zaman tüneli
bütün dinlerin insan ürünü olduğu gerçeği
bunu içten içe birçok insan bilir ama dillendirmeye cesaret edemezler.
devamını gör...
kafası yastığa değer değmez uyuyabilen kişi
kafa rahatlığı bambaşka bir konfor.kıskandığım insan tipi.
devamını gör...
bütün dinlerin insan ürünü olduğu gerçeği
maalesef ki öyledir. hepsi yalan be kardeşim. inceleyince çok net şekilde görüyorsun. azıcık araştırsanız kuran'ın da sandığınız gibi hiç de orijinal bir kitap olmadığını anlayacaksınız ve hayal kırıklığı yaşayacaksınız. ama okumuyorsunuz, araştırmıyorsunuz be güzellerim.
edit, #2766344 sırf bu yüzden mi beni engelledin öfkeli mümin?
iyi sen de inanmaya devam et o halde.
iman duygusu ağır basınca hakikate düşman olursun şekil a'daki gibi.
gözler bu duygunun aldatıcılığıyla kapanır gerçeğe.
sizin önceliğiniz gerçeği bilmek değil, huzur bulmak. o yüzden biz sizinle anlaşamayız..
friedrich nietzsche - gerçekler ortada iken görmek istemeyenden daha kör, daha cahil daha aptal kim vardır? inanç, gerçeği bilmek istememek demektir.
edit, #2766344 sırf bu yüzden mi beni engelledin öfkeli mümin?
iyi sen de inanmaya devam et o halde.
iman duygusu ağır basınca hakikate düşman olursun şekil a'daki gibi.
gözler bu duygunun aldatıcılığıyla kapanır gerçeğe.
sizin önceliğiniz gerçeği bilmek değil, huzur bulmak. o yüzden biz sizinle anlaşamayız..
friedrich nietzsche - gerçekler ortada iken görmek istemeyenden daha kör, daha cahil daha aptal kim vardır? inanç, gerçeği bilmek istememek demektir.
devamını gör...
bekarlığında kazanova olan erkek evlenince durulur mu sorunsalı
kiminle evlendiğine ve hislerine bağlı.
devamını gör...
mekanda dinlemek istenmeyen bir şarkının çalması
rahatsız edici bir durumdur. o şarkıyı dinlemek istemeseniz de maruz kalırsınız.
devamını gör...
vahdettin köşkü
istanbul'un üsküdar ilçesine bağlı çengelköy mahallesinde bulunmaktadır.
padişah olmadan evvel, daha şehzadeyken mehmed vahdeddin efendi tarafından kullanılmış olmasından mütevellit bu isimle bilinir...
son olarak, iktidarın 20 yıldır bıkmadan sürdürdüğü cumhuriyet, laiklik ve atatürk hesaplaşmasında gönderme aracı olarak kullanılmıştır...
bundan sonrası h a t ı r l a t m a a m a ç l ı b i r g i r d i n i t e l i ğ i n d e d i r !
türkiye cumhuriyeti'nde;
türk ordusu'na ait türk donanması,
cumhuriyet'inin 100. yaşında,
yıllardır süren geleneğinin aksine,
tam da iktidarın planladığı gibi protokol mecburiyetinden,
100. yıl coşkusuna gölge düşürerek,
geçiş esnasında kurucu lideri gazi'yi temsilen dolmabahçe'yi değil;
vahdettin köşkü'nü(!) selamlamıştır...
bu ayıp; bu millete de, bu devlete de, bu orduya da, bu iktidara da, bu muhalefete de, 100 yıl yeter!
padişah olmadan evvel, daha şehzadeyken mehmed vahdeddin efendi tarafından kullanılmış olmasından mütevellit bu isimle bilinir...
son olarak, iktidarın 20 yıldır bıkmadan sürdürdüğü cumhuriyet, laiklik ve atatürk hesaplaşmasında gönderme aracı olarak kullanılmıştır...
bundan sonrası h a t ı r l a t m a a m a ç l ı b i r g i r d i n i t e l i ğ i n d e d i r !
türkiye cumhuriyeti'nde;
türk ordusu'na ait türk donanması,
cumhuriyet'inin 100. yaşında,
yıllardır süren geleneğinin aksine,
tam da iktidarın planladığı gibi protokol mecburiyetinden,
100. yıl coşkusuna gölge düşürerek,
geçiş esnasında kurucu lideri gazi'yi temsilen dolmabahçe'yi değil;
vahdettin köşkü'nü(!) selamlamıştır...
bu ayıp; bu millete de, bu devlete de, bu orduya da, bu iktidara da, bu muhalefete de, 100 yıl yeter!
devamını gör...
kafası yastığa değer değmez uyuyabilen kişi
ben olan kişidir. aslında kafamı yastığa koymadan uyuyup rüya görüp sayıkladığım da rivayet edilmektedir.*
devamını gör...
odd thomas
hafta sonu şans eseri denk geldiğim, bu nedenle sıfır beklenti ile izlemeye başladığım ve korku türünün izleyicisi olmasam da beğendiğim film.

filmin kitap uyarlaması olduğunu bilmiyordum. başrolde oynayan rus asıllı amerikalı oyuncuyu erken yaşta elin bir kazada kaybetmiş olmasaydık devam filmlerinin gelmesi kaçınılmazdı diye düşünüyorum.
psişik güçlere sahip ve bu sebeple çevresi tarafından tuhaf olarak (odd) çağrılan karakterimizin kötülükle olan mücadelesi ve sevgilisi ile olan ponçik ilişkisi filmin ana konusunu oluşturuyor.

filmin kitap uyarlaması olduğunu bilmiyordum. başrolde oynayan rus asıllı amerikalı oyuncuyu erken yaşta elin bir kazada kaybetmiş olmasaydık devam filmlerinin gelmesi kaçınılmazdı diye düşünüyorum.
psişik güçlere sahip ve bu sebeple çevresi tarafından tuhaf olarak (odd) çağrılan karakterimizin kötülükle olan mücadelesi ve sevgilisi ile olan ponçik ilişkisi filmin ana konusunu oluşturuyor.
devamını gör...
sakarya
6 yıl yaşadığım şehir. bende çok özel bir yeri var. her fırsatta oraya dönebilmeyi istiyorum. evet insanı zor fakat bilmiyorum belki öğrencilik yıllarımda yaşamış olmam nedeniyle sosyal çevremin çoğu öğrenci, kalan kısmı da seçerek hayatıma dahil ettiğim ve maruziyetimi minimum kılacak alanlardaki insanlardı. şehir hakkında sakaryalıların bile bilmediği detaylar var zihnimde. çark caddesindeki parke taşları arası kaç adım, sağında ve solunda sıralı ağaçların numaraları, kent parkın en yaşlı ağacı,
şehre bu kadar hakim olmamın nedeni belki farklı seferlerde baştan başa defalarca yürümüş olmamdır. korucuktan merkeze, merkezden serdivana, yazılığa, serdivandan otogara, kampüsten sapanca kırk pınara, uzun çarşıdan poyrazlara... ilçeleri geyve, hendek, akyazı, karasu, sapanca, karapürçek,taraklı, pamukova hepsinde anılarım var sanırım.
değişmiş, çok değişmiş... ne stad eski yerinde, ne çark mesiredeki lunapark... ne avmsi, ne cadde sokakları... serdivanda kafe olarak bir tek mitoloji vardı mesela, mesela şehrin ortasında gardan trene binip 2 saatte istanbul'un ortasında haydarpaşada inerdik trenden. kampüse iki tane otobüs vardı. iki tane otobüs hattı değil. bildiğiniz adet olarak iki tane. biri 16 numara garın yanından kalkar, diğer 15 numara kent meydanının oradan...
bu arada pilli bebek şarkısı olan sakarya şehir olan sakarya değil, ankaradaki sakarya caddesidir. sakaryada da bir ankara caddesi var deprem müzesinin orada ama ankaradaki sakarya caddesi ile alakası yok, daha salaş, hayatla kavgalı emmilerin demlendiği ucuz birahanelerle dolu.
