zaman tüneli

biz seninle
viski taşı ve şarap gibiyiz
ben soğurum ve soğuturum
soğutunca
dışlarlar beni kadehler,
sense ısıtırsın yürekleri çoğu zaman
kahkahalı gülümsemelere.
ve biz sevgilim
asla kavuşamayız
aynı kadehte
aynı şerefede.
devamını gör...

okumazdım, bardakta zehir olduğunu bile bile içiyorsanız o başka.
devamını gör...

muhteşem bir değişime sebebiyet verecek adaylıktır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ucemak ukdesi.


ucu sivri olan deri ayakkabı/ pabuçtur.
işlenmemiş sığır derisinden yapılan, kenarlarında açılan deliklerden deri şeritler geçirilip ayak üzerinde bağlanarak giyilen ilkel pabuç olarak tanımlanır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

itü mezunu bir mühendis olarak şöyle bir bakınca rogue master'ın başını çektiği ayan beyan ortada olan realitedir.

fakat bu, diğer bir açıdan da normaldir çünkü beta biri alfayı kıskanır, ezik biri güçlü birini kıskanır, asosyal biri sosyal birini kıskanır, dünyaya pembe gözlükle bakanlar realist adamları kıskanır.

itü mezunu bir mühendis olarak önerim ise bu kıskanç yazarların rogue master hocamı kıskanmayı bırakıp fikirlerinden feyz almaya çalışmalarıdır.

seni nerede olsa tanırım kral, meyhane diyim sen anla.
devamını gör...

ceza'nın medcezir albümünde yer alan, 2002 çıkışlı bir eser.


newschool rap, ya da oldschool rap
from the ceza with the flow, rock the microphone yo!
fundamental, respect gerek bana, rap'im perfect
anladın mı derdimi? bu içimdeki nefret!
rasyonel, internasyonel, homoseksüel wack mc'ler, önüne gelene verdiler mikrofonu
rezil ettiler rap'i, fuck the wack mc's, suck the wack mc's

duymadıysan bana doğru biraz daha yanaş
fazla acele etme koç davran biraz yavaş
cesedin için yer hazır daracık bir bagaj
haydi şimdi güle güle, bon voyage!
anlat derdini, rap işte patlayan bir bomba
önce saygı lazım, ondan sonra eleştiri
delikanlı e-5'te dönmelere asılan mı, yaptığı suçu anlatıp sonra kasılan mı acaba?
her gece bıkmadan, usanmadan, yaşanmamış zevkleri tadan, halkı şarlatan sanan zihniyet bol memlekette
ibnelerin hâkim olduğu bir magazinde göze batan rap mi?
halkım açken kompradorlarınki dert mi?
neyse derine inmeden ben anlatayım nefreti
içimdeki bu zihniyeti anlaman için o piçin içine girip niçin böyle içinde pazarlık olduğunu bilmen gerek
kimdir o?
kendini doğru zanneden ama yanlış olan herkes, yapmacık gülüşle arkadan domaltan herkes, insanı pazarlayan ve satışa çıkaran herkes
dünyası dardır rap'i bilmez itin
b-boy ve turntable'ı almaz ki o beyin
benim için public enemy number one beyim
dostlarımız çok, respect west berlin

newschool rap, ya da oldschool rap
from the ceza with the flow, rock the microphone yo!
fundamental, respect gerek bana, rap'im perfect
anladın mı derdimi? bu içimdeki nefret!
rasyonel, internasyonel, homoseksüel wack mc'ler, önüne gelene verdiler mikrofonu
rezil ettiler rap'i, fuck the wack mc's, suck the wack mc's

tepininiz haydi hepiniz, hepiniz zemindesiniz, nesiniz, zehiri bir temin ediniz, zehirleniniz, ne bok yerseniz yiyiniz, ilgilendirmezsiniz bir nebze, işiniz biter bir litre benzinle
şöyle baktım etrafımda herkes ermiş, ıssız adaya düştüm ama herkes benle gelmiş
ağlanacak hâlde bile biz hep gülmüşüz, yaşadığımı zannederken ben çoktan ölmüşüm
üç kuruş maaşla milyonlara kafa tutar insanım, sokak çocuklarını yeri gelir taşlar insanım, yalan boş haber peşinde koşmuş insanım, kula kulluk etmiş kimlere el açmış insanım?
varyete, gösteriş meraklısı, gözüne batmasın rap ülkemin derdi çokken delinmesin cep
rap, kültürümüz değil, tamam o zaman pop kimin, rock kimin, arabesk kimin? cevap verin!

newschool rap, ya da oldschool rap
from the ceza with the flow, rock the microphone yo!
fundamental, respect gerek bana, rap'im perfect
anladın mı derdimi? bu içimdeki nefret!
rasyonel, internasyonel, homoseksüel wack mc'ler, önüne gelene verdiler mikrofonu
rezil ettiler rap'i, fuck the wack mc's, suck the wack mc's


link
devamını gör...

insanın bir anda içinde düştüğü durumdur. aksine hayal de kurmaz. öylesine yaşar. bir hiç gibi.
devamını gör...

illaki bazı süreçlerden geçiyordur.
devamını gör...

bir olguyu veya durumu başka bir şeye benzeterek anlatmaktır.
devamını gör...

neden yaşadığını merak ettiğim insandır. dünyada vardiya doldurup süresi bitince ayrılan bir yaşam formu geliyor. insanın hayatta bir şeylere tutkusu heyecanı ilgisi olmaması düşüncesi şahsıma aşırı tuhaf geliyor.*
devamını gör...

bir zamanlar cqd şeklinde olup günümüzde onun yerine kullanılan yardım çağrısı kodu.

eskiden gemiler açık denizde sıkıntı yaşadığında telgrafla birbirinden yardım istiyordu. yakında olan gemi varsa telgraf mesajını alınca yardım için rotasını değiştirebiliyordu. bunun için cqd kodunu kullanıyorlardı. neye karşılık geliyor bu harfler? birkaç açıklaması var aslında. cq için -okunuşundan yola çıkarak- "seek you" yani "seni arıyorum" ve sonundaki d harfi için de "danger" yani "tehlike" diyebiliriz.

bir başka şekilde şöyle de düşünülüyor: "come quick - danger" yani "çabuk gel - tehlike".

yine bir başka olası açıklama da "come quickly down" şeklinde bir açılıma sahip olması. "come down" belirmek, görünmek gibi anlamlara geldiğinden bunu da "hemen gel" ya da "çabuk gel" gibi çevirsek çok da yanlış olmaz.

sos'e gelince; aslında bunun her ne kadar "save our souls" yani "ruhlarımızı (yani bir anlamda bizi) kurtar" şeklinde bir anlamı olduğu söylense de bu doğru değil. bu harflerin bir anlamı yok. sadece mors alfabesinde kolaylık olması ve hemen tanınan bir sinyal olması nedeniyle seçildi. yani tek amacı kaotik anlarda hızlıca gönderilip kolaylıkla fark edilmesiydi ve herhangi bir açılımı yoktu.

1900'lerin başında sos mesajı henüz birçok denizci tarafından alışılmadık ve tanınmayan bir mesajdı. bunu ilk kullanan, cunard line şirketinin rms slavonia adlı gemisiydi. azorlar bölgesinde bir talihsizlik yaşayarak devre dışı kalan gemi, telgrafla ilk kez sos mesajı gönderdi ve gemi kurtarıldı.

bunu ikinci kez kullanan ise titanic'ti. titanic bir süre boyunca eski cqd mesajını kullanmış, ilerleyen dakikalarda önce "bir daha bu şansı bulamayız belki hahaha" şeklinde bir özgüvenle, daha sonra ise umutsuzluk seviyesi arttıkça sos de göndermişti. ancak tabii titanic için 1'den fazla hata bir araya geldiğinden ne cqd ne de sos gemiyi kurtarabildi.
devamını gör...

üzüldüğü ile kaldı.
devamını gör...

okumayı istediğim, ataması yok diye başka mesleğe yönlendirildiğim, sonrasında da açıktan okumaya üşendiğim bölümü bitirseydim olacağım şey
devamını gör...

bulduğu her köşede usul usul kendini öldürür.
devamını gör...

gerek fikirleri gerek türkçe'yi kullanışı gerekse öngörüleri ile lafı gediğine oturtma olsun gerçekten kaliteli bir yazar.

böyle bir yazarla aynı ortamda yazma şerefine nail olduğumuz için onur duymalıyız.
devamını gör...

başına gelenler pişmiş tavuğun bile başına gelmemiş olan yarbaydır.
gökyüzüyle ilgisi olan olmayan hemen hemen herkes kümülonimbus bulutlarının adını duymuştur. duymayan varsa da şu an duymuş oldu. bu bulutlar, kümülüs adı verilen tatlı, zararsız, pofidik görüntülü minik beyaz bulutların içerisinde yukarıya doğru meydana gelen hava akımlarıyla ortaya çıkar. kümülüsler ne kadar sakinse kümülonimbuslar da o kadar hırçın bulutlardır. şimşekli, yıldırımlı, sağanak yağışlı ve hatta sert dolular yağdıran bir bulut görürseniz bu büyük ihtimalle bir kümülonimbus bulutudur.

kümülonimbus, uçaklar için tehlikelidir. bu nedenle pilotlar bu tür bulutların ya etrafından dolanır ya da bunların üzerine çıkarak daha yüksekten uçarlar.

bahsi geçen william rankin, abd hava kuvvetleri'nde çalışan bir pilottur ve bir gün bir kümülonimbus bulutunun üzerinden uçmak durumunda kalır. ancak tam da yerden 14,300 metre yükseğe çıktığında uçağının motoru durur. rankin hızlıca, böyle durumlarda uçağa elektrik sağlaması gereken kola asılır ama kol da elinde kalır. yarbay için şanssız bir gün olduğu da aslında bu esnada çoktan belli olmuştur.

yarbayın fazla seçim şansı yoktur. kendisini paraşütüyle birlikte uçaktan atmaktan başka yolu kalmamıştır. ancak tam da altında deli gibi yıldırımlarla kükreyen bir kümülonimbus vardır. yarbay doğrudan bulutun içine düşecektir.

