zaman tüneli
ara ara eski sevgilinin sende kalan resimlerine bakmak
tercih etmiyorum ama arka planda elimde duran fotoğrafın’ı açın tam olsun bari…
devamını gör...
paranoyak deli ile delisin delisin
devamını gör...
paranoyak deli ile delisin delisin
senin gençlik fotoğrafını gördüm de pek bir şey değişmemiş. burun etrafında kümelenmiş sırıtan bir yüz.* baktıkça gülesim geliyor len deli.*
devamını gör...
sağanak altında
dansa davet'i okuyup çok beğenince yazarın hemen başka bir kitabını daha okuyayım dedim. jean teule artık sevdiğim yazarlar arasında. bir savaş bu kadar mı güzel anlatılır? 136 sayfa ve çok çabuk okunuyor. akıcılıkta şelale gibi.
kitap aslında tarihi bir olaydan bahsediyor. (bkz: agincourt savaşı) anlatılmış. tabii ki jean usulü. kitapta o kadar vahşet var, o kadar kan var ki okurken midesi bulanacak gibi oluyor insanın. ama hayır, o da ne? insan kendini kıkırdarken buluyor. bu kadar da mal olunmaz diyor içinden okur. millet cesetlerin üzerine basa basa birbirini öldürüyor ama siz gülüyorsunuz. fransızlar çok alem. yani bir yanlış yapılır, belki iki olur ama bu kadar da çok olmaz.
kendilerinden çok kalabalık bir fransız ordusu vardır v. henry ve askerlerinin karşısında. savaş başladığında herkes öleceğinden emindir. karşıdaki ordu donanımlıdır, ingiliz askerleri ise don gömlek savaşa gelmişlerdir. kazanılması kesin olan bir savaşın kaybedilmesinin hikayesi. mutlaka okunmalı.
haa, söylemeden geçmeyeyim. savaş bitince v. henry ve yaptıkları çok iğrençti. böyle düşman kimsenin başına bela olmasın. cesetler tanınmasın diye yüzlerini ezmek ne demek ya. sen nasıl bir canisin. pis adam.
kitap aslında tarihi bir olaydan bahsediyor. (bkz: agincourt savaşı) anlatılmış. tabii ki jean usulü. kitapta o kadar vahşet var, o kadar kan var ki okurken midesi bulanacak gibi oluyor insanın. ama hayır, o da ne? insan kendini kıkırdarken buluyor. bu kadar da mal olunmaz diyor içinden okur. millet cesetlerin üzerine basa basa birbirini öldürüyor ama siz gülüyorsunuz. fransızlar çok alem. yani bir yanlış yapılır, belki iki olur ama bu kadar da çok olmaz.
kendilerinden çok kalabalık bir fransız ordusu vardır v. henry ve askerlerinin karşısında. savaş başladığında herkes öleceğinden emindir. karşıdaki ordu donanımlıdır, ingiliz askerleri ise don gömlek savaşa gelmişlerdir. kazanılması kesin olan bir savaşın kaybedilmesinin hikayesi. mutlaka okunmalı.
haa, söylemeden geçmeyeyim. savaş bitince v. henry ve yaptıkları çok iğrençti. böyle düşman kimsenin başına bela olmasın. cesetler tanınmasın diye yüzlerini ezmek ne demek ya. sen nasıl bir canisin. pis adam.
devamını gör...
okumasaydın ne olurdun sorunsalı
küçük burjuva için mühim bir konu.
mühim olması da kaçınılmaz, zira sermaye sahibi olmayan %99 için sınıf atlama umudunu besleyen tek yol eğitimdir.
çekilen zorluklar ve çile hem ailesi hem de kendisi için kutsaldır, çünkü karşılığında, elde edilecek bir unvan, toplumsal statü ve şansı yeterince yaver giderse yeterli sermaye birikimiyle çocuklarına aktarılabilecek bir miras vardır.
kapitalizmin sermaye sahibi olmayan yığınlar için 1 asırdır vizyonda tuttuğu filmin fragmanı.
o umudu taşıyanların %99,999’u için asla gerçekleşmeyecek ve zaten servet transferinin dinamiği gereği gerçekleşmesi mümkün olmayan bir hayal.
fight club’da söylendiği gibi; hepimiz çok ünlü ve çok zengin olacağımız hayalleriyle büyütüldük ama olamadık, o yüzden çok öfkeliyiz. tabi bu şaşalı sözler, theodore john kaczynski‘nin unabomber manifestosundan araklanmış bir holivud senaryosundan başka bir yerde yer bulamaz ve hiçbirimiz öfkeli falan değiliz. zira hala tek umut bu.
evet, milyar dolarlarımız yok, evet bu milyar dolarların toplumsal sınıflara adil dağıtıldığı bir sistem içerisinde değiliz ama birçoğumuzun okumamış hali, okumuş halinden daha iyi olmayacaktı çünkü okumamış haliyle aynı şartlarda iş bulması çok muhtemel değildi. mavi yakadan beyaz yakaya geçiş bile bir statü göstergesi olarak hala mühim bir şey ve bu kısır döngünün değişeceğine dair herhangi bir işaret yok.
mühim olması da kaçınılmaz, zira sermaye sahibi olmayan %99 için sınıf atlama umudunu besleyen tek yol eğitimdir.
çekilen zorluklar ve çile hem ailesi hem de kendisi için kutsaldır, çünkü karşılığında, elde edilecek bir unvan, toplumsal statü ve şansı yeterince yaver giderse yeterli sermaye birikimiyle çocuklarına aktarılabilecek bir miras vardır.
kapitalizmin sermaye sahibi olmayan yığınlar için 1 asırdır vizyonda tuttuğu filmin fragmanı.
o umudu taşıyanların %99,999’u için asla gerçekleşmeyecek ve zaten servet transferinin dinamiği gereği gerçekleşmesi mümkün olmayan bir hayal.
fight club’da söylendiği gibi; hepimiz çok ünlü ve çok zengin olacağımız hayalleriyle büyütüldük ama olamadık, o yüzden çok öfkeliyiz. tabi bu şaşalı sözler, theodore john kaczynski‘nin unabomber manifestosundan araklanmış bir holivud senaryosundan başka bir yerde yer bulamaz ve hiçbirimiz öfkeli falan değiliz. zira hala tek umut bu.
evet, milyar dolarlarımız yok, evet bu milyar dolarların toplumsal sınıflara adil dağıtıldığı bir sistem içerisinde değiliz ama birçoğumuzun okumamış hali, okumuş halinden daha iyi olmayacaktı çünkü okumamış haliyle aynı şartlarda iş bulması çok muhtemel değildi. mavi yakadan beyaz yakaya geçiş bile bir statü göstergesi olarak hala mühim bir şey ve bu kısır döngünün değişeceğine dair herhangi bir işaret yok.
devamını gör...
ara ara eski sevgilinin sende kalan resimlerine bakmak
yav kendimi stalklarken instada denk geliyordu. evet silmedik, ayrıldık diye oturup fotoğraf temizleyemeyiz. yürek burulması falan da yaşamıyordum.
tanım: bana yürek burulması yaşatmayan aktivitedir.
exlerimi seviyorum ya, bende çok az çürük elma çıktı. herkesin kendi çapında bi toksikliği vardı ama çok büyük günahlar işleyeni azdı. o yüzden düşmanlık beslemiyorum hiç. lokum gibi çocuklardı. (biri sapıtktı maalesef :d, o kadar istisna da olur yani hepsini düzgün nası seçelim?)
hepsinin de annesiyle tanıştım galiba ya, 1 numara hariç :d. anneleri de çok tatlı annelerdi. (hepsi dediğim 3 kişi. zaten manita sayılabilir diyebileceğimiz 4,5 kişi falan var. çünkü biliyosunuz, ben one night stand insanıyım...)
öyle hey gidi hey diye diye anıyorum kendilerini. güzel günlerdi.
çok da güzel çocuklardık.
tanım: bana yürek burulması yaşatmayan aktivitedir.
exlerimi seviyorum ya, bende çok az çürük elma çıktı. herkesin kendi çapında bi toksikliği vardı ama çok büyük günahlar işleyeni azdı. o yüzden düşmanlık beslemiyorum hiç. lokum gibi çocuklardı. (biri sapıtktı maalesef :d, o kadar istisna da olur yani hepsini düzgün nası seçelim?)
hepsinin de annesiyle tanıştım galiba ya, 1 numara hariç :d. anneleri de çok tatlı annelerdi. (hepsi dediğim 3 kişi. zaten manita sayılabilir diyebileceğimiz 4,5 kişi falan var. çünkü biliyosunuz, ben one night stand insanıyım...)
öyle hey gidi hey diye diye anıyorum kendilerini. güzel günlerdi.
çok da güzel çocuklardık.
devamını gör...
paranoyak deli ile delisin delisin
bugün ne tarz çalacaksınız? 80ler 90lar ? vs.. istek şarkı olayı var mı ?
devamını gör...
sözlüğün en yakışıklı 3 yazarı
bir umut belki beni yazan birileri olur diye sayfayı yenileye yenileye f5 tuşunu kıranlar derneği.
devamını gör...
paranoyak deli ile delisin delisin
teşekkür ederim, ben de bana çok gülüyorum bazen. buradaki diğer yazarlara da gülmeyi hedefliyorum.
hoş buldum. :)
hoş buldum. :)
devamını gör...
güne bir film alıntısı bırak
hani komşu komşunun külüne muhtaçtır ya, bu yüzden hepimiz komşumuzu yakmak isteriz. bir de kardeş kardeşi vurur mu diye şaşırıyoruz. tabii ki vurur!
asıl kardeşler bilir birbirlerini en kızdıracak, en yaralayacak şeyin ne olduğunu.kardeşin kardeşi vurmasında şaşılacak bir şey yok.
asıl anlaşılmaz olan bir insanın hiç tanımadığı, yüzünü bile görmediği bir insanı vurması.
devamını gör...
sözlüğün en yakışıklı 3 yazarı
mezzo morto'ya sormuşlar; bu sözlüğün en yakışıklı yazarı olmak nasıl bir duygu? bilmiyorum onu diko'ya sorun demiş.
soruyu soran da patagonyalı.
üç etti tamam.
soruyu soran da patagonyalı.
üç etti tamam.
devamını gör...
fake hesap açacaklara nick önerileri
lada niva, nova, nivea, noya, neya. işte çoğalt böyle gitsin.*
devamını gör...
okumasaydın ne olurdun sorunsalı
çocuğumun anası, kocişkomun bi tanesi olurdum… sunumlu kahve videoları çekerdim falan. *
devamını gör...
ara ara eski sevgilinin sende kalan resimlerine bakmak
eski sevgilinin fotoğrafları ne arıyor sizde.
resimse yine gereksiz.
öldüyse belki anı olarak olabilir.
resimse yine gereksiz.
öldüyse belki anı olarak olabilir.
devamını gör...
paranoyak deli ile delisin delisin
bu arada ben seni tahmin ettim ama araya başkası girdi #3442748
devamını gör...
fake hesap açacaklara nick önerileri
(bkz: ayca_22)
ben de kendi kendime yürüyebilmem için bir hesap açmaya karar verdim. gördüğüm kadarıyla hiç anlaşılmıyor*
ben de kendi kendime yürüyebilmem için bir hesap açmaya karar verdim. gördüğüm kadarıyla hiç anlaşılmıyor*
devamını gör...
paranoyak deli ile delisin delisin
her açtığımda kahkahasıyla karşılaşmak cok güzel.hep gül ya.
devamını gör...
kim soo-hyun
1998 doğumlu, kore'nin en yüksek ücrete sahip aktörü.

ailesinin isteği üzerine lisede oyunculuk dersleri almaya başlamış, özgüven kazansın diye. yakışıklı olmasına rağmen biraz içe kapanıkmış. babası terkedip gitmiş bunları.
çıkışını 2011 yılında dream high (türkçesi; büyük hayaller) yakalıyor. oradan sonra; moon embracing star ve daha sonra my love from star ile ününü perçinliyor. kendisi aynı zamanda şarkıcı olduğundan, rol aldığı çoğu dramanın şarkılarını da seslendirmiştir.
ama asıl önemli olan özel hayatı. çalkantılı bir özel hayata sahip, hatta belki de çarpık. ünlü olmadan önce hoşlandığı bir kız var, ayrılmak istediğinde soo-hyun'un ortalığı birbirine kattığını anlatılıyor. ünlü olduktan sonra ise yoona isimli bir başka idol ile sevgililikleri başlıyor.

fakat ayrıldıktan sonra yoona'nın soo-hyun için hiçbir iyi sözü yok. onun sosyopati derecesine varan davranışları olduğunu anlatan açıklamaları var. soo-hyun'un da aynı dönem bazı tehlikeli açıklamaları oluyor; 40'larına kadar evlenmek istemediğini ve evleneceği kadının kendinden 20 yaş küçük olmasını istediğini söylüyor bir röportajında. şaka denilip geçiştiriliyor o zamanlar bu ama zurnanın asıl zart dediği yer, kim sae-ron isimli bir başka aktris ile yaşadığı iddia edilen ilişki. ilişki başladığında sae-ron'un 15, soo-hyun'un ise 27 yaşında olduğu söyleniyor. sae-ron daha sonra özel hayatında yaşadığı başka sorunlar ve tahminen bu ilişkiden dolayı, 16 şubat 2025'te, kim soo-hyun'un doğum gününde intihar ediyor. ölmeden önce attığı son mesajlardan biri, kim soo-hyun'a. çünkü ikisinin beraber çalıştığı ve soo-hyun'un aynı zamanda ortağı olduğu ajans, sae-ron'dan 700 milyon won (450 bin dolar) tazminat talep etmiş ve kızın bunu ödeyecek parası yok. zaten 2021'de alkollü araba kullanma cezalarından dolayı iş bulamıyor. kendisine yardım etmesi için yalvarıyor ama nafile. ajans asla parayı alma niyetleri olmadığını ve icra takibinin formalite olduğunu iddia etse de, sae-ron arabası dahil elinde avucunda ne varsa satıp yaklaşık 130 bin dolar kadar para toparlamış.
kızın halası daha sonra şöyle bir fotoğraf çıkarttı ortaya;

bakın bu adam 27 yaşında. kız 15. 6 sene boyunca da ilişkilerinin devam ettiği iddia ediliyor. piyasanın yıldızları ve rol arkadaşı olan kadınların hepsi de bu adamdan hep uzak durmuş; ıu, jun ji-hyun, yoo ın-na...
soo-hyun'un ajansının hala çok kesin bir açıklama yapmamış olması da, ateş olmayan yerden duman çıkmayabileceğini akla getiriyor ne yazık ki...
eğer suçu gerçekse bile, güney kore'de herhangi doğru düzgün bir ceza alacağını sanmıyorum, squid game'de erkek castın yarısının cinsel saldırı sabıkası olmasına rağmen gayet rahat iş bulabiliyorlar.

ailesinin isteği üzerine lisede oyunculuk dersleri almaya başlamış, özgüven kazansın diye. yakışıklı olmasına rağmen biraz içe kapanıkmış. babası terkedip gitmiş bunları.
çıkışını 2011 yılında dream high (türkçesi; büyük hayaller) yakalıyor. oradan sonra; moon embracing star ve daha sonra my love from star ile ününü perçinliyor. kendisi aynı zamanda şarkıcı olduğundan, rol aldığı çoğu dramanın şarkılarını da seslendirmiştir.
ama asıl önemli olan özel hayatı. çalkantılı bir özel hayata sahip, hatta belki de çarpık. ünlü olmadan önce hoşlandığı bir kız var, ayrılmak istediğinde soo-hyun'un ortalığı birbirine kattığını anlatılıyor. ünlü olduktan sonra ise yoona isimli bir başka idol ile sevgililikleri başlıyor.

fakat ayrıldıktan sonra yoona'nın soo-hyun için hiçbir iyi sözü yok. onun sosyopati derecesine varan davranışları olduğunu anlatan açıklamaları var. soo-hyun'un da aynı dönem bazı tehlikeli açıklamaları oluyor; 40'larına kadar evlenmek istemediğini ve evleneceği kadının kendinden 20 yaş küçük olmasını istediğini söylüyor bir röportajında. şaka denilip geçiştiriliyor o zamanlar bu ama zurnanın asıl zart dediği yer, kim sae-ron isimli bir başka aktris ile yaşadığı iddia edilen ilişki. ilişki başladığında sae-ron'un 15, soo-hyun'un ise 27 yaşında olduğu söyleniyor. sae-ron daha sonra özel hayatında yaşadığı başka sorunlar ve tahminen bu ilişkiden dolayı, 16 şubat 2025'te, kim soo-hyun'un doğum gününde intihar ediyor. ölmeden önce attığı son mesajlardan biri, kim soo-hyun'a. çünkü ikisinin beraber çalıştığı ve soo-hyun'un aynı zamanda ortağı olduğu ajans, sae-ron'dan 700 milyon won (450 bin dolar) tazminat talep etmiş ve kızın bunu ödeyecek parası yok. zaten 2021'de alkollü araba kullanma cezalarından dolayı iş bulamıyor. kendisine yardım etmesi için yalvarıyor ama nafile. ajans asla parayı alma niyetleri olmadığını ve icra takibinin formalite olduğunu iddia etse de, sae-ron arabası dahil elinde avucunda ne varsa satıp yaklaşık 130 bin dolar kadar para toparlamış.
kızın halası daha sonra şöyle bir fotoğraf çıkarttı ortaya;

bakın bu adam 27 yaşında. kız 15. 6 sene boyunca da ilişkilerinin devam ettiği iddia ediliyor. piyasanın yıldızları ve rol arkadaşı olan kadınların hepsi de bu adamdan hep uzak durmuş; ıu, jun ji-hyun, yoo ın-na...
soo-hyun'un ajansının hala çok kesin bir açıklama yapmamış olması da, ateş olmayan yerden duman çıkmayabileceğini akla getiriyor ne yazık ki...
eğer suçu gerçekse bile, güney kore'de herhangi doğru düzgün bir ceza alacağını sanmıyorum, squid game'de erkek castın yarısının cinsel saldırı sabıkası olmasına rağmen gayet rahat iş bulabiliyorlar.
devamını gör...
okumasaydın ne olurdun sorunsalı
zengin olurdum.
devamını gör...
