zaman tüneli
letgo'da kullanılmış iç çamaşırı satan ahlaksız güruh
bence satılabilir
van 100. yıl ünivesiteli bir mahondis olarak düşüncem bu yönde..
van 100. yıl ünivesiteli bir mahondis olarak düşüncem bu yönde..
devamını gör...
izmirlilerin kendilerini üstün görme çabası
doğu'da doğmak suç olsaydı en büyük suçlu güneş olurdu.
devamını gör...
sözlüğe tam canlılık getirecekken vazgeçen yazarlar
bu sefer başkası getirsin hep ben mi getirecem diyen yazarlar...
devamını gör...
sözlüğe canlılık getirme potansiyeli olan yazarlar
yazsalar getirirler..
devamını gör...
sözlüğe canlılık getiresi olmayan yazarlar
beni bilen bilir bir zamanlar az sakin ol şampiyon diye yönetim yazmamam için uyarırdı.
artık yazasım gelmiyor.
gün içinde grip bir bakıp çıkıyorum.
artık yazasım gelmiyor.
gün içinde grip bir bakıp çıkıyorum.
devamını gör...
sözlüğe canlılık getiren yazarlar
nereden getiriyorlarsa artık, bize de bir kısmını dağıtsınlar. enerji yoksunluğu çekiyoruz.
devamını gör...
home for rent
tayland yapımı korku, gerilim, gizem türünde bir film.
amerikan korku filmleri kadar iyi bir prodüksiyona sahip olmasa da benim açımdan film iyi sayılır.
korku türündeki yapımların imdb puanı genelde düşük oluyor. buna göre değerlendirdiğimde bu film için verilen 6.6 gayet iyi bir puan olduğunu düşünüyorum
filmin konusu;
evini kiraya veren bir kadın, kiracılarında gariplikler olduğunu fark eder, eşindeki değişim ve evinin içinde yaşanan tuhaf şeyler onu korkutmaya başlar. bu gizemli olayları anlamaya çalışırken kızının tehlikede olduğunu anlar, onu tüm bu tehlikelerden uzak tutmak için çabalarken kendini gerilim dolu olayların içerisinde bulur.
film, farklı bir yolla üç şekilde bize sunuluyor; yani aynı dönemde gerçekleşen olaylar farklı kişilerin açısından bize aktarılıyor, bu çok riskli bir yöntem olsa da çok akıllıca bir şey yapılmış. olaylar bir yapbozun parçaları gibi sadece eksiklikler tamamlanacak şekilde gösterilmiş, bu da olası bir sıkıcılıktan kurtarmış senaryoyu. yalnız filmin çok uzun olması kaçınılmaz olmuş.
ilk önce hiçbir şeyden haberi olmayan olaylara dışardan tanık olan bir kadının gözünden olayları seyrediyoruz: bu bize bir şeyler olduğunu gösterse olayların ardındaki sırrı pek vermiyor. sadece gizem, yer yer de korkutucu ögelerle karşılaşıyoruz.
sonraki adımda kadının eşi ve onun yaşadıklarını aynı olaylar etrafında tekrar seyrediyoruz ve son olarak da olayları başlatan kişiler açısından her şey açıklığa kavuşturulacak şekilde bize gösteriliyor.
filmin sonunda tüm taşlar yerine oturduğunda ve ana karakterler her şeyi öğrendiğinde ise onlar için ölüm kalım savaşı başlıyor.
spoiler:
filmin başlarında acaba bir annabelle tarzı bir film bizi mi bekliyor diye düşünürken konu farklı bir yöne kayıyor. bir süre olaylar tipik korku ögeleriyle devam ederken filmin sonuna doğru da iskelet anahtar filmi gibi bir konu karşımıza çıkıyor. tabii amaç aynı olsa da tam bir iskelet anahtar filmi gibi de değildir.
amerikan korku filmleri kadar iyi bir prodüksiyona sahip olmasa da benim açımdan film iyi sayılır.
korku türündeki yapımların imdb puanı genelde düşük oluyor. buna göre değerlendirdiğimde bu film için verilen 6.6 gayet iyi bir puan olduğunu düşünüyorum
filmin konusu;
evini kiraya veren bir kadın, kiracılarında gariplikler olduğunu fark eder, eşindeki değişim ve evinin içinde yaşanan tuhaf şeyler onu korkutmaya başlar. bu gizemli olayları anlamaya çalışırken kızının tehlikede olduğunu anlar, onu tüm bu tehlikelerden uzak tutmak için çabalarken kendini gerilim dolu olayların içerisinde bulur.
film, farklı bir yolla üç şekilde bize sunuluyor; yani aynı dönemde gerçekleşen olaylar farklı kişilerin açısından bize aktarılıyor, bu çok riskli bir yöntem olsa da çok akıllıca bir şey yapılmış. olaylar bir yapbozun parçaları gibi sadece eksiklikler tamamlanacak şekilde gösterilmiş, bu da olası bir sıkıcılıktan kurtarmış senaryoyu. yalnız filmin çok uzun olması kaçınılmaz olmuş.
ilk önce hiçbir şeyden haberi olmayan olaylara dışardan tanık olan bir kadının gözünden olayları seyrediyoruz: bu bize bir şeyler olduğunu gösterse olayların ardındaki sırrı pek vermiyor. sadece gizem, yer yer de korkutucu ögelerle karşılaşıyoruz.
sonraki adımda kadının eşi ve onun yaşadıklarını aynı olaylar etrafında tekrar seyrediyoruz ve son olarak da olayları başlatan kişiler açısından her şey açıklığa kavuşturulacak şekilde bize gösteriliyor.
filmin sonunda tüm taşlar yerine oturduğunda ve ana karakterler her şeyi öğrendiğinde ise onlar için ölüm kalım savaşı başlıyor.
spoiler:
filmin başlarında acaba bir annabelle tarzı bir film bizi mi bekliyor diye düşünürken konu farklı bir yöne kayıyor. bir süre olaylar tipik korku ögeleriyle devam ederken filmin sonuna doğru da iskelet anahtar filmi gibi bir konu karşımıza çıkıyor. tabii amaç aynı olsa da tam bir iskelet anahtar filmi gibi de değildir.
devamını gör...
bir şarkıda geçen en acı söz
ellerimde çiçekler kapında sırılsıklam görürsen bir gün şaşırma
ellerimde çiçekler
ellerimde çiçekler
devamını gör...
itici gelen hitap şekilleri
ıçinde c geçen hitaplar içinde c geçen her kitap bana itici gelmekte sebebini bilmiyorum
devamını gör...
çalışıyorsa kurcalama
bir sanayi atasözüdür ve uyulması elzemdir...
devamını gör...
karadeniz'de bir köye yerleşmek
sadece karadeniz'deki köylere özgü bir şey değil anlatılan. okul kitaplarımızda anlatılan "misafirperver türk, ya da anadolu köylüsü" yalandır. bir kış günü, kar fırtınasından kaçmak için sığındığımız aksaray'ın bir köyünde, köy odasında bizi soymaya kalkışmışlardı. ceplerimizde bir şey bulamayınca da ertesi gün bize hilton otelinde yatmışız gibi fatura çıkarmışlardı. trabzon'un köyünde mecburi hizmet yapan bir doktor, uçarak gittiği yerden "aman beni kurtarın" diye kaçmıştı. "bunlar karşıdaki insanla konuşmuyor, kendi kendileriyle konuşuyor. sürekli yere bakarak konuşuyor ve sürekli dedikodu yapıyor" demişti. kardeşim kars'ın bir köyünde yaptı doktorluk mecburi hizmetini. o da benzer şeyler anlatmıştı.
kısaca "köyde yaşama" fantezinizi gözden geçirin. yoksa her gün camı taşlanan natalya'ya dönersiniz.
kısaca "köyde yaşama" fantezinizi gözden geçirin. yoksa her gün camı taşlanan natalya'ya dönersiniz.
devamını gör...
geceye ağır bir söz bırak
beni sana ayaklarım değil kalbim getirmişti ve sen beni reddettiğinde senden ayaklarımla değil kalbimle uzaklaştım gözün aydın olsun
devamını gör...
sözlüğe canlılık getiren yazarlar
biz yeşeremedik ki etrafımıza oksijen saçalım...
devamını gör...
karadeniz'de bir köye yerleşmek
allahtan bir gün kafam atarsa diye yerleşecek bir köyüm var...
devamını gör...
bir şarkıda geçen en acı söz
cahildim dünyanın rengine kandım hayale aldandım boşuna yandım seni ilelebet benimsin sandım...
devamını gör...
darwinizm
canlıların doğal seçilim yoluyla geliştiğini savunan evrim teorisidir.
charles darwin'in soyadı ile anılır. darwinizme göre ilk insan yoktur.
insan evrilmiştir. yani teknik olarak hem evrim teorisine inanıp hem de hz. adem ve tanrıya inanmak mümkün değildir.
darwinizm, tüm organizma ve türlerin varoluş sürecini, bireyin birbiriyle rekabeti, yaşamda kalma ve üreme yeteneklerini artıran küçük, kalıtsal varyasyonlarla tetiklenen "doğal seçilim" ile oluştuğu konusunda yoğunlaşmıştır.
charles darwin'in soyadı ile anılır. darwinizme göre ilk insan yoktur.
insan evrilmiştir. yani teknik olarak hem evrim teorisine inanıp hem de hz. adem ve tanrıya inanmak mümkün değildir.
darwinizm, tüm organizma ve türlerin varoluş sürecini, bireyin birbiriyle rekabeti, yaşamda kalma ve üreme yeteneklerini artıran küçük, kalıtsal varyasyonlarla tetiklenen "doğal seçilim" ile oluştuğu konusunda yoğunlaşmıştır.
devamını gör...
yağlı ballı
can ciğer kuzu sarması gibi bir şey.
o değil de canım arnavut ciğeri çekti ya *, yanında da bamya...
"açız diyordu peder"
o değil de canım arnavut ciğeri çekti ya *, yanında da bamya...
"açız diyordu peder"
devamını gör...
bir şarkıda geçen en acı söz
ben sevdim eller aldı . niye ben ölmüşmüyem.
devamını gör...