şehre bu kadar hakim olmamın nedeni belki farklı seferlerde baştan başa defalarca yürümüş olmamdır. korucuktan merkeze, merkezden serdivana, yazılığa, serdivandan otogara, kampüsten sapanca kırk pınara, uzun çarşıdan poyrazlara... ilçeleri geyve, hendek, akyazı, karasu, sapanca, karapürçek,taraklı, pamukova hepsinde anılarım var sanırım.
değişmiş, çok değişmiş... ne stad eski yerinde, ne çark mesiredeki lunapark... ne avmsi, ne cadde sokakları... serdivanda kafe olarak bir tek mitoloji vardı mesela, mesela şehrin ortasında gardan trene binip 2 saatte istanbul'un ortasında haydarpaşada inerdik trenden. kampüse iki tane otobüs vardı. iki tane otobüs hattı değil. bildiğiniz adet olarak iki tane. biri 16 numara garın yanından kalkar, diğer 15 numara kent meydanının oradan...
bu arada pilli bebek şarkısı olan sakarya şehir olan sakarya değil, ankaradaki sakarya caddesidir. sakaryada da bir ankara caddesi var deprem müzesinin orada ama ankaradaki sakarya caddesi ile alakası yok, daha salaş, hayatla kavgalı emmilerin demlendiği ucuz birahanelerle dolu.
devamını gör...
yazarların mahlaslarının bir üst seviyesi
hislidayi
devamını gör...
matthew perry
ışıklar içinde uyusun. duyduk, çok üzüldük
devamını gör...
hayata keyif katan şeyler
yakın arkadaşlıklar
devamını gör...
günaydın sözlük
sabah uyanınca tartıldım. kilo vermemişim. boyum da uzamamış. (oysa ben komşumun bahçesindeki ayvaları ağaca tırmanmadan araklamayı düşünüyordum)
belediye daha iki ay önce yaptığı yolu yine kazdı. petrol çıkacak herhalde 30 ekimde dedim. çıkmamış.
eskiden gazetelere bakardık. şimdi internetten bakıyoruz "havadislere". yumiyum da bulunmamış, gabar'daki petrol de, açılan kuyulara tankerlerle dökülen petrolmüş. seçimden sonra gerek kalmamış.
çantamı banka hesabımı kontrol ettim. param da artmamış ama döviz möviz artmış.
neyse, hiç olmazsa pırıl pırıl güneş var.
güneşin altında 200ncü yılı beklerim ben de.
günaydın sözlük. çiçekli bir gününüz olsun
belediye daha iki ay önce yaptığı yolu yine kazdı. petrol çıkacak herhalde 30 ekimde dedim. çıkmamış.
eskiden gazetelere bakardık. şimdi internetten bakıyoruz "havadislere". yumiyum da bulunmamış, gabar'daki petrol de, açılan kuyulara tankerlerle dökülen petrolmüş. seçimden sonra gerek kalmamış.
çantamı banka hesabımı kontrol ettim. param da artmamış ama döviz möviz artmış.
neyse, hiç olmazsa pırıl pırıl güneş var.
güneşin altında 200ncü yılı beklerim ben de.
günaydın sözlük. çiçekli bir gününüz olsun
devamını gör...
duyduğunuz en ilginç hakaret
bana bak ulan perşembe.
"avanak altı filminde barut osman karakterinin efemine tavırlar gösteren menajere söylediği söz. "
"avanak altı filminde barut osman karakterinin efemine tavırlar gösteren menajere söylediği söz. "
devamını gör...
duyduğunuz en ilginç hakaret
babamdan : gözünün önüne s*çarım dünyayı bombok görürsün
devamını gör...
sakarya
insanı bir akşamın ıslak kaldırımlarında gezintiye çıkaran pilli bebek şarkısıdır.
devamını gör...
ekrem imamoğlu
gram haz etmiyorum kendisinden ama (!!!) arkadas o ne guzel 100. yil organizasyonudur oyle? tek kelimeyle muh te semm olmus! uzaktan uzaga bayildim, dibim dustu. sag olsun var olsun. dise dokunur nitelikte birileri guzel bir seyler organize etti diyebiliriz artik.
ortamin atmosferine bakar misiniz? hey yavrum hey!..
www.instagram.com/reel/Cy_3...
ortamin atmosferine bakar misiniz? hey yavrum hey!..
www.instagram.com/reel/Cy_3...
devamını gör...

