zaman tüneli
alışması en zor şey
ölüm.
devamını gör...
fakat müzeyyen bu derin bir tutku
filmin müziğini mor ve ötesi harun tekin yapmış olup kendisi filmde de biraz gözüküp bize sürpriz yapmıştır.
filmimiz ıssız adam filminin benzeri, yalnızca bu kez terk eden taraf erkek değil kadın oluyor.
ıssız olan kişi bir kadın.
başrolde erdal beşikçioğlu ve sezin akbaşoğulları ikilisinin yer aldığı 2014 yapımlı çiğdem vitrinel filmi.
henüz kitabı basılmayan yazar arif ve bir düğünde tanıştığı müzeyyen'in yaşadıkları konu ediniliyor. filmde arif bir aidiyet ararken müzeyyen birine ait olmaktan korkuyordu..

aidiyet duygusu olmadığı için otelde yaşayan, göçebe hayatı yaşayan ve telefon bile kullanmayan bir adam olan arif filmimizin başında sevgilisi ile bir tartışma yaşar, arif ilk baştaki kadınla hiçbir aktiviteye katılmaz, sanki ondan utanır ve kavga sonrası ilişki biter. adam yeni bir ilişkiye başlar ki bu bile başka bir ilişkinin başlamasının tek yolunun diğer ilişkinin bitmesi gerektiğini bizlere hatırlatır.
arif'in aidiyet duyması için, bastığı toprağa ait hissetmesi için onu sarsacak bir aşka ihtiyacı vardır.
erdal beşikçioğlu'nun film boyunca mahzun ve ağlamaklı olması içimi sızlattı, tam bir edebiyatçı rolüne bürünmüş olması oyunculuğunun ne kadar iyi olduğunu gösteriyor. sezin akbaşoğulları'nın oyunculuğu da gerçekten iyiydi. sevişme sahneleri aşkın cinsellik olmadan eksik olduğu sanrısını doğursa da aşk bu değildir. direkt yatak odasında bitmemeli duygular.
müzeyyen'in arif'i neden terk ettiğini başta kabullenemiyoruz, sebepsiz gidiyor ama arif'in onu yersiz kıskandığını, kısıtlayabileceğini düşünüyor ve en önemlisi ona aşık olmaktan korktuğu için onu terk ediyor daha fazla bağlanmamak için.
müzeyyen: diyelim ki gitmedim. seninle beraber olmaya devam ettik. ne değişecekti?
arif: sabahları beraber uyanırdık. ben senden önce kalkardım. senin uyuyuşunu izlerdim, sonra sen uyanırdın. bana gülümserdin. sonra, sabahları çayı tek şekerli içtiğini, günün diğer saatlerinde şekersiz içtiğini biliyor olurdum, o ilk şekeri ben atardım çayına, zarifçe eritişini izlerdim. sonra, en çok boynundan öpülmeyi sevdiğini biliyor olurdum. sonra dışarı çıkardık. dışarda yağmur yağıyor olurdu. biz şemsiyeyi almazdık. sırılsıklam olurduk. sonra sen bana sokulurdun ama saçağın altına hiç girmezdik. sonra sen üşütürdün. ayakların buz gibi olurdu.
ben sana en sevdiğin o mavi çoraplarını getirirdim. sonra bayramları babaannenin mezarını ziyaret etmeye giderdik. hayatta en sevdiğin kadın için ağlayışını izlerdim senin. hiçbir şey yapmazdım, gözyaşlarını silmezdim, seni teselli etmezdim. orada öylece ağlayışını izlerdim senin. başka insanların mezarlarının arasında dolaşarak, hayatın ne kadar şahane bir şey olduğunu düşünürdüm. sonra… sonra hiçbir şey yapmazdık. öylece otururduk. çok bilinmeyenli bu sorunun yanıtını arardık. hayat bizi yalancı çıkarana dek, bulduğumuz cevapları doğru sanırdık.
filmimiz ıssız adam filminin benzeri, yalnızca bu kez terk eden taraf erkek değil kadın oluyor.
ıssız olan kişi bir kadın.
başrolde erdal beşikçioğlu ve sezin akbaşoğulları ikilisinin yer aldığı 2014 yapımlı çiğdem vitrinel filmi.
henüz kitabı basılmayan yazar arif ve bir düğünde tanıştığı müzeyyen'in yaşadıkları konu ediniliyor. filmde arif bir aidiyet ararken müzeyyen birine ait olmaktan korkuyordu..

aidiyet duygusu olmadığı için otelde yaşayan, göçebe hayatı yaşayan ve telefon bile kullanmayan bir adam olan arif filmimizin başında sevgilisi ile bir tartışma yaşar, arif ilk baştaki kadınla hiçbir aktiviteye katılmaz, sanki ondan utanır ve kavga sonrası ilişki biter. adam yeni bir ilişkiye başlar ki bu bile başka bir ilişkinin başlamasının tek yolunun diğer ilişkinin bitmesi gerektiğini bizlere hatırlatır.
arif'in aidiyet duyması için, bastığı toprağa ait hissetmesi için onu sarsacak bir aşka ihtiyacı vardır.
erdal beşikçioğlu'nun film boyunca mahzun ve ağlamaklı olması içimi sızlattı, tam bir edebiyatçı rolüne bürünmüş olması oyunculuğunun ne kadar iyi olduğunu gösteriyor. sezin akbaşoğulları'nın oyunculuğu da gerçekten iyiydi. sevişme sahneleri aşkın cinsellik olmadan eksik olduğu sanrısını doğursa da aşk bu değildir. direkt yatak odasında bitmemeli duygular.
müzeyyen'in arif'i neden terk ettiğini başta kabullenemiyoruz, sebepsiz gidiyor ama arif'in onu yersiz kıskandığını, kısıtlayabileceğini düşünüyor ve en önemlisi ona aşık olmaktan korktuğu için onu terk ediyor daha fazla bağlanmamak için.
müzeyyen: diyelim ki gitmedim. seninle beraber olmaya devam ettik. ne değişecekti?
arif: sabahları beraber uyanırdık. ben senden önce kalkardım. senin uyuyuşunu izlerdim, sonra sen uyanırdın. bana gülümserdin. sonra, sabahları çayı tek şekerli içtiğini, günün diğer saatlerinde şekersiz içtiğini biliyor olurdum, o ilk şekeri ben atardım çayına, zarifçe eritişini izlerdim. sonra, en çok boynundan öpülmeyi sevdiğini biliyor olurdum. sonra dışarı çıkardık. dışarda yağmur yağıyor olurdu. biz şemsiyeyi almazdık. sırılsıklam olurduk. sonra sen bana sokulurdun ama saçağın altına hiç girmezdik. sonra sen üşütürdün. ayakların buz gibi olurdu.
ben sana en sevdiğin o mavi çoraplarını getirirdim. sonra bayramları babaannenin mezarını ziyaret etmeye giderdik. hayatta en sevdiğin kadın için ağlayışını izlerdim senin. hiçbir şey yapmazdım, gözyaşlarını silmezdim, seni teselli etmezdim. orada öylece ağlayışını izlerdim senin. başka insanların mezarlarının arasında dolaşarak, hayatın ne kadar şahane bir şey olduğunu düşünürdüm. sonra… sonra hiçbir şey yapmazdık. öylece otururduk. çok bilinmeyenli bu sorunun yanıtını arardık. hayat bizi yalancı çıkarana dek, bulduğumuz cevapları doğru sanırdık.
devamını gör...
soğan kabuğu prensibi
bir durumun altından başka bir durumun çıkması, onun onu doğurması olarak düşünülebilen benzetme/ prensip.
bazı durumlar önemini kaybederken bazılarının daha yaygınlaşması, toplumun sağlık sorunlarının değişmesi “yeni” sorunlar ortaya çıkmasına yol açar.
soyulan her kabuğun altından bir yenisi ortaya çıktığı için, bu olgu da soğana benzetilmiş ve “soğan kabuğu prensibi” diye adlandırılmıştır.
bazı durumlar önemini kaybederken bazılarının daha yaygınlaşması, toplumun sağlık sorunlarının değişmesi “yeni” sorunlar ortaya çıkmasına yol açar.
soyulan her kabuğun altından bir yenisi ortaya çıktığı için, bu olgu da soğana benzetilmiş ve “soğan kabuğu prensibi” diye adlandırılmıştır.
devamını gör...
