zaman tüneli

ben ülke kuracak olsam ismni: "harmonia" olurdu.

harmonia, kökeni ne olursa olsun herkesin aynı muameleyi gördüğü; ırk, yaş, cinsiyet, sınıf, inanç ve benzeri tüm ayrımların kamusal değer belirlemede geçersiz sayıldığı; akıl, bilim, mutlak eşitlik ve adalet ilkeleriyle yönetilen bir diyardır. bu ülkedeki farklılıklar ayrıştırmak için değil, harmanlamak ve ortak iyiyi büyütmek için vardır.

sloganımız da: "ratio et aequitas (akıl ve eşitlik/adalet)" olurdu.

kurucu ilkeler ise şunlar olurdu:

* her insan, yalnızca insan olduğu için eşit hakka sahiptir.
* hiçbir kimlik, unvan ya da çoğunluk; adaletin üstünde değildir.
* kamu kararları inançla değil, kanıtla; sloganla değil, ölçümle alınır.
* devletin eylemi görünür, gerekçesi kayıtlı, denetimi süreklidir.
* fırsatlar kişiye göre değil, ölçütlere göre; ölçütler ise herkes için erişilebilir kurulur.
* özgürlük, başkasının hakkını ihlal etmeye başladığı yerde durur.
* yasalar ve kurumlar “doğru” diye kutsanmaz; veriyle test edilir, düzeltilir.


kurucu bildiri de:

"harmonia’da yurttaşlık, doğuştan gelen ayrıcalıkların değil; ortak insanlığın adıdır. bu ülke, kimliklerin birbiri üzerinde üstünlük kurmadığı; adaletin, eşitliğin ve aklın kurumsal güvence altında olduğu bir düzeni hedefler. bilim, harmonia’da yalnızca laboratuvarda değil; eğitimde, hukukta, ekonomide ve gündelik yönetimde kararların dili olur. farklılıklarımız bir çatışma nedeni değil, ortak iyinin hammaddesidir. harmonia, insan onurunu temel alan bir uyum medeniyetidir. büyük kararlar için veri, etki analizi ve bağımsız hakem raporu zorunluluğu vardır. kamu algoritmaları ve puanlama sistemleri denetlenebilir, önyargı testinden geçer. herkes için ücretsiz temel hukuki destek; süreçler sade, dil erişilebilirdir." şeklinde olurdu.
devamını gör...

teşhisi zor bir durum. kişi ortamlarda kendini parlatacak durumlar, söylemler, şartlar yaratmasına sebep olur.. dönüşü olmayan bir yol. siz kimsiniz kafası yaşatır insana.. allah şifasını versin.
devamını gör...

12 ocak 2026'da yaşandı.

sizden farklı bişey yapmadım. yazdıklarını anında oyluyor, yazmadığı zamanlarda da eski entrylerini okuyup "anlık değil devamlı takipteyim" anlamına gelen bildirimler gönderiyordum. fotoğrafını attığında en az 24 saat bekliyordum ki "sadece yazdıklarını beğeniyorum" anlamı çıksın. ortalama 36 saat sonra "aaa foto mu yükledin görmemişim beğenisi" atıyordum ama favori yok. dış görünüş geçidir, sıradandır, ben sapyoseksüelim çünkü. mesaj bu da içimde fırtınalar kopuyor kız resimlerde çok güzel. ulan diyorum bu doğru değil. bu kadar güzel olunmaz.....

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

feyk meyk aşığım ben buna. bu sefer temkinliyim. daisyderin'e gönderdiğim atletli fotoları hiç etik değil'in sayfasında görünce insan anlıyor neler başardığını.

ilk mesaj ondan geldi. konuşmaya başladık. ben sapyoseksüel değilmişim, beynimi silkti.

bi mesaj geliyor pakistan treni gibi oku oku bitmiyor. edebiyatı ciğerimi dağladı. bi gün felsefe, bi gün bilim. bu ben değilim. ben basit adamım. benim felsefem “çorba sıcak mı”yla başlar, “hesabı bölelim mi”yle biter. o ise bana kant’tan girip göçebe ahlaktan çıkıyor, araya çocukluğunda alp dağları’nda içtiği kakaoyu sıkıştırıyordu. mesajlar uzadıkça ben kısaldım ama sonraları tuhaf bir şey oldu: kadın sustu. ben konuşmaya başladım. sanırım o arada bi yerde etkilendi cevap olarak konum ve tarih geldi.

size şöyle söyleyeyim, o gün ölsem aklım arkada kalmazdı. bu aciz gözlerin görebileceği en güzel canlıydı. kendiliğinden güzel, çabasız. bir gülüşü var, dişleri bile edepli. paldır küldür göstermiyor kendini, dişlerini sırayla tanıştırdı. ben insan değilmişim, o an anladım.

konuşmaya başladık.
dinledim.
kafamın içinde iki ses vardı. biri “sus, kaybetme” diyordu. diğeri “çorbayı sor” diye bağırıyordu.

konuşmanın bi yerinde “bunu hiç böyle düşünmemiştim” dedi. “ben normalde de pek düşünmem zaten” dedim. bu cümle onu mahvetti. omuzları düştü.

bi ara o konuşurken bunu ısırayım lan ben falan dedim. bi daha göremem böyle bişey.

yedik, içtik, ayrılık vakti geldi. çoğunlukla normları ben belirledim, alışık olmadığı şeyler konuşuldu.

eve geldim, sözlüğü açtım.

“bazen bir insan gelir, bütün kelimeleri yanlış yerden kurar ve sen ilk kez doğru hissedersin.” yazmış.

beğendim, favoriledim.
sonra da engelledim.
devamını gör...

kişinin kendini bulunduğu ortamdan soyutlaması.. ötekileştirmenin zıttı olarak düşünebiliriz tanımsal.
devamını gör...

en güzel anların içinden geçerken, herkes gülüp oynarken dertlerini hatırlayarak her iyi şeyin içerisinde kendini mutsuz edecek, kötü hissettirecek bir şeyler bulan o kişi için bir teşhis.
devamını gör...

leonardo patrignani'nin telepati üçlemesinin 2. kitabı. (telepati, hafıza, ütopya)

ilk kitapta telepati yöntemiyle paralel evrenler arasında iletişim kurabilen gençlerin hikayesi anlatılmıştı. kitap bir şeyler vaat ederek bitti ama nasıl toparlayacak ki yazar, sıçmasa bari diye başladığım ama iki günde soluksuz bitirdiğim bir eser oldu. oha oha diye diye bitirdim. gerçekten kurgusu çok başarılı ve yaratıcı olmuş. ben gayet beğendim.

bu serinin dizisini yapsın ya biri. yok mu aramızda yönetmen falan?
devamını gör...

umarım yoktur diyeceğim ama bir tane var sanırım..
devamını gör...

you know ı m here.
everybodys know ı m here..

sözlükte gördüğüm en hoochie coochie man..dinsiz kitapsız kafirdir..
devamını gör...

roptiye.

- where are you from?

+ i am roptish.

çok cool değil mi lan. vatandaşlık başvurularımız başlamıştır. müracaat dm...
devamını gör...

57 numaralı çorabın rengini sor kardeş.
devamını gör...

valla ben kediyim, elimde de pompalı tüfek var. diğerleri nedir ne değildir bilmiyor ve merak etmiyorum. iyi forumlar.
devamını gör...

instela'nın kapatılması. rip...
devamını gör...

kibariyenin ayagina nutella surmussun gibi bir gün. günaydın
devamını gör...

(bkz: john lennon eşefson)

kardeşimi hep jhon lennon reise benzetiyorum.

bu arada sözlüğün tüm güzel kızları ile de fotosu var.
devamını gör...

düşünüyorum da, bizde benzeri bir girişim olsa; kısa sürede ya tebliğcilerin cirit atıp, salya saçtığı yerler olarak veya badembıyıklı youtuber'ların " sizde sakız orucu bozuyor mu, cuma saatinde sergiler kapanıyor mu." diye sakinleri darladığı sokak röportajları ile, her gün basında yer bulur, bir şafak operasyonu ile hükümet desteği esirgenmez ve maarif vekilimiz, "gençleri uzupis benzeri 'pis'liklerden korumaya" meclis kürsüsünde and içerdi..
devamını gör...

zayıf insanların "ama öyle deme yiyip yiyip kilo alamamak daha kötü" demesine kıl olmak gibi bir ortak özelliğimiz var sanırım. e daha fazla ye sen de.. ne diyelim yani üzülelim mi şimdi sana kendi kilo derdimizle uğraşırken?

neyse.. böyle dedik diye obez falan sanmayın sporcu adamız evelallah. (hafif bi göbek var emeklilikten)
devamını gör...

hiç düşünmeyelim bence :)
devamını gör...

gotunun giliyik !
devamını gör...

mağrur olma padişahım senden büyük allah var.
minik bir hatırlatma. hangi ülke cumhurbaşkanına söylediğimi bilmiyorum. bizimki çok güzel.
devamını gör...

insandışı varlık, takviye oksijen kullanmadan everest'in zirvesine çıkıp zirveden kayakla inen ilk kişi olan polonyalı sporcu. ayrıca dünyanın en zor dağı olarak belirtilen k2'ye de aynı muameleyi uygulamıştır. videoları aşağıya bırakayım. özellikle everest'ten inerken gerim gerim gerildim. dağa çıkan dağcılara selam vere vere inmesi ayrıca eğlenceli.

everest

k2
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim