zaman tüneli
an itibarıyla yazarların nerede olup ne yaptığı sorusu
evdeyim. yataktayım. karanlıkta oturuyorum. sohbet muhabbet telefon sözlük dm instagram falan. çok yoğun.
devamını gör...
an itibarıyla yazarların nerede olup ne yaptığı sorusu
sözlükte takılıyorum.
devamını gör...
an itibarıyla yazarların nerede olup ne yaptığı sorusu
evdeyim.. kahve içiyorum.. ara ara buraya bakıp oyun oynuyorum..
devamını gör...
kimya
aramızda liseliler varsa bir kimyager olarak düşüncelerinizi bekliyorum. bir ders olmaktan çok daha ileride bir şey kimya seven çok sever sevmeyen de hiç sevmez arası yok
devamını gör...
ak parti'nin sattıkları tam liste
çoğunuzun hatırlayamayacağı kadar eski tarihte, türkiye'de yapay bir ekonomik kriz yaşanmıştı. lozan antlaşması'nın 2023'te biteceğine inananlara göre koca ülkenin ekonomik krize girmesinin nedeni, cumhuriyet tarihinin en atatürkçü ve dürüst cumhurbaşkanlarından olan ahmet necdet sezer'in dönemin başbakanı bülent ecevit'e anayasa kitapçığı fırlatmasıydı. krizin nedenini anlamak açısından, devamına bakmak gerekir.
kriz sonrası, amerika'nın emriyle, ünlü amerikalı ekonomist kemal derviş türkiye'ye bakan olarak gönderildi. ancak derviş eli boş gelmedi. elinde bir reçete vardı ve bu reçetede, amerikalıların hazırladığı "satılacaklar listesi" yer alıyordu.
dsp ve mhp bu işe farklı nedenlerle karşı çıktılar çünkü ecevit devletçi gelenekten gelen bir adamken bahçeli için devlet kurumları "mhp'lileri iş kapısı" konumundaydı.
derviş istediğini alamayınca, cumhuriyet tarihinin en önemli truva atı görevini yerine getirip, koalisyonu dağıttı. iktidar kanadında bunlar yaşanırken, muhalefet kanadı da boş durmadı. tüm siyasi partilerin "amerika/imf yanlısı" siyasetçileri yeni bir parti kurdular ve adına "adalet ve kalkınma partisi" dediler. partinin yetkilileri iktidara gelme karşılığında reçeteyi sonuna kadar uygulayacaklarının taahhüdünü verince, o dönem türkiye'nin iki büyük medya grubu (doğan medya ve fethullah gülen'in medya kuruluşları) akp'yi iktidara taşıdılar.
türkiye 25 yıldır bu anlaşmanın diyetini ödüyor.
kriz sonrası, amerika'nın emriyle, ünlü amerikalı ekonomist kemal derviş türkiye'ye bakan olarak gönderildi. ancak derviş eli boş gelmedi. elinde bir reçete vardı ve bu reçetede, amerikalıların hazırladığı "satılacaklar listesi" yer alıyordu.
dsp ve mhp bu işe farklı nedenlerle karşı çıktılar çünkü ecevit devletçi gelenekten gelen bir adamken bahçeli için devlet kurumları "mhp'lileri iş kapısı" konumundaydı.
derviş istediğini alamayınca, cumhuriyet tarihinin en önemli truva atı görevini yerine getirip, koalisyonu dağıttı. iktidar kanadında bunlar yaşanırken, muhalefet kanadı da boş durmadı. tüm siyasi partilerin "amerika/imf yanlısı" siyasetçileri yeni bir parti kurdular ve adına "adalet ve kalkınma partisi" dediler. partinin yetkilileri iktidara gelme karşılığında reçeteyi sonuna kadar uygulayacaklarının taahhüdünü verince, o dönem türkiye'nin iki büyük medya grubu (doğan medya ve fethullah gülen'in medya kuruluşları) akp'yi iktidara taşıdılar.
türkiye 25 yıldır bu anlaşmanın diyetini ödüyor.
devamını gör...
ayağı büyük olan erkekler
onun onla çok bi alakası yok yalnız.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının hissettikleri
en sevdigim corabim supurgelikteki o zimbirtiya takilip tam da parmagindan yirtildigi icin kendimi ucube bir coplukte elimde para cantasiyla geziyormus gibi guvensiz hissediyorum.
devamını gör...
telefonla konuşurken rastgele yürümek
bu neden böyle ya?
dört dönüyorum dört.
sanki sabit konuşsam konuştuklarım karşıya geçmeyecek gibi dolaşıyorum. sanki oturunca telefon çekmeyecek gibi.
dört dönüyorum dört.
sanki sabit konuşsam konuştuklarım karşıya geçmeyecek gibi dolaşıyorum. sanki oturunca telefon çekmeyecek gibi.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının hissettikleri
fark ettim ki son yıllarda bana herkes salak gibi geliyor.
şimdi mesela birinden hoşlanacağım. abi kırk tane saçma hareket buluyorum.
biri ile iki içeceğiz. ben bu salakla ne yapıyorum diyorum.
hayır ben de akıllı değilim de böyle bi nitelik düşüşü var insanlarda sanki.
sevmek için bir şey olması gerekmiyor. bi şekilde için ısınıyor. ama içinısınmadıysa birinin yanında gezmesi için bi sebep gerekiyor. o sebep de yok işte salak hepsi.
şimdi mesela birinden hoşlanacağım. abi kırk tane saçma hareket buluyorum.
biri ile iki içeceğiz. ben bu salakla ne yapıyorum diyorum.
hayır ben de akıllı değilim de böyle bi nitelik düşüşü var insanlarda sanki.
sevmek için bir şey olması gerekmiyor. bi şekilde için ısınıyor. ama içinısınmadıysa birinin yanında gezmesi için bi sebep gerekiyor. o sebep de yok işte salak hepsi.
devamını gör...
hadi gene iyisin köftehor kaptın yazarlığı
yazar olduktan sonra gelmiş olan mesaj.
devamını gör...
bensenobiz
devamını gör...
alafortanfoni
askeriyede hiç bir emir sorgulanmaz, mantıklı olup olmadığı değerlendirilmez, bariz şekilde yanlışsa bile bilfiil icra edilir.
bakın bunun ismi alev örten huni’dir. ağır silahlarda nişan almayı kolaylaştırmak için namludan çıkan barut gazı ateşini küçük kanallarla dağıtır. çünkü bu olmasaydı özellikle gece atışlarında arpacığın önündeki alev patlamalarından dolayı nişan almak imkansız olurdu.
alev örten huni! ne kadar net değil mi?
ama gel gör ki akademi mezunu west pointte okumuş üst düzey rütbeliler bile alafortanfoni der. yazılı görsel kaynaklarda da alafortanfoni diye geçer. niye biliyor musunuz?
muhtemelen silahlara olan ilgisinden ötürü bunun eğitimini üzerine vazife edinen karadenizli bir subay silah dersinde şivesinden dolayı buna alaf ortan foni dedi, o günden sonra kimsenin ama komutanım alev örten huni olmasın emin misiniz demeye gözü kesmedi, adı geçen parçanın adı böylece alafortanfoni kaldı, hoffff!
bakın bunun ismi alev örten huni’dir. ağır silahlarda nişan almayı kolaylaştırmak için namludan çıkan barut gazı ateşini küçük kanallarla dağıtır. çünkü bu olmasaydı özellikle gece atışlarında arpacığın önündeki alev patlamalarından dolayı nişan almak imkansız olurdu.
alev örten huni! ne kadar net değil mi?
ama gel gör ki akademi mezunu west pointte okumuş üst düzey rütbeliler bile alafortanfoni der. yazılı görsel kaynaklarda da alafortanfoni diye geçer. niye biliyor musunuz?
muhtemelen silahlara olan ilgisinden ötürü bunun eğitimini üzerine vazife edinen karadenizli bir subay silah dersinde şivesinden dolayı buna alaf ortan foni dedi, o günden sonra kimsenin ama komutanım alev örten huni olmasın emin misiniz demeye gözü kesmedi, adı geçen parçanın adı böylece alafortanfoni kaldı, hoffff!
devamını gör...
ölmeden önce yapılacaklar listesi
abdest tazelemek ve şahadet kelimesi getirmek.
devamını gör...
cehaletin nedeni
her şeyi zaten biliyor olmaktır.
devamını gör...
influencer olabilecek potansiyelde olup bundan utanmak
influencerlik, hayat koçluğu gibi kavramları meslek olarak görmediğim için çok para kazandırsalar bile asla yapmam diyebiliyorum kolaylıkla.
simitçi olurum daha iyi.
simitçi olurum daha iyi.
devamını gör...
influencer olabilecek potansiyelde olup bundan utanmak
influencer olmak, potansiyelden ziyade ekipman ve bolca boş zaman gerektiren bir iş. çoğu zaman da ar damarından feragat etmek gerekebilir.
devamını gör...
yalnızlığın insana yaptırdıkları
eskileri stalklarsın. yenileri de stalklarsın. sonra düşünmeye başlarsın eee stalkladım da ne oldu? ve yine gelir yüzüne yalnızlığın çarpar. herkes bir yerlerde. birileriyle.
ya da en azından hayatta bir şeyler yapmış. gördüklerine değdi mi ulan? gözlerim kör olsaydı da stalklamasaydım dersin.
stalklayacak mecra yoksa da şey oluyor.
hatırladığım bi maile numaramı yazıp gönderdim. elemanın bundan 20 sene önce kullandığı mail.
belki görür ya.
belki.
hı?
ya da en azından hayatta bir şeyler yapmış. gördüklerine değdi mi ulan? gözlerim kör olsaydı da stalklamasaydım dersin.
stalklayacak mecra yoksa da şey oluyor.
hatırladığım bi maile numaramı yazıp gönderdim. elemanın bundan 20 sene önce kullandığı mail.
belki görür ya.
belki.
hı?
devamını gör...
normal sözlük moderasyonu
#3896506
valla hakedene az bile demiş hanımefendi burada ki bazı erkekler için de ben bu cümleyi espri bile olsa çok yanlış buluyorum sayın yazar yersiz olmuş sanki .aynı cümleyi kadınlar için kurduğumuzu düşünürseniz belki hak verirsiniz sizde moderasyona.
valla hakedene az bile demiş hanımefendi burada ki bazı erkekler için de ben bu cümleyi espri bile olsa çok yanlış buluyorum sayın yazar yersiz olmuş sanki .aynı cümleyi kadınlar için kurduğumuzu düşünürseniz belki hak verirsiniz sizde moderasyona.
devamını gör...
kemoterapi
8. kür sonunda taze biten yolculuk. herkeste olmasa da bende mide bulantısı, ödem gibi yan etkileri oldu. yalnız kanser hücrelerine değil tüm bağışıklığınıza karşı büyük bir savaş döndüğü için en ufak grip bile tedaviye zarar veriyor. 65 kilodan 48 kiloya gerilediğim bu süreçte tek hayalim doyasıya yemek yemek. çok sevdiğim biri de bana bununla ilgili hissettiğim şeylere sen zaten evden çıkmıyorsun sana değişen bir şey yok diyerek destek vermişti. dostlarınızın da bir çeşit kanser olduğunu fark ettiriyor. kemoterapi sağolsun her türlü kötücül varlığı bedenimden temizlemeye yardımcı oldu.
devamını gör...
