zaman tüneli
sinek as (yazar)
ceza iyidir. olgunlaştırır yazarı. hep yaşadık benzer ban'lar.
gelip geçmiş olsun.
önümüzdeki başlıklara, tanımlara bakalım.
gelip geçmiş olsun.
önümüzdeki başlıklara, tanımlara bakalım.
devamını gör...
sözlük yazarlarının dilleri
hemen video atıyorum
helele
helele
devamını gör...
sözlük yazarlarının dilleri
bir an çekip atıyoruz zannettim. lisanmış meğer.
devamını gör...
sözlük yazarlarının favori porno kategorisi
bi arkadaşım ''brazzers'' kategorisini sevaer. ben nerden biliyorsam? :)
devamını gör...
sözlük yazarlarının favori porno kategorisi
diva yazacak bekleyiniz.
devamını gör...
sözlük yazarlarının favori porno kategorisi
porno mu? yoo biz izlemiyoruz öyle şeyler hocam tövbe.
devamını gör...
yazarların şu an dinledikleri şarkı
mor dağlarda ay sümbülüm...
asjkajskajaj
arkadaşım ben divayım istediğimi dinlerim bunu da gülüm adama adıyorum
what?
asjkajskajaj
arkadaşım ben divayım istediğimi dinlerim bunu da gülüm adama adıyorum
what?
devamını gör...
sometimes i think about dying
bir rachel lambert filmidir.

filmin senaryosunu stefanie abel horowitz ve katy wright mead birlikte yazmıştır. senaryo kevin armento'nun killers isimli oyunundan sinemaya uyarlanmıştır. filmde daisy ridley, dave merheje, parvesh cheena, marcia debonis, megan stalter, bree elrod, brittany ogrady ve laureen beveridge rol almıştır.
film sundance film festivalinde jüri büyük ödülüne aday gösterilmiştir.
bir ofiste çalışan fran iş arkadaşları ile herhangi bir etkileşimde bulunmayan, genelde sessiz sakin bir şekilde mesai dolduran, sohbet ya da kutlama etkinliklerinde de kendini göstermekten çekinen bir insandır. aslında eve gittiği zamanda aynı şeyleri yapıp günlük rutini devam ettirmekten fazlasını yapmaz.
fran'ın işte ya da evde günlük rutinine dahil olan en heyecanlı verici eylem ise durup durup öldüğünü düşünmesidir. nasıl öldüğünün de önemi yoktur. o sadece ölü halini görür gün içinde zaman zaman.
bir gün ofise yeni bir çalışan gelir. bu adamla bir iki ufak sohbet eden fran'ın hayata bakışı değişmeye başlasa da kendi kendiyle olan sorunları hala büyük bir engeldir onun için.
ağır bir tempoda akmasına rağmen bence hayet güzel bir filmdi.

filmin senaryosunu stefanie abel horowitz ve katy wright mead birlikte yazmıştır. senaryo kevin armento'nun killers isimli oyunundan sinemaya uyarlanmıştır. filmde daisy ridley, dave merheje, parvesh cheena, marcia debonis, megan stalter, bree elrod, brittany ogrady ve laureen beveridge rol almıştır.
film sundance film festivalinde jüri büyük ödülüne aday gösterilmiştir.
bir ofiste çalışan fran iş arkadaşları ile herhangi bir etkileşimde bulunmayan, genelde sessiz sakin bir şekilde mesai dolduran, sohbet ya da kutlama etkinliklerinde de kendini göstermekten çekinen bir insandır. aslında eve gittiği zamanda aynı şeyleri yapıp günlük rutini devam ettirmekten fazlasını yapmaz.
fran'ın işte ya da evde günlük rutinine dahil olan en heyecanlı verici eylem ise durup durup öldüğünü düşünmesidir. nasıl öldüğünün de önemi yoktur. o sadece ölü halini görür gün içinde zaman zaman.
bir gün ofise yeni bir çalışan gelir. bu adamla bir iki ufak sohbet eden fran'ın hayata bakışı değişmeye başlasa da kendi kendiyle olan sorunları hala büyük bir engeldir onun için.
ağır bir tempoda akmasına rağmen bence hayet güzel bir filmdi.
devamını gör...
the carpenter's son
konu daha önce hiç işlenmemiş bir mevzu ama resmen harcamışlar, olduramamışlar. biraz ürkütücü köy havası vermeye çalışmışlar, kutsal metinlerden yürüdükleri için de dini korku olmuş ama aslında olay tamamen babanın kafasındaki o psikolojik gerilim. thomas'ın çocukluk incili'ni okumadım ama filme aktardıkları kısımları da pek tutmadım.
yüzeysel baksan; tuhaf, sürekli sağını solunu kurcalayan, kendini keşfetmeye çalışan bir çocuk var. babası ise inançtan içi boşalmış, çocuğu sanki evlat değil de sırtında bir yük gibi, ölmesin diye mi uğraşıyor gücünü keşfetmesin diye mi belli değil; sürekli bir korku, bir panik...
anası desen zaten pasiflikten ölmüş, ne babaya dur diyebiliyor, ne çocuğa nefes aldırabiliyor. araya bir de şeytan diye bir tip atmışlar ama o köyde ne işi var, neden orada belli değil. eziyet çeken köylüler de sadece ortam gerilsin diye figüran yapılmış. yani o güzelim potansiyeli almışlar, yusuf'un karanlık korkularında boğup gitmişler.
zaten başta aktarım sıkıntısı var gibi, önce bi' konuya üç müneccimden gir, olmadı onları kötü göster bilmeyene bir anlat bu işin başı nedir diye. zart diye çocuk doğdu, beytüllahim yıldızı göründü ailecek topukladınız. ben anlamlandıramadım bu filmi, aynı kahve taştı ocak battı gibi.
tanım:
yüzeysel baksan; tuhaf, sürekli sağını solunu kurcalayan, kendini keşfetmeye çalışan bir çocuk var. babası ise inançtan içi boşalmış, çocuğu sanki evlat değil de sırtında bir yük gibi, ölmesin diye mi uğraşıyor gücünü keşfetmesin diye mi belli değil; sürekli bir korku, bir panik...
anası desen zaten pasiflikten ölmüş, ne babaya dur diyebiliyor, ne çocuğa nefes aldırabiliyor. araya bir de şeytan diye bir tip atmışlar ama o köyde ne işi var, neden orada belli değil. eziyet çeken köylüler de sadece ortam gerilsin diye figüran yapılmış. yani o güzelim potansiyeli almışlar, yusuf'un karanlık korkularında boğup gitmişler.
zaten başta aktarım sıkıntısı var gibi, önce bi' konuya üç müneccimden gir, olmadı onları kötü göster bilmeyene bir anlat bu işin başı nedir diye. zart diye çocuk doğdu, beytüllahim yıldızı göründü ailecek topukladınız. ben anlamlandıramadım bu filmi, aynı kahve taştı ocak battı gibi.
tanım:
devamını gör...
sözlük yazarlarının dertleri
hangi birini dökeyim diyecektim de, mysafu yazmış zaten bunu daha önce. şu an en büyük derdim mysafu itinin benden önce yazdığı entry. iyi geceler.
devamını gör...
sözlükte özgürce tanım silememek
hayıydıy gaydeş?????
dün 3 tane sildim uyarı verdi. 2 saat sonra 3 tane sildim yine uyarı verdi.
bugün hiç silemedim.
anket başlığına yazdığım saçma sapan bi entry alnımın yazısı gibi kaldı öyle. sana mı soracam lan neyi ne kadar sileceğimi? ben yazmasam zaten olmayacaktı o yazılar orada. telif melif atamıyoz mu şunlara iki füze bi tebligat neyim salın beni.
dün 3 tane sildim uyarı verdi. 2 saat sonra 3 tane sildim yine uyarı verdi.
bugün hiç silemedim.
anket başlığına yazdığım saçma sapan bi entry alnımın yazısı gibi kaldı öyle. sana mı soracam lan neyi ne kadar sileceğimi? ben yazmasam zaten olmayacaktı o yazılar orada. telif melif atamıyoz mu şunlara iki füze bi tebligat neyim salın beni.
devamını gör...
amedspor
şehitlerimizin olduğu gün keyfimiz yerinde diye paylaşım yapan, istiklal marşı ıslıklayan türk düşmanı, ırkçı taraftara sahip oluşum. ama başkalarına foşşik, ırkçı derler çünkü eziklik psikolojisi böyle emreder.
örgütün sosyal medya militanları sosyal medyayı, bunlar da futbolu terörize etmek için kurulmuş işte.
örgütün sosyal medya militanları sosyal medyayı, bunlar da futbolu terörize etmek için kurulmuş işte.
devamını gör...
sözlük yazarlarının en sevdiği çizgi film karakteri
rick sanchez sayılır mı?
devamını gör...
istifa eden siyasetçiler
ben istifa ettim
devamını gör...
istifa eden siyasetçiler
günümüz hükumetinde göremeyiz. affını istemek diye bir literatür hayatımıza girdi son 20 senede.
devamını gör...
sözlük yazarlarının en sevdiği çizgi film karakteri
tom ve jery.
her gün cn çocuk kanalında yayında, izlerim.
her gün cn çocuk kanalında yayında, izlerim.
devamını gör...
john fogerty
''creedence clearwater revival'' grubunun kurucu lideri, amerikan folk/country müziği kökenli, amerika güneydoğusunda büyüyen bir lousiana çocuğu olup, 70'lerin rock-n-roll'unun rock'a evrilmesine büyük katkıları olan müzik insanıdır.
as the lead singer and primary musical force in creedence clearwater revival, john fogerty helped define one of the most important and exciting eras in rock 'n' roll history, becoming the voice of a generation in the process. ın the late 60s and early 70s, creedence scored a string of indelible, pristine, hippie-era rockers and ballads, including "suzie q," "proud mary," "bad moon rising," "green river," "down on the corner," "who'll stop the rain," and "have you ever seen the rain." after ccr's acrimonious split in 1972, fogerty embarked on a solo career, taking his self-styled "swamp rock" to the masses alone, continuing to write and record rock radio standards like "centerfield" and "the old man down the road."
read more: www.grunge.com/315056/the-u...
buradan
sözlükte maddesi bulunmaması eksiklik olurdu.
as the lead singer and primary musical force in creedence clearwater revival, john fogerty helped define one of the most important and exciting eras in rock 'n' roll history, becoming the voice of a generation in the process. ın the late 60s and early 70s, creedence scored a string of indelible, pristine, hippie-era rockers and ballads, including "suzie q," "proud mary," "bad moon rising," "green river," "down on the corner," "who'll stop the rain," and "have you ever seen the rain." after ccr's acrimonious split in 1972, fogerty embarked on a solo career, taking his self-styled "swamp rock" to the masses alone, continuing to write and record rock radio standards like "centerfield" and "the old man down the road."
read more: www.grunge.com/315056/the-u...
sözlükte maddesi bulunmaması eksiklik olurdu.
devamını gör...
sözlük yazarlarının dilleri
#2947155
gotcha teesüfler.. (hayır öyle de bi hazırlanıyordum ki.. tüh.. :)
gotcha teesüfler.. (hayır öyle de bi hazırlanıyordum ki.. tüh.. :)
devamını gör...

