zaman tüneli
bekarlığın en güzel yanı
bekar olmak
devamını gör...
düğünlerden nefret etme sebepleri
üşenmeden sayacağım:
1) kıyafet ve kombin arayışı içine girmek.
2) makyaj ve saç yaptırmak.
3) kalabalık
4) gürültülü (sağır edici şekilde ses verilmek zorunda mı?)
5) sıkıcı (evin içinde deli danalar gibi oynarken orada hiç oynamak istemem. "oturmaya mı geldik?" eveeet. (:)
6) kapı girişinde selamlaşma olayı. mıç mıç (bu incelikten ama sevmediğim yere zorla götürülürken batıyor kb. gereksiz temasta sevmem. yüzlerine fondöten ve pudra geçiyorlar. o yüzümün sanki talaşa değme hissinden hiç haz etmiyorum. düğünde de makyajım göz ve dudaklardan ileri gitmez. sevmem pütürlü şeyler.)
7) ilk saatlerden gitmezsek tebrik etme olayı. düğüne gelmişken cidden buna gerek var mı?
8) sağda solda koşturan veletler. ya abur cubur ya da içecek döküyorlar. bir ara pasta kesildikten sonra uçarak geçen velet tabağı benim elbiseme yapıştırmıştı ve ben o zaman ilkokul sonu veya ortaokul başıydım yani. kirlenmekten nefret ederim. o yüzden gittim onun takım elbisesine yapıştırdım ben de bir tane. bir daha uçmak yerine yürümeyi öğrensin diye. güzelim pembe gelinliğimin içine etmişti. sonradan öğrendim benden 2 yaş küçük uzak kuzen. umrumda mıydı yok. o an normal kuzenim olsa bile affetmem. babamın aldığı pembe gelinliğimin içine etmişti çünkü.
9) evde kalmış veletlerine kadın/erkek bakmaya giden teyze veya amcalar. resmen o yerleri görücü çıkarmak için kullanıyorlar. herkesin amacı eğlence değil ki. o yüzden az özenirim. eve gelince canım sıkılıyor çünkü.
10) zıp zıp yapıp yağmur altında durmuş gibi terleyenler. kaç yaşına gelmişsin git az otur ama yok. bir süre sonra oynayanlar arasına girerseniz yazda otobüste ayakta kalmış hissine kapılırsınız.
11) artık eve gelelim yani. o can sıkıntısından mayışmış bir şekilde eve gel. hem üzerini değiştirmen lazım hem de makyaj silmen. biliyor musunuz makyaj silince yüz yıkanmış gibi oluyor ama ben uyuyacaktım? uyandım mı ki hayır uyuyacaktım. gel sonra 30-40 dk sonra uyu. yıkamak için abartı makyajda gerekmiyor bir rimel sürsen yeter ya da göz kalemi falan. bu ikisi en illet olanı ki zaten. ovuştur biraz.
eskiden düğünlü çalgılı şeyler vardı diyeceğimiz günleri göremeyecek miyim? yani böyle orijinal değişiklere gidilse daha güzel olur. ben mesela klasik düğün isteyen kişiyi almayacağım. vizyona sahip olmalı. bir de ben akrabalarımın çoğundan nefret ediyorum ne diye onları eğlendirip bir de o sevimsiz ağızlarını tadlandırayım ki? bir de mutlu günümde onları yanımda niye isteyeyim ki? bu kadar samimiyetimiz yok. onları hiçbir an'ıma çağırmayacağım.
en kötü olay ise evlenme fobimin olması. :d ne kendimi ne de geleceğimi yıpratmak istiyorum. insanlar çok adi ve çok şerefsiz. evlilik ciddi bir müessese. :p doğru insanı bekleyip en son kendimle kalacağım. bu daha eğlenceli. :)
1) kıyafet ve kombin arayışı içine girmek.
2) makyaj ve saç yaptırmak.
3) kalabalık
4) gürültülü (sağır edici şekilde ses verilmek zorunda mı?)
5) sıkıcı (evin içinde deli danalar gibi oynarken orada hiç oynamak istemem. "oturmaya mı geldik?" eveeet. (:)
6) kapı girişinde selamlaşma olayı. mıç mıç (bu incelikten ama sevmediğim yere zorla götürülürken batıyor kb. gereksiz temasta sevmem. yüzlerine fondöten ve pudra geçiyorlar. o yüzümün sanki talaşa değme hissinden hiç haz etmiyorum. düğünde de makyajım göz ve dudaklardan ileri gitmez. sevmem pütürlü şeyler.)
7) ilk saatlerden gitmezsek tebrik etme olayı. düğüne gelmişken cidden buna gerek var mı?
8) sağda solda koşturan veletler. ya abur cubur ya da içecek döküyorlar. bir ara pasta kesildikten sonra uçarak geçen velet tabağı benim elbiseme yapıştırmıştı ve ben o zaman ilkokul sonu veya ortaokul başıydım yani. kirlenmekten nefret ederim. o yüzden gittim onun takım elbisesine yapıştırdım ben de bir tane. bir daha uçmak yerine yürümeyi öğrensin diye. güzelim pembe gelinliğimin içine etmişti. sonradan öğrendim benden 2 yaş küçük uzak kuzen. umrumda mıydı yok. o an normal kuzenim olsa bile affetmem. babamın aldığı pembe gelinliğimin içine etmişti çünkü.
9) evde kalmış veletlerine kadın/erkek bakmaya giden teyze veya amcalar. resmen o yerleri görücü çıkarmak için kullanıyorlar. herkesin amacı eğlence değil ki. o yüzden az özenirim. eve gelince canım sıkılıyor çünkü.
10) zıp zıp yapıp yağmur altında durmuş gibi terleyenler. kaç yaşına gelmişsin git az otur ama yok. bir süre sonra oynayanlar arasına girerseniz yazda otobüste ayakta kalmış hissine kapılırsınız.
11) artık eve gelelim yani. o can sıkıntısından mayışmış bir şekilde eve gel. hem üzerini değiştirmen lazım hem de makyaj silmen. biliyor musunuz makyaj silince yüz yıkanmış gibi oluyor ama ben uyuyacaktım? uyandım mı ki hayır uyuyacaktım. gel sonra 30-40 dk sonra uyu. yıkamak için abartı makyajda gerekmiyor bir rimel sürsen yeter ya da göz kalemi falan. bu ikisi en illet olanı ki zaten. ovuştur biraz.
eskiden düğünlü çalgılı şeyler vardı diyeceğimiz günleri göremeyecek miyim? yani böyle orijinal değişiklere gidilse daha güzel olur. ben mesela klasik düğün isteyen kişiyi almayacağım. vizyona sahip olmalı. bir de ben akrabalarımın çoğundan nefret ediyorum ne diye onları eğlendirip bir de o sevimsiz ağızlarını tadlandırayım ki? bir de mutlu günümde onları yanımda niye isteyeyim ki? bu kadar samimiyetimiz yok. onları hiçbir an'ıma çağırmayacağım.
en kötü olay ise evlenme fobimin olması. :d ne kendimi ne de geleceğimi yıpratmak istiyorum. insanlar çok adi ve çok şerefsiz. evlilik ciddi bir müessese. :p doğru insanı bekleyip en son kendimle kalacağım. bu daha eğlenceli. :)
devamını gör...
nick vermeden bir yazara seslen
başarılar diliyorum. o kendini bilir.
devamını gör...
geceye hayatta öğrendiğin bir şey bırak
bir insanı ailesi satarsa herkes satar. ve paran yoksa maalesef ki insan yerine konulmuyorsun.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının doğum tarihleri
daha önce buraya yazmışım zaten (7 mart 1981).
kesinlikle 29 şubat 1980'de doğmak isterdim. ucundan x kuşağı olmayı kaçırdım zaten. 2 ay 1 hafta önce doğsam x kuşağından olacakmışım. x ya. daha havalı. haha. x kuşağı hayranı olduğumdan değil de. x harfi çok "cool". *
29 şubat zaten cool oğlu cool.
evet. 29 şubat 1980 doğumluları kıskandığım doğrudur. *
kesinlikle 29 şubat 1980'de doğmak isterdim. ucundan x kuşağı olmayı kaçırdım zaten. 2 ay 1 hafta önce doğsam x kuşağından olacakmışım. x ya. daha havalı. haha. x kuşağı hayranı olduğumdan değil de. x harfi çok "cool". *
29 şubat zaten cool oğlu cool.
evet. 29 şubat 1980 doğumluları kıskandığım doğrudur. *
devamını gör...
geceye hayatta öğrendiğin bir şey bırak
herkes tipi kadar sevilir; iki kere iki dört.
devamını gör...
dünyanın en büyük yalanları
dünya'nın ve tarihin en büyük yalanı dindir. dinin atası yalan, sancaktarlığı ise cehalettir.
devamını gör...
solak olma isteği
solağım bir enteresan yanı yok ama toplumda süksesi var. aa solak mısın? solaklar zeki olurmuş efenim becerikli olurmuş. (alakası yok ama çaktırmayın)
devamını gör...
bekarlığın en güzel yanı
özgürlüğün sadâkat adı altında kısıtlanmamasıdır.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının doğum tarihleri
1 ocak.
insan dediğin saçma sapan tarihlerde doğup kafa karıştırmaz. yılın ilk günü doğar geçer.
insan dediğin saçma sapan tarihlerde doğup kafa karıştırmaz. yılın ilk günü doğar geçer.
devamını gör...
zalim
levent yüksel'in ve ondan önce sezen aksu'nun yorumladığı şarkı. şarkının orijinali büyük azeri besteci eldar mansurov'a ait olup bayatilar adıyla bilinmektedir. sezen aksu'nun yazdığı söz ve levent yüksel'in icrası çok güzel bir yere çekse de orijinali ile aynı tadı taşımamaktadır kanımca. vokali icra eden brilliant dadaşova'yı da ayrıca bir anmak gerek tabi. dumanlı, buğulu leziz bir icrası var.
ayrıca daha önce de yazdığım üzere the gaslamp killer muhtereminin pek bir güzel şarkısının adı da zalim. dinleyince insanın zeybek oynayası geliyor. türkiye'den abd'ye gitmiş ermeni kökenli bir abimiz kendisi ama pek çok eserinde türk ezgilerini duymak mümkün.
yalın'ı da ünlü eden şarkı ayrıca. yalın bu entrydeki en zayıf halka ancak şarkının çıktığı ilk zamanlar hepimiz ezberledik o şarkıyı da.
geldi sıra zalim isimli en kral en kıyak en daşşşşşşşşdaşşşşşş sahibi şarkıya. aşık mahzuni'den. başlık altındaki tüm entryleri okudum ancak görmedim bu şarkıyı. zalim diye zalım diye telaffuz ettiğinden sanırım.
dünya zalimler dünyası
giden zalim gelen zalim
insanlığın yüz karası
hayvan gibi ölen zalim
zalim, zalim, zalim, zalim
ne olacak benim hâlim?
almış ele arsızlığı
baştan başa yersizliği
bilmem neden hırsızlığı
bilmem neden hırsızlığı
yapan değil bilen zalim
zalim, zalim meyhaneler
sarhoş olur divaneler
zalim, zalim, zalim, zalim
ne olacak benim hâlim?
ben insanlar dargınıyım
dertlilerin yorgunuyum
sanki felek vurgunuyum
sanki felek vurgunuyum
bu hâlime gülen zalim
zalim, zalim, zalim, zalim
ne olacak benim hâlim?
sevmem dünya muradını
görenler görmüş tadını
mahzuni'nin kanadını
mahzuni'nin kanadını
kırıp kırıp yolan zalim
zalim, zalim, zalim, zalim
ne olacak benim hâlim?
ayrıca daha önce de yazdığım üzere the gaslamp killer muhtereminin pek bir güzel şarkısının adı da zalim. dinleyince insanın zeybek oynayası geliyor. türkiye'den abd'ye gitmiş ermeni kökenli bir abimiz kendisi ama pek çok eserinde türk ezgilerini duymak mümkün.
yalın'ı da ünlü eden şarkı ayrıca. yalın bu entrydeki en zayıf halka ancak şarkının çıktığı ilk zamanlar hepimiz ezberledik o şarkıyı da.
geldi sıra zalim isimli en kral en kıyak en daşşşşşşşşdaşşşşşş sahibi şarkıya. aşık mahzuni'den. başlık altındaki tüm entryleri okudum ancak görmedim bu şarkıyı. zalim diye zalım diye telaffuz ettiğinden sanırım.
dünya zalimler dünyası
giden zalim gelen zalim
insanlığın yüz karası
hayvan gibi ölen zalim
zalim, zalim, zalim, zalim
ne olacak benim hâlim?
almış ele arsızlığı
baştan başa yersizliği
bilmem neden hırsızlığı
bilmem neden hırsızlığı
yapan değil bilen zalim
zalim, zalim meyhaneler
sarhoş olur divaneler
zalim, zalim, zalim, zalim
ne olacak benim hâlim?
ben insanlar dargınıyım
dertlilerin yorgunuyum
sanki felek vurgunuyum
sanki felek vurgunuyum
bu hâlime gülen zalim
zalim, zalim, zalim, zalim
ne olacak benim hâlim?
sevmem dünya muradını
görenler görmüş tadını
mahzuni'nin kanadını
mahzuni'nin kanadını
kırıp kırıp yolan zalim
zalim, zalim, zalim, zalim
ne olacak benim hâlim?
devamını gör...
behlül haznedar
bihter i çok üzüyor orul orul o.c. korkak ibiş. bu arada bizim köyde kafası az çalışanlara behlül derler. babam, ben çocukken bana kızdığında behlül diye bağırırdı, dedem de ona bağırırdı. behlül deme len çocuğa diye. herkes birbirine bağriyor.
devamını gör...
solak olma isteği
sol elle yazmaya çalışmak ama yazamamaktır.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının doğum tarihleri
yıllar önce facebook kullanıcısı iken doğum tarihimi; "gün. ay. yıl" şeklinde girip birde üstüne yaşadığım şehri belirtip altına da mail adresimi yazardım. albüm, albüm bir sürü fotoğraflar. sahilde, güneşte, dağda, ormanda, okulda, evde, partide, barda, gece kulübünde, yol kenarlarında, atölyede, karda, konserde, futbol sahasında, kum üzerinde, çadırda, sergide... boy boy fotoğraflarım vardı... öz çekim fotoğraf çekilmeyi facebook ilk kurulduğu zaman başlamıştık, facebook içerisinde çok vakit harcamıyordum oldukça fazla arkadaşım vardı, facebook da 600 e yakın arkadaş, akraba gibi arkadaş listem vardı, facebook dışında her gün düzenli olarak görüştüğüm kalabalık bir arkadaş grubum vardı, o grup dışında bir başka arkadaş grubum daha vardı, daha sonra bir başka arkadaş grubu daha eklendi bir başka arkadaş bir diğeri bir başkası ötekisi derken, facebook' da 600 e yakın ekli olan kişi sayılarını normal hayatımda geçiyordum, ilk gördüğüm ve hatta sonraları hiç görmediğim çok "güzel" insanlara denk geldim, o kişilere ne telefon nede facebook adresimi vermiştim. pişmanım keşke telefon numaralarını almak aklıma gelmiş olsaydı.
facebook kullanıcısı olarak yaşamıma zorunlu, ekranın karşısında durmak zorunda olduğum zamanlar, ilerleyen yıllarda; ilk olarak fotoğraf albümlerimi sildim, sonraları diğer fotoğraflar ve en sonunda profil fotoğrafımı imha edip bir kuru kafa resmi koymuştum. bir kaç zaman geçti gözüme doğum tarihim ve yaşadığım şehir batmaya başladı ve o bilgileri de yok ettim, sayfamda 600 e yakın arkadaşlarım duruyordu, ne telefon ne facebook kimseyi engellememiş, silmemiştim. her zamanki gibi müzik dinlemeye devam ediyordum, müzik dinledikçe sayfama aktarıyor, yazılar yazıyordum. punk bir arkadaşımla karşılıklı kapışır, müzik videoları paylaşıp eğlenceli, hızlı bir şekilde yorumlar yazardık. kazanan belli olurdu. sayfam sadece müzik ve yazılarla doluydu bir de kuru kafa çizimi. facebook' u sildim! öldü demek istemiyorum ki hala google kullanıyorum, google varsa facebook' ta hala var demektir, sadece ben onu kapattım artık görmüyorum, sildim.
doğum tarihimi zorunda olmadıkça yazmıyorum, sözlüğe bir tanımımda 85 doğumlu olduğumu yazmıştım, bir başka tanımımda ise konumuma kadar nerede yaşadığımı belirtmiştim. istersem şu an gün, ay, yıl şeklinde doğum tarihimi de yazarım, şu an içimden gelmiyor. kişisel bilgileriniz acemi korsan bilgisayarları tarafından merak edilip bakılabilir, siz bilirsiniz.
facebook kullanıcısı olarak yaşamıma zorunlu, ekranın karşısında durmak zorunda olduğum zamanlar, ilerleyen yıllarda; ilk olarak fotoğraf albümlerimi sildim, sonraları diğer fotoğraflar ve en sonunda profil fotoğrafımı imha edip bir kuru kafa resmi koymuştum. bir kaç zaman geçti gözüme doğum tarihim ve yaşadığım şehir batmaya başladı ve o bilgileri de yok ettim, sayfamda 600 e yakın arkadaşlarım duruyordu, ne telefon ne facebook kimseyi engellememiş, silmemiştim. her zamanki gibi müzik dinlemeye devam ediyordum, müzik dinledikçe sayfama aktarıyor, yazılar yazıyordum. punk bir arkadaşımla karşılıklı kapışır, müzik videoları paylaşıp eğlenceli, hızlı bir şekilde yorumlar yazardık. kazanan belli olurdu. sayfam sadece müzik ve yazılarla doluydu bir de kuru kafa çizimi. facebook' u sildim! öldü demek istemiyorum ki hala google kullanıyorum, google varsa facebook' ta hala var demektir, sadece ben onu kapattım artık görmüyorum, sildim.
doğum tarihimi zorunda olmadıkça yazmıyorum, sözlüğe bir tanımımda 85 doğumlu olduğumu yazmıştım, bir başka tanımımda ise konumuma kadar nerede yaşadığımı belirtmiştim. istersem şu an gün, ay, yıl şeklinde doğum tarihimi de yazarım, şu an içimden gelmiyor. kişisel bilgileriniz acemi korsan bilgisayarları tarafından merak edilip bakılabilir, siz bilirsiniz.
devamını gör...
bi yürü git dedirten dinci zırvaları
(bkz: kafa ütüleyen müslüman zırvaları) (bkz: şeytanın insanın kulağına işemesi) (bkz: şeytan zart diye osurur hadisi) (bkz: şeytan helada insanın makatlarıyla oynar hadisi) (bkz: müşriklerin taptıklarına sövmeyin ayeti) (bkz: allah dileseydi sizi tek bir ümmet yapardı ayeti) (bkz: ahzab suresi) (bkz: tevbe suresi) (bkz: insan zalim ve cahildir ayeti) (bkz: gerçek islam bu değil) (bkz: ateizm çok tanrılı bir dindir) vb.
dincilerin zırvalıkları o kadar çok ki saymakla bitmez... bizzat islamın kendisi bir zırvalık zaten.
dincilerin zırvalıkları o kadar çok ki saymakla bitmez... bizzat islamın kendisi bir zırvalık zaten.
devamını gör...
nick vermeden bir yazara seslen
sözlükten çık artık! iyiliğin için.
devamını gör...
bir yakınını kaybetmek
her gün yeniden bıçaklanmak gibi acı verir. ölmedi, başka ülkeye gitti sanırsın.
devamını gör...
kafa ütüleyen ateist zırvaları
(bkz: gerçek ateizm bu değil)
devamını gör...
50 yaşında adamların sözlükte aşk yaşaması
bir 18 yılım var daha. 50 olunca bakarız.
devamını gör...
kafa ütüleyen ateist zırvaları
ateistlerin zırvaları olmaz çünkü ateistler, mantıksız konuşmaz; her iddialarında mutlaka sağlam deliller getirirler.
devamını gör...