zaman tüneli
stiletto işkencesi ve bir gofretin diyalektiği
hayrına özet:
ayakkabı vurmuş, gofretini de sosyalistler yemişler. birde servisin diyalektik marka kornası var ama orayı anlamadım.
ayakkabı vurmuş, gofretini de sosyalistler yemişler. birde servisin diyalektik marka kornası var ama orayı anlamadım.
devamını gör...
saçma sapan konuşma la
bazen bazı soru ya da cümlelere verilecek en güzel cevap bu oluyor gerçekten.
devamını gör...
kürt damat
#3874650 kimse kusursuz değil. ancak tanımda o kadar sıklıkla devrik, kopuk cümle ve noktalama hatası yapmışsınız ki; uzun tanımları okumasam da '' yine ne genellemesi yapılmış bir okuyayım '' dedim ama okunmuyor. biraz daha özen gösterebilseniz keşke. kişisel not defteriniz değil ki burası başkalarıyla paylaşıyorsunuz.
t: genellemelerle sosyolojik tespit yapmak çok yanlış olduğundan kendi küçük dünyamızda gördüğümüz bir kaç örnekten yola çıkarak o böyle bu şöyle dememek gerekiyor. toplumun her kesiminde bu tip boş işler bakanları vardır. kimi damattır, kimi kuzen, kimi enişte...
kökenle değil karakterle ilgilidir.
t: genellemelerle sosyolojik tespit yapmak çok yanlış olduğundan kendi küçük dünyamızda gördüğümüz bir kaç örnekten yola çıkarak o böyle bu şöyle dememek gerekiyor. toplumun her kesiminde bu tip boş işler bakanları vardır. kimi damattır, kimi kuzen, kimi enişte...
kökenle değil karakterle ilgilidir.
devamını gör...
stiletto işkencesi ve bir gofretin diyalektiği
ne okudum bilmiyorum ama keyifli bi deneyimdi.
devamını gör...
kürt damat
kürt türk bana fark etmez. son zamanlarda şöyle bir şey çıktı bazı kezolar var abi aşirete gelin gitmek istiyorum yok kürt erkeği şöyle ne bileyim kürtlerin geleneksel kıyafetlerini giyme oyunları arka planda çalan halay müziği falan. öyle mide bulandırıcı öyle salakça ki bacım senin para avcısı ucuz biri olduğu her halinden belli kürt seni alıp başına bela mı alsın. sen elli kişitle birlikte ol aşiretde seni bekliyordukilo kilo altın takalım şu kıytırık sosyal medya fenomenine diye. bunun bir de arap versiyonu var o da aynı zengin arap peşinde koşan aptal kezolar lol.
devamını gör...
stiletto işkencesi ve bir gofretin diyalektiği
normalde postallarımı çeker, kaldırım taşlarını eze eze yürürdüm ama bugün o meşhur yönetim kurulu sunumu var diye stiletto denilen o modern zaman prangalarına mahkum ettim kendimi. o sivri uçlu insafsızlıklar her adımda topuğuma değil, doğrudan sınıf bilincime batıyor sanki..! servis de o egzoz dumanını yüzüme bir veda busesinden çok bir hakaret gibi savurup kaçınca, sırılsıklam bir halde kendimi ofise attım. saçlarım, yağmurun azizliğiyle üretimden hatalı çıkmış bir hammadde gibi omuzlarıma çökmüş..
içeri girer girmez şef tepemde bitti, hazırladığım excel tablosuna bakıp, "canım, bu birim maliyet analizinde vlookup ile çektiğin verilerde hata var. amortisman paylarını da yeni vergi mevzuatına göre güncellememişsin, bu haliyle kar marjımız olduğundan yüksek görünüyor, derhal düzelt" dedi.
ulan o "kar marjı" dediğin şey benim on iki saatlik uykusuzluğum, formül hataları dediğin ise yorgunluktan kararan gözlerimin feryadı! sen benim artı-değerimi bir hücreye sığdırmaya çalışırken, ben burada o tablonun her satırına ömrümü gömmüşüm. gelmiş bana sermayenin o buz gibi rakamlarıyla ders veriyorsun.. sanki o hücreler kendiliğinden doluyor, sanki o pivot tablolar gökten iniyor!
hırsımdan ve açlıktan gözüm döndü; "gideyim de çekmecedeki o saklı cennetime, o son kalemiz olan gofretlerime sığınayım" dedim. çekmeceyi bir açtım ki ne göreyim? yerinde yeller esiyor. bizim yan masadaki o oportünist arkadaş, mülkiyet sınırlarını paspas edip bütün zulayı kamulaştırmış.
lan hani sosyalisttik, hani "herkesten yeteneğine göre, herkese ihtiyacı kadar"dı? senin ihtiyacın benim kan şekerimden daha mı kutsal be vicdansız..? senin bu yaptığın paylaşım değil, bildiğin gizli sömürgeciliktir!! öğle yemeği de acil veri girişi saçmalığıyla yalan oldu, mide özsuyum rosa luxemburg’un devrim ateşi gibi kavuruyor içimi..
ama yine de o stiletto üzerinde dik duracağım. ayakkabım vuruyor, karnım gurulduyor, emeğim karmaşık formüllerin arkasına saklanıp gasp ediliyor ama yağsın bakalım bu yağmur. ben bu çarkın dişlileri arasında ezilirim ama asla o dişliye yağ olmam!..
elbet bir gün o servis benim için vaktinde duracak, o pabuçlar ayağımı sıkmayacak ve o çalınan gofretlerin hesabı bu düzenden tek tek sorulacak. enseyi karartmak yok, kalemim kılıçtan, excel’im sömürüden keskindir. bu devran elbet dönecek..!
içeri girer girmez şef tepemde bitti, hazırladığım excel tablosuna bakıp, "canım, bu birim maliyet analizinde vlookup ile çektiğin verilerde hata var. amortisman paylarını da yeni vergi mevzuatına göre güncellememişsin, bu haliyle kar marjımız olduğundan yüksek görünüyor, derhal düzelt" dedi.
ulan o "kar marjı" dediğin şey benim on iki saatlik uykusuzluğum, formül hataları dediğin ise yorgunluktan kararan gözlerimin feryadı! sen benim artı-değerimi bir hücreye sığdırmaya çalışırken, ben burada o tablonun her satırına ömrümü gömmüşüm. gelmiş bana sermayenin o buz gibi rakamlarıyla ders veriyorsun.. sanki o hücreler kendiliğinden doluyor, sanki o pivot tablolar gökten iniyor!
hırsımdan ve açlıktan gözüm döndü; "gideyim de çekmecedeki o saklı cennetime, o son kalemiz olan gofretlerime sığınayım" dedim. çekmeceyi bir açtım ki ne göreyim? yerinde yeller esiyor. bizim yan masadaki o oportünist arkadaş, mülkiyet sınırlarını paspas edip bütün zulayı kamulaştırmış.
lan hani sosyalisttik, hani "herkesten yeteneğine göre, herkese ihtiyacı kadar"dı? senin ihtiyacın benim kan şekerimden daha mı kutsal be vicdansız..? senin bu yaptığın paylaşım değil, bildiğin gizli sömürgeciliktir!! öğle yemeği de acil veri girişi saçmalığıyla yalan oldu, mide özsuyum rosa luxemburg’un devrim ateşi gibi kavuruyor içimi..
ama yine de o stiletto üzerinde dik duracağım. ayakkabım vuruyor, karnım gurulduyor, emeğim karmaşık formüllerin arkasına saklanıp gasp ediliyor ama yağsın bakalım bu yağmur. ben bu çarkın dişlileri arasında ezilirim ama asla o dişliye yağ olmam!..
elbet bir gün o servis benim için vaktinde duracak, o pabuçlar ayağımı sıkmayacak ve o çalınan gofretlerin hesabı bu düzenden tek tek sorulacak. enseyi karartmak yok, kalemim kılıçtan, excel’im sömürüden keskindir. bu devran elbet dönecek..!
devamını gör...
nick vermeden bir yazara seslen
projeye çok odaklandım, öyle alelade seslenirsen duyamam, göremem. nickimle falan seslen. hüloğh falan de ya da
devamını gör...
nick vermeden bir yazara seslen
tatlış mısın sen be yaaaa???
devamını gör...
sözlük fotoğraflarının yazarları
devamını gör...
sözlük fotoğraflarının yazarları
bu terste bi işlik var ama hadi hayırlısı.
devamını gör...
prensesler gibiydim ben baba evinde
tamam kral babandır, hadise çıkmasın.
devamını gör...
sözlük fotoğraflarının yazarları
inanılmaz bir aydınlanma yaşadım.
devamını gör...
muhammed bin mahmud el hatib
hicri 683 yılında yazdığı anlaşılan "fustat ul adale fi kavaid is saltana" adlı eserde, ehli sünnet harici zumrelerin padisahlarin umur u külli ile meşgul olmaları, ulema ve eşrafın mevki ve para peşinde bulunması, halkın hamiyetsizlik ve ahlaksızlığı vs yüzünden kustahliklarini artırdığı ve cihanın bu gibilerle dolu olduğunu vurgulamıştır.
devamını gör...
sözlük hanımsızlara hanım bul ulan allahsız
devamını gör...
sözlük fotoğraflarının yazarları
bir aşinalık oluştu.
devamını gör...
sözlük fotoğraflarının yazarları
yazara bakmadan fotoğraftan kim olduğunu anlayabilecek seviye. sokakta görsek nick verip naber diyecek seviyedeyiz artık.
devamını gör...
3 şubat 2026 abd’nin iran’a ait iha’yı düşürmesi
adı açıklanmayan abd’li yetkili, abd ordusunun umman denizi’nde abd uçak gemisine yaklaşan iran’a ait bir insansız hava aracını düşürdüğünü açıkladı.
devamını gör...
prensesler gibiydim ben baba evinde
hayatımı değiştiren şarkı sözüdür.
devamını gör...

