zaman tüneli

kendisine sadece ngola ngole kante diyorum. başka da bişi demiyorum.
devamını gör...

2 gün sonra karneyi dağıtıp en yakın karlı dağa çadır atacağım ve şimdiden ilk aklıma düşen şey bu oldu. karanfil, tarçın, elma, portakal, limon, zencefil... bu reçeteler artık beni çok baydı. birkaç senedir sıcak şarabımı farklı aromalarla lezzetlendiriyorum. birincisi tarçın bence sıcak şarabı rezil ediyor. tarçın, karanfil yerine ben yıldız anason kullanıyorum. bir de yarım muskatı rendelemeden kırıp hafifçe havanda birkaç tur döndürüp ekliyorum. meyve olarak yazdan buzluğa attığım şeftalileri ve dondurulmuş ahududu kullanıyorum. içine şeker yerine hurma şurubu ekliyorum. bu kış farklı bir sıcak şarap deneyimi isteyenler bu tarifi yapabilir. afiyetle.
devamını gör...

evdeyim çay içiyorum. buyurun gelin çay güzel olmuş.
devamını gör...

vay arkadaş ya. ne şoklar varmış ne şoklar. hayırlı yani burada şok yarıştıracak değilim. senin şokun sana benim şokum bana tabiki de bu nedir arkadaş ya. yok buz mavisiymiş türbe yeşiliymiş falan. arkadaşım, geçen hafta 450 bin lira veren altılıyı burun farkıyla foto finiş de kaybettik de şokumuzu gelip buralara yazmadık. 84 nolu ganyan bayisinde 1 hafta boyunca taziyeleri kabul ettik be. şokumuzla şoklanan dostlarımız oldu. siz neyi nasıl anlatıyorsunuz. neyse iyi günler diliyorum. eyvallah.
devamını gör...

kıyıda köşede mahalle sokak aralarında kalmış, kapanmış 'aile bakkalı' tabelalı dükkanlar..(kimi yerlerden otomobille geçerken farkediyorsunuz.. muhtemelen arsası değerlendirilme umudu ile harabe halinde bekler durumda oluyorlar.)
devamını gör...

hala bittiğini özümseyemediğim yıl.
sanki 90+1 gibi. aslında devam ediyor gibi. şu an o yılın uzatmalarını oynuyormuşuz gibi. garip.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

yağlı boya yapıyorum ben.
devamını gör...

bari gocugunu alip oyle gitmesine musaade edilse idi.*
devamını gör...

bugün velilerden birisi hypnotic poison sıkmış, 10 metre ileriden tanıdım kokuyu. kadın bana çocuğuyla ilgili dert anlatıyor, bir yandan da içimden "karneler basıldı, ne diyosun be abi gözünü seveyim be abla" diyorum ama koku öyle bir baş döndürüyor ki odaklanamıyorum. şu markanın poison serisi cidden aklı mantığı zehirliyor. hypnotic 1, pure 2. aklımızı bulandırmayın şu kokularla.
devamını gör...

mekanı cennet olsun...



bu bölümde iki kritik hususta konuşmuş hoca. ben bu bölümü daha evvel de izlemiştim. hastalığının son zamanlarında katılmış olduğu programlardan biri. muhtemelen hastalık sürecinin insan psikolojisi üzerine olumsuz etkileri yüzünden ve kullanmış olduğu ilaçların da etkisiyle her zamankinden biraz daha aksi ve töleransı düşük olarak görebilirsiniz hocayı.. fakat buna rağmen zekasının keskinliğinde en ufak bir değişiklik yok..
hoca bu bölümde üzerinde herkesin önemle durması gereken bir noktaya değinmiş, yalnız kalmaya tahammülü olmayan birinin yaratıcı olamayacağından söz etmiş..

yalnız kalmayı bilmeyen ve zamanı hep başkalarıyla bir şeyler yapmak üzerine planlar yaparak tüketen insanlar için, zamanın oyuncağı olmuş mahlukat ifadelerini kullanmış hoca bu bölümde. tam anlamıyla nokta atışı...

yaşar nuri hoca yalnızlığın önemine vurgu yaptığı, meditasyon ve tefekkür üzerine konuştuğu sırada,
alexis carrel'in, iç dünyadaki denizin durulması ifadesini kullanmış...
insanın kendisiyle başbaşa kalmasının düşünme, anlama ve yaratıcılık üzerine etkisi üzerine konuştuğu bu kısımda, alexis carrel'in sözlerinden yola çıkmasıyla, "iç dünyadaki denizin durulması ve o durgun suyun üzerine bir şeylerin yansıması lazım.."
ifadeleriyle şahsen beni çok iyi bir yerden yakalamayı başardı..

yaratıcı insanın iç dünyasını dinlemeye ihtiyacı olduğundan bahsettiği ve sonrasında farklı yerlere de uzandığı bu bölümü baştan sona izleyebilecek vaktiniz varsa izleyin derim. benim vaktim yok, ama ilgili kısmı bir de hocadan dinlemek isterim diyorsanız da videonun ilk 15 dakikalık kısmını izleyebilirsiniz.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

maksat işiniz görülsün. ups.
devamını gör...

ayakta işemek gibi bir lütfun var fakat bunu sürekli yaptığında prostat riskin artıyor.
devamını gör...

evet ya her ay regliydi, toplum baskısıydı, hamileliğiydi, şiddetiydi, cinayetiydi falan çok zor erkek olmak.
aynen.
arkadaşlar, bu ülkede açılacak başlık mı bu ya?*

ayrıca:
erkek olmak zor değil, sadece bazıları için büyümek zor.*
devamını gör...

sakın kadınların zayıf erkeklerden uzaklaşması olmasın o durum.
yeri gelmişken: güçlü ve zayıf kavramlarının, birlikteliklerdeki taraflarca "nasıl" tanıplanıp algılandığı da önemlidir. taraflar güçlülük ve zayıflığı kariyer, maaş veya fizik veya soyadı ile mi, yoksa kişilik olarak mı öyle görüyorlar konusu önemli.
aslında çoğu insan zayıflığı tercih etmez. bunda şaşılacak bir durumda yoktur. oysa güç, güvenilirlikle ilgilidir. çünkü güvenilebilir ölçüde güçlü kişilik konusundaki kararlar da değişmez. birliktelikler de etkilenmez diye biliyoruz.
devamını gör...

etik kaygıları olan iyi bir erkek olmak zordur.
etik kaygısı olmayan erkekler çabuk parlar, çabuk kendisine inandırır, çabuk güçlenir...

edit: bu arada incel olduğun zaman da etik kaygıları olmayan ezik ve başarısız bir erkek olursun.
devamını gör...

ağlamak yasaktır onlara.
devamını gör...

madeni paralar:
5-10-25-50 (birkaç sene sonra madeni 100 lira olabilir)
banknotlar ise:
100-200-500-1000-5000
(zamanında 200 yerine 250 yapsalarmış keşke, mavi 250.ooo lira gibi).
devamını gör...

zaten madeni 5 tl çıktı ki?

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

otogarlar istemsizce ayrılığı ve hüznü hissettirir, hele sevdiklerinizden ayrılıyorsanız.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim