zaman tüneli
mersin denince akla gelenler
denize bakan alkollü bi mekana girdim. gerçekten bi arkadaşı bekliyorum. gençten bi çocuk geldi ne içersin dedi. dümdüz bira dedim kafana göre doldur getir. en az 20 dakika bekleyeceğimi bilerek girdim. çocuk da hiç gereği yokken memleket kartını oynadı.
annesi sivaslı, babası tuncelili, kendisi malatya'da doğmuş premium mega plus pro max alevi. adı da ali. şu dakka halifeyim dese diyanetin de yapacağı pek bişey yok.
20 dakika sonra jöleliler ve sporculardan oluşan iki grup ufaktan atışmaya başladı.
ilk laf atıldığında ben masada işlevsiz duran pipetle oynuyordum. şunu cam yapsalar kırılır, plastiğin de tadı kötü falan dedim çünkü ısıra ısıra baya yedim pipeti.
ikinci laf atıldığında karşımdaki sandalye masadan uzaklaştı.
üçüncü laf geldiğinde sadece benim duyabildiğim bi start düdüğü çaldı. burada duramam. kalksam taraflardan birine dahil olabilirim, kalsam sadece orada olduğum için dayak yiyebilirim.
bi hır gür, bi arbede, gürültü-patırdı derken birisi sen kimsin lan dedi. allah çarpsın dedim hiç bir fikrim yok. yumruk yemedim ama sürekli omuz geliyor. bazen iki elim havada, bazen zeybek kalkışı, bazen çayır yılanı gibi süzüle süzüle uzaklaşmaya çalışıyorum.
o arada ali'yle göz göze geldik. bakışından anladım onun taraf da güvenli değil. çocuk sağ olsun beni mutfağa kadar sürükledi. abi burada çok büyük bi yanlış var diyor. yemin et dedim. harbi mi ali? ulan 30-35 kişi sürekli birbirini fordluyor. kimse kimsenin kafasında şişe kırmadı ama sürekli bi sürüşme itişme var. küfür kıyamet bi durum. seni rahatsız eden ne gibi bi yanlış olabilir lan?
önce bekçiler geldi, kim haklı diye bi bakındılar. bi kaç kafa atma ve itme hareketinde sonra dağıldılar. ali de diyor ki abi ben ilk yumruğu yemem ama ilk haksızlık hissini sırtlarım. şiddeti arttırarak değil ahlaki bi ağırlıkla çözerim falan ali dedim, hayatım ne diyorsun allah aşkına? allah aşkı deyince bi afalladı. götümde boş bira kasasının izi çıkmış kümes gibi bi yere kapatmışsın bizi çıkalım olum buradan.
mutfaktan depoya geçmiştik saklanmak için. depodan da çıkış varmış beni oradan gönderdi. bi de biralar benden abi dedi öpüştük. karşıya sahile geçtim. marina dedikleri yere doğru yürüdüm. oraları sevdim. bu kadar.
annesi sivaslı, babası tuncelili, kendisi malatya'da doğmuş premium mega plus pro max alevi. adı da ali. şu dakka halifeyim dese diyanetin de yapacağı pek bişey yok.
20 dakika sonra jöleliler ve sporculardan oluşan iki grup ufaktan atışmaya başladı.
ilk laf atıldığında ben masada işlevsiz duran pipetle oynuyordum. şunu cam yapsalar kırılır, plastiğin de tadı kötü falan dedim çünkü ısıra ısıra baya yedim pipeti.
ikinci laf atıldığında karşımdaki sandalye masadan uzaklaştı.
üçüncü laf geldiğinde sadece benim duyabildiğim bi start düdüğü çaldı. burada duramam. kalksam taraflardan birine dahil olabilirim, kalsam sadece orada olduğum için dayak yiyebilirim.
bi hır gür, bi arbede, gürültü-patırdı derken birisi sen kimsin lan dedi. allah çarpsın dedim hiç bir fikrim yok. yumruk yemedim ama sürekli omuz geliyor. bazen iki elim havada, bazen zeybek kalkışı, bazen çayır yılanı gibi süzüle süzüle uzaklaşmaya çalışıyorum.
o arada ali'yle göz göze geldik. bakışından anladım onun taraf da güvenli değil. çocuk sağ olsun beni mutfağa kadar sürükledi. abi burada çok büyük bi yanlış var diyor. yemin et dedim. harbi mi ali? ulan 30-35 kişi sürekli birbirini fordluyor. kimse kimsenin kafasında şişe kırmadı ama sürekli bi sürüşme itişme var. küfür kıyamet bi durum. seni rahatsız eden ne gibi bi yanlış olabilir lan?
önce bekçiler geldi, kim haklı diye bi bakındılar. bi kaç kafa atma ve itme hareketinde sonra dağıldılar. ali de diyor ki abi ben ilk yumruğu yemem ama ilk haksızlık hissini sırtlarım. şiddeti arttırarak değil ahlaki bi ağırlıkla çözerim falan ali dedim, hayatım ne diyorsun allah aşkına? allah aşkı deyince bi afalladı. götümde boş bira kasasının izi çıkmış kümes gibi bi yere kapatmışsın bizi çıkalım olum buradan.
mutfaktan depoya geçmiştik saklanmak için. depodan da çıkış varmış beni oradan gönderdi. bi de biralar benden abi dedi öpüştük. karşıya sahile geçtim. marina dedikleri yere doğru yürüdüm. oraları sevdim. bu kadar.
devamını gör...
kadının beyanı esas olmalı mıdır sorunsalı
eşitlik ilkesi gereği; aklı başında olan herkesin, ispatlı ve kayıtlı her türlü beyanı kabul olmalıdır. pozitif ayrımcılık adı altında yapılan her tür uygulama, çok sıkı takip edilerek denetlenmeli ve bunların sebep olduğu/olabileceği haksızlıklar da mutlaka ama mutlaka önlenmelidir.
elbette herkes kadına uygulanan şiddetin sonuna kadar farkındadır ve bu tarz olaylar yaşandığında, hem içimiz yanıyor hem de erkekliğimden utanıyorum. diğer yandan bunu; her ortamda, her yerde, en akla gelmedik şekillerde, en hak etmeyen kişilere karşı ve sınır tanımaksızın bir silah gibi kullanabilen; yalancı, sosyopat/psikopat kadınlar hiç yokmuş gibi davranmakta anlamsızdır. özetle; ancak ve ancak herkesin; normal, sağlıklı, dürüst, vb. olduğu yerlerde geçerli olabilecek bir uygulamadır.
zaten sırf bu bahsettiğim türdeki kötü amaçlı kullanımlar yüzünden bu uygulamadan vazgeçilmişti diye hatırlıyorum. maalesef bu konuda da kadınlarımıza en çok zarar verenlerden ve onları koruyan kanunları dahi işlevsizleştiren faktörlerden birisi de yine hemcinsleri olmuştur; tıpkı "kocam beni aldattı diyen" bir kadına zarar verenin bir diğer kadın olması gibi.
bence öncelikle, ataerkillik mikrobunun bu topraklardan nasıl sökülüp atılabileceğini konuşmamız gerekli. bunun için de tüm bu ataerkil saçmalıkların; kültür, örf, adet, anane, vb. bahanelerle nesillerdir aktarılmasını sağlayan aile büyüklerimize derdimizi anlatarak ya da en azından gelecek nesillerin aynı hastalıklı ve medeniyet dışı sosyal uygulamaları/kabulleri reddetmesini sağlayarak başlayabiliriz.
elbette herkes kadına uygulanan şiddetin sonuna kadar farkındadır ve bu tarz olaylar yaşandığında, hem içimiz yanıyor hem de erkekliğimden utanıyorum. diğer yandan bunu; her ortamda, her yerde, en akla gelmedik şekillerde, en hak etmeyen kişilere karşı ve sınır tanımaksızın bir silah gibi kullanabilen; yalancı, sosyopat/psikopat kadınlar hiç yokmuş gibi davranmakta anlamsızdır. özetle; ancak ve ancak herkesin; normal, sağlıklı, dürüst, vb. olduğu yerlerde geçerli olabilecek bir uygulamadır.
zaten sırf bu bahsettiğim türdeki kötü amaçlı kullanımlar yüzünden bu uygulamadan vazgeçilmişti diye hatırlıyorum. maalesef bu konuda da kadınlarımıza en çok zarar verenlerden ve onları koruyan kanunları dahi işlevsizleştiren faktörlerden birisi de yine hemcinsleri olmuştur; tıpkı "kocam beni aldattı diyen" bir kadına zarar verenin bir diğer kadın olması gibi.
bence öncelikle, ataerkillik mikrobunun bu topraklardan nasıl sökülüp atılabileceğini konuşmamız gerekli. bunun için de tüm bu ataerkil saçmalıkların; kültür, örf, adet, anane, vb. bahanelerle nesillerdir aktarılmasını sağlayan aile büyüklerimize derdimizi anlatarak ya da en azından gelecek nesillerin aynı hastalıklı ve medeniyet dışı sosyal uygulamaları/kabulleri reddetmesini sağlayarak başlayabiliriz.
devamını gör...
rüstem paşa
çamaşırlarında çıkan bir bit sayesinde mihrimah sultan ile evlenmesine izin verilmiş; ardından da almış yürümüş osmanlı paşası. hikaye şöyle ki;
padişaha damat olması söz konusu olunca rüstem paşa'yı kıskanan rakipleri onun cüzzamlı olduğu dedikodusunu yaymışlardı. bunun üzerine hassa hekimlerinden mehmet halife, bu söylentinin gerçek olup olmadığını araştırmak için paşayı muayene etti. muayene sırasında gömleğinde bir bit bulundu. o günlerdeki tıp bilgisine ve halk inanışına göre bir cüzamlının üzerinde bit barınamaz olduğu kabul edilmekteydi. gömleğindeki bit, cüzzamlı olmadığına delil olarak kabul edilerek evlenmesine izin verildi.
olucak bir kişinin bahtı kavi talii yar.
kehlesi dahi mahallinde anın işe yarar sözü;
rüstem paşa için söylenmiştir. bahtlı adamın üzerinde bit çıksa işine yarar, anlamındadır ve üzerinden bit çıkması üzerine dile getirilmiştir. bu yüzden, tarihçilerin kendisine vermiş oldukları bir diğer isim "kehle-i ikbal" (ikbal biti) rüstem paşa'dır.
padişaha damat olması söz konusu olunca rüstem paşa'yı kıskanan rakipleri onun cüzzamlı olduğu dedikodusunu yaymışlardı. bunun üzerine hassa hekimlerinden mehmet halife, bu söylentinin gerçek olup olmadığını araştırmak için paşayı muayene etti. muayene sırasında gömleğinde bir bit bulundu. o günlerdeki tıp bilgisine ve halk inanışına göre bir cüzamlının üzerinde bit barınamaz olduğu kabul edilmekteydi. gömleğindeki bit, cüzzamlı olmadığına delil olarak kabul edilerek evlenmesine izin verildi.
olucak bir kişinin bahtı kavi talii yar.
kehlesi dahi mahallinde anın işe yarar sözü;
rüstem paşa için söylenmiştir. bahtlı adamın üzerinde bit çıksa işine yarar, anlamındadır ve üzerinden bit çıkması üzerine dile getirilmiştir. bu yüzden, tarihçilerin kendisine vermiş oldukları bir diğer isim "kehle-i ikbal" (ikbal biti) rüstem paşa'dır.
devamını gör...
oppenheimer
sırf einstein sahneleri izlicem diye bu garabet filme katlandım. onu da benzetememişler tipini.
illa ahlaki norm bozuklukları olacak. sanırım ilişki aldatmaları olmazsa nobel vermiyolar.
bilime , bilim insanlarına ve aksiyon sahnelerine odaklanmak yerine bomboş şeylere odaklanmışlar. anlatmak istenilen pişmanlık senaryosunu çok daha basit anlatıp geçebilirlerdi.
lucy filmini beğenmemişken bu film acı verdi resmen...
illa ahlaki norm bozuklukları olacak. sanırım ilişki aldatmaları olmazsa nobel vermiyolar.
bilime , bilim insanlarına ve aksiyon sahnelerine odaklanmak yerine bomboş şeylere odaklanmışlar. anlatmak istenilen pişmanlık senaryosunu çok daha basit anlatıp geçebilirlerdi.
lucy filmini beğenmemişken bu film acı verdi resmen...
devamını gör...
tomson ikiz kardeşler
r.j. ve j.a. adlı ikiz sanatçılardı. 1920 li yıllarda popülerdi.
prens albertin düğününde "yaktın beni ah diana" adlı şarkıyı çalmışlardı. o esnada değil diana, charles bile dünyada yoktu.
prens albertin düğününde "yaktın beni ah diana" adlı şarkıyı çalmışlardı. o esnada değil diana, charles bile dünyada yoktu.
devamını gör...
rüstem paşa
mahmutpaşanın sahil tarafından girişine cami yaptırması ile vizyonunu ortaya koymuştur. üsttekı yazara katılıyorum.
büyük l harfi düşünün, dik çekerkenkı ilk nokta kapalı çarşı, yan çizerken ilk nokta rüstem paşa cami, yan çizginin son noktası mısır çarşısı.
adam böyle bir yerde ismini tarihe geçirttirmiş.
büyük l harfi düşünün, dik çekerkenkı ilk nokta kapalı çarşı, yan çizerken ilk nokta rüstem paşa cami, yan çizginin son noktası mısır çarşısı.
adam böyle bir yerde ismini tarihe geçirttirmiş.
devamını gör...
cuma mesajı
salatın yerini nemazte aldıktan sonra cum'a toplantısı sorumlular için çok kolay oldu.
devamını gör...
her canlı ölümü tadacaktır
#3852489 ilahi iradeden bağımsız bir yaşam da ölüm de söz konusu değildir. keza yaşam döngüsünü tersine çevirseler de sözü edilen canlılar kaza, avlanma yahut zehirlenme gibi sebeplerden ölebilir. nihayetinde yaratılmış olan hiç bir varlık baki kalmayacaktır.
devamını gör...
rüstem paşa
dönemin en ünlü kapitalistiydi.
başkalarının akıbetini uğramayıp eceliyle ölmüş.
bunda zevcesinin payı vardır tabii ki, bu zevce kanuninin sevgili kızı mihrimahtır.
başkalarının akıbetini uğramayıp eceliyle ölmüş.
bunda zevcesinin payı vardır tabii ki, bu zevce kanuninin sevgili kızı mihrimahtır.
devamını gör...
her canlı ölümü tadacaktır
doğru bilgi. her döngü aynı bilinci ve kişiliği ortaya koymayabilir.
dahası her canlı hastalık , doğal afet ve av olma mevzusundan ölümlüdür.
dahası her canlı hastalık , doğal afet ve av olma mevzusundan ölümlüdür.
devamını gör...
ballı baba
abdülhamit döneminde yasaklı kelimelerden birisiydi.
devamını gör...
gidemediğim yer
hep gitmek istenen fakat bir türlü ulaşılamayan yerdir..
elbet bir gün.
elbet bir gün.
devamını gör...
midhat paşa
ömer seyfettin'in bir hikayesinde mürted yani dinden çıkmış paşa olarak tesmiye edilir.
devamını gör...
midhat paşa
hürriyet kahramanı olarak anıldığı halde,
tahdiş i ezhan eden ( kafaları karıştıran ) yayınlara karsi sert önlemler alınacağını duyurmaktan geri kalmamıştı.
ancak abdulhamit bu alanda ona gerek duyulmayacak uygulamaları gündeme getirmekte hiç gecikmemisti.
tahdiş i ezhan eden ( kafaları karıştıran ) yayınlara karsi sert önlemler alınacağını duyurmaktan geri kalmamıştı.
ancak abdulhamit bu alanda ona gerek duyulmayacak uygulamaları gündeme getirmekte hiç gecikmemisti.
devamını gör...
normal sözlük loncaları
kulüp olur mu, diye sormak istediğimdir. (bkz: sözlük yazarlığını ilk burada deneyimlemiş yazarlar kulübü)
devamını gör...
kadının beyanı esas olmalı mıdır sorunsalı
kadın erkek eşitliğini yerlebir eden yasanın mevzusu.
tayyip ve akp'si, aile için daha ne yapsın!
tayyip ve akp'si, aile için daha ne yapsın!
devamını gör...
bir kız bana emmi dedi nörüyüm
şiirde karacaoğlan hatun kişiye yaşına bakmadan yürümüş ancak yürüme niyetın olmadan bu sözü duymak zaman zaman uyuz edebiliyor. 4 ay önce falan bir diyalog yaşadım.sürekli alışveriş yaptığım bir kaçakçı var. hani aynı yaştayız ama kız ''abi'' diyor. bir,iki,üç derken bir de ters anıma denk geldi azarladım bu kızı.
''bak ben senden ürün alıyorum, parasını ödüyorum. aramızdakı iletişim bu kadar bana abi deme ricam. psıkolojımı bozma(34 yaş psıkolojısı sanırım) '' tarzı birşey dedım. kız güldü iki goygoy yaptık kanka modunda olduk. enerjin güzel falan dedi de topladı sağolsun o arada. kanka modunda olunca daha sonraki günlerde senın doğum kaç muhabbetı oldu. kız 21 yaşındaymış. dedim hacı haklısın, sen abi demeye devam edebilirsin dedım.
karacağolan gibi yaş aldığımız yaşlardayız. bence çocuk yapma zamanım geldi.
''bak ben senden ürün alıyorum, parasını ödüyorum. aramızdakı iletişim bu kadar bana abi deme ricam. psıkolojımı bozma(34 yaş psıkolojısı sanırım) '' tarzı birşey dedım. kız güldü iki goygoy yaptık kanka modunda olduk. enerjin güzel falan dedi de topladı sağolsun o arada. kanka modunda olunca daha sonraki günlerde senın doğum kaç muhabbetı oldu. kız 21 yaşındaymış. dedim hacı haklısın, sen abi demeye devam edebilirsin dedım.
karacağolan gibi yaş aldığımız yaşlardayız. bence çocuk yapma zamanım geldi.
devamını gör...



