zaman tüneli
insanın kendi çocukluğuna vereceği öğüt
20 ve 42 yaşın hayatının dönüm noktaları olacak. zamanı gelince anlarsın. ne öğüt verirsem vereyim değişmeyeceğiz zaten o konuda. kendimden biliyorum.
bitcoin diye birşey duyduğun anda al. büyük sözü dinle. ibnelik yapma.
o mesajı atma. 2 gün sabret ve konuş. allahın geri zekalısı.
otobüsü kaçırınca zorlama işte. bok var binecek.
önce hastaneye sonra ankara'ya gitme. sen oraya ait değilsin gidince anlayacaksın. aslında hastanede anlaman lazımdı aptal.
saçma sapan otobüs molasında çantanı yanına al. çalıyorlar.
üç kat geçmem gerekti ama o duvarları tekrar maviye boya. harika iki gündü.
hesabı ödemeden tekrar kaçın. şapşik seni.
ve söylediği her sözü o an anlamaya çalış. benim gibi salaklık yapıp yıllar sonra anlama.
ve benim için birkez daha öp. mutfak kapısının arkasında.
şaka maka güzel yaşadık lan acı tatlı. çok güzel yaşadık. geri zekalısın biliyorum. büyüdükçe sende anlayacaksın geri zekalı olduğumu. ama çok güzel yaşadık. başka bir hayatı zaten tercih etmeyiz. neden. çünkü aptalız.
bitcoin diye birşey duyduğun anda al. büyük sözü dinle. ibnelik yapma.
o mesajı atma. 2 gün sabret ve konuş. allahın geri zekalısı.
otobüsü kaçırınca zorlama işte. bok var binecek.
önce hastaneye sonra ankara'ya gitme. sen oraya ait değilsin gidince anlayacaksın. aslında hastanede anlaman lazımdı aptal.
saçma sapan otobüs molasında çantanı yanına al. çalıyorlar.
üç kat geçmem gerekti ama o duvarları tekrar maviye boya. harika iki gündü.
hesabı ödemeden tekrar kaçın. şapşik seni.
ve söylediği her sözü o an anlamaya çalış. benim gibi salaklık yapıp yıllar sonra anlama.
ve benim için birkez daha öp. mutfak kapısının arkasında.
şaka maka güzel yaşadık lan acı tatlı. çok güzel yaşadık. geri zekalısın biliyorum. büyüdükçe sende anlayacaksın geri zekalı olduğumu. ama çok güzel yaşadık. başka bir hayatı zaten tercih etmeyiz. neden. çünkü aptalız.
devamını gör...
salih bademci
olgunlaştıkça, kendisini fark ettiğini düşünüyorum.
bence kendisi de yeteneğiyle bu kadarını yapabileceğini bilmiyordu. eskiden canlandırdığı karakterler ile şu an risk alarak kabul ettiği karakterler arasında inanılmaz bir fark var. bana sorarsanız, orta yaşlarında gerçekten yeteneğini ve yeteneğinin limitlerini keşfetti. insanın kendisini gerçekten tanımasının en sanatsal örneği sayılabilir.
eşi de oyuncudur. bir dönem, istanbullu gelin'de beraber oynadılar. eşi ile evliliğinin kendisine inanılmaz motivasyon sağladığını düşünüyorum. keza, gerçekten her işini destekleyen- anlamsız kıskançlıkları olmayan ve kocasının sahiplendiği her rolün arkasında duran bir karısı var. kadın bir kere kocasına güveniyor. ilişkilerinde bunun verdiği bir rahatlık ve huzur var . söz konusu oyunculuksa, insanın eşinin mesleğine karşı yapıcı olması inanılmaz bir fark attırıyor.
sizi kısıtlayan, aldığınız her role karışan, sizi sürekli mutsuz eden biriyle sektörden silinirsiniz. salih bademci ise parlıyor. son zamanlarda gözüme çarptıkları için, kendisinin evliliğine gupse özay ve öykü karayel'in evlilikleri de örnek göstermek istiyorum. gupse ve öykü kendi evliliklerinde inanılmaz desteklenen ve rolleri kendi kafalarına göre kabul eden kadınlar çünkü eşleri barış arduç ve can bonomo bu konuda inanılmaz adil ve saygılılar. açıkca sektörü tanıyan ve eşlerini baskılamayan adamların, eşlerine gösterdiği destek sonucunda; bu kadınların nasıl parladıklarını izliyoruz. tıpkı salih bademci gibi, rollerini yapıp çıkıyorlar. sıfır baskı- sıfır motivasyonsuzluk- sıfır kişilik çatışması...
oyuncuysanız( kadın- erkek fark etmez), eşinizin kafasının modern olması çok önemli. yoksa sizi eve kapatıp/ standart bir işe adapte edip, sektörden siliyorlar. kaç sanatçının maalesef ki sonu bu oldu. sesinden- oyunculuğundan mahrum kaldığımız gerçekten kaç sanatçı var...
meydanın boş kalması yine halkın alehine oluyor. gerçek sanatçıların açtığı boşluğu, hiçbir yeteneği olmayan, ajansların şişirdiği modeller alıyor. biliyorsunuz artık oyuncu olmanız için yeteneğiniz doğrultusunda eğitim almış olmanız değil, güzel veya yakışıklı olmanız gerekiyor. - çünkü konservatuarlar boşuna var. orada kasap yetiştiriyorlar.
konumuza geri dönecek olursam, salih bu konuda da şanslı olduğu için, gönlünden geçen her rolü anında alıyor ve sonra hepsini kameralar önünde üstüne giyiyor... - ama ne giymek...
bence kendisi de yeteneğiyle bu kadarını yapabileceğini bilmiyordu. eskiden canlandırdığı karakterler ile şu an risk alarak kabul ettiği karakterler arasında inanılmaz bir fark var. bana sorarsanız, orta yaşlarında gerçekten yeteneğini ve yeteneğinin limitlerini keşfetti. insanın kendisini gerçekten tanımasının en sanatsal örneği sayılabilir.
eşi de oyuncudur. bir dönem, istanbullu gelin'de beraber oynadılar. eşi ile evliliğinin kendisine inanılmaz motivasyon sağladığını düşünüyorum. keza, gerçekten her işini destekleyen- anlamsız kıskançlıkları olmayan ve kocasının sahiplendiği her rolün arkasında duran bir karısı var. kadın bir kere kocasına güveniyor. ilişkilerinde bunun verdiği bir rahatlık ve huzur var . söz konusu oyunculuksa, insanın eşinin mesleğine karşı yapıcı olması inanılmaz bir fark attırıyor.
sizi kısıtlayan, aldığınız her role karışan, sizi sürekli mutsuz eden biriyle sektörden silinirsiniz. salih bademci ise parlıyor. son zamanlarda gözüme çarptıkları için, kendisinin evliliğine gupse özay ve öykü karayel'in evlilikleri de örnek göstermek istiyorum. gupse ve öykü kendi evliliklerinde inanılmaz desteklenen ve rolleri kendi kafalarına göre kabul eden kadınlar çünkü eşleri barış arduç ve can bonomo bu konuda inanılmaz adil ve saygılılar. açıkca sektörü tanıyan ve eşlerini baskılamayan adamların, eşlerine gösterdiği destek sonucunda; bu kadınların nasıl parladıklarını izliyoruz. tıpkı salih bademci gibi, rollerini yapıp çıkıyorlar. sıfır baskı- sıfır motivasyonsuzluk- sıfır kişilik çatışması...
oyuncuysanız( kadın- erkek fark etmez), eşinizin kafasının modern olması çok önemli. yoksa sizi eve kapatıp/ standart bir işe adapte edip, sektörden siliyorlar. kaç sanatçının maalesef ki sonu bu oldu. sesinden- oyunculuğundan mahrum kaldığımız gerçekten kaç sanatçı var...
meydanın boş kalması yine halkın alehine oluyor. gerçek sanatçıların açtığı boşluğu, hiçbir yeteneği olmayan, ajansların şişirdiği modeller alıyor. biliyorsunuz artık oyuncu olmanız için yeteneğiniz doğrultusunda eğitim almış olmanız değil, güzel veya yakışıklı olmanız gerekiyor. - çünkü konservatuarlar boşuna var. orada kasap yetiştiriyorlar.
konumuza geri dönecek olursam, salih bu konuda da şanslı olduğu için, gönlünden geçen her rolü anında alıyor ve sonra hepsini kameralar önünde üstüne giyiyor... - ama ne giymek...
devamını gör...
2010 2011 sezonu şampiyonu trabzonspor
bir bitmedi gitti komik bir mesele oldu artık o sezon ts mi şampiyon fb mi mandela etkisi oldu hahaahahahaahhaah ama uefa ts’yi şampiyon seçmişti şampiyonlar ligi grubuna almıştı lille inter falan ile oynamıştı trabzon
devamını gör...
insanın kendi çocukluğuna vereceği öğüt
"hayallerini gerçekleştireceksin, hem de neredeyse hepsini. sadece dikkatli ol. dünya kötüye gidecek, insanlar birbirilerinin varlığını dahi hazmedemeyecek noktaya gelecek. kimseyle muhattap olma- başarını sahiplen ve yolunda yürü. tanrı'ya fazlasıyla tutunacaksın ve kalbini dinleyeceksin. seni özel kılan bu olacak çünkü gerçeklik inanılmaz çarpıtılacak ve insanüstü bir manipülasyon dalgası ortaya çıkacak. bu yüzden yalnızlık bir lüks haline gelecek, bir kalkan. yalnız kalmayla doğuştan barışık halini garipsemeyeceksin çünkü bu senin kişisel gücün olacak. ve...
seninle gurur duyuyorum, iyi ki varsın ! hataların seni büyütecek, hayal kırıklıkların seni yüceltecek. acılarınla daha da dikleşeceksin. ne kötülük görürsen gör, kötü biri olmayı/ onlardan biri olmayı seçmeyeceksin. sen şansın fazlasıyla varken, bunu seçmeyeceksin.
hepsini başarabildiğin için seni tebrik ediyorum. çok değerlisin küçük kız! çok!"
seninle gurur duyuyorum, iyi ki varsın ! hataların seni büyütecek, hayal kırıklıkların seni yüceltecek. acılarınla daha da dikleşeceksin. ne kötülük görürsen gör, kötü biri olmayı/ onlardan biri olmayı seçmeyeceksin. sen şansın fazlasıyla varken, bunu seçmeyeceksin.
hepsini başarabildiğin için seni tebrik ediyorum. çok değerlisin küçük kız! çok!"
devamını gör...
meta'nın yeni bir yapay zeka teknolojisi için patent alması
sevgili meta.
yiyiyorsa beni taklit et. komputere zızzzzt diyen turist ömer gibiyim. o biçimmm.
yiyiyorsa beni taklit et. komputere zızzzzt diyen turist ömer gibiyim. o biçimmm.
devamını gör...
meta'nın yeni bir yapay zeka teknolojisi için patent alması
ne gerek var ya. bunun sonu diriltmeye doğru gidecek herhalde.
devamını gör...
ramazan ayında içmedeyiz normal sözlük başlığı kapatılsın kampanyası
linç kültürünü sevmem. dolayısıyla başlığı açan yazarın şahsına yönelik birşey söylemeyeceğim. ancak başlığı fikirsel olarak cidden vahim buldum. ve bu fikri yerin dibine soksam bile az olur.
yakın zamanda burada yazdığım bir şey var. sözlük geneline ithafen yazılmış bir yazı. orada da belirttim, normal sözlükte çok yeniyim ve açılan başlıkların büyük bölümü bence hem kalitesiz hem basit. hatta hemen her konuda açılan görsel başlıklar ve yazarların birbiriyle sürekli olarak paslaştığı, ilkokul düzeyindeki "göndermeli" başlıklar, bana da çok tuhaf geliyor. bu tip başlıkları engellemeye kalkarsam ki en mantıklı formül o sanırım, sol frame de görebileceğim başlık sayısı ciddi anlamda azalacak.
şunlar da cepte dursun ; ateistim, öyle yeni filan da değil 30 seneden fazla zaman geçmiştir üzerinden. alkol ile aram ise hiç yok. alkole karşı olduğum için değil. midem gerçekten çok hassas ve alkollü içeceklerin tadı damak zevkime hitap etmiyor. yılda bir iki kez rakı, şarap hepsi bu.
ancaaaaaak, x bir başlık için ; kapatılsın, kimse yazmasın, kimse görsel paylaşım yapmasın tarzı bir talep de bulunmak, hele ki yukarıda dediğim ve başka yazarların da dile getirdiği gibi, açılan başlıkları görmemek için seçeneklerin de bulunduğu bir durumda bunu yapmak, siyasi açıdan faşistlik, insani açıdan ise hadsizliktir. yani eleştirmek veya başlıkları, yazarları beğenmemek insani birer tepkidir, tercihtir ve bana kalırsa iyi de bir şeydir. ama bu yapılmasın, bu olmasın tarzı ifadeler cidden hastalıklı bir düşünceye karşılık geliyor.
yakın zamanda burada yazdığım bir şey var. sözlük geneline ithafen yazılmış bir yazı. orada da belirttim, normal sözlükte çok yeniyim ve açılan başlıkların büyük bölümü bence hem kalitesiz hem basit. hatta hemen her konuda açılan görsel başlıklar ve yazarların birbiriyle sürekli olarak paslaştığı, ilkokul düzeyindeki "göndermeli" başlıklar, bana da çok tuhaf geliyor. bu tip başlıkları engellemeye kalkarsam ki en mantıklı formül o sanırım, sol frame de görebileceğim başlık sayısı ciddi anlamda azalacak.
şunlar da cepte dursun ; ateistim, öyle yeni filan da değil 30 seneden fazla zaman geçmiştir üzerinden. alkol ile aram ise hiç yok. alkole karşı olduğum için değil. midem gerçekten çok hassas ve alkollü içeceklerin tadı damak zevkime hitap etmiyor. yılda bir iki kez rakı, şarap hepsi bu.
ancaaaaaak, x bir başlık için ; kapatılsın, kimse yazmasın, kimse görsel paylaşım yapmasın tarzı bir talep de bulunmak, hele ki yukarıda dediğim ve başka yazarların da dile getirdiği gibi, açılan başlıkları görmemek için seçeneklerin de bulunduğu bir durumda bunu yapmak, siyasi açıdan faşistlik, insani açıdan ise hadsizliktir. yani eleştirmek veya başlıkları, yazarları beğenmemek insani birer tepkidir, tercihtir ve bana kalırsa iyi de bir şeydir. ama bu yapılmasın, bu olmasın tarzı ifadeler cidden hastalıklı bir düşünceye karşılık geliyor.
devamını gör...
meta'nın yeni bir yapay zeka teknolojisi için patent alması
21. yüzyılda ruh çağırma gibi bir şey. öyle değil mi ya?
devamını gör...
meta'nın yeni bir yapay zeka teknolojisi için patent alması

başlık çok masum dursa da, içerik itibariyle maalesef öyle değil. instagramın en büyük magazin/ gündem haber kaynaklarından biri olan "gazete magazin'in " haberine göre, meta ölen kişilerin sosyal medya hesaplarını kontrol edebilecek ve onların yazı kalıplarıyla insanlarla iletişim kurmaya devam edebilecek bir yapay zeka programının patentini aldı.
bu ne demek biliyor musunuz?
vefat eden bir yakınınızın/ sevdiğinizin sosyal medya hesabı sanki o hala hayattaymış gibi kullanılacak ve yapay zeka sayesinde attığınız mesajlara- belkide yorumlara cevaplar verilecek.
bu durum çok yüksek boyutlarda algı bozulması ( abuk subuk teoriler- iddialar) yaratabilir hatta belkide insanların gerçek- hayal algısını birbirine sokacak bir psikolojik bozukluk haline hızlıca evrilebilir. dünyanın neresinde olursa olsun, insanların ölümü kabul etmesi- sindirmesi zaman alır. yokluğunu kabul etmekte zorlandığınız birinin instagram hesabının aktif tutulduğunu düşünebiliyor musunuz? üstüne bir yazılım sayesinde o kişinin yazı stilinin taklit edildiğini, hesap üstünden size dönütler verildiğini? - delirirsiniz.
tabii ki iyi niyetle yapıldığına inanmıyorum. ölen bir insanın sosyal medya hesabında neden gezmek- onu kontrol etmek istersiniz ki? toplumun geldiği yer inanılmaz. insanlık iyice çığrından çıkıyor. insanı uygulama kullandırmayacak noktaya getirdiler.
eğer bu gerçek olursa, yakında michael jackson, tupac, david bowie falan hikayeler atacak, yorumlarınıza cevap verecek. şaşırmayın.
devamını gör...
yazarların merak ettikleri şeyler
500 tl'lik banknot ne zaman çıkacak merak ediyorum.
devamını gör...
insanın kendi çocukluğuna vereceği öğüt
cocuklugunun her saniyesinin kiymetini bil kucuk kiz. buyumenin sorumluluğunun farkina varmadigin her ani keyifle doya doya yasa. sevdigin cizgilfilmleri daha cok izle, sobanin yaninda daha cok pinekle. anne yemeginin lezzetinin daha cok tat. babanin sarip sarmalamasina daha cok mutlu ol. ıstanbul’un havasini da daha cok solu bu arada. buyudugunde ne istanbul’da yasayacaksin, ne de istanbul senin yasadigin istanbul olacak.
devamını gör...
devşirme futbolcu
okan buruk sayesinde trende giren futbol terimidir bir futbolcuyu alışmadığı yerde oynatmak demektir riera gibi iyi performans da sergileyebilirsiniz kaan ayhan gibi kötü performans da sergileyebilirsiniz genelde zaruret halinde yapılır. birkeresinde zahayı trabzon maçında santrafor oynattı adam 3 attı 2 tanesi sayıldı
devamını gör...
yunus akgün
kanattır ama 10 numara değildir
devamını gör...
21 ocak 2025 galatasaray dinamo kiev maçı
gs 3-3 komik şekilde berabere kaldı nedeni şu gereksiz yüksek tempoda oynadılar takımı küçümsediler ama geri gelen bek yoktu sara yoktu o maçta buna ek olarak musleranın ıslıklandığı maçtır.o maçta bekte kaanın başlaması hataydı jelert ile başlasaydı iyi olurdu çünkü gidip geri gelebiliyor top taca çıkmıştı ama yine de dinamoya gol verilmişti o zaman. rezil olduğumuz maçtır
devamını gör...
insanın kendi çocukluğuna vereceği öğüt
kaç o evden kaç kaç çabuk.*
devamını gör...
insanın kendi çocukluğuna vereceği öğüt
hayata olumsuz bir gözle bakmamamı söylerdim çünkü o yaşlardayken kendimi olumsuzluğa, kötü şeylere çok sık kaptırdığım oldu. önce kendim iyi olmam gerektiğini ve sonrasında sevdiğim insanlara iyi gelebileceğimi söylerdim, kendimi ihmal etmemem gerektiğini anlatırdım.
devamını gör...
yazarların merak ettikleri şeyler
bazıları neden bu kadar embesil?*
devamını gör...
juventus
galatasaray tarafından, özellikle ikinci yarıda, skor ve oyun olarak hezimete uğratılmış italyan futbol takımı.
tarihi boyunca, 45 dakika içinde kaç kez 4 gol yemiştir bilmiyorum. ancak galatasaray bunu gerçekleştirdi o kesin. ki fazlası da olabilirdi.
galatasaray ı günahım kadar sevmem, öyle avrupa da türk takımını desteklemeliyiz tarzında romantik ve bir o kadar anlamsız bulduğum yaklaşımlarım da yoktur.
ancak hem futbol hem sporsever olarak, kendimce gördüğüm gerçekleri söylemekten de gocunmuyorum.
hiç öyle juventus eski juventus değil tarzı toplara da girmeyeceğim. neticede juventus denilen futbol takımı italya'nın en köklü ve başarılı 3 futbol takımından biridir. hatta avrupa da bence ilk 10 takımın içine bile girer. mesela çok övülen psg tarihi açıdan juventus a rakip bile olamaz. mevcut form durumları, ligdeki pozisyonları vs. juventus un çok büyük ve başarılı bir futbol takımı olduğu gerçeğini değiştirmiyor.
tekrar söylüyorum, özellikle ikinci yarı galatasaray juventus u sahadan sildi. tabir yerindeyse rencide etti. büyük ihtimalle turu geçen taraf da galatasaray olur.
bence galatasaray taraftarlarının bir bölümü de, kendi tarihleri açısından bu galibiyetin ne kadar önemli olduğunu ya idrak edemediler ya da gerçekten kendilerini dev aynasında görüyorlar. zira bu galibiyet ve bu skor öyle sürekli gerçekleşebilecek bir şey de değil. misal ben 100 sene içinde kaç kez daha karşılaşırlar bilemiyorum ama galatasaray'ın juventus filelerine, bir daha 5 gol atabileceğine ihtimal bile vermiyorum. ve dahası bu bir hazırlık maçı filan da değil.
özetle galatasaray, dün gece bence gerçek anlamda tarih yazmıştır. galatasaray taraftarlarını kutluyorum, ne kadar sevinseler ve övünseler bence haklılar.
başlık juventus olduğu için, yazıma başladığım gibi, sözlerimi juventus ile bitirmek istiyorum. bu hezimet juventus' un büyük bir futbol takımı olduğu gerçeğini değiştirmez. önümüzdeki 10 yıl içinde avrupa da herhangi bir kupayı kaldırırlarsa kimse "aaa juventus nasıl kazandı o kupayı "demez. eyyorlamam bu kadar.
tarihi boyunca, 45 dakika içinde kaç kez 4 gol yemiştir bilmiyorum. ancak galatasaray bunu gerçekleştirdi o kesin. ki fazlası da olabilirdi.
galatasaray ı günahım kadar sevmem, öyle avrupa da türk takımını desteklemeliyiz tarzında romantik ve bir o kadar anlamsız bulduğum yaklaşımlarım da yoktur.
ancak hem futbol hem sporsever olarak, kendimce gördüğüm gerçekleri söylemekten de gocunmuyorum.
hiç öyle juventus eski juventus değil tarzı toplara da girmeyeceğim. neticede juventus denilen futbol takımı italya'nın en köklü ve başarılı 3 futbol takımından biridir. hatta avrupa da bence ilk 10 takımın içine bile girer. mesela çok övülen psg tarihi açıdan juventus a rakip bile olamaz. mevcut form durumları, ligdeki pozisyonları vs. juventus un çok büyük ve başarılı bir futbol takımı olduğu gerçeğini değiştirmiyor.
tekrar söylüyorum, özellikle ikinci yarı galatasaray juventus u sahadan sildi. tabir yerindeyse rencide etti. büyük ihtimalle turu geçen taraf da galatasaray olur.
bence galatasaray taraftarlarının bir bölümü de, kendi tarihleri açısından bu galibiyetin ne kadar önemli olduğunu ya idrak edemediler ya da gerçekten kendilerini dev aynasında görüyorlar. zira bu galibiyet ve bu skor öyle sürekli gerçekleşebilecek bir şey de değil. misal ben 100 sene içinde kaç kez daha karşılaşırlar bilemiyorum ama galatasaray'ın juventus filelerine, bir daha 5 gol atabileceğine ihtimal bile vermiyorum. ve dahası bu bir hazırlık maçı filan da değil.
özetle galatasaray, dün gece bence gerçek anlamda tarih yazmıştır. galatasaray taraftarlarını kutluyorum, ne kadar sevinseler ve övünseler bence haklılar.
başlık juventus olduğu için, yazıma başladığım gibi, sözlerimi juventus ile bitirmek istiyorum. bu hezimet juventus' un büyük bir futbol takımı olduğu gerçeğini değiştirmez. önümüzdeki 10 yıl içinde avrupa da herhangi bir kupayı kaldırırlarsa kimse "aaa juventus nasıl kazandı o kupayı "demez. eyyorlamam bu kadar.
devamını gör...
archie bunker
#3889809
kendini sözlüğün en iyi yazarı ilan etmiş. oysa benim bildiğim, tacizciyi savunacak kadar dibe vurmuş rezil bi adamsın la sen.
boş yapma, adam gibi orucunu tut.
kendini sözlüğün en iyi yazarı ilan etmiş. oysa benim bildiğim, tacizciyi savunacak kadar dibe vurmuş rezil bi adamsın la sen.
boş yapma, adam gibi orucunu tut.
devamını gör...