***

bulunduğu yükseklikte hava sıcaklığı tahminen -50 derecedir. düşmeye başladığında tüm vücudu soğuktan karıncalanmaya başlar. bir yandan da vücudunun içindeki ve dışındaki basınç dengesizliği nedeniyle her yeri balon gibi şişmeye başlar. kendi ifadesine göre "karnı ilerlemiş bir hamilelikte olduğu kadar büyümüş"tür. bir noktadan sonra soğuktan uyuştuğu için şiddetli acıyı biraz daha az hissetmeye başlar. henüz bulutun içine girmemiştir.

kontrolsüzce aşağıya ve hatta her yöne savrulurken oksijen kaynağını bir şekilde ağzına takar. en azından bilincini kaybetmeyecektir. hesaplarına göre çoktan açılmış olması gereken paraşütte tık yoktur. buluta girdiğinde görüş alanı iyice düşer. içerisi karanlıktır ve oksijen kaynağındaki oksijen tükenmiştir. fakat ulaştığı irtifada artık kaynak olmadan da yeterli seviyede oksijen alabileceği ve paraşütü de nihayet açıldığı için biraz rahatlar. ancak öteye beriye savrulmaktan midesi ağzına gelmiştir ve içinde ne var ne yoksa çıkarmaya başlar. umarım o bulutun altından geçen birilerine yağmamıştır yediklerinin kalıntıları.

***

normalde uçaktan atladıktan 10 dakika sonra yere ulaşması gereken rankin'in önünde büyük bir sorun daha vardır: hava hareketleri. yukarıda söylemiştim; bu bulutlar yukarıya doğru dikine hava hareketleriyle oluşurlar. dolayısıyla rankin aşağıya düşmesi gerekirken, bulut tarafından sürekli yukarıya doğru fırlatılmaktadır. üstelik yalnız da değildir: etrafı iri buzlardan ibaret olan bir dolu sağanağıyla çevrilidir. elbette bu dolu parçaları hava hareketleri nedeniyle rankin'in her tarafına büyük bir hızla çarpmakta ve üzerinde, taşlanıyormuş gibi bir etki yaratmaktadır.

yerden şimşekleri izlerken ince, ışıklı ipler gibi görürürüz onları. fakat rankin şimşekleri yakından gördüğü için bunların 1 metreden daha kalın olduklarını ifade etmiştir. bir yandan da gök gürültüleri patlamaktadır ki yine kendi ifadesiyle "gök gürültüsünü duymuyordur. onun yerine hissediyordur."

***

tüm bu can pazarından sonra bulut onu nihayet bırakmaya karar verir. yavaş yavaş bulutun alt tarafından çıkan rankin bir çam ormanına iner paraşütün yardımıyla. bir şekilde yarı yürüyerek, yarı sürünerek kendisini oradan kurtarmayı başarır. artık dünya üzerinde bir kümülonimbusta kabus dolu dakikalar yaşayıp üstüne de oradan sağ çıkan tek insan olma unvanını kazanmıştır.

doktorlar onu gördüklerinde epey büyük şok yaşamış olmalılar. zira vücudu, dolu parçalarından yediği dayak yüzünden komple morarmıştır ve uçuş giysisinin üzerindeki dikişlerin izleri, vücudunun şiştiği sırada derisine dövme gibi kazınmıştır.

rankin'in yaşadığı bu can pazarı toplam 40 dakika sürmüştür. 10 dakikada yere inmesi gerekirken, 30 dakika boyunca bulutla savaşmıştır yani.

neticede rankin iyileşir ve hayatına devam eder. geriye de torunlarına anlatabileceği gerçek bir hikâye kalır.
devamını gör...

hayat bilgisi dizisindeki tombul öğretmendir.

1954/2022 yılları arasında yaşamış türk şarkıcı ve oyuncudur.
en bilinen şarkısı aşiyan'dır.


aşinayım ben bu aşkı aşiyana
devamını gör...

elzem, hele mevsim geçişlerinde
devamını gör...

oksijen tüketip karbondioksit üreten bir canlı.

dışlanmaması gerekir.
onlar da vardır, varızdır, varızmış.
yeter artık ya, kaldırın şu hobilerin neler sorusunu tedavülden.

böğ.
devamını gör...

dead & buried şarkısı bu saatte bana kayış koprttıran kanadalı metal müzik grubu. death ve black işlerini severler çoğunlukla.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim