ne yazık ki yetmiyor. sürekli olarak öğrenmeniz, bildiklerinizi paylaşmanız ve öğrendiğiniz veyahut geliştirdiğiniz teorileri veya düşünceleri uygulamaya dökmeniz gerekiyor. felsefeci değiliz * biz sevgi içimizde de değil. bu mesleği her insan evladı öğrenebilir fakat disiplin, hırs ve zeka üçgeniyle öğrenme hızınız ve okulunuz bittikten sonra iş bulup bulamayacağınız belirleniyor. çocuk değilsiniz siz kendinize yalanlar söylemeyin ve kendinizi bu üç maddeye göre değerlendirip seçiminizi buna göre yapın.
oyun oynamayı sevenler sizlere sesleniyorum
verin unity'mi c# bana ben oyun yapacağım diyenler veya ben bir cs oynuyorum varya uff şimdi de bilgisayar yazacağım diyen ve ne yazık ki yazıp gelecek sene okulu bırakacak veya bize böyle olduğu söylenmedi diyenler. kendinize bu kötülüğü yapmayın oynadığınız oyunların bilgisayar mühendisliğini sevmenizle uzaktan yakından ilgisi yok. şu anda tai'de çalışan senelerce yurtiçinde yurtdışında akadeisyenlik yapmış ve akdeniz üniversitesine giderseniz tanışacağınız bir adam bana şunları söylemişti "guardian oyun oynayan oyunları seven insanlar bu işte büyük oranda başarısız oluyor bu türkiyesi, almanyası, amerikası, japonyası hepsi için geçerli." yani oyunları seviyor ve oyun geliştirmek istiyor olabilirsiniz cidden bu işe meraklı olabilirsiniz o zaman sizin için önerebileceğim bölüm budur. ha tabi istisnaların kaideleri bozmadığını da belirtmek isterim.
bölümü yazacam ben kafaya koydum kardeş peki şimdi ne yapayım
ya kararınızı verdiniz ve tercihlerinizi yaptınız. size bu bölüme giderken hiçbir şey bilmene gerek yok öğretiyorlar kolay la bir şeyi yok algoritma dersinin diyenler olacaktır. en gıcık olduğum tembelliği kendine hedef edinmiş minik sülüklerin sesleri çok daha fazla çıktığından dolayı size bunları söylüyorlar. inanmayın arkadaşım hiçbir şey bilmiyorsan ve bilgisayar mühendisliği yazdıysan senin için ömrün boyunca sürecek ve sürekli hızlanmanı gerektirecek bir maraton başlıyor. ilk olarak unutmaman gereken şey bu maratonu kabul etmen ve hayatını buna göre düzenlemeye başlaman. ilk tavsiyem "bir arkadaşla konuştuktan sonra farkettim ki çoğu öğrenci ingilizce bilmiyor." ingllizce öğreneceksin. bunun kem kümü yok ciddiyim ingilizce öğrenmezsen maratonu koşamazsın yönünü bulamazsın, ilk işin internetteki tonlarca açık kaynaktan ingilizce öğrenmeye başlaman ve senin gibi bir arkadaş bularak aranızda türkçe konuşmayı bırakmanız. türkçe sizi geçmişte bırakıyor ne yazık ki. google translate demeyin ağzınıza bir tane çakarım ciddi ciddi. eğer şimdiden tembelliğe başvuracaksanız hiç gelmeyin 4 seneniz boşa gider işsiz kalırsınız en azından ben size asla iş vermem. ingilizceyi biliyom kardeş ben benim dedem ingiliz kralıydı bizde inglizce native diyorsanız. github, w3school, stack overflow vb pek çok site var. udemyden kurs alabilirsiniz ama ben open source hastası biri olduğumdan dolayı youtube ve internetteki eğitimleri öneririm. bunlara girdiniz buldunuz ve hepsine kaydoldunuz şimdi ne mi yapacaksınız google nasıl kullanılır? onu öğreneceksiniz. nası ya ama biliyorsun demi sen yok kanka yüzde 90 ihtimalle tam olarak nasıl kullanıldığını bilmiyorsun. şu makaleyi okumanı öneririm bak buda google dock en çok kullandığım şeylerden biri ve google'nın güzel bir şekilde kullanıldığında verimliliğin ne kadar artabileceğini gösteren şeylerden biri. kardeş geç bunları biz bunları biliyoruz okeyde 11. parti bitti sal bizi de biraz daha ilerleyelim diyenleri görüyorum çıldırmış durumdalar. tamam size vereceğim tavsiyelere geleyim. şimdi kardeş ilk yapman gereken geliştirmekte olduğun projelerin sayılarını arttırmak, üniversite'de bulunan ve ortamı tatlı olan bir kulübe katılmak. tanıyabildiğiniz kadar insan tanıyıp çok samimi olmamaya bakın, size yardımcı olabilecek sizi ilerletebilecek bilmediğiniz şeyleri öğretecek adamlarla takılın ve en önemlisi hocalarınızı kafalamaya bakın. 3 tane okul değiştim ve okulun ilk haftasında yaptığım ilk şey bölüm başkanını veya o sene bize ders verecek olan bölüm hocasını kafalamak oluyor. o adamlar size göre aptal olabilir hatta kankalarınıza "fahri hocaya bak ben ondan çok biliyorum" diyorsunuzdur belki de ha büyük ihtimalle daha çok biliyorsunuzdur öyle biliyorum fakat bu adamlar akademisyen ve sektör adam aradığına bu insanlara geliyor ve siz üniversiteden çıktığınızda bu adamlar size referans mektubu yazabilecek adamlar. bunları aşağı yukarı yaptıktan sonra şu saçma sapan tekno-bla bla projeleri yarışmaları tübitak yarışmaları falan oluyor. bir ekip bul veya bir ekip kurup bu yarışmalara katılmaya bak. bu senin cv'nde en güzel gözükecek şeylerden biri oluyor. bilgisayar mühendisi senin de bildiğin üzere içine kapanık sadece robot gibi kod yazan insan olamaz. çok sosyal olmak ve çalışkan olmak hem daha kolay hem de daha kazançlıdır. insanlarla konuştuğunda seni yemezler sorduğun soruların ve belki de alamadığın cevapların sana zararı değil karı vardır. karşındaki yüksek mevkide bir adamsa akşam eve gidip karşılaştığı binlerce insana rağmen sen aklına geliyorsan ve bunu sağlamayı öğrendiysen bu işi başarmışsın demektir. hitabetin akıcı ve düzgün konuşmanın olması hayati bir önem taşır bunu unutma. daha üst seviyedeyim kardeş ben ben ne yapayım diyorsan bana tavsiye verebilirsin. ben daha üst seviye için hazırlanan biriyim sonuçta ve tecrübelerini benimle paylaşmak istiyorsan bana mesaj atta mutlu olayım.
iş imkanları neler bu sektörde çalışmak için illaha bilgisayar mı okumalıyım?
işte bu göreceli bir soru. benim tanıdığım en iyi siber güvenlikçiler bilgisayar mühendisliği fakültesinin yanından bile geçmemiş insanlar (red team için). fakat aynı zamanda bazı akıl hocalarım, arkadaşlarım ülkenin hatta ülkeyi bırakın dünyanın en iyi üniversitelerinden mezun insanlar. bunun tam olarak bir cevabı ne yazık ki yok ve bu iş sizde bitiyor arkadaşlar. iş imkanları ise a101 kasiyerliğinden dünyanın en büyük teknoloji, lojistik, güvenlik şirketlerine varam hatta (bkz: gafam)'a dahi ulaşabileceğiniz büyük bir alan. kendinizi ne kadar ilerlettiğiniz ve ananızdan babanızdan gelen zekayı etkileyen şans faktörüne bağlı olarak değişir. yani bunu söylediğimden dolayı belki kızabilirsiniz fakat aranızdan gafam şirketlerinde çalışabilecek kişilerin çıkma olasılığı ne yazık ki çok düşük. neyse sayılar yalan söylemez sonuçta.
bilgisayara ihtiyacım var mı? benim külüstür emektar sarıkızım yeter mi?
bu soruyu bana soran bir iki kişi falan oldu. yani gittiğiniz üniversiteye göre değişkenlik gösterebilecek bir soru olsa bile sarıkızınız eğer bir dinazora dönüştüyse bir pc almanız sizin karınıza olur. öğrenme hızınızı arttırır. fakat size göre de değişir bir ara bilgisayarsız kaldığım dönemde bölüm başkanıyla konuşup okulda kalıyordum bilgisayar labında. yaptığım bazı projeler ve çalışmalar o bilgisayarsız kaldığım döneme ait.
pekala paranız var ne almalısınız benim tavsiyem gönlümün efendisi macbooklara ait. tuzlu olduysa hafif ama etkili bir şey bulmanızı tavsiye ederim çünkü bir süre sonra farkedeceğiniz şey kaplumbağa nasıl evini sırtında taşıyorsa sizde işinizi sırtınızda taşıyacaksınız.
hangi dili öğreneyim kardeş envai çeşit dil var
şimdi bazı arkadaşlar bana kızacak bu dediğimden dolayı ben cpp'ciyim yani bazılarınız portakalda vitaminken veya gta vice city falan oynarken ben cpp kodluyordum bu yüzden bana çok kızmazsanız iyi olur minik bir kalbim olduğundan dolayı üzülebiliyorum. python diyorum sebebi ise çok farklı. öğrenilmesinin kolay olması sözdiziminin anlaşılabilir olması ve flex olması yalanını size söylemeyeceğim bu yalan python ciddi manada öğrenebileceğiniz ileri seviyede en zor dillerden biri. fakat kurulumu ve başlangıcı kolay olduğundan aynı zamanda işin mantığını öğrenmenizin en başta yeterli olmasından dolayı python hiçbir şey bilmeyen ve maratona yeni başlayan biri için çok tatlı bir dil.
yazının sonuna geldim. atladığım aklıma gelmeyen pek çok soru ve farklı yaklaşımlar illaha vardır. bu alandaki büyüklerim fikirlerini ve düşüncelerini bizimle paylaşırlarsa sözlüğümüzün yazarlarına ve okuyucularına büyük katkılar sağlamış oluruz. bana vermek istedikleri tecrübeleri ve fikirleri varsa bana mesaj atmaları ve tavsiyelerini aktarmaları beni çok ama çok mutlu eder.
yeni başlayan ve aramıza katılacak arkadaşlar hepiniz aramıza hoşgeldiniz diyorum. hedeflerinize ve çalışmalarınıza sıkı sıkıya bağlanın ve en iyilerimizden olmaya çalışın. unutmayın ki bir gün iyi bir mühendis olursanız, muhteşem işler başarırsanız ve iyi yerlerde çalışıp müthiş start-uplar kurarsanız aynı zamanda uslu bir mühendis olursanız şirin guardian amcayi görebilirsiniz...
ben kabaca nasıl bir bölüm olduğunu yazıldıktan girildikten sonra neler yapılması gerektiğinden bahsedeyim.
bilgisayar mühendisliği nedir kaç para ulan bu bilgisayar mühendisliği
bilgisayar mühendisleri yazılım ve donanım alanında yetkin olarak kendini yetiştiren ve seçtiği alana göre üniversitelerde aldığı bu temel eğitimle kendini her zaman bir ileriye taşımaya çalışan. ömrü boyunca öğrenmeye ve düşünmeye dayanıklı, disiplinli ve sosyal kişilere verilen isimdir.
ben bilgisayarları çok seviyorum bilgisayar mühendisliğini de sever miyim?
seveceğini düşünen insanlar için atalarımızın söylediği çok güzel bir söz var (bkz: davulun sesi uzaktan hoş gelir). bu ağır bir disiplin arkadaşlar ve unutmayın ki bir mühendislik bu işi yapıyorsanız bilgisayarları sevmeniz ne yazık ki yetmiyor. sürekli olarak öğrenmeniz, bildiklerinizi paylaşmanız ve öğrendiğiniz veyahut geliştirdiğiniz teorileri veya düşünceleri uygulamaya dökmeniz gerekiyor. felsefeci değiliz * biz sevgi içimizde de değil. bu mesleği her insan evladı öğrenebilir fakat disiplin, hırs ve zeka üçgeniyle öğrenme hızınız ve okulunuz bittikten sonra iş bulup bulamayacağınız belirleniyor. çocuk değilsiniz siz kendinize yalanlar söylemeyin ve kendinizi bu üç maddeye göre değerlendirip seçiminizi buna göre yapın.
oyun oynamayı sevenler sizlere sesleniyorum
verin unity'mi c# bana ben oyun yapacağım diyenler veya ben bir cs oynuyorum varya uff şimdi de bilgisayar yazacağım diyen ve ne yazık ki yazıp gelecek sene okulu bırakacak veya bize böyle olduğu söylenmedi diyenler. kendinize bu kötülüğü yapmayın oynadığınız oyunların bilgisayar mühendisliğini sevmenizle uzaktan yakından ilgisi yok. şu anda tai'de çalışan senelerce yurtiçinde yurtdışında akadeisyenlik yapmış ve akdeniz üniversitesine giderseniz tanışacağınız bir adam bana şunları söylemişti "guardian oyun oynayan oyunları seven insanlar bu işte büyük oranda başarısız oluyor bu türkiyesi, almanyası, amerikası, japonyası hepsi için geçerli." yani oyunları seviyor ve oyun geliştirmek istiyor olabilirsiniz cidden bu işe meraklı olabilirsiniz o zaman sizin için önerebileceğim bölüm budur. ha tabi istisnaların kaideleri bozmadığını da belirtmek isterim.
bölümü yazacam ben kafaya koydum kardeş peki şimdi ne yapayım
ya kararınızı verdiniz ve tercihlerinizi yaptınız. size bu bölüme giderken hiçbir şey bilmene gerek yok öğretiyorlar kolay la bir şeyi yok algoritma dersinin diyenler olacaktır. en gıcık olduğum tembelliği kendine hedef edinmiş minik sülüklerin sesleri çok daha fazla çıktığından dolayı size bunları söylüyorlar. inanmayın arkadaşım hiçbir şey bilmiyorsan ve bilgisayar mühendisliği yazdıysan senin için ömrün boyunca sürecek ve sürekli hızlanmanı gerektirecek bir maraton başlıyor. ilk olarak unutmaman gereken şey bu maratonu kabul etmen ve hayatını buna göre düzenlemeye başlaman. ilk tavsiyem "bir arkadaşla konuştuktan sonra farkettim ki çoğu öğrenci ingilizce bilmiyor." ingllizce öğreneceksin. bunun kem kümü yok ciddiyim ingilizce öğrenmezsen maratonu koşamazsın yönünü bulamazsın, ilk işin internetteki tonlarca açık kaynaktan ingilizce öğrenmeye başlaman ve senin gibi bir arkadaş bularak aranızda türkçe konuşmayı bırakmanız. türkçe sizi geçmişte bırakıyor ne yazık ki. google translate demeyin ağzınıza bir tane çakarım ciddi ciddi. eğer şimdiden tembelliğe başvuracaksanız hiç gelmeyin 4 seneniz boşa gider işsiz kalırsınız en azından ben size asla iş vermem. ingilizceyi biliyom kardeş ben benim dedem ingiliz kralıydı bizde inglizce native diyorsanız. github, w3school, stack overflow vb pek çok site var. udemyden kurs alabilirsiniz ama ben open source hastası biri olduğumdan dolayı youtube ve internetteki eğitimleri öneririm. bunlara girdiniz buldunuz ve hepsine kaydoldunuz şimdi ne mi yapacaksınız google nasıl kullanılır? onu öğreneceksiniz. nası ya ama biliyorsun demi sen yok kanka yüzde 90 ihtimalle tam olarak nasıl kullanıldığını bilmiyorsun. şu makaleyi okumanı öneririm bak buda google dock en çok kullandığım şeylerden biri ve google'nın güzel bir şekilde kullanıldığında verimliliğin ne kadar artabileceğini gösteren şeylerden biri. kardeş geç bunları biz bunları biliyoruz okeyde 11. parti bitti sal bizi de biraz daha ilerleyelim diyenleri görüyorum çıldırmış durumdalar. tamam size vereceğim tavsiyelere geleyim. şimdi kardeş ilk yapman gereken geliştirmekte olduğun projelerin sayılarını arttırmak, üniversite'de bulunan ve ortamı tatlı olan bir kulübe katılmak. tanıyabildiğiniz kadar insan tanıyıp çok samimi olmamaya bakın, size yardımcı olabilecek sizi ilerletebilecek bilmediğiniz şeyleri öğretecek adamlarla takılın ve en önemlisi hocalarınızı kafalamaya bakın. 3 tane okul değiştim ve okulun ilk haftasında yaptığım ilk şey bölüm başkanını veya o sene bize ders verecek olan bölüm hocasını kafalamak oluyor. o adamlar size göre aptal olabilir hatta kankalarınıza "fahri hocaya bak ben ondan çok biliyorum" diyorsunuzdur belki de ha büyük ihtimalle daha çok biliyorsunuzdur öyle biliyorum fakat bu adamlar akademisyen ve sektör adam aradığına bu insanlara geliyor ve siz üniversiteden çıktığınızda bu adamlar size referans mektubu yazabilecek adamlar. bunları aşağı yukarı yaptıktan sonra şu saçma sapan tekno-bla bla projeleri yarışmaları tübitak yarışmaları falan oluyor. bir ekip bul veya bir ekip kurup bu yarışmalara katılmaya bak. bu senin cv'nde en güzel gözükecek şeylerden biri oluyor. bilgisayar mühendisi senin de bildiğin üzere içine kapanık sadece robot gibi kod yazan insan olamaz. çok sosyal olmak ve çalışkan olmak hem daha kolay hem de daha kazançlıdır. insanlarla konuştuğunda seni yemezler sorduğun soruların ve belki de alamadığın cevapların sana zararı değil karı vardır. karşındaki yüksek mevkide bir adamsa akşam eve gidip karşılaştığı binlerce insana rağmen sen aklına geliyorsan ve bunu sağlamayı öğrendiysen bu işi başarmışsın demektir. hitabetin akıcı ve düzgün konuşmanın olması hayati bir önem taşır bunu unutma. daha üst seviyedeyim kardeş ben ben ne yapayım diyorsan bana tavsiye verebilirsin. ben daha üst seviye için hazırlanan biriyim sonuçta ve tecrübelerini benimle paylaşmak istiyorsan bana mesaj atta mutlu olayım.
iş imkanları neler bu sektörde çalışmak için illaha bilgisayar mı okumalıyım?
işte bu göreceli bir soru. benim tanıdığım en iyi siber güvenlikçiler bilgisayar mühendisliği fakültesinin yanından bile geçmemiş insanlar (red team için). fakat aynı zamanda bazı akıl hocalarım, arkadaşlarım ülkenin hatta ülkeyi bırakın dünyanın en iyi üniversitelerinden mezun insanlar. bunun tam olarak bir cevabı ne yazık ki yok ve bu iş sizde bitiyor arkadaşlar. iş imkanları ise a101 kasiyerliğinden dünyanın en büyük teknoloji, lojistik, güvenlik şirketlerine varam hatta (bkz: gafam)'a dahi ulaşabileceğiniz büyük bir alan. kendinizi ne kadar ilerlettiğiniz ve ananızdan babanızdan gelen zekayı etkileyen şans faktörüne bağlı olarak değişir. yani bunu söylediğimden dolayı belki kızabilirsiniz fakat aranızdan gafam şirketlerinde çalışabilecek kişilerin çıkma olasılığı ne yazık ki çok düşük. neyse sayılar yalan söylemez sonuçta.
bilgisayara ihtiyacım var mı? benim külüstür emektar sarıkızım yeter mi?
bu soruyu bana soran bir iki kişi falan oldu. yani gittiğiniz üniversiteye göre değişkenlik gösterebilecek bir soru olsa bile sarıkızınız eğer bir dinazora dönüştüyse bir pc almanız sizin karınıza olur. öğrenme hızınızı arttırır. fakat size göre de değişir bir ara bilgisayarsız kaldığım dönemde bölüm başkanıyla konuşup okulda kalıyordum bilgisayar labında. yaptığım bazı projeler ve çalışmalar o bilgisayarsız kaldığım döneme ait.
pekala paranız var ne almalısınız benim tavsiyem gönlümün efendisi macbooklara ait. tuzlu olduysa hafif ama etkili bir şey bulmanızı tavsiye ederim çünkü bir süre sonra farkedeceğiniz şey kaplumbağa nasıl evini sırtında taşıyorsa sizde işinizi sırtınızda taşıyacaksınız.
hangi dili öğreneyim kardeş envai çeşit dil var
şimdi bazı arkadaşlar bana kızacak bu dediğimden dolayı ben cpp'ciyim yani bazılarınız portakalda vitaminken veya gta vice city falan oynarken ben cpp kodluyordum bu yüzden bana çok kızmazsanız iyi olur minik bir kalbim olduğundan dolayı üzülebiliyorum. python diyorum sebebi ise çok farklı. öğrenilmesinin kolay olması sözdiziminin anlaşılabilir olması ve flex olması yalanını size söylemeyeceğim bu yalan python ciddi manada öğrenebileceğiniz ileri seviyede en zor dillerden biri. fakat kurulumu ve başlangıcı kolay olduğundan aynı zamanda işin mantığını öğrenmenizin en başta yeterli olmasından dolayı python hiçbir şey bilmeyen ve maratona yeni başlayan biri için çok tatlı bir dil.
