zaman tüneli

gideyim de saç yüzüğü sipariş edeyim.
devamını gör...

devamını gör...

sözlerini yazalım da tam olsun.

cideliler turizm.
ulaşım, otobüs firması!
cideliler turizm (x2).
ali baykal, kurucaşile şubesi!
cideliler turizm (x2).
ulaşım, otobüs firmanız!
ali baykal, kurucaşile şubesi!
cideliler turizm (x2).
cideliler turizm, otobüs firması.
devamını gör...

" sen akşamın çobanısın... "

antik yunan şairi sappho imzalı 70 sayfalık eser; dilimize ise günay tuğrul tarafından kazandırılmış ve 1996 yılında yayınlanmıştır.

kitabımıza geçelim;

son zamanlarda okuduğum en düşündürücü dizelerin yer aldığı kitaptı diyebilirim, bilhassa; " sen akşamın çobanısın " dizesi hayli özgün ve etkileyiciydi.

aşkı ve ayrılığı senkronize hissettiren şiirlerdi benim için, aşk belki de bir kibrit çöpünün bir parlayıp bir sönen alevidir,
ne zaman söneceğini bilemediğin ve sanki sonuna kadar yanacakmış hissi veren...

veryansın eder gibi olduğu şiirleri de barındırıyor içeriğinde, aşka aşık olduğunu düşündüren şiirleri de karşımıza çıkabiliyor ansızın.

bazen bir daha dönülmez bir yere gideceğini dile getiriyor kimi dizesinde, ayrılığa dayanmak zorunda olduğunun farkındalığı da bazı dizelerden yansıyor.

özlem ve acıya dair dizeleriyle karşılaşmak da mümkün, belki de acı denen şey özlemin bir sonucudur ya da aynı şeydir, kim bilir?

bazı şiirlerde aşkına yalvarır gibi olduğu da görülüyor, " gözlerinin yalın güzelliğini esirgeme benden " diyor, sevilen birinin gözlerinden ayrı düşmenin, o gözleri bir daha görmeyecek olmanın yarattığı yıkımı hissettiriyor.

bazen de vazgeçer gibi oluyor, vazgeçmekten başka yapabileceği bir şeyinin kalmadığını düşündürüyor,
aşkın ve ayrılığın onun vâroluşu üzerindeki etkilerini gözler önüne seren, etkileyici dizelerin yer aldığı, farklı bir kitaptı.

okurken seçtiğim bazı dizeleri bırakarak burada bir son veriyorum.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


sordum kendime
sappho, dedim,
elinden ne vermek gelir?
her şeyi olan aphrodite gibi birine?

sen akşamın çobanısın.


bir daha dönülmeyen
bir yere gideceğim.

ey tahtı ışıl ışıl ölümsüz aphrodite
ulu zeus'un düzenci kızı
yalvarırım yüreğimi acılarla dağlama!

kaçıyorsa, kaçsın, bırak
yakında o senin ardına düşecek.

seni sevmiyorsa,
istemese de er geç sevecek.


nerdeyse ölümle yüz yüzeyimdir.

doğrusu ölsem daha iyi.
durmadan ağladı giderken.

sappho, dedi
bu ayrılığa dayanmak gerek.

boşuna ne uğraşıyorsun
yumuşatmaya
o taş yüreği?


ne garip!
en iyi davrandıklarım
bugün en çok incitenler beni.


kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sevgili tadço. aslında yazmak istemiyordum ama naçizane gözlemlerimi bir kez daha belirtme isteği duydum. biraz uzun olabilir ve fazla dağıtırsam da kusura bakmazsın umarım. her türlü cevabına da açığım.

öncelikle rbf olarak bu sözlükte genellikle goy goy amaçlı takılırım ama bunu yaparken bile sevsem de sevmesem de kimseyi kırmamaya aşırı özen gösteririm. gerçekte kimsem burada da oyum ki başlığa da fotoğrafı mı koyma amacım kendimi birilerine beğendirmek değil aha işte ben buyum demek. yani yazdığım her şeyin resmimle birlikte arkasındayım diyebilmek.

#3888432
buradan başlayayım. değer verdiğim insanlar var sözlükte. açıkça söyleyim zugra da bunların başında gelir. herkesin aksine sadece adını bilirim*. bu diğer yazarlar için de geçerli ki sayfalarca yazıştığımız mejanın adını bile bilmem mesela. gerçek adımı 3 kişi bilir telefonumu da iki kişiye verdim hala yazarlık yapan. patagonyalı ve dahlvier onlarda.
bunları neden anlatıyorum. samimi olduğumu belirtmek için. yani ortada öyle bir kankalık durumu yok. yazdığında kancacılık faaliyetinden bahsettiğin için.

#3886587
olayın başlangıcı tam da bu tanım aslında. ama ben bu tanımda öyle büyütecek, mevzu çıkaracak bir hakaret gözlemleyemedim. o an gördüklerini ve düşündüklerini yazmış o kadar. eleştirilir mi. sanane hiç tanımadığın kadından deyip evet eleştirilir ama mevzu yapılacak bir mesele mi bence değil. bugünün tüm meselesi olan bir durum söz konusu değil bana göre.

#3887917
gelelim zurnanın zırt dediği yere.
yine eleştirdiğin kişiye döndüğünü de birilerinin söylemesi gerekliydi bunu da kendime görev edindim.
bir insana laf söylerken onu ne kadar tanıyoruz. etkilenip erkilenmeyeceğini, psikolojisinin bozulup bozulmayacağını nereden biliyoruz. aslında sizin yaptığınız da eleştirdiğiniz sanal zorbalık olmuyor mu. bunu zugra özelinde değil bugün aranızda geçen sürtüşmeye istinaden yazıyorum ki illa ki okuyacaktır bu onun içinde geçerli.

#3887443
ve bütün yüzüklere hükmeden o tek yüzük.
şişmanları zorbalarken kendisinin de şişman olduğunu belirtmişsiniz. bu durumda sizlik bir durum yok inanın. ancak başka bir şişman cevap verebilir belki. durum dediğiniz gibiyse şişman biri başka bir şişmana laf söyleyebilir. onların dışındakiler söyleyemez. klasik zencilere sadece zenciler zenci diyebilir mantığı.

özetle hiç tanımadığımız insanlar hakkında yazarken daha dikkatli olmalıyız. bu zugra için de geçerli aynı şekilde ama kusura bakmayın ilk taşı atan da sizsiniz.
sonrasında aranızda gelişen gerginliği ve yazıları ikiniz içinde doğru bulmadığımı da açıkça belirtmek isterim.

fazla uzattım biliyorum. bunun içinde tekrar kusura bakmayın.

sevgiler, saygılar, mutluluklar ve daha bir sürü şey.
devamını gör...

(bkz: ey ima edenler, net olun)
devamını gör...

bu ülke bir zamanlar böyle şarkılar dinlerdi, ne oldu bize böyle ?

nefis bir şarkıdır.

devamını gör...

obez
kel
çirkin
pek de para kazanamayan, işçi sınıfının yanlış bölümden mezun olmuşu.

hepsi benim. vurun kahpeye de rahatlayın canlarım.

unutmayın ki düşmez kalkmaz bir allah, siz de yukarıdaki tanım gibi olabilirsiniz.cok zor birşey değil.

ben de olabilir miyim? aa pardon ben zaten öyleydim.

edit: bonus yazacağım derken asli unsuru unutmuşum.

ayrıca kısa boyluyum.ayak numaram da 37.

yani kısaca: mahremim de sıkıntılı. tüh.
devamını gör...

allah affetsin diyeceğim bir tanıdığım var. " abi yanlış anlama bla bla bla" der. bla kısmı açık söyleme, yanlış anlama manipülasyonu.

ayaklı manipülasyonun namuslu versiyonu biridir
devamını gör...

(bkz: cimcif)
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

(bkz: cideliler turizm)
devamını gör...

ne kadar çok istersek o kadar gerçekleşir
devamını gör...

her ürkek güvercinin yaşadığı durum.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kamil koç, bir ara saygın ve takdir gören bir firmaydı. sonra almanlar'a satıldı, işin içine alman girince kaliteyi yükseltir ve bezirgan zihniyetinden kurtulur diye beklenirken çıtayı iyice aşağı düşürdü. bugün kime sorsanız eleştiri alıyor, eleştiri konusunda da metro turizm'i sollayacak.
devamını gör...

eski gücünde olmadığını düşündüğüm italyan takımı juventus ile transfer paralarını nerden bulduğunu anlamadığım galatasaray'ın maçı.

aralarında bugüne kadar 6 maç oynanmış. galatasaray 2 kere, juventus da 1 kere kazanırken 3 maç berabere bitmiş.

galatasaray italyanlara karşı oynadığı son 17 maçın 7'sini kazanırken 7 beraberlik ve 3 mağlubiyet almış.

kaynak: fotomac.com
devamını gör...

(bkz: detaylı düşünemeyen erkekler)
devamını gör...

direkt aklıma şu film geliyor, yapabileceğim hiçbir şey yok :)

devamını gör...

meyve veren ağaç misali taşlanan
hüstad
taşlayan bu zevat
başardıklarının 100 birini yapsalardı
kendilerini popstar sanırlardı
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


1 milyona yıllık %120 getiriyle yıl sonunda 1.120.000 parası olacağını düşünecek kadar aptal birisi ne diyorsa siz tersini yapın bence*
bu sebeple temu candır.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim