zaman tüneli

mükemmel bir meyvedir portakal. hani ölene kadar bir tek meyve ye deseler portakal mı muz mu diye düşünür portakalı seçerim. portakal abi işte daha ne olabilir? kokusundan tadına, renginden yetiştiği ağaca kadar her şey bu kadar mükemmel olabilir mi?
devamını gör...

#3511300 zaten yurtdışına göndermek istediklerimiz de bile kanserojen madde çıkmış. şu haliyle bile 120 tl kilosu bu bahaneyle 200 tl ye 1 kg kanserojen satacaklar.

alma, aldırma.
devamını gör...

keşke herkes yaşattığı ile sınansa. ancak o zaman anlayabilir o annenin ne hissettiğini.
yazık çok yazık.
devamını gör...

hata
devamını gör...

danla bilic kadar güçlü bir kadın dahi olsanız erkek şiddeti bir gün gelip sizin de kapınızı çalabiliyor işte. hayatınıza kimleri aldığınız o kadar önemli ki, yaptığınız yanlış bir insan tercihi ömrünüzün sonuna kadar sizde travma olarak kalabilecek bir eylem doğurabiliyor.
devamını gör...

(bkz: kuru patlıcan dolması) o kadar beğendim ki kendim de yaptım sonra erkek halimle. o da çok güzel oldu gerçekten.
devamını gör...

manipülatif ebeveyn, çocukluktan yetişkinliğine kadar insanların sosyal ilişkilerinde davranışlarının birçoğuna sirayet eden, onu gizlice yönlendiren şeytani bir güçtür. insanların hayatlarını zehirleyen aile tipidir. bugün, özellikle erişkin insan ilişkilerinin en büyük sorunlarından bazılarının tohumları bu aile tarafından atılır ve büyütülür.

hani o, "ben kemer istiyorum, 400 gr altın takmayacaksan ne anlamı var ki" diyen, medyaya düştüğünde zorbaladığımız genç kız varya, işte bu ailenin ürünüdür. toplum onu yargılar, ona kin kusar ancak arka plandaki şeytan, her zaman ve daima orada, o kızın ensesinde olacak aile, bu ailedir. ne zaman ki ilişkisi, ailesiyle yüzleşmesini gerektirecek bir aşamaya geçer; bu isteme ya da bir nişan töreni olsun, müthiş saçma, absürt davranışlarının ortaya çıkmasının sebebi bu ailedir. zira yıllarca zihninde kümelenen "onaylanma/kınanma" mekanizması, hayatının en önemli kararını verdiği bir dönemde coşar ve saldırganlaşır.

genellikle kurnazdırlar, onlar da kendi ailelerinden böyle görmüşlerdir ve bu silsileyi devam ettirmek için çocuklarını şekillendirirler. sözgelimi, akraba x ya da falanca z hakkında kendi nefretleri vardır, eğer siz onlar hakkında farklı düşünürseniz kınanırsınız. bir olay karşısında, onları koruyup, onların lehine şekilde konuşup davranırsanız onaylanırsınız. yıllarca bilinçaltı, bu "davranış ve bir ödül olarak onaylanma ve bir ceza olarak kınanma" ile öylesine dolup taşar ki; onlardan farklı düşünememeye, davranamamaya başlarsınız.

insan büyür, öyle ya da böyle yaşamı görür ve bu ailenin kabuğunu yavaş yavaş kırmaya başlarsa, tam bu noktada, müthiş bir duygusal harp başlatırlar. duygu sömürüleri yapılır, daha önce uygulanmış ve yola getirdiği deneyimlenmiş "ödül/ceza" sistemi ara ara devreye sokulur. 50 yaşına gelmiş, hala bu etkiden dolayı ailevi sorunları devam eden insanlar bunu çok iyi bilir. 30 yıldır evli olup, hala eşini ailesinin etkisinden çıkaramayan insanlar var. öyle ki; adam ya da kadın, kaç yaşına gelirse gelsin, kendi ailesini bir türlü önceleyemiyor. en iyi ihtimalle idare etmek zorunda kalırken, birçok durumda kendi ailesini mağdur ediyor. bilhassa, gözlemlediğim kadarıyla bazı kadınların bu kabusla ömrü ziyan oluyor.

bir hanım ablamız, eşinin annesinden çektiği sıkıntıları anlattığında ağzım açık kalmıştı. bu kadın 48 yaşında, 4 çocuğu olan bir kadındı. eşi gurbette çalışırken, bu baskılara dayanamayıp, 2 çocuğunu da alıp evini terk edip babasının evine gitmiş. eşinin olaylardan haberi var. çok çalışkan, zor zamanlardan alışkanlık, ailesini kimseye muhtaç etmemek için çalışmış hep. üzerinden 15 sene geçmiş, 2 çocuğu daha olmuş. "ee ablacım," dedim, "şimdi sorunlar çözüldü mü?" bana sadece şunu söylemesi yetti benim için: "şu an 2 katlı bir evde yaşıyoruz, biz üst katta ailesi alt katta."

bu adamın ailesi manipülatif ailedir işte. 48 yaşında bir kadının, hala daha boğazına düğümlenen cümleler kurmasına sebep olan o karanlık gölgedir. çocuklarının kendi ailesini kurmasına müsade etmez, ölene kadar bırakmaz peşini. eğer zihnini temizleyecek, ona farklı perspektiften hayata bakmasına yardım edecek bir yol arkadaşı da bulamadıysa, ömrü boyunca bu insanların tahakkümünde sıkışıp kalır.

yaş ilerledikçe, insanları daha iyi tanımaya başlıyoruz. zamanında marcel proust, celine, dostoyevski, turgenyev, çehov, fante okurken, "ya hu roman okumak da ne işe yarar ki" diyenlerin ne kadar saçma bir düşüncede olduklarını, ömür ilerledikçe daha iyi anlıyoruz. o bakış açılarını, insan davranışlarının arka planlarını okudukça, bir insanın, göründüğünden çok daha derin bir yapı olduğunu, her davranışının arkasında izlerin olduğunu, özellikle bir şeytani güçle mücadele edip etmediğini bilmediğimizi fark ediyoruz.
devamını gör...

portakal. dört portakalı tek oturuşta yiyebilirim. portakal suyunu bardak bardak içebilirim. portakal ihtiva eden tatlıları itina ile tüketirim. portakal. direkt portakal. ek olarak tatlı mandalina. turuncu olan her şey. özellikle portakal. p o r t a k a l.
devamını gör...

ya senin bu mürdüm eriği ile aran iyi bildiğim kadarıyla, lütfen söyle ona böyle türküler söylemesin.
tam "geçti" diyorum, hop diye bir yerden ortaya çıkıyor buğusunu dürttüğümün evladı.*

yapmasın gözünü seveyim, insan dinleyecek bunları, bak sesimi de kısmışım üstelik, köşeme çekilmiş çekilmek üzereyim, ne gereği var?
rica ediyorum az ötede çalıp söylesin.

devamını gör...

haram
devamını gör...

burayı bu kadar önemsiyor musunuz arkadaşlar ya? hayatınızı yaşayın kim nereden ne beğeni atmış napacaksınız? size ne? kaydır gitsin işte kanka.
devamını gör...

gerçekten üzücü. kadınların bu çağda bile böylesi bir ilkellikle karşılaşması çok acı verici.

biz erkekler oturup, şiddetsiz erkeklik üzerine düşünmeliyiz.

kendimizi eğitmek ve kadınlarla daha sağlıklı bir iletişim kurmak için çalışmalıyız.
çünkü suçlu olan biziz. ve bu nedenle ıslah edilmesi gereken de yine biziz.

son olarak, yanındayız danla.
devamını gör...

bazıları saçma sapan 5-10 tane roman okudu diye derin insan sanıyor kendisini. roman okumanın dizi-film izlemekle pek farkı yok. keşke anlasalar da boş yere kafa açmasalar.
edit:
böyle bir şeyin olabileceğine inanmayanlar için:
#3511374 bu arkadaş tam olarak bahsettiğim tip. komik.
devamını gör...

(bkz: tırşık) şaka şaka şırdan.
devamını gör...

halep tava, zaten bir kez yedim onda da çok beğendim.
devamını gör...

(bkz: ayak)*
devamını gör...

sanırım benim cevabımı biliyorsunuz.
(bkz: börülce)
devamını gör...

pickpocket - unutamam
devamını gör...

küçüklüğümde dondurmayı ilk yediğimde, ondan bir daha vazgeçemeyeceğimi anladım.
yaz gelse de o sıcacık havada soğuk soğuk yesek. yerken de dondurma ile anılarımı hatırlayıp gülümsesem.
devamını gör...

konya yine şaşırtmıyor.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim