zaman tüneli

kendi kendini tedaviye yeltenme.
devamını gör...

namı diğer işsizlik vergisidir. eğer işsizseniz devletin size kestiği cezadır. ödemezseniz haciz yoluna başvurulur.
devamını gör...

ateşim var. burnum akıyor. gizem ilgilenmiş gibi yapmakta... ilaç görseli atmış ''bunu al''.

eyvallah ya, sağol, zahmet oldu.
devamını gör...

kapuska.
devamını gör...

acaba şifresi de 12349876 olabilir mi veya 43216789 ? kafamda deli sorular...
devamını gör...

vatandaşlık kirası gibi birşey.
devamını gör...

sözlüğe yazarlar.
devamını gör...

mutlu eder.
devamını gör...

13 km

2020 senesinin sonlarıydı. daha yeni yeni öğreniyorduk bir şeyleri. ankara'nın o soğuk havasında genel maksat helikopterinin pal sesleri yankılanıyordu.

teçhizatlarımız tam şekilde hazırdı. silahlarımız emniyette, balistik kaskımız takılı...
rotoru ve işaretçiyi takip ediyoruz.
komut geldi.

eğilerek tek sıra olarak hızlı adımlarla helikopter kapısının önünde tek sıra bir şekilde tertiplenmeye başladık.
işaretçinin talimatıyla hızlı bir şekilde önceden belirlenmiş yerlerimize geçtik. bütün bu süreç 13-14 saniye belki sürmüştü...

iki pilotumuz, bir teknisyenimiz ve bir topcumuz vardı.

12 mürettebat daha eklendik.

16 kişi olarak çıkışımız verildi. çıkıştan önce vasiyetlerimizi teslim etmiştik. çok garipti...

gideceğimiz yer ırak bölgesinin kuzey sektörüydü.
planlar zaten yapılmıştı, yolculuk bacak bacak ayrıldı. önce ankara'dan kayseri'ye, sonra da kayseri'den diyarbakır'a uçtuk. bu emniyet bacaklarında yakıt ikmali yaptık.

kimse konuşmuyordu. saatler geçmişti ama, sadece pilotlar ve iniş ekiplerinin konuşmalarını duyuyorduk.

diyarbakır 8. ana jet üs komutanlığında bir yakıt ikmali daha yaptık ve sınır hattına uçuşa geçtik. hedef bölgeye ulaştığımız zaman helikopterin inebileceği bir yer olmadığından dolayı acil muharebe inişi yapacaktık.
hatta kafamda senaryoyu bile kuruyordum, dışarıdan izlerken çok havalıydı...

ama bilemezdim işte, bu uçuşun hayatımı değiştireceğini...

gece vakti hedef bölgeye gelmek üzereydik.
bir anda anlamlandıramadığımız bir ses, kısa bir ışık ve ana rotorun parçalanmasıyla şiddetli bir düşüş hissi...
hepsi saniyeler içinde olmuştu.
16 mürettebat, 16 can taşıyan helikopter burnundan yere çakıldı.

bir anda bütün görüşüm gitti. şiddetli bir sarsılmayla gözlerimi açtım. yüzbaşım beni tokatlıyordu. kalk lan kalk sen bari ölme diyordu. algılayamıyordum. sonra bir anda dolan adrenalinle beraber kendime geldim.
gözleri ıslaktı. komutanım dedim, komutanım...

kalk oğlum çabuk toparlanmamız lazım dedi.
keşke orada ölseydim ama kalkamasaydım...
saatler önce helallik alıp verdiğim insanların 13 tanesi ölmüştü.
sadece ben, yüzbaşım ve bir astsubayım kalmıştık.

astsubayım delirmiş gibiydi, belinden aşağısı kopmuş bir şehidimi sırtına aldı.
ölmedi, ölmedi, yaşayacak diye diye götürmeye başladı.
yapma, eziyet etme dediysek bile dinlemedi bizi.
bir yandan yüzbaşım etrafı kontrol ediyor, bizim için yine gelecekler teğmenim acele etmemiz lazım diyor.
bir yandan o kadar şehit gözümün önünde...
sonra kendime geldim:"sen komandosun, önce şu sorunları hallet dedim."
15-20 saniyede bulabildiğim ve işime yarayacak her şeyi aldım.
bir yandan kaburgalarım çok acıyordu ama bunu düşünemezdim.

yavaş yavaş o alevlerin ışığından kurtulduk ve görece güvenli bir yere geldik.
irtibat kurabileceğimiz hiçbir şey yoktu.
tek bildiğim şey en yakın askeri birliğin 29-30 km mesafede olmasıydı. bu mesafeyi bu şekilde gitmemiz mümkün değildi.
arazici ve haritacıydım aynı zamanda. kafamı zorladım. 13 km mesafede bir röle istasyonu olmalıydı. hayatta kalabilmek için tek umudumuz orasıydı.
bir yandan teröristlerin takip ettiği fikri, bir yandan hayatta olsak bile ne durumda olduğumuzu bilmiyor oluşumuz ve bir yandan şehit askerimin yarım bedenini sırtından indirmeyen astsubayım... o görüntüyü tasvir edemem size.

bir gayretle röle istasyonuna ulaştık. zaten harabeye dönmüştü.
içimden diyorum birazdan destek gelmiş olur. çünkü radar kayboldu, telsizler koptu...
umduğum gibi oldu.
destek ekiplerini gördüğüm gibi yere yığıldım.
gözlerimi açtığım zaman yoğun bakımdaydım. beş gün boyunca uyutulmuşum.
kaburgalarım kırılmış, bacağımda çatlaklar vardı.
tek dileğim yaşadığım her şeyin kabus olmasıydı. ama değilmiş.
ben uyandıktan birkaç dakika sonra doktorlar geldi.
klasik nasılsın vs işte...
çıkmak istediğimi söyledim. bu halde olmaz dediler.
ısrar ettim, birliğe bilgi vermemiz lazım dediler. verin dedim.
zorla, ağrıdan inleyerek doğruldum. bacağımı hareket bile ettiremiyordum. ama kalktım. hasta bakıcı asker istedim yanıma. giyinmeme yardım edip bana destek olması için.
bir an önce raporları okumak istiyordum.
hala bir ihtimal olmadı böyle bir kaza diyordum.

o kalın kapaklı lacivert dosya...
hayatımda kaldırdığım en ağır yüktü belki de.

13 şehit vermiştik, 13...
yaşanan her şey gerçekmiş.

raporlara göre pilotlar o an ölmüştü.
birisinin kafası kıyafeti içinde kopmuş, diğerinin kemikleri görünür şekilde ortaya çıkmış.
kimisi parçalanmış kimisi yanmıştı.
birinin ise sadece kalbi durmuştu.

kendime gelemedim.

astsubayımı sordum, başlar eğildi... intihar etti dediler.
yüzbaşımı sordum, psikiyatriye sevk edildi; seni de sevk edeceğiz dediler.

gazilik hakkımız vardı, varmış yani. albayım dedim, bu vatandan bir şey almam ben. vatan sağ olsun! dedim ve son selamımı verdim. ben son olduğunu düşündüm en azından...

sonrası mı? aylarca süren psikiyatrik tedavi, aylarca süren akıl hastanesi süreci...

belki başka bir hikayede anlatırım.
devamını gör...

bugün ulu’da şafak operasyonu oldu ondan, 3 güne düzelir.
devamını gör...

(bkz: ağır yaşamlar)
devamını gör...



bu zevki herkes tatmamalı arkadaş!
devamını gör...

sözlükteki yegane amacım. allah'ım bize kendi modumuzu seçtiğimiz günleri de bahşet.

tanımlarla sorunum yok, ben de arada bişeyler tanımlarım. forum başlıklarında can çekişen şakaları görünce deliriyorum. eksi oy da yok. bu arada eksi oy butonunun gelmeyişinin yazarları çıldırtmıyor olması da beni biraz hüzünlendiriyor.

dediğim gibi, tanımların dışında yaşanan bi çirkinlik var. bunları silin. bunların yeri yok, olmamalı da. mizah zamansızdır, kandıralı ferdi'ye bakın.

şimdi içinizden bazıları çıkacak ve diyecek ki, bu şakaların komik olup olmamasını kim belirleyecek, sana göre komik değildir ama ben güldüm falan. evet bunlar olabilir. derdi olan herkesi dinleseydik temsili demokrasiyi tarihe gömmüştük. bence her kafadan ses çıkmamalı. bazı kafalardan ses çıkabilir. aslında herkesin kafası iddia ettiği kadar güzel değil. sözlüğü jeff bezos'a satmalıyız.
devamını gör...

şu arkadaşa acil yogacı kız bulup sözlükten sepetleyelim bize sağlam sarmaya başladı rahat bırakmayacak hsjdk.
devamını gör...

samsun sporun ilk maçı deplasmanda 1- 0 kazandığı maçın rövanşı, bugün 20:45'te samsun'da oynanacaktır.
samsun spor'a başarılar dileriz.
53 dakika samsun 1 skhendija 0
71 dakika samsun 2 skhendija 0
79 dakika samsun 3 skhendija 0
90+2 dakika samsun 4 skhendija 0
maç sonucu samsun 4 skhendija 0
tebrikler samsun spor'a.
devamını gör...

(bkz: film önerileri)
(bkz: aramaya inanmak)
devamını gör...

açılan başlıklardan ve girilen entirilerden anlaşıldığı kadarıyla ramazan ayı bize gelmedi arkadaşlar
inanılmaz bi vibe düşüklüğü
aura kirliliği var
devamını gör...

the odyssey ve disclosure day.
devamını gör...

youtube'deki son versiyonunda rahmetli yalçın tülpar'ın (sporcu erkan) sörf yaptığı sahne komple atlanarak, ortadirek şaban'ın sörf yaptığı sahneye geçilmiş. aferin size, erkan'ın slip mayosunun altındaki yarasa kafası büyüklüğündeki şişkinliğin genel ahlakı bozduğunu nasıl da anlamışsınız. hezar kere pravo.
devamını gör...

kule üzerinden vites devinimini şanzımana ileten topik hede.

elimde kaldı, hofff!

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim