zaman tüneli

süper ligden 2 transfer yaparlar tepki çekmemek için sonra transfer dönemi biter
devamını gör...

bence kadının beyanı önemli, çünkü çoğu zaman yaşadığı şeyin tek tanığı o. ama bu demek değil ki delil hiç önemli değil; güvenliğini sağlamak ve adalet için hem beyan hem deliller birlikte değerlendirilmeli.
devamını gör...

(bkz: duvara karşı)
(bkz: cahit tomruk)
yok ya meğsin işte ya meeeğğğsin.
devamını gör...

gün içerisinde okuduğumuz en beğendiğimiz, en sevdiğimiz, en güldüğümüz entry yi seçebiliriz..

neden olmasın..

bugünün entrysi benim için..

#3852589

güzel yerden görüp, güzel bir anlatım yapmış.. kaleminize sağlık sayın yazar..
devamını gör...

ingilizce process sözcüğünün türkçe karşılığı. tdk'nin online sözlüğünde yer alan da bir sözcük. süreç anlamında.
devamını gör...

öfke ve şehvet.
devamını gör...

bunu yapabilecek karakterdeki/karaktersizlikteki erkeği/hayvanı seçerek, doğru kişiyi bulmak konusunda başarısız olan kadının: "kendim ettim, kendim buldum." durumudur. diğer yandan bu konunun, bazı örneklerinin bir diğer ayağında da, ileri de zenginlik ihtimali olan veya miras bekleyen erkekleri seçen hanımlar da vardır. sırf bu yüzden erkekle birlikte olarak, zamanı gelene kadar seviyorum diye kandıran ve kullanan kadınlardan da bolca vardır.

kişiler kendilerini en çok neye adarlarsa, genellikle o konuda sınanırlar. kimseye muhtaç olmadan, başkasının parasından medet ummadan, kendi ayaklarının üstünde durabilecek kadar güçlü ve çalışkan olmak çok önemlidir. bu tarz; onurlu, gururlu ve çıkar ilişkisi kurmayan güçlü kişiler, beklenmedik terk edişlerden daha az etkilenirler.

(bkz: hayvanlar alemi)
devamını gör...

(bkz: demonic possession) - bizde şeytan girmesi dense de demonik posesyon daha uygun gibi sanki. zira bünyeye giren şeytani varlık benliğinizi ele geçiriyor da ve posesyon kelimesi de bu manayı karşılıyor. gerçi ben materyalist biri olarak bunlara inanmam ama işte filmlerde falan eğlenceli olabiliyor bu konu. haha. gerçi ben bu sinematik bağlamda bu konuda çok seçiciyim. yani bu konunun işlendiği çoğu film pek de ilgimi çekiyor diyemem ama işte iyi yapıldığında da çok iyi oluyor bu tarz filmler.

bir de demonik posesyon benim kulağıma güzel bir karşılık olarak da geliyor. posesyon diye bir türkçeleştirme olduğundan haberim bile yoktu ve baktığımda var olduğunu gördüm: tr.wikipedia.org/wiki/Posesyon - tdk'nin sözlüklerinde yok belki ama sonuçta bana göre uygun bir türkçeleştirme. mesela process sözcüğünün proses olan türkçe karşılığı tdk'nin online sözlüğünde var. posesyon yok ama ben yazdım oldu. *

sadece posesyon desek de olabilir ama demonik posesyon daha havalı. bir de böyle insan benliğini ele geçirdiği iddia edilen tinsel şeylerin hepsi demonik/şeytani olmayabilir de. demonik diye belirtmek daha iyi sanki. spiritüel posesyonun da türlü türlü versiyonları olmalı ve demonik posesyon da bunlardan biri olmalı.

işte demonik posesyon konusunun işlendiği çok sağlam bir yakın dönem filmi: (bkz: nefarious)

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

nem ve sıcak.
devamını gör...

millennium serisinin dördüncü kitabı...
“quis custodiet ipsos custodes?” “gözetleyenleri kim gözetleyecek?..”
stieg larsson sonrası yazılmış, lisbeth salander’i güncel dünyaya (yapay zekâ, siber güvenlik, devlet işleri) taşıyan bir devam kitabı. lisbeth hâlâ sert ve zeki, blomkvist ise yaşlanmış ama sahneyi tamamen bırakmamış. tempo yer yer düşüyor, larsson’un karanlığı tam yok ama seri seveni üzmüyor.
özetle: serinin fanıysan okunur, yeni başlayacaksan önce ilk üçlemeyi bitir, buraya sonra gel.
devamını gör...

gece bana böyle bir şey çöktü niye oldu anlamadım valla uykum mahvoldu.
devamını gör...

millennium üçlemesinin finali ve lisbeth salander’in sistemle hesaplaşması. aksiyon azalır, mahkeme ve politika artar ama karakter gelişimi zirve yapar. sabır isteyen bir kitap; finali ise fazlasıyla tatmin edici.
bu kitap = lisbeth salander’in mahkeme salonunda sistemle kapışması... ilk iki kitaptaki fiziksel ve psikolojik şiddetin faturası burada resmen devlete kesiliyor. olay polisiye olmaktan çıkıp “adalet gerçekten var mı?” tartışmasına dönüyor.
lizabeth bu sefer yumruk atmıyor, hukukla, belgelerle ve akılla saldırıyor. en tehlikeli hali de bu zaten. blomkvist ise her zamanki gibi arka planda ama doğru yerde duruyor.
ilk iki kitabı sevdiysen bunu sevmemen mümkün değil.
devamını gör...

bilmemiz gereken ama aynı zamanda bilmezden gelmemiz gereken gerçek.
devamını gör...

benim de.
regl geliyorum der.
devamını gör...

gladius rōmae sum, belisārius!
nē plōrā, mater rōma,
dēnuō flōrēbis, cīvis romānus sum,
sed sine imperiō sum,
sanguine barbarōrum,
renāta erit rōma!
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ölümsüz olan yanlız allahdır
devamını gör...

kardashian a rakip kalçası olan futbolcu.
devamını gör...

yazarı stieg larsson, orijinal adı: flickan som lekte med elden olan millennium serisi’nin 2. kitabı.
bu kitap millennium üçlemesinin omurgası. lisbeth salander bu kitapta tamamen merkeze alınır; geçmişi, travmaları ve devletle olan görünmez savaşı açığa çıkar. suçlanan, kovalanan, şeytanlaştırılan bir karakter olarak “av” konumundayken, zekâsı ve soğukkanlılığıyla dengeleri tersine çevirir.
serinin en karanlık, en sinirli ve en politik kitabı. lisbeth salander bu kez av değil, avcıdır; geçmişiyle yüzleşir, devletin kirli yüzü iyice açığa çıkar. tempo yüksek, şiddet dozu ağır, finali ise doğrudan üçüncü kitaba bağlanır.
devamını gör...

herkesin cuması mübarek olsun.
devamını gör...

suriye devleti batı fıratı pyd den almak için operasyona başlayacak gibi. yardım da alacak.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim