zaman tüneli

hava soğuk...
soğuk derken romantik bir soğuk değil, montu giydirip iyi ki varsın dedirten cinsten. yağmurun kokusu var havada. henüz yağmıyor belki ama her an başlayacakmış gibi. o koku… toprağın, ıslak asfaltın ve -bir şeyler olacak ama ne olduğunu bilmiyorum- hissinin karışımı. rüzgâr sert esiyor. kapı aralıklarından sızıp evin içini yokluyor, -düşünceler açıkta mı?- diye bakar gibi.

düşüncelerimi toplamakta zorlanıyorum. zaten pek dağınık tipler. masaya oturtuyorum, hemen ayağa kalkıyorlar. biraz geçmişe bakıp geliyoruz, deyip çıkıyorlar. ben evin içinde, kahvemi yudumluyorum. kahve sıcak, ben yarı sıcak, hayat kararsız. fincandan yükselen buhar, zihnimden yükselen iç çekişlerle yarışıyor. kim daha dramatik, belli değil.

dışarıdan rüzgarın sesi geliyor. sert, ısrarcı, sanki camı çalmıyor da iç monoloğuma eşlik ediyor. vuuuu diye esiyor, tam da geçmişe takıldığım yerde... zamanlama mükemmel. insan yıllar önce söylediği bir cümleyi neden hala hatırlar..? o cümle neden hala geçerliliğini korur..? rüzgar bu sorulara cevap vermiyor ama ses efekti sağlıyor. bedava tiyatro gibi..

aklım geçmişe takılıyor. olması gerektiği gibi değil, düzenli bir albüm gibi hiç değil. daha çok çekmeceden dökülen fotoğraflar gibi. bazıları soluk, bazıları gereksiz net. bunu neden sakladım dediğim anılar var. bir de bunu nasıl unutmadım, olanlar. rüzgâr her estiğinde, o anılardan biri ayağa kalkıp sahneye çıkıyor. kimse çağırmadı ama gelmiş.

melankoli var tabii.. ama öyle yere yığanından değil. daha çok omuza oturup -ben buradayım- diyeninden. komik tarafı şu: tüm bu duygular olurken kahvem biraz acı olmuş. hayat çok derin meseleler fısıldarken, ben şeker atıp atmamak arasında kalıyorum. geçmiş, pişmanlıklar, kaçırılmış ihtimaller… ve bir yudum daha. hepsi aynı masada.

rüzgar bir ara daha da sert esiyor. cam hafifçe titriyor. sanki dış dünya fazla dalma diye uyarıyor. haklı. ama insan bazen dalıyor. soğuk havada, yağmur kokusuyla birlikte gelen o eski hisler… onlar da sonuçta bir yerden girip çıkmak istiyor. ben de kahvemi yudumlayıp dinliyorum. düşünceler toparlanmıyor belki ama susmuyor da.

belki de mesele toplamak değil.
belki bazı günler düşünceler dağınık kalmalı.
rüzgar sert esmeyi bırakana kadar...
kahve bitene kadar..
geçmiş biraz sakinleşene kadar...
devamını gör...

nasıl şarkılar dinliyorsunuz, ayıp ayıp...*
gerçekten kanto başka bir şey..
eski zamanlara ışınlanası geliyor insanın..

şu da çok güzel değil mi?
siz bu bu gece' de kalıverin ben 'bana derler fındık kurdu'..
devamını gör...

imkanım, ruhsal durumum, her şeyim tastamam olsa kaderimi kesinlikle duygularıma ve hormonlarıma bağlardım. kendimi yakmaya can atardım şahsen.

çılgınlıksa çılgınlık deyin adına. hislerimin kölesi olurdum kesinlikle. ve zaten her türlü hanımist olacağım için çok da büyük bir sorun yaşayacağımı düşünmezdim.

kalbim küt küt atıyorsa neyi bekleyeceğim. basardım nikahı. kraliçemin dizinin dibinden ayrılmazdım. dizlerini öperdim şerefsiz evladı olayım.
devamını gör...

mis gibi bir gün olsun.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

#3858961

şerefine kadeh kaldıracak adam kalmadı be reyis. mutsuzluğum ondan...
devamını gör...

babam anlatır, 1970 lerde istanbulda rahmetliye hizmet ettiğini. kendisine bir çift ayakkabı vermiş. onu hiç unutmazmış. iyi bir adamdı der. allah rahmet eylesin.
devamını gör...

ezginin günlüğü de iyidir.

devamını gör...

hannower domotex fuarı..
2 gün oradaydım. döndüm..
devamını gör...

kış sezonu işleri kesat olsa gerek bir bir mutsuz bir mutsuz. köye yerleşmeyi düşünecek kadar karamsar. bacanak yaz gelsin kendine gelirsin. rahat ol.
devamını gör...

(bkz: yedi kocalı hürmüz (2009)) filminden bir şarkı.. kim bilir gerçek tarihi ne bilinmez.. şevval sam ve sarp apak seslendirmiş halini bırakıyorum aşağıya..



kanto severim.. bayılıyorum yaaa...
devamını gör...

eve girince çaldır.
devamını gör...

üşümüssün! bir çay içelim de ısın.
devamını gör...

ben sevgimi gösterebiliyor muyum pek emin değilim buna. ama sevdiğim insanlara karşı çocuk enerjisine geçiyorum. güvenli alanlarda şımarabilirim, şımartabilirim. mıncırma olayı var tabii ki.
devamını gör...

üzüldüm.

iyi insan kalmadı memlekette.

üstad yok. maestro yok. şair yok. yazar yok. tiyatrocu yok.

ülke ite köpeğe kaldı.
devamını gör...

bazen sahne ışıkları söner perdeler kapanır ama kimi oyuncular asla unutulmaz...
haldun dormen gibi...
devamını gör...

beni zorbalamayın la. bir ayağım çukurda elinizde kalırım.
devamını gör...

herhangi bir şey için soru sormak? ihtiyacı var mı yok mu diye mesela? dümdüz akıl vermekten uzak durmak.
devamını gör...

tersi de doğru o halde.. uslup yanlış sözün hamisidir..

doğru sözü yanlış, yanlış sözü doğru uslupla söylemek..
devamını gör...

avam, kendini kandirmaya sartlandigi icin uslubun bir onemi yoktur ve gunun sonunda, cok buyuk ihtimalle, kendi bildigini okuyacaktir.

hakikati goguslemeye hazir olan kisi, her tur usluba hazirlikli olmalidir. karsi taraf dogruyu soyledigi surece, bu davada kirilma ve darilma olmadigini bilmelidir.
devamını gör...

cidden evlenmiş olmak için evlenmek olarak yorumladım.

saçmalık diyeceğim büyük de konuşmayım şimdi.

gözü mü kör tehdit mi ediliyor acaba düşünürüm yani biraz.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim