zaman tüneli
ilkokulda babanın mesleğini soran öğretmen
liseye kadar her dönemde soruluyor. ben hep kendi kafamdan bir meslek söylerdim. öğretmenler babamın olduğundan ve bir işte çalıştığından çok emin durarlardı. hiç de cesaret edip babam öldü diyemedim. birçok sorunla da karşılaştım bunun sonucunda. söylesem daha mı iyi olurdu? belki. ayrıştırılmak istemediğim için kendi yaptığım daha doğru geliyordu bana.
devamını gör...
bateri solosu
başlık tutarsa buradan whiplash'e doğru bir akıntı oluşabilir.
devamını gör...
boş yoğurt kapları
nasıl bir yokluk/ yoksulluk geçirdiysek artık birgün işe yarar diye atmaya kıyamıyorum. mandallık yapmışım birini, birini saksı,alet kutum boş yoğurt kabı, birinde su var kuşlar içsin diye ...
evin her yerindeler....
herkes mi benim gibi acaba?
yokluk gören bir ben miyim yoksa?
evin her yerindeler....
herkes mi benim gibi acaba?
yokluk gören bir ben miyim yoksa?
devamını gör...
hayatın boka sarmaya başladığı yaş
3 filan
devamını gör...
yayında biri rezil olurken veya zorlanırken bakamayan insan
kanalı değiştiririm özellikle kolay soruları bilemeyen koca koca insanları görünce.
devamını gör...
anısı olan giysiyi bir daha giyememek
çok üzülünen bir gün üzerinde olan tişörtü bir daha giyememektir.
devamını gör...
bateri solosu
devamını gör...
gece mavisi
lisede dinliyordum. elyas'ın söyledikleri benim yüreğimi paralardı.
belki mavi gözler dinlettiriyordu başkalarına. bana ise dinlettiren onun en sevdiği rengin mavi oluşu, benim ise geceye aşık olmam. şarkı ikimizi birleştirmiş gibiydi.
bizim yitirildiğimiz ve bizden yana artık kimsesiz kalan bir şarkı. çoktan beri dinlemiyordum duygulandım. o'na karşı değil dinlediğim zamanlardaki hallerim için.
ikisinin diğer şarkılarını da seviyorum. ve hâlâ dinliyorum ama bu yoktu. çünkü boş hissettiriyor. sözler anlamını yitirdi eski zamanda dinlerken ki hâlim var sadece.
14-15 olmalıydım. neredeyse 10 yıl olmuş. hislerim ölmüş ama ben büyümüşüm.
insanlar eskiye bakınca yarı yolda bıraktıklarını, ihanet ettiklerini vs. hatırlarken ben ağlatıldığım zamanları hatırlıyorum. o zamanlar hiç kolay değildi ama onlar gibi olmaktansa salya sümüklü olduğum için mutluyum. bunun verdiği rahatlık ve huzur çok başka.
belki mavi gözler dinlettiriyordu başkalarına. bana ise dinlettiren onun en sevdiği rengin mavi oluşu, benim ise geceye aşık olmam. şarkı ikimizi birleştirmiş gibiydi.
bizim yitirildiğimiz ve bizden yana artık kimsesiz kalan bir şarkı. çoktan beri dinlemiyordum duygulandım. o'na karşı değil dinlediğim zamanlardaki hallerim için.
ikisinin diğer şarkılarını da seviyorum. ve hâlâ dinliyorum ama bu yoktu. çünkü boş hissettiriyor. sözler anlamını yitirdi eski zamanda dinlerken ki hâlim var sadece.
14-15 olmalıydım. neredeyse 10 yıl olmuş. hislerim ölmüş ama ben büyümüşüm.
insanlar eskiye bakınca yarı yolda bıraktıklarını, ihanet ettiklerini vs. hatırlarken ben ağlatıldığım zamanları hatırlıyorum. o zamanlar hiç kolay değildi ama onlar gibi olmaktansa salya sümüklü olduğum için mutluyum. bunun verdiği rahatlık ve huzur çok başka.
devamını gör...
yazarların yeni başladığı şeyler
hepimizin yeni başladığı bir şey vardır kurs, iş kitap ,spor ,aşk, arac olur.
benim yeni başladığım diyet bakalım ne kadar sürecek. ..
benim yeni başladığım diyet bakalım ne kadar sürecek. ..
devamını gör...
şiir seslendirmek
eskiden bunu profesyonel ekipmanla ve diksiyon, tonlama gibi unsurlara özen göstererek yapardım bir çeşit hobi gibi. lakin bir noktada gözümde kanayan gül ve tabanca görseli belirdiği için zamanla soğudum.
her şiirin, tarzı ne olursa olsun kendine özgü bir ciddiyeti ve duygusal tonu var. bu vurgular da insana bazen kekoluk gibi gelir. çok iyi okunan bir şiir "ben şiirim" diye bağırmaz. daha çok doğal konuşma tonunda akar fakat bunlar bile bazen kanayan gülün belirmesine mani olamaz. bu yüzden şiir okuyan birini dinleyecek falan olursam gerilirim. biri "çok komik bir fıkra anlatacağım" dediğinde oluşan o kekremsi tat ziyaret eder. ince bir çizgi.
her şiirin, tarzı ne olursa olsun kendine özgü bir ciddiyeti ve duygusal tonu var. bu vurgular da insana bazen kekoluk gibi gelir. çok iyi okunan bir şiir "ben şiirim" diye bağırmaz. daha çok doğal konuşma tonunda akar fakat bunlar bile bazen kanayan gülün belirmesine mani olamaz. bu yüzden şiir okuyan birini dinleyecek falan olursam gerilirim. biri "çok komik bir fıkra anlatacağım" dediğinde oluşan o kekremsi tat ziyaret eder. ince bir çizgi.
devamını gör...
geceye bir ayet bırak
rahman ve rahim olan allah'ın adıyla:
" göklerin ve yerin hakimiyeti allah'ındır , sonunda da ancak o' na dönülecektir. "
( nur süresi 42. ayet i kerime).
" göklerin ve yerin hakimiyeti allah'ındır , sonunda da ancak o' na dönülecektir. "
( nur süresi 42. ayet i kerime).
devamını gör...
yarın daha iyi olur belki (yazar)
yarınların daha iyi olacağı umudumu ve sevincimi aktarmak istediğim yazar, daim olsun.*
devamını gör...
iş hayatının özeti
güzel bişey olsa para vermezlerdi
devamını gör...
kozaklar
kozak, kosak, cossack, kossak, rus kazakları olarak da bilinen slav topluluk. tarih sahnesine çıkışları 15. yüzyıl dolaylarında don ve dinyeper nehirleri civarındadır. genelde kazaklarla karıştırılırlar.
kozaklar rusya, ukrayna ve orta asya’nın bazı bölgelerinde ve kırım’da; kazak türkleri ise kazakistan cumhuriyetinde (çin, moğolistan, türkiye, almanya, afganistan, iran vb ülkelerde) yaşamaktadırlar.
kozaklar rusya, ukrayna ve orta asya’nın bazı bölgelerinde ve kırım’da; kazak türkleri ise kazakistan cumhuriyetinde (çin, moğolistan, türkiye, almanya, afganistan, iran vb ülkelerde) yaşamaktadırlar.
devamını gör...
susamlı bisküvi
çocukken yediğimiz bisküvilerden olduğu için gördüğümde ya da yediğimde bana eskiyi anımsatır. nadiren de olsa yerim.
devamını gör...
mezar taşına yazılması istenen söz
hüvel baki
( herkes gider, kalıcı olan yalnız allah tır) .
ruhuna fatiha
( herkes gider, kalıcı olan yalnız allah tır) .
ruhuna fatiha
devamını gör...
bir araya gelince muazzam olan şeyler
gün batımı ve sahil
devamını gör...
iyi insanların ortak özellikleri
bir kulaklarının arkası kalmıştır.
devamını gör...

