zaman tüneli
normal sözlük moderasyonu
çok kişiseller çok küsüyorum hepsine tek tek. bir kişi hariç onu seviyorum.
biri bana çemkirmişti mesaj atınca bir de. hssshhshss. o kendini biliyor.
bizim şikayetlerle ilgilenmiyorlar çok şikayetçiyim.
biri bana çemkirmişti mesaj atınca bir de. hssshhshss. o kendini biliyor.
bizim şikayetlerle ilgilenmiyorlar çok şikayetçiyim.
devamını gör...
bir günlüğüne karşı cins olunsa yapılacaklar
hemen gider yine erkek olurdum. ne diyosun olm?
devamını gör...
bir günlüğüne karşı cins olunsa yapılacaklar
karşı cins olmak istemezdim. içine doğduğum bedeni fazlasıyla sahiplenen ve onu benimsemiş bir yapım var. kadın doğmuş olmaktan çok mutluyum ve bir kez olsa dahi cinsiyet değişimi fikrine sıcak bakmıyorum.
bu başlık bu konu üstüne konuşmama vesile oldu. iyi de oldu.
sanırım cinsiyet değiştirme eğilimlerinin temelinde, insanın içinde olduğu vücudu tüm fonksiyonlarıyla sevmemesi yatıyor. son zamanlarda bu ameliyatlara ( popüler kültürün aşırı etkilemesiyle) fazlasıyla rağbet başladı. insanların farkındalıkları düşük. bu yüzden hissettikleri duyguları analiz edemeyip, gerçek olmayan sanrılar vasıtasıyla eyleme geçiyorlar.
bu noktada bireysel farkındalık çok önemli. insan kendisini de manipüle edebilir ve dışarıdan da edilebilir. hepimizin sıcak karnı var. biraz dengemiz sarsıldığında, içeriye sağlam bir gard ile girebilen biri size her türlü fikri satar. dolayısıyla, içine doğduğunuz cinsiyete ait hissedememe durumunun psikolojik olduğunu ama kişiyi cinsiyet değiştirme ameliyatına ikna eden şeyinse, manipülasyon ve kendini yanlış yorumlama olduğunu düşünüyorum. bu durumlarda konu cinsiyetin kendisi değil, bedene ait hissedememe durumu olarak okunmalıdır ve yineliyorum bunun fazlasıyla psikolojik olduğu kanısındayım. nefes alıp, bir çocukluğu incelemeli, travma var mı bakılmalı. bu hissin ortaya çıktığı ilk zamana gidilmeli yani bu hissin üstüne gidilmeli. cinsiyet değişimi için randevu oluşturulmamalı.
beden dönüştürülebilir evet ama sadece görünüm olarak. anatomik olarak içine doğduğunuz cinsiyete çakılı kalmaya devam ediyorsunuz. vücudun hormonal dengesine etki etmek amacıyla sayısız uzun vadeli ilaç alıyorsunuz( bu ilaçların yakın- uzun vade de ne hasar bıraktığı ya da bırakabileceği soru işareti) fakat şunun idrakı önemli aldığınız ilaca rağmen sadece orijinal genetiğiniz bastırılıyor. bu sebeple, gerçekten geçiş yaptığınız cinsiyet olmaktan daima muaf oluyorsunuz.
işin psikolojik boyutu ciddi bir kara delik oluşturuyor. içine doğduğunuz bedeni dönüştürseniz de, ortaya çıkan zıtlık daha sert oluyor. ait olamadığınız 2 farklı taraf yaratıyorsunuz ve ikinci tarafı kendi ellerinizle biçimlendirmiş oluyorsunuz. bu noktada, sorunun cinsiyet ve uzuv olmadığını bilmeli, sahip olduğunuz duygunun üstüne çalışmalısınız. bu duygu kendinizi dönüştürdüğünüzde de ortaya çıkabilir ve yaptırdığınız onca işlemin boşa gittiği duygusu ile sarsılabilirsiniz. dikkatli olmak gerekiyor çünkü bu tarz kararların maalesef geri dönüşü yok.
o yüzden bu başlık vesile olsun. sorun cinsiyetiniz değil, neden böyle hissettiğiniz. bunu dönüştürmelisiniz. herkes içine doğduğu cinsiyetin insanıdır.
bu başlık bu konu üstüne konuşmama vesile oldu. iyi de oldu.
sanırım cinsiyet değiştirme eğilimlerinin temelinde, insanın içinde olduğu vücudu tüm fonksiyonlarıyla sevmemesi yatıyor. son zamanlarda bu ameliyatlara ( popüler kültürün aşırı etkilemesiyle) fazlasıyla rağbet başladı. insanların farkındalıkları düşük. bu yüzden hissettikleri duyguları analiz edemeyip, gerçek olmayan sanrılar vasıtasıyla eyleme geçiyorlar.
bu noktada bireysel farkındalık çok önemli. insan kendisini de manipüle edebilir ve dışarıdan da edilebilir. hepimizin sıcak karnı var. biraz dengemiz sarsıldığında, içeriye sağlam bir gard ile girebilen biri size her türlü fikri satar. dolayısıyla, içine doğduğunuz cinsiyete ait hissedememe durumunun psikolojik olduğunu ama kişiyi cinsiyet değiştirme ameliyatına ikna eden şeyinse, manipülasyon ve kendini yanlış yorumlama olduğunu düşünüyorum. bu durumlarda konu cinsiyetin kendisi değil, bedene ait hissedememe durumu olarak okunmalıdır ve yineliyorum bunun fazlasıyla psikolojik olduğu kanısındayım. nefes alıp, bir çocukluğu incelemeli, travma var mı bakılmalı. bu hissin ortaya çıktığı ilk zamana gidilmeli yani bu hissin üstüne gidilmeli. cinsiyet değişimi için randevu oluşturulmamalı.
beden dönüştürülebilir evet ama sadece görünüm olarak. anatomik olarak içine doğduğunuz cinsiyete çakılı kalmaya devam ediyorsunuz. vücudun hormonal dengesine etki etmek amacıyla sayısız uzun vadeli ilaç alıyorsunuz( bu ilaçların yakın- uzun vade de ne hasar bıraktığı ya da bırakabileceği soru işareti) fakat şunun idrakı önemli aldığınız ilaca rağmen sadece orijinal genetiğiniz bastırılıyor. bu sebeple, gerçekten geçiş yaptığınız cinsiyet olmaktan daima muaf oluyorsunuz.
işin psikolojik boyutu ciddi bir kara delik oluşturuyor. içine doğduğunuz bedeni dönüştürseniz de, ortaya çıkan zıtlık daha sert oluyor. ait olamadığınız 2 farklı taraf yaratıyorsunuz ve ikinci tarafı kendi ellerinizle biçimlendirmiş oluyorsunuz. bu noktada, sorunun cinsiyet ve uzuv olmadığını bilmeli, sahip olduğunuz duygunun üstüne çalışmalısınız. bu duygu kendinizi dönüştürdüğünüzde de ortaya çıkabilir ve yaptırdığınız onca işlemin boşa gittiği duygusu ile sarsılabilirsiniz. dikkatli olmak gerekiyor çünkü bu tarz kararların maalesef geri dönüşü yok.
o yüzden bu başlık vesile olsun. sorun cinsiyetiniz değil, neden böyle hissettiğiniz. bunu dönüştürmelisiniz. herkes içine doğduğu cinsiyetin insanıdır.
devamını gör...
normal sözlük moderasyonu
moderatör kültü: ''kurallara uymakta alabildiğine özgürsünüz. daha ne istiyonuz? sanki gidecek başka yeriniz mi var?canımız sıkılınca ceza verecek ihlal buluruz. o bizim sanatımız. keyfe keder kalender meşrebiz.''
yönetim dili keskinleşiyor; kararlar daha çabuk alınıyor, sahada görünürlük artıyor, geciken dosyalar hızlandırılıyor. bu enerji doğru kullanıldığında âtıl kalan işleri başlatır, tıkanan süreçleri açar ve “sonra bakarız” dönemini kapatır. yanlış kullanıldığında ise sabırsızlık büyür; gereksiz restleşme, sert üslup ve “hemen sonuç” baskısı gerilimi artırır.
bu hıza bir de “dış dünya ve büyük hedef” katmanı ekliyor.
yönetim dili keskinleşiyor; kararlar daha çabuk alınıyor, sahada görünürlük artıyor, geciken dosyalar hızlandırılıyor. bu enerji doğru kullanıldığında âtıl kalan işleri başlatır, tıkanan süreçleri açar ve “sonra bakarız” dönemini kapatır. yanlış kullanıldığında ise sabırsızlık büyür; gereksiz restleşme, sert üslup ve “hemen sonuç” baskısı gerilimi artırır.
bu hıza bir de “dış dünya ve büyük hedef” katmanı ekliyor.
devamını gör...
insanın en değerli sermayesi
güvenilirliktir.
mesela ülkenin ekonomisinin onca yıldır başaşağı göçmesinin nedeni hiç kimsenin akpye güvenmemesindendir. akpliler kendi içlerinde birbirlerine bile güvenmez. güven kazanacak bir icraatleri yoktur da zaten. at hırsızı imajının koca ülkeyi bile batırdığına şahit olduk.
mesela ülkenin ekonomisinin onca yıldır başaşağı göçmesinin nedeni hiç kimsenin akpye güvenmemesindendir. akpliler kendi içlerinde birbirlerine bile güvenmez. güven kazanacak bir icraatleri yoktur da zaten. at hırsızı imajının koca ülkeyi bile batırdığına şahit olduk.
devamını gör...
normal sözlük moderasyonu
ana felsefeleri; "özgürlük vardır ama yayınlanmaz" olan oluşumdur."
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
hoşlaştığım bir yazar olunca dayanamıyorum.
kendisi hakkında çok samimi olduğunu düşünüyorum. ne söylerse haklıdır. destekliyorumdur.
kendisi hakkında çok samimi olduğunu düşünüyorum. ne söylerse haklıdır. destekliyorumdur.
devamını gör...
yusuf tekin
ingilizci tarikatlarla ölümüne iş tuttuğu için ingilizci olduğunu da itiraf etmiş demektir. e biz bunca aydır boşuna anlatmıyoruz ingilizci akp diye.
devamını gör...
finlandiya elçisinden mutluluğun dört sırrı
adamların tek derdi kapılarındaki rusya. o da zaten natoya sittin sene saldırmaz. beyaz ayrıcalığı da dünyada pek çok alanda işlerine yarıyor.
ama miss finland geçenlerde çekik gözlülükle dalga geçmişti. asyalılar ırkçılıkla suçlayıp büyük tepki göstermişti. gelen tepkilerden sonra miss finland özür diledi ama ona destek vermek için bu sefer de milletvekilleri gözlerini çektirerek asyalılarla dalga geçmiş. güya eşitlik diyen sevgi kelebeği gibi görülen beyaz adamlara inanmayın. ikiyüzlüler ve hatta hala eskisi gibi barbarlar.

üst düzey devlet yetkilileri bile çekik gözlülükle dalga geçtikleri bir video yayınlayabiliyorlar. ve bunun ırkçılık olduğunu kabul etmiyorlar. mizah diyorlar. gelen büyük tepkilerden sonra yaptıkları eşeklik sebebiyle özür dilediler. ama bütün asyalılardan değil, sadece seçtikleri bazı asyalı milletlerden, çin, japonya ve güney kore'den. geri kalanları özür dilemeye değer görmemiş olmalılar. yani samimiyetten değil, diplomatik ve ekonomik zorunluluktan. finlandiya ufacık ülke, karşısında ekonomileri büyük milyarlarca çekik gözlü asyalı var. bazı milletvekilleri yaptıkları hatanın hala farkında değil ve özür dilemeyi reddetmiş. buradan
medeni sandığınız batılıların zihniyetlerinin beyaz olmayan herkes onlardan aşağıdır olduğu bariz. daha geçen yüzyıl içinde insanlar için hayvanat bahçesi kurabilen bir zihniyetin çabucak ilerleyebildiğini sanmayın. nasıl bizim aramızda hala osmanlıyı da geriletip yıkan türk düşmanı ümmetçi cahil dinciler varsa onlarda da ırkçı beyaz üstüncüler var ve milletvekili bile olabilmişler. o yüzden romantik romantik güzelleyemem.
ama miss finland geçenlerde çekik gözlülükle dalga geçmişti. asyalılar ırkçılıkla suçlayıp büyük tepki göstermişti. gelen tepkilerden sonra miss finland özür diledi ama ona destek vermek için bu sefer de milletvekilleri gözlerini çektirerek asyalılarla dalga geçmiş. güya eşitlik diyen sevgi kelebeği gibi görülen beyaz adamlara inanmayın. ikiyüzlüler ve hatta hala eskisi gibi barbarlar.

üst düzey devlet yetkilileri bile çekik gözlülükle dalga geçtikleri bir video yayınlayabiliyorlar. ve bunun ırkçılık olduğunu kabul etmiyorlar. mizah diyorlar. gelen büyük tepkilerden sonra yaptıkları eşeklik sebebiyle özür dilediler. ama bütün asyalılardan değil, sadece seçtikleri bazı asyalı milletlerden, çin, japonya ve güney kore'den. geri kalanları özür dilemeye değer görmemiş olmalılar. yani samimiyetten değil, diplomatik ve ekonomik zorunluluktan. finlandiya ufacık ülke, karşısında ekonomileri büyük milyarlarca çekik gözlü asyalı var. bazı milletvekilleri yaptıkları hatanın hala farkında değil ve özür dilemeyi reddetmiş. buradan
medeni sandığınız batılıların zihniyetlerinin beyaz olmayan herkes onlardan aşağıdır olduğu bariz. daha geçen yüzyıl içinde insanlar için hayvanat bahçesi kurabilen bir zihniyetin çabucak ilerleyebildiğini sanmayın. nasıl bizim aramızda hala osmanlıyı da geriletip yıkan türk düşmanı ümmetçi cahil dinciler varsa onlarda da ırkçı beyaz üstüncüler var ve milletvekili bile olabilmişler. o yüzden romantik romantik güzelleyemem.
devamını gör...
yürüyecek kadın bulmakta güçlük çekmek
tayyip bunu beğendi...
devamını gör...
yürüyecek kadın bulmakta güçlük çekmek
sınıf arkadaşına yürüme, komşu kızına yürüme, annenin arkadaşının kızına yürüme, kız kardeşinin arkadaşına yürüme, iş arkadaşına yürüme, sözlükteki kıza yürüme...
lan o zaman millet kiminle evlenecek?
lan o zaman millet kiminle evlenecek?
devamını gör...
bir günlüğüne karşı cins olunsa yapılacaklar
milyonlar verseler bir günlüğüne karşı cins olamazdım. erkeklerle uğraşılır mı lan, deli miyim?
devamını gör...
bisküvili pasta
fakirliğin en güzel nişanı.
devamını gör...
yusuf tekin
''biz-siz'' ayrımını meclis kürsüsüne taşımış ve tarikatların bakanı olarak ''çatlasak ta patlasak ta'' onlarla iş tutacağını beyan etmiştir.
açık gerici dir.
açık gerici dir.
devamını gör...
lennykereviz
devamını gör...
yıldız fiziği
yıldıza göre değişir, demek istediğimdir. mesela sezen aksu da bir yıldız, jennifer lopez de. *
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
çaylak ama olsun. 29 tanıma rağmen yazar yapılmadığı için birinin yan çarı olma ihtimali de olabilir diye düşündüm. değilse haksızlık yapmışlar.
devamını gör...
her türlü işini para ile halledebilen insan
para ile değil ama her işini "biz teşkilattanız/ülkü ocaklarındanız" diyerek halleden bir arkadaşım var. hiç de ülkücülerle falan işi olmamış, tarikatçılardan ocakçılardan nefret eden, gayet de solcu biridir ama ülkemin korkak sağcı kesiminin bugını bulmuş kullanıyor. hayret verici şekilde şimdiye kadar bu blöften tırsmayıp yemeyen de olmadı.
devamını gör...
normal sözlük moderasyonu
neden moderatör 1, moderatör 2 gibi kodlandıklarını merak ettiğim topluluk. squid game mi burası, oyunları yoldaş mı düzenliyor?
oyuncu 216 da bir yerlerde bizi mi düşünüyor?
evde bu şakayı yapmıştım, gayet komikti bence?
oyuncu 216 da bir yerlerde bizi mi düşünüyor?
evde bu şakayı yapmıştım, gayet komikti bence?
devamını gör...
nick vermeden bir yazara seslen
#3854784 bu kim lütfen bana da söyleyin!*
devamını gör...