zaman tüneli
hep haklı olduğunu düşünen insan
evlerden ırak kişi. istatistiksel olarak bile mümkün olmayan bir oran bu. hangi kafayla "hep ben" diyebilirsin ki?
devamını gör...
olmayan aklıyla başkalarına akıl vermeye yeltenmek
nasıl bir haddini bilmeme hali işte.. şaşırıyorum..
devamını gör...
türk kürt kardeştir yalanı
insanlık sofrasında ikisinden başka, daha yüzlercesine yer olan, bir yeryüzü sofrasının çocuklarıyız. bunun dışındakilerin hepsi yalan.. yalanı yalancılardan öğrenemezsiniz.. öğrendim sanıyorsanız bilin ki o da yalandır..
devamını gör...
mutsuz bir insana iyi gelecek şey
akıl verilmesi..
bir aydınlanma geliyor bana.. laağn diyorum bu zamana kadar bu benim aklıma neden gelmemişti..
yolunuzu aydınlatanız, ışığınız bol olsun..
edit: akıl verilmesinden nefret ederim arkadaşlar. her oyda tekrar tekrar okuyorum. dalga geçtiğim anlaşılıyor mu acaba diye düşünüp duruyorum. anlaşıldı deyin bana.
bir aydınlanma geliyor bana.. laağn diyorum bu zamana kadar bu benim aklıma neden gelmemişti..
yolunuzu aydınlatanız, ışığınız bol olsun..
edit: akıl verilmesinden nefret ederim arkadaşlar. her oyda tekrar tekrar okuyorum. dalga geçtiğim anlaşılıyor mu acaba diye düşünüp duruyorum. anlaşıldı deyin bana.
devamını gör...
zorla akıl vermek
devamını gör...
zorla akıl vermek
bence biraz sıkıntılı bir eylem..
hele ki karşındaki kişi senden daha zeki ise lan bu gerizekalı ne konuşuyor falan diye bir düşündürtüyor insana..
en doğru yol senin yolun katılıyorum.. yürü bu yol şeref zafer yolu..
hele ki karşındaki kişi senden daha zeki ise lan bu gerizekalı ne konuşuyor falan diye bir düşündürtüyor insana..
en doğru yol senin yolun katılıyorum.. yürü bu yol şeref zafer yolu..
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının hikayeleri
ben böyle değildim
- hasan abi bizim iş ne oldu?
- ismail’im senin iş bende rahat ol.
nasıl rahat olabilirdim ki? bankalar bir yandan, alacaklılar bir yandan. telefona bakmaya korkar oldum.
- abi biraz hızlandıramaz mıyız?
- acele etme koçum. bu işlerin de bir raconu var.
acele etmeymiş. sana meramımızı anlatalı üç ay oldu be adam. bu zamana çoktan hallolurdu isteseydin. beni geçiştiriyorsun hasan abi diyemedim. onun yerine;
- tamam, abiciğim, senden haber bekliyorum. şimdiden teşekkürler.
- önemli değil koçum.
koçuna ayrı kuzuna ayrı, allahın davarı. benim ne işim olur böyle adamlarla. ulan mesut, ulan mesut. senin yüzünden kimlerden medet umuyoruz.
bundan beş yıl önce ostim’de bir dükkân kiralayıp makine parçası imal etmeye başlamıştık mesut’la. ilk iki sene kendi yağımızda kavrulup gidiyorduk. sonra ne olduysa mesut bir anda işi büyütmeye, yurtdışına ihracat yapmaya heveslendi. ben garantici adamım. macera sevmem. ne kadar dil döksem de ikna edemedim bizim deliyi. o benim aklıma girdi, razı oldum. gittik bankaya kredi çektik yüklü miktar. krediyle gelen parayla daha büyük bir yer kiralayıp yeni makineler aldık. tam üretime başladık, pandemi patlak verdi. bütün dünyaya sıçrayan covid belası bizi de vurdu. hem sipariş alamaz olduk hem de elimizdeki parçaları satamadık. iyi kötü kredi taksitlerini ödeyebildik birkaç ay ama sonrasında ona imkânımız da kalmadı. resmi olarak batmıştık. kredi alacağına karşılık dükkân elden gitti. hem beş parasız hem de işsizdik artık.
mesut denen aklı evvel bir yolunu bulup yurtdışına kapağı attı. o gün bugündür de ne selam ne sabah. ben uzunca bir süredir iş arıyorum. haber salmadığım yer kalmadı. bir düzine firmayla mülakat, iş görüşmesi yaptım ama sonuç yok. en son bu hasan efendiye gittim. babamın asker arkadaşı. hem nüfuslu hem de etrafı geniş adamdır. malum partiye de yakınlığı olduğundan kolaylıkla beni bir yere sokabilir. ama tabi isterse. ister mi istemez mi hala emin değilim açıkçası. babamın hatırına yapar dedim ama benim muhalif hallerimi de bildiğinden pek istekli de olmayacağı kanaatindeyim. işte böyle dostlar. eline düştük bir kere, peşinde koşup duruyoruz.
ne zamandır sahile inmemişim. martıları seyretmek, biraz da deniz kokusu almak istedim. hava da güzel. evden çıkar çıkmaz esma teyzenin balkondaki saksılara ektiği lavantaların kokusu geliyor burnuma. derince nefes çekiyorum. lavantaları çok severim, esma teyzeyi de. rıhtıma iniyorum ağır aksak. iskeleye komşu büfelerden birinden demli bir çay alıp denize nazır bir banka oturuyorum. sigarayı bırakalı çok oldu ama bu işsizlik döneminde çok arıyorum. denizi seyretmeyi özlemişim. şairin dediği gibi; hava bedava, su bedava. işsize de iş sahibine de bedava.
- hasan abi bizim iş ne oldu?
- ismail’im senin iş bende rahat ol.
nasıl rahat olabilirdim ki? bankalar bir yandan, alacaklılar bir yandan. telefona bakmaya korkar oldum.
- abi biraz hızlandıramaz mıyız?
- acele etme koçum. bu işlerin de bir raconu var.
acele etmeymiş. sana meramımızı anlatalı üç ay oldu be adam. bu zamana çoktan hallolurdu isteseydin. beni geçiştiriyorsun hasan abi diyemedim. onun yerine;
- tamam, abiciğim, senden haber bekliyorum. şimdiden teşekkürler.
- önemli değil koçum.
koçuna ayrı kuzuna ayrı, allahın davarı. benim ne işim olur böyle adamlarla. ulan mesut, ulan mesut. senin yüzünden kimlerden medet umuyoruz.
bundan beş yıl önce ostim’de bir dükkân kiralayıp makine parçası imal etmeye başlamıştık mesut’la. ilk iki sene kendi yağımızda kavrulup gidiyorduk. sonra ne olduysa mesut bir anda işi büyütmeye, yurtdışına ihracat yapmaya heveslendi. ben garantici adamım. macera sevmem. ne kadar dil döksem de ikna edemedim bizim deliyi. o benim aklıma girdi, razı oldum. gittik bankaya kredi çektik yüklü miktar. krediyle gelen parayla daha büyük bir yer kiralayıp yeni makineler aldık. tam üretime başladık, pandemi patlak verdi. bütün dünyaya sıçrayan covid belası bizi de vurdu. hem sipariş alamaz olduk hem de elimizdeki parçaları satamadık. iyi kötü kredi taksitlerini ödeyebildik birkaç ay ama sonrasında ona imkânımız da kalmadı. resmi olarak batmıştık. kredi alacağına karşılık dükkân elden gitti. hem beş parasız hem de işsizdik artık.
mesut denen aklı evvel bir yolunu bulup yurtdışına kapağı attı. o gün bugündür de ne selam ne sabah. ben uzunca bir süredir iş arıyorum. haber salmadığım yer kalmadı. bir düzine firmayla mülakat, iş görüşmesi yaptım ama sonuç yok. en son bu hasan efendiye gittim. babamın asker arkadaşı. hem nüfuslu hem de etrafı geniş adamdır. malum partiye de yakınlığı olduğundan kolaylıkla beni bir yere sokabilir. ama tabi isterse. ister mi istemez mi hala emin değilim açıkçası. babamın hatırına yapar dedim ama benim muhalif hallerimi de bildiğinden pek istekli de olmayacağı kanaatindeyim. işte böyle dostlar. eline düştük bir kere, peşinde koşup duruyoruz.
ne zamandır sahile inmemişim. martıları seyretmek, biraz da deniz kokusu almak istedim. hava da güzel. evden çıkar çıkmaz esma teyzenin balkondaki saksılara ektiği lavantaların kokusu geliyor burnuma. derince nefes çekiyorum. lavantaları çok severim, esma teyzeyi de. rıhtıma iniyorum ağır aksak. iskeleye komşu büfelerden birinden demli bir çay alıp denize nazır bir banka oturuyorum. sigarayı bırakalı çok oldu ama bu işsizlik döneminde çok arıyorum. denizi seyretmeyi özlemişim. şairin dediği gibi; hava bedava, su bedava. işsize de iş sahibine de bedava.
devamını gör...
ilk buluşmada gidilmemesi gereken yerler
playstation salonu, onun yerine internet kafede lol pre girersiniz
devamını gör...
ilk buluşmada gidilmemesi gereken yerler
bizim eve gelmeyin maymun var.
devamını gör...
düşüncesi bile keyif veren aktiviteler
ellilik becks fıçı
devamını gör...
coherence çıkmazı
çoklu pasif agresiflik. bu kadar insan salak olamaz. olabilir mi? olur.
dünden bu yana şu fake hesaplara taktım. uçurulup gelen veya troller değil. dümdüz kadın taklidi yapanlara baktım.
hepsi aynı tornadan çıkmış gibi. yapay zekadan görseli üretmiş, biraz aksi, biraz huysuz, biraz zor kadın entrylerini girmiş, varoluşu minimuma çekip yaslanmış.
tek tek baktığımda da hep aynı şeyi gördüm. lan dedim bunu biraz önce okudum. sonra okuyan ben değil miydim demeye kadar geldim. tarzları aynı, başlıkları yakın. mesafeli gibi duran düşük bütçeli cilveler yapmışlar. aaa o öyle miymiiiiş, ben hiç yaşamadım ne bileyim kiiii, keşke bundanım olsaaa falan.
kapıdan çıkan aynı kapıdan geri girmiyor ama hepsi içeride. görüyorum lan hepsi aynı. delirtmeyin adamı. bugün marketten poşet istedim, elimdeki ekmeği koyayım diye. poşeti açtı bi de içine makarna koydu. ben makara istemedim ki dedim, ben de sana vermedim ki dedi. ben böyle şakalar istemiyorum. ben şaka istemiyorum.
bu sözlükte gerçek yok, daha inandırıcı yalanlar var.
entry çok dağıldı. şunu demek istiyorum, 3 yıldır kadın olan erkek var burada. mesaj attım. abi dedim senin klavye çok erkek basıyor dedim. engelledi.
babalar sizin olayınız nedir? erkeğe sürüklenen erkek doldu buralar.
freudyen bi dikkatsizlik. tamam kadın olmak zor da askerlik anını anlatırken hepimiz güldük. zarganaya bak hele.
dünden bu yana şu fake hesaplara taktım. uçurulup gelen veya troller değil. dümdüz kadın taklidi yapanlara baktım.
hepsi aynı tornadan çıkmış gibi. yapay zekadan görseli üretmiş, biraz aksi, biraz huysuz, biraz zor kadın entrylerini girmiş, varoluşu minimuma çekip yaslanmış.
tek tek baktığımda da hep aynı şeyi gördüm. lan dedim bunu biraz önce okudum. sonra okuyan ben değil miydim demeye kadar geldim. tarzları aynı, başlıkları yakın. mesafeli gibi duran düşük bütçeli cilveler yapmışlar. aaa o öyle miymiiiiş, ben hiç yaşamadım ne bileyim kiiii, keşke bundanım olsaaa falan.
kapıdan çıkan aynı kapıdan geri girmiyor ama hepsi içeride. görüyorum lan hepsi aynı. delirtmeyin adamı. bugün marketten poşet istedim, elimdeki ekmeği koyayım diye. poşeti açtı bi de içine makarna koydu. ben makara istemedim ki dedim, ben de sana vermedim ki dedi. ben böyle şakalar istemiyorum. ben şaka istemiyorum.
bu sözlükte gerçek yok, daha inandırıcı yalanlar var.
entry çok dağıldı. şunu demek istiyorum, 3 yıldır kadın olan erkek var burada. mesaj attım. abi dedim senin klavye çok erkek basıyor dedim. engelledi.
babalar sizin olayınız nedir? erkeğe sürüklenen erkek doldu buralar.
freudyen bi dikkatsizlik. tamam kadın olmak zor da askerlik anını anlatırken hepimiz güldük. zarganaya bak hele.
devamını gör...
mutsuz bir insana iyi gelecek şey
mutluluk ve zevk, real shit
devamını gör...
ilk kez yapıldığında acı veren sonradan keyif veren şeyler
anal sekstir.
devamını gör...
dilenci değilim fazla 250 karma puanınız var mı sorusu
mobil de çark var çevir elbet düşer bi 250 karma.
devamını gör...
dilenci değilim fazla 250 karma puanınız var mı sorusu
#3857094 gözlüğüm yoktu okuyamadım ama gelinin amcası olarak ben de bi 500 takayım abi sorun değil.
devamını gör...
pervin buldan
gebersindir.
devamını gör...
artık savunulamayacak eski fikirler
evliliğin gerekli olduğu dayatması.
bu güçlü bir toplumsal şartlama hatta zorbalama biçimidir. bir üst jenerasyon( aile büyükleri) bu hayatın tek amacı evlenip, çiftleşmekmiş gibi davranarak; size harikulade dayatma yapmaya başlar hatta bazıları dozunu kaçırıp tehdit bile eder ( şaşırmayın, böyle manyak aileler var). hele belirli bir yaşı geçtikten sonra sürekli lafla/ sözle ve dırdırla evlenmeniz konusunda sizi manipüle etme derdine girer, çeneleriyle sizi bıktırırlar. sonucunda çoğundan kaçar veya bir daha görüşmezsiniz. - uyguladığım teknik budur.
30 yaşındayım, hala gülüyorum. bir kulağımdan giriyor diğerinden çıkıyor. bekar çok mutluyum. özgürlüğümü feda edemem.
bu güçlü bir toplumsal şartlama hatta zorbalama biçimidir. bir üst jenerasyon( aile büyükleri) bu hayatın tek amacı evlenip, çiftleşmekmiş gibi davranarak; size harikulade dayatma yapmaya başlar hatta bazıları dozunu kaçırıp tehdit bile eder ( şaşırmayın, böyle manyak aileler var). hele belirli bir yaşı geçtikten sonra sürekli lafla/ sözle ve dırdırla evlenmeniz konusunda sizi manipüle etme derdine girer, çeneleriyle sizi bıktırırlar. sonucunda çoğundan kaçar veya bir daha görüşmezsiniz. - uyguladığım teknik budur.
30 yaşındayım, hala gülüyorum. bir kulağımdan giriyor diğerinden çıkıyor. bekar çok mutluyum. özgürlüğümü feda edemem.
devamını gör...
iki yazarı kıyasla
devamını gör...
dilenci değilim fazla 250 karma puanınız var mı sorusu
bendekilerin tamamını alabilir, istediğinize de istediğinizce dağıtabilirsiniz. nitekim bunu çok önceden yazıp istedim de..yönetim ilgilenmedi.
çünkü en az yarısı piyangodan elde edilmiş çark karmasıdır. ki madalya da istemeyip kendiliğinden verilenleri de iade ettim. yani eksiği bile var. rozet iadeleri dikkate alınmıyor bu nedenle rozetler de bağışa dahildir unutmayın.
anlaşıldığı kadarıyla madalyaların da karmayı katmerlediği görülüyor. keza kimi tanımlarınız birilerince kıymetli bulunup seçildiğinde de karmanız katmerlenip coşabiliyor.
kısaca karma işi, normal sözlükte tuhaf bir "nasip işi".! nasipliyseniz madalyayla, seçili tanımla, piyangoyla karma denizinde boğulabilir, günde 50000'den fazla karma yapabilirsiniz.. normal sözlüğün 'beyle dehşetengiz bir karma algoritması' var. ama niye var bilmiyorum.. ne işe yaradığını da bilmiyorum..
bu nedenle 555555 karmaya kadar çarklayıp, zirvede bırakmayı düşünüyorum. tanım için emek ve vakit harcamanın da normal sözlükte fazla bir anlamı yok gibi. tanımlarının %90 dan fazlası bilgi içerikli ve emek ürünü ve onbinlerce tanımları olan mesela meja ve son singapur vapurundan daha üst sırada gösterilmeyi kendi adıma haketmediğime dikkat çeken bir değerlendirme eleştirisi olarak belki onlardan özür yerine de geçer..( ki öncesindede yazıp dikkat çekmeye çalışmıştım. görünen o ki, normal sözlük bu durumu sorun görmeden yönetilmeye eğimli.)
(sonrasında, ara sıra -belki- okuyucu olarak sözlüğe göz atmak için uğrayacağım.belki.)
çünkü en az yarısı piyangodan elde edilmiş çark karmasıdır. ki madalya da istemeyip kendiliğinden verilenleri de iade ettim. yani eksiği bile var. rozet iadeleri dikkate alınmıyor bu nedenle rozetler de bağışa dahildir unutmayın.
anlaşıldığı kadarıyla madalyaların da karmayı katmerlediği görülüyor. keza kimi tanımlarınız birilerince kıymetli bulunup seçildiğinde de karmanız katmerlenip coşabiliyor.
kısaca karma işi, normal sözlükte tuhaf bir "nasip işi".! nasipliyseniz madalyayla, seçili tanımla, piyangoyla karma denizinde boğulabilir, günde 50000'den fazla karma yapabilirsiniz.. normal sözlüğün 'beyle dehşetengiz bir karma algoritması' var. ama niye var bilmiyorum.. ne işe yaradığını da bilmiyorum..
bu nedenle 555555 karmaya kadar çarklayıp, zirvede bırakmayı düşünüyorum. tanım için emek ve vakit harcamanın da normal sözlükte fazla bir anlamı yok gibi. tanımlarının %90 dan fazlası bilgi içerikli ve emek ürünü ve onbinlerce tanımları olan mesela meja ve son singapur vapurundan daha üst sırada gösterilmeyi kendi adıma haketmediğime dikkat çeken bir değerlendirme eleştirisi olarak belki onlardan özür yerine de geçer..( ki öncesindede yazıp dikkat çekmeye çalışmıştım. görünen o ki, normal sözlük bu durumu sorun görmeden yönetilmeye eğimli.)
(sonrasında, ara sıra -belki- okuyucu olarak sözlüğe göz atmak için uğrayacağım.belki.)
devamını gör...
uçak yolculuğu sırasında sinir eden olaylar
alnına şaplağı yapıştırmalık derecede koltuğunu arkaya yatıran modeller. evinin salonunda sanki haspam. uçak yere temas ettiği anda kabin bagajına dikilenleri ayrı tutuyorum tabi.
devamını gör...
