zaman tüneli
açılan başlığa kimsenin tanım girmemesi
ben pek önemsemiyorum. bazen oylamıyorlar da onu da sorun etmiyorum.
bir gün mutlaka bir başkasının işine yarayacaktır. bugün değilse yarın.
bir gün mutlaka bir başkasının işine yarayacaktır. bugün değilse yarın.
devamını gör...
açılan başlığa kimsenin tanım girmemesi
vallahi o kadar uzun kitap tanımı giriyorum yok olup gidiyor. hakkınız var. ondan millet de boşluyor. evet.
devamını gör...
domuz etini yiyeni yemek günah mıdır sorunsalı
dedeliğe soyunan bir arkadaşım baya kitaplar mevlanalar falanlar filanlar okuyordu.. çok kafaya takmış işte...
ya dedi mesela dedi bir koyun dedi bilmem nerenin suyunu içti.. o suyu içtiği yerin sahibinin o suyun içildiğinden haberi olmadan dedi.. işte o su o koyuna harammış dedi.. işte sen o koyunun etini yersen dedi o sana da harammış dedi..
sözün özü.
sofular haram demişler bu aşkın şarabına
ben doldurur,ben içerim,günah benim kime ne
ya dedi mesela dedi bir koyun dedi bilmem nerenin suyunu içti.. o suyu içtiği yerin sahibinin o suyun içildiğinden haberi olmadan dedi.. işte o su o koyuna harammış dedi.. işte sen o koyunun etini yersen dedi o sana da harammış dedi..
sözün özü.
sofular haram demişler bu aşkın şarabına
ben doldurur,ben içerim,günah benim kime ne
devamını gör...
tuvalete bokuyla rize yazan rizespor taraftarı
sebebi neydi ki lan denilesi taraftar. yetmemiş üzerine de tuvalete zarar vermiş.
x.com/61saat/status/1911509...
x.com/61saat/status/1911509...
devamını gör...
açılan başlığa kimsenin tanım girmemesi
çoğu film tanımı hep böyle mazlum kalıyor.
izleyen az ne yapalım. gerçi izlese de yorumsuz kalanlarda var başka ilgi alanları var.
izleyen az ne yapalım. gerçi izlese de yorumsuz kalanlarda var başka ilgi alanları var.
devamını gör...
başka yerde hissettiren şarkılar
yürü bebeğim gidelim buralardan aşk bizimle değil?
devamını gör...
akışı takip edemiyor olmak
yazma isteğini düşüren hede hödö bir şey.
okunmadığına aşırı ikna oluyorum.. boşa yazıyorum hissini tetiklemektedir..
okunmadığına aşırı ikna oluyorum.. boşa yazıyorum hissini tetiklemektedir..
devamını gör...
domuz etini yiyeni yemek günah mıdır sorunsalı
şair orada ruhunda hicranını söyletme hikayesini domuz kemirmek olarak resmetmiştir.
devamını gör...
domuz etini yiyeni yemek günah mıdır sorunsalı
devamını gör...
tövbe tövbe neler yazıyorum ben böyle
devamını gör...
tövbe tövbe neler yazıyorum ben böyle
(bkz: aşk ıslatır) *
devamını gör...
siz akışı takip ederken neler dönüyor neler
devamını gör...
chatgpt'ye yürümek
vahim bir durum. gerçek insanların birbirini bulamadığı, anlamadığı, yalnızlaştırıldığı ve sevgi vermediği bir zamanda, insanların önüne yapay olan ne varsa serdiler. herkes sevilmek, değer görmek, beğenilmek istiyor ama artık çaba göstermeyecek kadar takatten düşmüş durumdalar. bu işler insanın doğasına ters. insanı sanal bir dünyaya hapsedip, insanı insandan nefret ettirmeye çalışıyorlar. senin yanında olmayan, gerçek sesini duymadığın, dokunmadığın bir hayal alemi yaratıyorlar. zamanla sanırım acaba ben de gerçek miyim, simülasyon muyum soruları sorulmaya başlanacak. bizi kim yönetiyor, buna gerçekten ihtiyacımız var mı bilmiyorum. şeytan diyor ki, kır şu telefonu gir şu otun, ormanın içine ıssız, sessiz.. tek başına ayılar yer diye gitmiyorum ama şunu biliyorum o ayılar bile gerçek. gerçek olmayan her şeye karşıyım..
devamını gör...
sevişelim mi deyince tövbe de bey diyen kadın
tövbe bey, sevişmek de ney; hoppa gangbang style'dan aşağısı kesmez deme ihtimalini de göz ardı etmeyelim lütfen.
devamını gör...
tövbe tövbe neler yazıyorum ben böyle
tam göndere basarken yoklayan düşünce.
amaaaaaan bee içimizde mi kalsın diyerek devam ediyrouz.
amaaaaaan bee içimizde mi kalsın diyerek devam ediyrouz.
devamını gör...