çiğdem vitrinel
çiğdem vitrinel
1970 doğumlu türk yönetmen, senarist olup;
fakat müzeyyen bu derin bir tutku filminin yönetmeni olarak tanınır. geriye kalan adında ödüllü bir filmi daha vardır.
1970 doğumlu türk yönetmen, senarist olup;
fakat müzeyyen bu derin bir tutku filminin yönetmeni olarak tanınır. geriye kalan adında ödüllü bir filmi daha vardır.
devamını gör...
burç deyince sinirlenen insan modeli
sinirlenmek yersiz olsa da burçlarla hiçbir ilişkisi ve inancı olmayanlar için malesef yine başladı şu muhabbet dersin içinden.
genel olarak teraziyim ama bazı günler canım sıkılıyor gelen soruya kova falan diye sallıyorum. herkes bir şeyleri sallıyor zaten. burç konuşmaya itilecek kadar açmazdaysa o muhabbetten zaten hayır gelmez.
aaa terazilerrrrr çok şeeey olurlu cümleler tam bir erkek kaçıran. olur aynen. şeey olur. öyle olur.
çok sıkılıyorum burç murç konuşmalarından. sonu yok çünkü.
aaaa balık burcu demekkk dengesiz olduğunnn doğruu muuu cınım.
mehh.
erkeklere bakıyorsun burçtan eser yok hemen 'babaaa memleket nere'
temiz.
genel olarak teraziyim ama bazı günler canım sıkılıyor gelen soruya kova falan diye sallıyorum. herkes bir şeyleri sallıyor zaten. burç konuşmaya itilecek kadar açmazdaysa o muhabbetten zaten hayır gelmez.
aaa terazilerrrrr çok şeeey olurlu cümleler tam bir erkek kaçıran. olur aynen. şeey olur. öyle olur.
çok sıkılıyorum burç murç konuşmalarından. sonu yok çünkü.
aaaa balık burcu demekkk dengesiz olduğunnn doğruu muuu cınım.
mehh.
erkeklere bakıyorsun burçtan eser yok hemen 'babaaa memleket nere'
temiz.
devamını gör...
son zamanlarda birçok insanın öksürüp aksırması
ben mi sigara için diyorum sanki, içmesinler. n'apim?
devamını gör...
mutfakta ve yatakta sanatkar bir erkek olmak
oy kurban olurum şimdi onları lafta bırakıyoruz icraate geçiriyoruz tamam mı aşkım hah evet orası hadi öptüm
devamını gör...
mutfakta ve yatakta sanatkar bir erkek olmak
tezgahta havuç dilimlerken g.t mü kesicez göz ucuyla napıcaz ne istiyorsunuz bizdennnn. tanrımmmm.
devamını gör...
yazarların an itibarıyla borç durumu
0.
borç sevmem. borç almam, kredi kartı kullanmam. nakit çalışırım. teşekkürler.
borç sevmem. borç almam, kredi kartı kullanmam. nakit çalışırım. teşekkürler.
devamını gör...
yazarların an itibarıyla borç durumu
çok şükür bitti. yaz başından beri borçsuz yaşıyorum. bu çok büyük bir rahatlık.
herkese nasip olsun inşallah.
herkese nasip olsun inşallah.
devamını gör...
türk olmak
= orta doğulu olmak
devamını gör...
yazarların an itibarıyla borç durumu
çok şükür hiç yok.
devamını gör...
ölümden korkmayan insan
boş.
valla sözlükten veya ne bileyim arkadaş ortamında masada yardırmak kolay korkmuyorum falan diye
adamın biri hayatın çok güzel giderken ağzına namluyu doldursa yine bu şovu yapar mısın?
hiç sanmam.
valla sözlükten veya ne bileyim arkadaş ortamında masada yardırmak kolay korkmuyorum falan diye
adamın biri hayatın çok güzel giderken ağzına namluyu doldursa yine bu şovu yapar mısın?
hiç sanmam.
devamını gör...
yazarların en sevdiği enstrüman sesi
keman, çello ve piyano.
devamını gör...
ölümden korkmayan insan
valla ben ölüme yakın şeyler olunca aha şimdi gidiyorum herhalde falan diyorum ama valla öyle korku değilde boşvermişlik/teslimiyet arası gibi oluyor. geçen başımın yan bölgesi ilk defa ağrı yaptı, bir kaç defa sızı yaptı. anneme dedim, anne başımın yani ağrıyor bayılırsam falan hastanede söylersiniz diyorum. kalbim falan küt küt bir şey olursa harektsiz kalıp kalbime odaklanıyorum,yardım falan çağırır insan ama öyle olmuyor işte. hastanede ameliyata girerken falanda insan bir düşünüyor, ölüm değilde bitkisel hayat, felç vs onlar korkutucu bence. çünkü birisine muhtaç olmak gerçekten çok zor, bacağım kırılınca fark etmiştim, insanın anası babası bile olsa bir süre sonra hissediyorsun yük olduğunu, allah kimseyi kimseye muhtaç etmesin.
devamını gör...
kuzey ırak'ta yaşamak
türkiye'de yaşamaya benzer. soydaşlarımız var orada. onların yanında, türk olmaktan yana sorun yaşamaz misafirperverlikle
karşılanırsınız.
görece ilkel yaşam şartlarında, siyasi+hukuki+dini açıdan güvensiz ve karmakarışık bir bölgede, zorluğu şu ankinden bir kaç seviye daha yüksek olur. diğer yandan kaliteli yer içer, para sıkıntısı çekmez, yasadışı bir çok şeye kolay ulaşırsınız. tabii bu durum erkekler için söz konusu.
baba tarafım 4 nesil önce telafer'den göçmüş. zaman zaman orada yaşamanın nasıl olacağını ben de düşünürüm. çok ihtimal var ancak bir kadın olarak şu anki durumumda olmam en düşük ihtimallerden bir tanesi.
karşılanırsınız.
görece ilkel yaşam şartlarında, siyasi+hukuki+dini açıdan güvensiz ve karmakarışık bir bölgede, zorluğu şu ankinden bir kaç seviye daha yüksek olur. diğer yandan kaliteli yer içer, para sıkıntısı çekmez, yasadışı bir çok şeye kolay ulaşırsınız. tabii bu durum erkekler için söz konusu.
baba tarafım 4 nesil önce telafer'den göçmüş. zaman zaman orada yaşamanın nasıl olacağını ben de düşünürüm. çok ihtimal var ancak bir kadın olarak şu anki durumumda olmam en düşük ihtimallerden bir tanesi.
devamını gör...
en arızalı burç
y.....k burcu
devamını gör...
ölümden korkmayan insan
geçelim bu korkmuyorum safsatasını.
ben baya baya korkuyorum. bu yüzden kısmetse sonsuza kadar yaşamayı hedefliyorum. ölmek nedir len?
tek korkum pörsümek.
pörsmesem iyi ya.
ben baya baya korkuyorum. bu yüzden kısmetse sonsuza kadar yaşamayı hedefliyorum. ölmek nedir len?
tek korkum pörsümek.
pörsmesem iyi ya.
devamını gör...
türk olmak
aslında düşünürsek tarihte zaman zaman dezavantaj bile olmuştur, gayrimüslim azınlıklar askeri alınmamış savaşlara katılmamış istedikleri gibi sanatla ticaretle uğraşıp müreffeh bir hayat sürmüşlerdir türkler ise bazen 7-8 hatta bazen 10 yıl süren uzun askerlik ve savaş dönemlerinde henüz 17-18-20 yaşlarında iken cepheden cepheye koşmuş bir kısmı şehit olmuş bir kısmı hastalanarak ölmüş asla memleketine sevdiklerine dönememiş bir kısmı uzun yıllar petersburg gibi çok uzak yerlerde esir düşmüş, bir kısmı evine geri döndüğünde anne babasını ölmüş sözlüsünü başkasıyla evlenmiş bulmuştur her neyse
devamını gör...