zaman tüneli
türkiye’de edinilebilecek en ucuz hobi
vatandaşlık oyunu.
istemeseniz bile vergi mükellefi sayıldığınız, sayısız vergi bariyerini aşarak ayakta kalmaya çalışılan "türk vatandaşlığı oyunu."
(küçük bir not: final çizgisi siz yaklaştıkça daha uzağa taşınır, ödeyip aştığınız kimi engellerden tekrar tekrar atlamanız istenebilir. takılıp düştüğünüz anlarda fonda müteahhit kahkahaları efekti verilir..)
eğer vatandaş değilseniz acaip eğlencelidir..
ve 25 yıldır bizim ülkede kazanabilen görülmedi..
istemeseniz bile vergi mükellefi sayıldığınız, sayısız vergi bariyerini aşarak ayakta kalmaya çalışılan "türk vatandaşlığı oyunu."
(küçük bir not: final çizgisi siz yaklaştıkça daha uzağa taşınır, ödeyip aştığınız kimi engellerden tekrar tekrar atlamanız istenebilir. takılıp düştüğünüz anlarda fonda müteahhit kahkahaları efekti verilir..)
eğer vatandaş değilseniz acaip eğlencelidir..
ve 25 yıldır bizim ülkede kazanabilen görülmedi..
devamını gör...
alttaki yazara bir mesaj bırak
herkesin bağırdığı bir zamanda, hâlâ insan kalabilmek en büyük direniş.
taraf tutmak kolay, vicdanlı olmak zor.
gündem geçer, ama insanın ne olduğu kalır…
taraf tutmak kolay, vicdanlı olmak zor.
gündem geçer, ama insanın ne olduğu kalır…
devamını gör...
alttaki yazara bir mesaj bırak
unutulacak dünler, yaşanılacak günler var, öyle günler var inan.
devamını gör...
yazarların eline yüklü para geçse yapacakları
birkaç günlüğüne singapur'a kaçar, artan parayı kenara atardım.
devamını gör...
alttaki yazara bir mesaj bırak
kendini erteleme, sonra diye bir gün yok....
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
en fanatik hep fanatik
devamını gör...
alttaki yazara bir mesaj bırak
ortalık kötü ama eminim ki şuan dünya geçmişteki zamanlara kıyasla çok da kötü bir yer değildir sadece kötülüklere bakmak kötüyü düşünceleri artırır sözün özü a haberden devam.
sen bu buradayken ben burada olmayacağım.
sen bu buradayken ben burada olmayacağım.
devamını gör...
geceye bir türkü bırak
o zaman yeniden
devamını gör...
strasbourg
yeni yıl kutlamalarına gelenek haline gelen otomobillerin yakılması nedeniyle gölge düştüğü söylenen fransız şehri. polis fransa genelinde 1173 aracın yakıldığını ve 505 kişinin olayla ilgili gözaltına alındığını söylemiş. şehirde geçen yıl yine yeni yıl kutlamaları 984 aracın yakılması nedeniyle kaosa dönmüş. buradan
twitter'da müslüman karşıtları sorumluların müslüman göçmenler olduğuna dair pek çok yorum yazmış. özellikle yahudi ajanı tommy robinson baya bir etkileşim almış. bu da twitter'a yüklenen bir görüntü.
şurada 2014 yılından bir haber var. yeni yıl kutlaması için araç kundaklamak utanç verici bir adet hale geldi yazıyor. normalde protesto sırasında yapılan bu eylem bir şekilde 1980'lerden itibaren yeni yıl kutlamalarında görülmeye başlanmış. 2000'lerde araç kundaklama sayısı hızla artmış.
ırkçılar bu olayın faillerinin son yıllarda sayıları artan müslüman göçmenler olduğunu söylese de fransızların kendileri arasından çıkan aptalca bir gelenek olma ihtimali yüksek. bazı yorumlarda 1990'larda strasbourg ve alsace bölgesinin fakir mahallelerinde gençlerin böyle bir vandallığı gelenekleştirdiği yazılmış. polise göre gençler herhangi bir şeyi protesto ettikleri için değil, anlamsız vandallık amacıyla araçları yakıyorlarmış. o zamanlar da müslüman göçmen akını fazla yoktu diye tahmin ediyorum. ama belki de gettolaşmış müslüman kuzey afrikalı ailelerin çocukları da olabilir. tabi resmi kaynaklarda faillerin onca yıldır hep müslüman azınlıktan olduğuna dair hiçbir bilgiye yer verilmemiş.
avrupa'nın göbeğinde tonla sosyal yardım imkanı falan varken fakirlikleri yüzünden uyuşturucu ve alkol bağımlısı olup anarşist takılmak da ne bileyim, tam bir avrupalı aptallığı. üçüncü dünya ülkelerinden insanların hayatımız kurtulsun diye gittiği bir yer burası. valla rezillik. bu tipler türkiye'de 1 yıl yaşasalar iç savaş çıkaracaklar demek ki. tamam biz de aşırı uyuşuk bir milletiz, biraz isyan etmemiz lazım. ama fransızların 80'lerden beri yaptığı şey toplumun bir kesiminin kronik bir problem haline geldiği ve hiçbir hükümetin bunca yıl bunu çözmediği anlamına geliyor.
avrupalılar bize üstten baksalar da kendi halkları da böyle medeniyetsiz işte. o yüzden ülkemizde bir sorun olduğunda sanki sadece türk toplumu kötüymüş yada avrupa halkı mükemmelmiş gibi yorum yapmayın. bakın el alemde neler var.
twitter'da müslüman karşıtları sorumluların müslüman göçmenler olduğuna dair pek çok yorum yazmış. özellikle yahudi ajanı tommy robinson baya bir etkileşim almış. bu da twitter'a yüklenen bir görüntü.
şurada 2014 yılından bir haber var. yeni yıl kutlaması için araç kundaklamak utanç verici bir adet hale geldi yazıyor. normalde protesto sırasında yapılan bu eylem bir şekilde 1980'lerden itibaren yeni yıl kutlamalarında görülmeye başlanmış. 2000'lerde araç kundaklama sayısı hızla artmış.
ırkçılar bu olayın faillerinin son yıllarda sayıları artan müslüman göçmenler olduğunu söylese de fransızların kendileri arasından çıkan aptalca bir gelenek olma ihtimali yüksek. bazı yorumlarda 1990'larda strasbourg ve alsace bölgesinin fakir mahallelerinde gençlerin böyle bir vandallığı gelenekleştirdiği yazılmış. polise göre gençler herhangi bir şeyi protesto ettikleri için değil, anlamsız vandallık amacıyla araçları yakıyorlarmış. o zamanlar da müslüman göçmen akını fazla yoktu diye tahmin ediyorum. ama belki de gettolaşmış müslüman kuzey afrikalı ailelerin çocukları da olabilir. tabi resmi kaynaklarda faillerin onca yıldır hep müslüman azınlıktan olduğuna dair hiçbir bilgiye yer verilmemiş.
avrupa'nın göbeğinde tonla sosyal yardım imkanı falan varken fakirlikleri yüzünden uyuşturucu ve alkol bağımlısı olup anarşist takılmak da ne bileyim, tam bir avrupalı aptallığı. üçüncü dünya ülkelerinden insanların hayatımız kurtulsun diye gittiği bir yer burası. valla rezillik. bu tipler türkiye'de 1 yıl yaşasalar iç savaş çıkaracaklar demek ki. tamam biz de aşırı uyuşuk bir milletiz, biraz isyan etmemiz lazım. ama fransızların 80'lerden beri yaptığı şey toplumun bir kesiminin kronik bir problem haline geldiği ve hiçbir hükümetin bunca yıl bunu çözmediği anlamına geliyor.
avrupalılar bize üstten baksalar da kendi halkları da böyle medeniyetsiz işte. o yüzden ülkemizde bir sorun olduğunda sanki sadece türk toplumu kötüymüş yada avrupa halkı mükemmelmiş gibi yorum yapmayın. bakın el alemde neler var.
devamını gör...
gecenin bir yarısı son ses zorno izleyen komşu
porno diye düzelteyim mi diyorum editörlük görevim gereğince ama bir yandan da zurna blowjob gibi düşünsek de dedim. hani son ses zurna falan... zurna+porno=zorno. xd
belediye "düzeltir misin?" diye özel mesaj atarsa düzelteceğim. ahaha. ciddi bir başlık olsa hemen düzeltirdim elbette.
belediye "düzeltir misin?" diye özel mesaj atarsa düzelteceğim. ahaha. ciddi bir başlık olsa hemen düzeltirdim elbette.
devamını gör...
kadın erkek eşitliğini savunan erkek
bu toksik yükü yıllarca taşıdım sırtımda.
bir gün evde ampul patladı. “ben erkeğim, ben hallederim” diyerek sandalyeye çıktım. sandalye devrildi. düştüğüm yerde yalnız değildim yerde duran pembe bir mop vardı. mop, darbenin tamamını yumuşattı. mop tarafından kurtarılmış bir erkek olarak derin bir iç hesaplaşmaya girdim fakat o sırada fiyat-performans bir acı geldi.
hastaneye gittim. kapıda görevli kadın form doldurttu. içeride doktora yönlendiren de kadındı. doktor kadın, hemşire kadın, röntgenci kadın… daha geriye gittim, hesaplaşma büyüdü. bu kadar süre hayatta kalmamı sağlayan herkes kadındı; ben ise sadece düştüm.
çıkışta taksi bulamadım, bir kadın durdu, “gel abi bırakayım” dedi. önce reddettim, sonra yağmur başladı, sonra daha çok yağmur başladı, sonra yağmur bana özel kin besliyormuş gibi sadece beni ıslattı. kadın da tüm hayatı boyunca bu anı bekliyormuş gibiydi, arabaya bindim.
eve geldim. üstümü değiştirdim. aynaya baktım. aynadaki adam erkekti ama o kadar. fazlası yoktu.
yer çekimi herkesi eşit çeker dedim, uzatmadım.
yetti mi? yetmedi. ben akıllanmam.
mobilyacıya gittim. uzun zamandır yerinde durmaktan sıkılan bir dolap hafifçe öne geldi. dolabı tek başına kaldırabileceğime emindim çünkü erkeğim.
dolabı kaldırmaya çalıştım. dolap da beni kaldırmaya karar verdi. kısa süreliğine güreştik. sonra fizyoloji kazandı, ideoloji mağlup oldu.
dört kadın dolabı kaldırdı. kadınlar beni de ayağa kaldırdı. yamulmuş omurgam, zedelenmiş egom ve silinmekte olan manifestom avengers gibi toplanan kadınları izliyordu.
şimdi sosyal medyada eşitlik hakkında yazıyorum. hatta bazen bunlar eşit falan değil çok üstünler noktasında sıvılaşıyorum. zaten hep kabıma göre şekil alırım. acemiliği komodo ejderi olarak yaptım.
bir gün evde ampul patladı. “ben erkeğim, ben hallederim” diyerek sandalyeye çıktım. sandalye devrildi. düştüğüm yerde yalnız değildim yerde duran pembe bir mop vardı. mop, darbenin tamamını yumuşattı. mop tarafından kurtarılmış bir erkek olarak derin bir iç hesaplaşmaya girdim fakat o sırada fiyat-performans bir acı geldi.
hastaneye gittim. kapıda görevli kadın form doldurttu. içeride doktora yönlendiren de kadındı. doktor kadın, hemşire kadın, röntgenci kadın… daha geriye gittim, hesaplaşma büyüdü. bu kadar süre hayatta kalmamı sağlayan herkes kadındı; ben ise sadece düştüm.
çıkışta taksi bulamadım, bir kadın durdu, “gel abi bırakayım” dedi. önce reddettim, sonra yağmur başladı, sonra daha çok yağmur başladı, sonra yağmur bana özel kin besliyormuş gibi sadece beni ıslattı. kadın da tüm hayatı boyunca bu anı bekliyormuş gibiydi, arabaya bindim.
eve geldim. üstümü değiştirdim. aynaya baktım. aynadaki adam erkekti ama o kadar. fazlası yoktu.
yer çekimi herkesi eşit çeker dedim, uzatmadım.
yetti mi? yetmedi. ben akıllanmam.
mobilyacıya gittim. uzun zamandır yerinde durmaktan sıkılan bir dolap hafifçe öne geldi. dolabı tek başına kaldırabileceğime emindim çünkü erkeğim.
dolabı kaldırmaya çalıştım. dolap da beni kaldırmaya karar verdi. kısa süreliğine güreştik. sonra fizyoloji kazandı, ideoloji mağlup oldu.
dört kadın dolabı kaldırdı. kadınlar beni de ayağa kaldırdı. yamulmuş omurgam, zedelenmiş egom ve silinmekte olan manifestom avengers gibi toplanan kadınları izliyordu.
şimdi sosyal medyada eşitlik hakkında yazıyorum. hatta bazen bunlar eşit falan değil çok üstünler noktasında sıvılaşıyorum. zaten hep kabıma göre şekil alırım. acemiliği komodo ejderi olarak yaptım.
devamını gör...
hiçbir şeyden zevk alamamak
zevkin kendisi çok zevksiz bir şey olduğu için hedonistlerin içinde tepindiği durum. zevksizlikteki zevki bulana ne büyük zevktir o. ben de kendi melankoli pastamın üstündeki çileği sona saklarken bir baktım ki çilek o kadar da güzel değilmiş. işte çabalamak insanı alçakça düzlemlere sokar. çileği başta yeseydim halbuki o kadar da güzel olmamış olmayacaktı mesela. yüklediğin anlamların hepsi her şeyi anlamsızlaştırır. anlamsız olması anlamlıdır oysa. dütütütütütürüeüüeüeür düt düt. düt.
devamını gör...
türkiye büyükşehir belediyesi (yazar)
#3839973
kontürüm bitti :( ehehe
bu günlük daha fazla resim çizdiremem dedi, sonraki sırada ilk sen varsınn ama aklımda.
kontürüm bitti :( ehehe
bu günlük daha fazla resim çizdiremem dedi, sonraki sırada ilk sen varsınn ama aklımda.
devamını gör...
gecenin bir yarısı son ses zorno izleyen komşu
aşağıdan fırçanın sapı ile dürt
devamını gör...
naruto dayı
dayı beni yapsan nasıl çıkarım acaba?
devamını gör...
allaha şirk koşarken dalağı şişen ateist (yazar)
eehehe senin fotoğrafın da senin gibi eğlenceli ve karizmatik oldu reyizim ya.
devamını gör...
gecenin bir yarısı son ses zorno izleyen komşu
zurna da olabilirdi, zorno olduğuna şükretmek lazım. zurna çalsa daha fazla gürültü çıkar. zorno en azından minimalist bir çalgıdır, 7 değil, 5 notası var. 7 olsa napacaktın?
devamını gör...
ali kınık
yalnız değilsin ve zemheri şarkıları çok hoşuma giden şarkıcı.
devamını gör...
gecenin bir yarısı son ses zorno izleyen komşu
zorno değildir o klornettir. zorno olsa duramaz kapısına dayanırsın.
devamını gör...
