zaman tüneli

kötü olmuştur. aslında onca yıldır kötü olabilecek ne varsa olmuştur. dava kasten ve sürekli olarak çok yönlü bir şekilde sabote edilmiştir. bir çok insan duyarsız kalmış ve ülke iki kampa ayrılmıştır. katliamı tanıyanlar ve tanımayanlar. katliamcılardan hesap sormak isteyenler ve onları kurtarmak isteyenler şeklinde.

böylelikle bu mesele bizler için hiçbir zaman kapanmayacaktır. ömürlerimiz boyunca hiç durmadan hesabını soracağımız bir davamız olmuştur artık.
devamını gör...

türeyebilmektir.
devamını gör...

şirkette yeni evlenen kadın çalışanlardan birisine, isteme ritüeli öncesi çiçek için fikri sorulmuş erkek tarafına mensup kadınlar tarafından.

bizimkisi 10.000 tl'ye yakın bir çiçeklik olabilir demiş. damadın ablası da çaktırmadan evlenecek erkek kardeşine çiçeksepetinden daha ucuz fiyatlı seçenekler sunarken, gelin bu mesajları yakalıyor çocuğun telefonunda.

vayyyyyy kaç kere evleniliyormuş.. amannnnn vizyonsuzlukmuş.. vır vırr.

evleneli daha 1 sene olmamış. mutsuz, kızcağız. boktan boktan meseleler. bazı kadınlar gerçekten gram çekilmiyor.

insanlığın ilk ortaya çıkış zamanına dön. aşk meşk konularına ilk abartı güzelleme yapılan o ana dön, nesiller boyu hiçbir değişime uğramadan en yüce şeylerden biri görme ve yeni kuşağın da bu görme dayatması saçmalığına kadar gel. bir fikir yüzyıllar boyu en ufak bir değişime dahi uğramamış. her şey değişmiş. insanın ömrü bile uzamış tıp ile birlikte. ama aşk baki kalmış. her taşın altından sebep sonuç ilişkisi olarak aşk çıkıyor. sanat bile.. gastronominin bile kökenine in mutlaka aşk uğruna bir şeyleri denerken yemek çeşidi keşfedilmiştir. savaşların çıkış sebebi bile aşk. aşk aşk aşkk.

büyük mallık ama yapıcak bir şey yok. toplumu, baskın olan taraf hamur giib şekillendiriyor. dünyaya gelen zeki insandan daha fazla , korkunç boyutta işe yaramaz, zeka yoksunu insan sayısı her zaman daha fazla olmuştur. hala da büyük çoğunluk çok ciddi zeka yoksunu insanlar tarafından oluşmakta. hayat. katlanarak geçiyor ömür.
devamını gör...

herkes kendine bir yalan yaratmış onu yaşıyor.
devamını gör...

ölmek tabi. başka ne olacak ki?
devamını gör...

artık kimse ağlamıyor özlerken.

gülten akın
devamını gör...

ateş ile oynayınca kalmadı gücüm
güneşi bir gün bile görmedi gözüm
kalmadı bir sözüm
artık gitsem diyorum
..... oğuzhan koç - gitsem diyorum..
devamını gör...

neden eve dönmekten ibarettir hayat?
devamını gör...

dil bilgisi çalışırken karşıma çıkan harekettir. ben anladım ki ben türkçe bilmiyormuşum öyle konuşuyormuşum sadece.

adam kelimenin kökünü söylüyor aldığı eki söylüyor, türemesini veya düşmesini anlatıyor.

bende tepki aynen şöyle vay anam vay neler dönmüş serhat ya.

bu yüzden eylem miydi eylemsi miydi ben hiç bir şey diyemem. daha onlara gelemedim ki eleştireyim.
devamını gör...

bir gün öleceksin ve seni üzenler sana yapılan haksızlıklar içine attığın her şeyde seninle birlikte ölecek “tanrı biliyor ya gerçeği öldükten sonra hesabını verecekler” kimse hesap vermeyecek her şey yaşandığı ile kalacak, bilincin yok olacak koca bir hiç, bomboş ve bu evrenin sırrını, yaşamın nasıl ve neden olduğunu, amacını hiç bir zaman bilemeyeceksin
devamını gör...

klasik sınav mi çoktan seçmeli mi yoksa karma mı?..
klasik sınavlar işlemliyse en fazla 20-25 dk.
değilse sonlara doğru veririm.
çoktan seçmeliler (paragraf değillerse) 2-4 dk. paragrafsa 12-15 dk.
ilk dakikalardan vermemek için beklerdim. çok sıkılırdım sonra. 5-10 dk kafamı koyar beklerim. sonra bir gözden geçirme tamam.
ilk verme ya da ilk dakikalarından verme ile öğretmenlerin tepkisi kendimi tuhaf hissettiriyor o yüzden 4-5. olarak veriyorum.

"sallayarak mı yaptı bu ne hız?"
"kopya mı çekti acaba?"
"kendine güveniyorsun demek, görürüz."
der gibi şüpheli veya meydan okuyan bakışları oluyordu. vazgeçtim ilk vermekten...
devamını gör...

plastik futbol topları galiba artık üretilmiyor.

korkunç bir gerçek bu.
devamını gör...

kendini kendi gerçeğine hapsetmektir. oysa ki dünya esnektir.
devamını gör...

ölmekten niye korkayım ki?

bence öldükten sonrası kocaman bir karanlık, öteki dünya falan hepsi hikaye.

ama asıl olan mevzu yaşamak;
her gün sırtında taşımak zorunda olduğun bir ton yük, üstelik sisifof gibi, taşımanın bir anlamı da yok. sürekli başa dönüyorsun.
bunun yanında dünya kadar insana anlatmak zorunda olduğun bir sürü laf; dinleyen, anlayan hiç kimse yok.
ve de yaşamak zorunda kaldığın uzuun bir hayat.

korkulmayacak gibi değil gerçekten.
devamını gör...

dünyadasın ve bunun çaresi yok.

samuell beckett
devamını gör...

melankoli, çaresizlik hissi, yalnızlık korkusu. hikayeyi bir de tersinden bakalım. tebriz in güneşin ın dediği gibi; “hayatım alt üst oldu diye dövünme. nereden biliyorsun altının üstünden daha iyi olmayacağını?”

yaşamak değil senin korkun, gönlünce yaşayamamak. peki bunun için ne verdin. ne ektin sana ayrılan sürede hayatına. hazır mı gelecek zannettin herşeyi önüne? yemeyip yedirecek miydi sana insanlar.

ölmekten de korkmalısın çünkü ardında bırakmadığın ayak izin silinip gider. hiç var olmamış olmak ne kadar acı. anılmamak, tanınmamak, bahsedilmemek.

yalnızlıksa derdin, bil ki aslında insan en çok yalnızken huzurlu ve üretkendir. kimseden beklentisiz yaşayan birini kimse kıramaz, dökemez ve yenemez
devamını gör...

güzel bir geceniz olsun
güzel uykular iyi geceler sözlük ve sözlükçüler.
devamını gör...

korkacak bir şey buluruz biz ölsek bile yine buluruz korkacak bir şey.
devamını gör...

sevmek zamanı adlı filmde müşfik kenter'in resme uzun uzun baktığı ve suskun olduğu sahneler.
devamını gör...

yoksa bu başlığa yazalım mı yazmayalım mı karar veremedim.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim