zaman tüneli
aileden birinin ölmesiyle gelen boşluk hissi
babam kadar sevdiğim amcamın gidişiyle tattığım duygu.
gidişi diyorum çünkü o zamanlar ölümün ne demek olduğunu bilemeyecek kadar küçüktüm. bir sabah uyandım ve bana daha dün gördüğüm amcamın gittiğini ve onu bir daha göremeyeceğimi söylediler.
amcamı kaybettikten sonra babasını kaybetmiş insanlarla tanışıntığımda içime hep aynı acı çöktü, babam gibiydi, kızı gibiydim çünkü.
tamam ikisi bir olmaz diyeceksiniz, belki de haklısınız ama 22 yıldır ben aynı boşluğu aynı acıyla hissediyorum. amcamdan sonra da çok kaybım oldu ama amcamda daha çocuk olmama, olanları algılayamayacak kadar küçük olmama rağmen içimde eksilen yer kocamandı. o yüzdendir babamı kaybetmekten gerçekten çok korkuyorum.
gidişi diyorum çünkü o zamanlar ölümün ne demek olduğunu bilemeyecek kadar küçüktüm. bir sabah uyandım ve bana daha dün gördüğüm amcamın gittiğini ve onu bir daha göremeyeceğimi söylediler.
amcamı kaybettikten sonra babasını kaybetmiş insanlarla tanışıntığımda içime hep aynı acı çöktü, babam gibiydi, kızı gibiydim çünkü.
tamam ikisi bir olmaz diyeceksiniz, belki de haklısınız ama 22 yıldır ben aynı boşluğu aynı acıyla hissediyorum. amcamdan sonra da çok kaybım oldu ama amcamda daha çocuk olmama, olanları algılayamayacak kadar küçük olmama rağmen içimde eksilen yer kocamandı. o yüzdendir babamı kaybetmekten gerçekten çok korkuyorum.
devamını gör...
normal kadın
ekşi kadından iyidir. tek rakibi tdk kadın.
devamını gör...
yazarların en son güldüğü şey
kendime çok gülüyorum. en son yine kendime güldüm. ama kendi kendime güldüm. öyle böyle gülmedim. iyi güldüm. fena güldüm. ben beni güldürdüm. allah da beni güldürsün.
devamını gör...
üstteki yazara 1 ile 10 arası puan ver
benim haddim.
diko 10
pikaçu otur 1
diko 10
pikaçu otur 1
devamını gör...
bu başlıkta kendimizi kandırıyoruz
kendimi kaldıramıyorum ben. geçen borç istedim kendimden yarın öderim diye. silktir lan dedi. sen dedim kime küfrediyon. sana dedim. ben dedim. bana mı dedi. bana dedim. sen dedim benim kim olduğumu biliyor musun dedim. ben dedi senin kim olduğunu biliyor musun dedi. ben dedim. sen dedi. sen dedim. ben dedi. kandıramadım beni.
devamını gör...
üstteki yazara 1 ile 10 arası puan ver
üstteki yazara puan vermek benim haddim değil.
devamını gör...
sözlüğü fırın gibi kullanmak
sözlüğü fırın gibi değil de kombi gibi kullanabilsek ne güzel olurdu. ellerim ve ayaklarım üşürken öyle aklıma geliverdi.
devamını gör...
sözlüğü fırın gibi kullanmak
sözlük yazarlarının fırınları başlığına resim gelmeden inanmayın.
devamını gör...
anne sevgisi
bende yok olan.
devamını gör...
anne sevgisi
biraz içimi dökeceğim müsaadenizle.
ben kendimi bildim bileli annem mesafeli biridir. bizi öpmez, sarılmaz, sevgi sözcükleri söylemez. mizacı böyledir eskiden beri. küçükken çok isterdim beni sevmesini saçımı okşamasını ne bileyim sıcak olmasını falan. annem beni hep eleştirirdi. evde sorun çıkaran kişi ablam olurdu her zaman, öfke problemleri olan sinir bozucu bir şeydi. bense hep "ne kadar olgun her işini kendi hallediyor bize hic zorluk çıkarmadı" çocuğuydum. buna rağmen annem beni hep eleştirdi, durmadan.
çok sakarsın inci...
sakar insanlardan nefret ederim inci...
çok dağınıksın inci...
kafana bir şey girmiyor inci...
benim seni sevmediğimi düşünüyorsan bu senin problemin inci...
suratını asma inci, moralini bozma inci, biz senin bu suratını görmek zorunda değiliz inci, gece niye uyumuyorsun inci hadi uyumuyorsun gürültü yapma inci (bi kere de demedi 9 yaşında bir çocuğun gözüne neden uyku girmez), hep zamansız uyuyorsun inci, bıktım inci, yemek yapamıyorsun inci, bir şeyi de bana sormadan yap inci, inci, inci, inci...
ben asla ona yetemedim, ne yapsam eksiktim. kahvaltı hazırlardım peynirsiz kahvaltı mı olur inci derdi mesela, bir teşekkür ederim kızım demezdi. çocukken haftasonu erken kalkıp kahvaltı hazırlamıştım hiç unutmam, o kadar heyecanlıydım ki, annemi uyandırdım kahvaltıyı gördü bu saatte niye uyandın inci dedi. bir kere de notlar falan yazdım kötü hissettiği bir dönemde yanında olduğumu göstereceğim çocuk aklımla, saçma sapan şeyler uğraşma inci dedi.
böyle böyle ben de duygusuz birine dönüştüm. seneler geçti her gece ben anneme benzemicem dedim, her günüm onun gibi olmamaya çalışarak geçti.
bazen düşünüyorum da ben gerçekten sevilmeyecek bir çocuk muydum ne yapmıştım ona neydi bu nefretin sebebi, halbuki gerçekten herkesin övdüğü bir çocuktum. bir kere bile onlara öf demedim, üzülürdüm onlar üzülmesin diye belli etmezdim, o kadar iyi mutlu rolü yapıyordum ki 10 yaşında her gece intihar etmeye çalışıp cesaret edemediğimi bir kere bile anlamadı, başarılı da bir çocuktum fen lisesine yerleştiğimde bile neden bizim şehirdekine yerleşemediğim konuşulmuştu.
neyse işte seneler geçti öyle böyle bir şekilde büyüdüm. 22 yaşındayken bir gece aniden anladım, ona ne kadar da çok benzemiştim zaman içinde. sevgimi dile getiremez olmuştum, birini öpmek sarılmak işkence gibi geliyordu, konuşma tarzım bile ona benzemişti. senelerce gece gündüz onun gibi olmicam diye diye delirdiğim kadının kopyası olup çıkmıştım. senelerdir depresyondaydım ama bu durumu fark etmek beni daha da dibe sürükledi, çıkamadım. destek aldım, ilaçlar, haplar , terapiler... hâlâ annesi tarafından sevilmemiş o çocuktum. hiçbir şey değişmemişti, sadece ben kabullenmiştim. sonrasında kendimi keşfettim aslında hiç de sevgisini belli edemeyen biri olmadığımı fark ettim, biri beni öyle güzel sevdi ki ben pamuk gibi birine dönüştüm. beni kendimle barıştırdı, hep sevdiğim şeyleri yaptı, yanımda oldu, elimi tuttu. iyi ki var hayatımda. ama annem o zaman da susmadı, kedileri severim diye kedili bir şey alırdı hemen başlardı "seni etkilemek için yapıyor inci bu kadar saf olma". bitmiyordu hep ama hep eleştiriyordu; iki ayda nasıl sever seni inci saf olma, bir buçuk sene konuştuğun adamı bile tanıyamadın bunu nasıl tanıdın inci, seni sevmiyor etkilemeye çalışıyor inci, işler ilerleyince ilgisini yitirir inci...
sahi, ben sevilmeyecek biri miyim anne, kimse beni sevemez mi, sırf sevdiğinden iyi hissetmemi istediğinden yapıyor olamaz mı bunca şeyi? niye anne, neden beni sevmiyorsun anne? naptım ben sana anne, beni dünyaya sen getirdin neden beni korumuyorsun anne kendinden? neyse ki haksız çıktın anne. doğuranın bile sevmediği bu küçük kızı sevdi o çocuk anne, hiç sorumlusu olmadığı halde senin bile açtığın yaralara üfleyip sarıyor anne. beni seviyor, ben de sevilebilecek biriymişim gördün mü anne?
ama artık sana kızmıyorum biliyor musun? geçen gün mutfakta beraber yemek yaparken anladım; sen benden değil kendinden nefret ediyormuşsun, bütün o eleştiriler aslında kendineymiş. hayatımda ilk defa "seni kendime çok benzetiyorum" dedin. ben sana benziyorum anne, beni bu yüzden sevmiyorsun. anladım. anladım anlamasına ama bu benim çocukluğumu geri getirmiyor ki, içimdeki kız çocuğu ikna olamıyor artık sevildiğine anne. neden kızına bunu yaptın anne? ben seni nasıl affedicem anne?
ben kendimi bildim bileli annem mesafeli biridir. bizi öpmez, sarılmaz, sevgi sözcükleri söylemez. mizacı böyledir eskiden beri. küçükken çok isterdim beni sevmesini saçımı okşamasını ne bileyim sıcak olmasını falan. annem beni hep eleştirirdi. evde sorun çıkaran kişi ablam olurdu her zaman, öfke problemleri olan sinir bozucu bir şeydi. bense hep "ne kadar olgun her işini kendi hallediyor bize hic zorluk çıkarmadı" çocuğuydum. buna rağmen annem beni hep eleştirdi, durmadan.
çok sakarsın inci...
sakar insanlardan nefret ederim inci...
çok dağınıksın inci...
kafana bir şey girmiyor inci...
benim seni sevmediğimi düşünüyorsan bu senin problemin inci...
suratını asma inci, moralini bozma inci, biz senin bu suratını görmek zorunda değiliz inci, gece niye uyumuyorsun inci hadi uyumuyorsun gürültü yapma inci (bi kere de demedi 9 yaşında bir çocuğun gözüne neden uyku girmez), hep zamansız uyuyorsun inci, bıktım inci, yemek yapamıyorsun inci, bir şeyi de bana sormadan yap inci, inci, inci, inci...
ben asla ona yetemedim, ne yapsam eksiktim. kahvaltı hazırlardım peynirsiz kahvaltı mı olur inci derdi mesela, bir teşekkür ederim kızım demezdi. çocukken haftasonu erken kalkıp kahvaltı hazırlamıştım hiç unutmam, o kadar heyecanlıydım ki, annemi uyandırdım kahvaltıyı gördü bu saatte niye uyandın inci dedi. bir kere de notlar falan yazdım kötü hissettiği bir dönemde yanında olduğumu göstereceğim çocuk aklımla, saçma sapan şeyler uğraşma inci dedi.
böyle böyle ben de duygusuz birine dönüştüm. seneler geçti her gece ben anneme benzemicem dedim, her günüm onun gibi olmamaya çalışarak geçti.
bazen düşünüyorum da ben gerçekten sevilmeyecek bir çocuk muydum ne yapmıştım ona neydi bu nefretin sebebi, halbuki gerçekten herkesin övdüğü bir çocuktum. bir kere bile onlara öf demedim, üzülürdüm onlar üzülmesin diye belli etmezdim, o kadar iyi mutlu rolü yapıyordum ki 10 yaşında her gece intihar etmeye çalışıp cesaret edemediğimi bir kere bile anlamadı, başarılı da bir çocuktum fen lisesine yerleştiğimde bile neden bizim şehirdekine yerleşemediğim konuşulmuştu.
neyse işte seneler geçti öyle böyle bir şekilde büyüdüm. 22 yaşındayken bir gece aniden anladım, ona ne kadar da çok benzemiştim zaman içinde. sevgimi dile getiremez olmuştum, birini öpmek sarılmak işkence gibi geliyordu, konuşma tarzım bile ona benzemişti. senelerce gece gündüz onun gibi olmicam diye diye delirdiğim kadının kopyası olup çıkmıştım. senelerdir depresyondaydım ama bu durumu fark etmek beni daha da dibe sürükledi, çıkamadım. destek aldım, ilaçlar, haplar , terapiler... hâlâ annesi tarafından sevilmemiş o çocuktum. hiçbir şey değişmemişti, sadece ben kabullenmiştim. sonrasında kendimi keşfettim aslında hiç de sevgisini belli edemeyen biri olmadığımı fark ettim, biri beni öyle güzel sevdi ki ben pamuk gibi birine dönüştüm. beni kendimle barıştırdı, hep sevdiğim şeyleri yaptı, yanımda oldu, elimi tuttu. iyi ki var hayatımda. ama annem o zaman da susmadı, kedileri severim diye kedili bir şey alırdı hemen başlardı "seni etkilemek için yapıyor inci bu kadar saf olma". bitmiyordu hep ama hep eleştiriyordu; iki ayda nasıl sever seni inci saf olma, bir buçuk sene konuştuğun adamı bile tanıyamadın bunu nasıl tanıdın inci, seni sevmiyor etkilemeye çalışıyor inci, işler ilerleyince ilgisini yitirir inci...
sahi, ben sevilmeyecek biri miyim anne, kimse beni sevemez mi, sırf sevdiğinden iyi hissetmemi istediğinden yapıyor olamaz mı bunca şeyi? niye anne, neden beni sevmiyorsun anne? naptım ben sana anne, beni dünyaya sen getirdin neden beni korumuyorsun anne kendinden? neyse ki haksız çıktın anne. doğuranın bile sevmediği bu küçük kızı sevdi o çocuk anne, hiç sorumlusu olmadığı halde senin bile açtığın yaralara üfleyip sarıyor anne. beni seviyor, ben de sevilebilecek biriymişim gördün mü anne?
ama artık sana kızmıyorum biliyor musun? geçen gün mutfakta beraber yemek yaparken anladım; sen benden değil kendinden nefret ediyormuşsun, bütün o eleştiriler aslında kendineymiş. hayatımda ilk defa "seni kendime çok benzetiyorum" dedin. ben sana benziyorum anne, beni bu yüzden sevmiyorsun. anladım. anladım anlamasına ama bu benim çocukluğumu geri getirmiyor ki, içimdeki kız çocuğu ikna olamıyor artık sevildiğine anne. neden kızına bunu yaptın anne? ben seni nasıl affedicem anne?
devamını gör...
kedi
22 teşrin i sani 1887 günkü habere göre,
teşvikiye'de bir kulübede ikamet eden ahmet ağanın karısı, 4 aylık çocuğunu salıncağa koyup uyutmuş, ancak kedileri salıncağa çıkıp bebeğin üstüne yatarak ağzını kapattığından dolayı çocuk nefes alamayıp vefat etmiş.
teşvikiye'de bir kulübede ikamet eden ahmet ağanın karısı, 4 aylık çocuğunu salıncağa koyup uyutmuş, ancak kedileri salıncağa çıkıp bebeğin üstüne yatarak ağzını kapattığından dolayı çocuk nefes alamayıp vefat etmiş.
devamını gör...
aileden birinin ölmesiyle gelen boşluk hissi
hiçbir zaman, hiçbir şeyle geçmeyecek olan bir acı kalır geride, hayat bana bu kadarını yapmaz desen de nâfile, her başlangıcın bir bitişi olsa da böyle bittiğine inanamazsın.
evin anlamını yitirir, mutluluklar yitip gidenle birlikte geçmişte kalmıştır, içinde artık onun olmadığı bir dünyada mutlu olmak da imkânsızlaşacaktır, en büyük mutluluk kaynağının o olduğunu onu yitirince anlarsın.
bazen artık hayatta olmadığını unutup ona seslenirsin birden, cevap verecek, yaşıyor sanırsın ama artık sadece rüyalarında yaşar o...
boşluk hiç geçmez, acı eksilmez, gözyaşı dâima oradadır, anılar, her şey oradadır, yüreğinde.
fark etmez, sen artık hatırlayamasan bile...
sevdiklerinize, annenize sıkıca sarılın, benim yerime de....
ben bayramda mezarına sarılacağım...
evin anlamını yitirir, mutluluklar yitip gidenle birlikte geçmişte kalmıştır, içinde artık onun olmadığı bir dünyada mutlu olmak da imkânsızlaşacaktır, en büyük mutluluk kaynağının o olduğunu onu yitirince anlarsın.
bazen artık hayatta olmadığını unutup ona seslenirsin birden, cevap verecek, yaşıyor sanırsın ama artık sadece rüyalarında yaşar o...
boşluk hiç geçmez, acı eksilmez, gözyaşı dâima oradadır, anılar, her şey oradadır, yüreğinde.
fark etmez, sen artık hatırlayamasan bile...
sevdiklerinize, annenize sıkıca sarılın, benim yerime de....
ben bayramda mezarına sarılacağım...
devamını gör...
sözlüğü fırın gibi kullanmak
mercimek fırınlıyorsalar demek ki.
devamını gör...
tepedelenli ali paşa
bla bla bla,
kendisini tenkile memur edilen hurşit paşanın adamları tarafından önce hayalarından vurulmuş sonra öldürülerek başı kesilmiş.
yanyalilar "ali pasa kaymeni " seklinde ağıt yakmışlar. neyse ne işte ya.
kendisini tenkile memur edilen hurşit paşanın adamları tarafından önce hayalarından vurulmuş sonra öldürülerek başı kesilmiş.
yanyalilar "ali pasa kaymeni " seklinde ağıt yakmışlar. neyse ne işte ya.
devamını gör...
canı sıkılan yazarlar veri tabanı
beni buraya sabitleyebilirsiniz. sakıncası yok.
meraklı bir şekilde sözlüğü öğrenmeye çalışıyorum. enteresan bir yere benziyor. içen fotoğraf atıyor, sıkılan kendi fotoğrafını atıyor filan. instagramdan hallice gibi, bilmiyorum. daha gözlemliyorum.
meraklı bir şekilde sözlüğü öğrenmeye çalışıyorum. enteresan bir yere benziyor. içen fotoğraf atıyor, sıkılan kendi fotoğrafını atıyor filan. instagramdan hallice gibi, bilmiyorum. daha gözlemliyorum.
devamını gör...
bu başlıkta kendimizi kandırıyoruz
#3876174
kimse bizi kandırmıyor(!)
kimse bizi kandırmıyor(!)
devamını gör...
üstteki yazara 1 ile 10 arası puan ver
5 pekiyi.
devamını gör...
bu başlıkta kendimizi kandırıyoruz
başkalarının kandırdığı yetmiyor bir de kendimizi mi kandıralım yani.
devamını gör...
pavalı köpekler
zamanında aziz yıldırım aleyhine kötü tezahüratta bulunan fenerbahçeli taraftara aziz yıldırım'ın öyle monolog falan değil aleni biçimde yüzlerine haykırdığı gerçek.
devamını gör...
canı sıkılan yazarlar veri tabanı
nadir, canımın sıkılmadığı hatta kimsenin sıkamayacağı bir günü yaşıyorum.*
devamını gör...