zaman tüneli
perşembeyi cumaya bağlayan gece
gece yarısıdır.
devamını gör...
dolu asansöre binince nereye bakacağını bilememek
önce selamımı veririm. asansör ne kadar kalabalıksa selamıma karşılık alma ihtimali o kadar azalır. bunu bilirim ve bununla yaşarım. yine de vazgeçmem. selam vermek sünnettir, salam yemek mekruhtur. içine ne koydukları belli değil. hep domuzdan yapıyorlar. domuzun iyi yerinden mi acaba? bunları düşünürken gitmek istediğim kata varmış olurum. o arada da nereye baktığımı bilmiyorum hakim bey amca
devamını gör...
aile hekimi
yerini dahi bilmiyorum. geçenlerde neden gelmiyorsun diye aradılar. zorla hasta mı edeceksiniz arkadaş, sağlıklıyız işte…
devamını gör...
para için karısını tiktok'ta oynatan erkek
gavat ül ala.
devamını gör...
emekli yazarlar dertleşiyor
yurtdışında emekli olanlar ülke ülke geziyor. biz hala çalışıyoruz. cennette nuri istemiyorum ben…*
devamını gör...
aile hekimi
oo yine oturduğu yerden çarkı var edene değil çarkı çevirmeye çalışanlara laf eden sözde küçümseyici tavırlar görüyorum.
çalışılan yerin dingo'nun ahırı olduğunu ben de düşünüyorum, zira gelene geçene bakmak zorunda olduğumu söylüyorlar. hatta çocuğun varsa herkes izinli ama sen çalışacaksın diyorlar, çocuk senin iş senin, you know deyip kapatıyorlar duyuruyu. çocuğunu ortada bırakmaları gerekirken işe getiriyorlar, olacak iş değil.
pazara giden teyzem canı o an istediği için elinde poşetleriyle geliyor mesela,
bir çay kahve söyleyip tansiyon ilacı yazıyorum.
kan verme gafletinde bulunmak mesela, gaflet değil dalalet hatta hıyanet bence.
tiroidin bozuk ilaç başlayayım diyorum, ilaç kullanmayı sevmiyorum diyor.
yahu, kan senin damar senin ne diye kan verdin o zaman sayın amcacığım diyemiyorum.
nabız almak hele, bakın allah vermiş bize;
temporal, brakial, carotis, radial, tibialis posterior falan bir sürü arteryel nabız bakma yeri,
ama işte parmaklar hyp girmekten nasıl yorulduysa algılayamıyoruz pıt pıt sesini.
yalnız anlatırken fark ettim özlemişim.
bu bildiğiniz stockholm sendromu. *
çalışılan yerin dingo'nun ahırı olduğunu ben de düşünüyorum, zira gelene geçene bakmak zorunda olduğumu söylüyorlar. hatta çocuğun varsa herkes izinli ama sen çalışacaksın diyorlar, çocuk senin iş senin, you know deyip kapatıyorlar duyuruyu. çocuğunu ortada bırakmaları gerekirken işe getiriyorlar, olacak iş değil.
pazara giden teyzem canı o an istediği için elinde poşetleriyle geliyor mesela,
bir çay kahve söyleyip tansiyon ilacı yazıyorum.
kan verme gafletinde bulunmak mesela, gaflet değil dalalet hatta hıyanet bence.
tiroidin bozuk ilaç başlayayım diyorum, ilaç kullanmayı sevmiyorum diyor.
yahu, kan senin damar senin ne diye kan verdin o zaman sayın amcacığım diyemiyorum.
nabız almak hele, bakın allah vermiş bize;
temporal, brakial, carotis, radial, tibialis posterior falan bir sürü arteryel nabız bakma yeri,
ama işte parmaklar hyp girmekten nasıl yorulduysa algılayamıyoruz pıt pıt sesini.
yalnız anlatırken fark ettim özlemişim.
bu bildiğiniz stockholm sendromu. *
devamını gör...
amerika vizesi
almak için zengin olmanız gereken vize.üzerinize büyük şirket,yüksek meblağ barındıran mal mülk gerekmektedir.
yani bizi ilgilendiren bir durum yok entrymizi yazıp çıkalım :).
yani bizi ilgilendiren bir durum yok entrymizi yazıp çıkalım :).
devamını gör...
amerika vizesi
ingilizce bilmediği, herhangi bir mezuniyeti ve becerisi olmadığı halde, bu amerika vizesini hayal edebilecek kadar fütursuz ergenlerden bolca vardır. gittikten 6 ay sonra ağlayarak geri dönen veya oralarda; aç, susuz, hasta bir şekilde mahsur kalan en az 20 ergen görmüşlüğüm vardır.
devamını gör...
emekli yazarlar dertleşiyor
ne ara çalıştınız da ne ara emekli oldunuz ve ne ara o kadar dert biriktirdiniz.
emekliler lokali başlık.
emekliler lokali başlık.
devamını gör...
aşk şiiri
pek aram yoktur.
galiba ben de sanatsal özbenlikleri ve yaşamsal duyarlılıkları genişleyememiş bir yaratığım ve bu da benim doğal yabansılamalarım
yapacak bir şey yok. seven böyle sevsin. ne sevgisi ya. aman hey.
galiba ben de sanatsal özbenlikleri ve yaşamsal duyarlılıkları genişleyememiş bir yaratığım ve bu da benim doğal yabansılamalarım
yapacak bir şey yok. seven böyle sevsin. ne sevgisi ya. aman hey.
devamını gör...
çocuğuna kendi mesleğinden isim vermek
- maxwell gel oğlum.
devamını gör...
fatura paralarını günlük faizde tutmak
çıktı mı? merak ettim…*
devamını gör...
dolu asansöre binince nereye bakacağını bilememek
merdiven çıkmak sağlıklıdır. olası rahatsızlıkların erken alarm vermesine sebeptir.
devamını gör...
dolu asansöre binince nereye bakacağını bilememek
ayak ucunuza bakın millet sizi deviş zann eylesin.
devamını gör...
fatura paralarını günlük faizde tutmak
fatura paralarını son ödeme tarihine kadar günlük faizde tutma eylemi. fatura paraları hali hazırda zaten elden çıkacaktı. faturaları hemen ödemek yerine günlük faizde tutarak fatura son ödeme tarihine kadar faizde bekletilir. maksat market alışverişi için 10-15 adet poşet parası çıksın.
devamını gör...
para için karısını tiktok'ta oynatan erkek
enternasyonal gavatlık tabiri ile uyumlu.
devamını gör...
dolu asansöre binince nereye bakacağını bilememek
anlık bir varoluş krizi yaşarsın… tavana bakmak çok anlamsız, yere baksan öz güvensiz, birine baksan sapık damgası yiyeceğime merdivenden çıkmayı tercih ederim.**
devamını gör...
yazarların büyük bir soruna karşı stoklamak istedikleri
tuvalet kağıdıdır. nereye boşalacağım.
devamını gör...