sevişelim mi deyince tövbe de bey diyen kadın
olmaz abi, kadın dediğin baş başayken şeytan gibi olacak, hiç aklında yokken kitabımı okuyayım, araştırmamı yapayım derken masaya oturup seni tahrik edecek, sırnaşacak.
devamını gör...
chatgpt'ye yürümek
bencil amaçlar (meme) içermediği için önemi yok şimdi. westworld dolores'in bedenine yükleseler şunu nefis olurdu mesela. dolores'i manyak ettiğimi az düşünmedim.
devamını gör...
camdan cama
şerruh, bilinmeyen bir zaman yaşında, göbekli, kel ve kendi deyimiyle çekiciliği sadece nüfus cüzdanında yazan t.c numarasında ibaresinden ibaret bir adamdı. her sabah kahvesini alıp pencere kenarına geçer, karşı apartmanın 3. katındaki pencereye gözlerini dikerdi. çünkü orada o vardı.
ela gözlü, kumral saçlı, sanki rüzgar bile ona daha nazik esiyordu. pencere önünde kitap okur, bazen uzanır, bazen kedisini severdi. kel şerruh’un kalbi her gün biraz daha fazla çat çut sesleri ile inlerdi. ona göre bu aşk değilse, hiçbir şey aşk olamazdı.
bir gün, cesaretini topladı. gömleğini pantolonunun içine soktu gömlek hemen dışarı kaçtı tabii koca göbek sayesinde, saç olmayan o kel kafaya şapka taktı. kendini aynada süzdü.
valla kelim parlamıyor bugün iyi işaret dedi kendi kendine
bir kağıda not yazdı:
merhaba güzel hanım, ben pencere komşunuz. size şiir yazmayı düşündüm ama kelime dağarcığım menemen’le sınırlı o da bir somun ekmek ile. yine de bir çay içsek, belki kelimeler açılır. şerruh
notu bir drone siparişiyle penceresine uçurmayı düşündü ama drone'a mektup bağlamak yasal mı acep ? endişesiyle vazgeçti. en sonunda klasik yöntemle ilerledi: uçurtma
evet, şerruh, kendi göbeğine bağladığı ipin ucuna geniş bir uçurtma yaptı, ucuna mektubu bağladı. ama rüzgar o gün ters esti.
mektup kızın penceresine değil, iki kat üstteki dayının balkonuna indi. dayı notu okudu, kahkahayı bastı ve sonra pencereye çıktı:
lan şerruh ! o kız benim kızım, ama ben senin niyetini beğendim! yalnız önce biraz spor yap, kalp dayanmaz bu hızla ilerlemeye.
ertesi gün, pencere kızı (adı ece'ymiş), camdan dışarı baktı ve şerruh’a gülümsedi.
şerruh o an hissetti aşk, bazen kel bir adamın göbeğinde uçurtma uçarınca başlarmış.
devamını gör...
gıdayı endüstriyele çevirenlerin organikle beslenmesi
avrupada da millet endüstriyel gıda tüketiyor. ama oradaki yönetmelikler, uyulması gereken kurallar çok net. halk sağlığını riske atmamak için abur cuburun bile mümkün olabilecek en sağlıklı şeklini sunuyorlar. raf ömrü 1/1.5 ay olan kekler vb. çok yaygın. katkı maddeleri, koruyucu oranları bizim ülkedekiler gibi değil..
bizlerin meyve ve sebzeleri zehirli. orada belirtilen oranın üzerinde tarım ilacı kullanılması söz konusu değildir. ne üreten ne satan bu b.ku yiyemez!
bu konuda çok hassaslar. çağ gıdada endüstriyelleşmeyi bi bakıma zorunlu kılıyor ama orada organik ürüne ulaşmak da çok basit.. marketlerde az bir farkla satışa sunuluyor aynı ürünlerin organik olanları...
mesela bizim 0 numara organik adı altında satılan yumurtalarımız onların 3 numara yumurtalarından kötü!!!
hile hurda, kâr için toplum sağlığını riske atmak yok avrupada. üretim kurallarına sıkı sıkıya bağlılık, üretim ahlakı, denetim var.
bizlerin meyve ve sebzeleri zehirli. orada belirtilen oranın üzerinde tarım ilacı kullanılması söz konusu değildir. ne üreten ne satan bu b.ku yiyemez!
bu konuda çok hassaslar. çağ gıdada endüstriyelleşmeyi bi bakıma zorunlu kılıyor ama orada organik ürüne ulaşmak da çok basit.. marketlerde az bir farkla satışa sunuluyor aynı ürünlerin organik olanları...
mesela bizim 0 numara organik adı altında satılan yumurtalarımız onların 3 numara yumurtalarından kötü!!!
hile hurda, kâr için toplum sağlığını riske atmak yok avrupada. üretim kurallarına sıkı sıkıya bağlılık, üretim ahlakı, denetim var.
devamını gör...