yazının sonuna geldim. atladığım aklıma gelmeyen pek çok soru ve farklı yaklaşımlar illaha vardır. bu alandaki büyüklerim fikirlerini ve düşüncelerini bizimle paylaşırlarsa sözlüğümüzün yazarlarına ve okuyucularına büyük katkılar sağlamış oluruz. bana vermek istedikleri tecrübeleri ve fikirleri varsa bana mesaj atmaları ve tavsiyelerini aktarmaları beni çok ama çok mutlu eder.
yeni başlayan ve aramıza katılacak arkadaşlar hepiniz aramıza hoşgeldiniz diyorum. hedeflerinize ve çalışmalarınıza sıkı sıkıya bağlanın ve en iyilerimizden olmaya çalışın. unutmayın ki bir gün iyi bir mühendis olursanız, muhteşem işler başarırsanız ve iyi yerlerde çalışıp müthiş start-uplar kurarsanız aynı zamanda uslu bir mühendis olursanız şirin guardian amcayi görebilirsiniz...
devamını gör...
oku iş bul evlen çocuk yap öl
toplumun dayatmasıdır. bir de bunlara yaş gibi kriterler de koyar ki, sınırların dışında kaldığında rahat rahat yargılayabilsin. bireyin bir önemi yoktur. fikirlerinin, hayallerinin, isteklerinin değeri yoktur. kendisi için değil, sistem için yaşamasının istenmesidir.
devamını gör...
mp3
ses dosyaları için, kayıplı data sıkıştırma formatları arasında en meşhuru. evet. gerçekten.
devamını gör...
ezberlenen en saçma şey
ce ceyli calaculalı camburleyli cap cup.
bu ne ya?
bu ne ya?
devamını gör...
normal sözlük'ün gelişmesi için tavsiyeler
#bilim kanalının açılması.
bilimsel başlıklara önem verilmesi.
ben inanıyorum ki bilimsel konuda birikimi olan bir çok yazarımız vardır.
bilimsel başlıklara önem verilmesi.
ben inanıyorum ki bilimsel konuda birikimi olan bir çok yazarımız vardır.
devamını gör...
erdoğan değil intihar eden vatandaşlar suçludur
erdoğan'ı zor durumda bırakmak için intihar ediyorlar, bunlar zaten fetöcü, pkk'lı, dhkp-c'li, ışid'çi, affedersiniz ermeni, israil dölü dese inandırıcı olabilirdi.
bitcoin yüzünden intihar eden yok, akşam evinde sofraya yemek koyamadığı için intihar eden insanlar var bu ülkede.
tabii bir akit'e bunu anlatmanız gereksiz. kendisi de it gibi bilmesine rağmen, yarattıkları siyasal din bunu gerektirir.
ölmeyi tercih etmiş insanların arkasından bu şekilde konuşmak en basit tanımıyla ahlaksızlıktır.
lakin bu adamlarda eksik olan şey sadece ahlak da değildir.
bitcoin yüzünden intihar eden yok, akşam evinde sofraya yemek koyamadığı için intihar eden insanlar var bu ülkede.
tabii bir akit'e bunu anlatmanız gereksiz. kendisi de it gibi bilmesine rağmen, yarattıkları siyasal din bunu gerektirir.
ölmeyi tercih etmiş insanların arkasından bu şekilde konuşmak en basit tanımıyla ahlaksızlıktır.
lakin bu adamlarda eksik olan şey sadece ahlak da değildir.
devamını gör...
yetenek diye bir şeyin olmaması
yetenek diye bir şey vardır. ancak etkisi sanıldığı değildir. çalışmak daha önemlidir. yetenek destekleyici unsurdur. kremanın üstündeki çilektir. herkes her şeyi çalışarak yapabilir diye birşey yoktur.
devamını gör...
çinli siyah yarasa çiçeği
dünyada az bilinen çinli siyah yarasa çiçeği sıcak iklimleri seven ve soğuk havalarda iç mekana alınması gereken bir bitki türüdür. bu bitkiler 25 ile 30 cm büyüklüğünden 70 cm’e kadar uzamaktadır.
devamını gör...
çocuklarla girilen komik diyaloglar
sabah sabah maskara oldum sözlükçüm, trollemeye giderken trollendim bu çocuklar benimle eyleniiyii* sevgili yazarlar!
kısa şortlu, sandaletli, kolları tam ısırmalık bir erkek çocuğu düşünün. inanılmaz sevimli sıpa. yanıma geldi ve "öğretmenim aklından bir sayı tut" dedi. öğretmensin, tutsana düzgünce sayı ama yok. aklıma şu karikatür geldi:

"ayy birden tutamam ki ben, heyecanlanırım." dedim.
"yok yok öğretmenim heyecanlanacak bir şey yok tut sen " dedi. çocuk tabi yaptığım şakayı anlamadı, beni sakinleştiriyor sayı tutmam için. "tamam" dedim tutayım, "tuttum" dedim.
gelen cevap "eheheeh şimdi de bırak öğretmenim" *
kesin abisinden, ablasından birinden öğrendi geldi bana uyguladı. işin kötüsü de hiç aklıma gelmedi trolleneceğim. çocuğum, evladım, kuzum * öğretmene yapılmaz böyle şeyler diyemiyorum çünkü arada ben de yapıyorum bunun gibi şeyleri çocuklara. kime çektiler bilmiyorum ki!?*
kısa şortlu, sandaletli, kolları tam ısırmalık bir erkek çocuğu düşünün. inanılmaz sevimli sıpa. yanıma geldi ve "öğretmenim aklından bir sayı tut" dedi. öğretmensin, tutsana düzgünce sayı ama yok. aklıma şu karikatür geldi:

"ayy birden tutamam ki ben, heyecanlanırım." dedim.
"yok yok öğretmenim heyecanlanacak bir şey yok tut sen " dedi. çocuk tabi yaptığım şakayı anlamadı, beni sakinleştiriyor sayı tutmam için. "tamam" dedim tutayım, "tuttum" dedim.
gelen cevap "eheheeh şimdi de bırak öğretmenim" *
kesin abisinden, ablasından birinden öğrendi geldi bana uyguladı. işin kötüsü de hiç aklıma gelmedi trolleneceğim. çocuğum, evladım, kuzum * öğretmene yapılmaz böyle şeyler diyemiyorum çünkü arada ben de yapıyorum bunun gibi şeyleri çocuklara. kime çektiler bilmiyorum ki!?*
devamını gör...
türkiye’nin en iyi müzik grubu
devamını gör...
hayatının sonuna kadar tek bir kitap okuma şansın olsaydı
oblomov
devamını gör...
yaşından küçük göstermek
yaşıtım olan insanları geçtim benden küçük olanlar tarafından bile ciddiye alınmadığım için lanet ettiğim özellik, keşke herkes yaşında gösterse ve dünya çok daha iyi bir yer olmaya başlasa. bir de buna minyonluk eklendiğinde, sinirlendiğiniz zaman bile elinde bıçakla gezen civcive dönüşüyorsunuz ve ciddiye alınma oranı eksilere düşüyor.
devamını gör...
zed's dead baby
pulp fiction filminin ünlü bir sahnesinden ünlü bir replik. satması gereken boks maçını kazanarak mafyanın peşine düştüğü boksör butch (bruce willis abimiz) firardadır. sevgilisiyle bir motele yerleşmiş şehirden kaçma planı yaparken, ultra alıngan ve duygusal sevgilisi fabienne'in (maria de medeiros) babasından kalan ve nice badireler atlatmış çok değerli kol saatini evde unuttuğunu öğrenince küplere biner. eve dönüp saati alması gerekir. saati alır ama tıpkı babasının kol saati gibi türlü badireler atlatır. nihayet motele döner. fabienne onu bir motosikletle görünce aralarında şu ünlü diyalog geçer:
-whose motorcycle is this?
-it's a chopper baby.
-whose chopper is this?
- it's zed's.
-who's zed?
- zed's dead baby. zed's dead.
müzik girer...
-whose motorcycle is this?
-it's a chopper baby.
-whose chopper is this?
- it's zed's.
-who's zed?
- zed's dead baby. zed's dead.
müzik girer...
devamını gör...
hayatı kolaylaştıracak web siteleri
ekşi sözlük: çok değil kısa süre vakit geçirdiğinizde bile ülkede ne tip ruh hastaları olduğunu görüp halinize şükretmenizi sağlayacak bir site.
devamını gör...

