zaman tüneli
ev alırken dikkat edilecek hususlar
ne en alttan ne de en üstten ev almayın. en üstten alacaksanız da dubleks olsun, çatısında sorun olmasın dikkat edin.
muhitini, komşuluklarını araştırın.
muhitini, komşuluklarını araştırın.
devamını gör...
yazarların normal sözlük’te yazma nedenleri
aklımdaki duyguları, düşünceleri kelimelere dökebilmek. bir nevi günlük gibi kullanmak, kendi kendime konuşmak gibi bir şey. belki çoğu zaman saçmalıyorumdur ama yazarak iç dökme seansı gibi bir anı yaşıyorum.
devamını gör...
insana umudunu kaybettiren şeyler
mona lisa gibi olan, duygularını anlayamadığımız insanlar.
devamını gör...
meryl streep
aşmış,müthiş oyunculuk performansı ile hollywood envanterindeki en klas,başarılı kadın oyuncu.konusu sadece bir odada geçen bir filmi bile oyunculugu ile kotarabilme,özgünleştirebilme yetenegine sahip.kötü oynadıgı hiçbir filmini hatırlamıyorum.
devamını gör...
kendini tekrarlamayan şeyler
doğum ve ölüm.
devamını gör...
28 şubat 2026 abd ile israil'in iran'a saldırması
keşke türkiye'nin gücü ve imkanı olsa iran rejimini bizzat kimseye bırakmadan yıkabilse ve molların kellesini tahran meydanında gezdirebilseydi. bu rejimin yıkılması ve yerine bölge için daha uyumlu bir alternatif konulması bölgenin güçlü devletlerinin bunu batılılara yada israil e bırakmadan yapması gereken bir işti. muhalifler desteklenmeli ajanlar sokulmalı suikastler yapılmalıydı. ama ne mi oldu bunu tam tersine iran bölge devletlerine yaptı.
iran halkını tenzih ediyorum her ne kadar rejimi destekleyenler olsa da bu pisliği ve savaşı hak etmediklerini düşünüyorum. çok zor şartlarda yaşamaya başladılar zenginleri kaçtı zaten.
özellikle laik seküler vatandaşlar haklı olarak soruyor; nerede bu islam kardeşliği neden müslümanlar sessiz kalıyor?
bu iran ümmete ve bölgeye kıyaslamak belki de ayıp kaçacak ancak israil den fazla zarar verdi. sünni blok para, ticaret, petrol, ikili ilişkiler, futbol, siyaset, rüşvet, propaganda vs yollarla uzun vadeli baskı kurarak bölgede dengeli bir çözüm peşindeyken iran heryerde kazanamayacağı savaşlar çıkarttı ve bedelini canlarını, mallarını kaybettirerek bölge halklarına, ekonomisini, istikrarını ve güvenilirliğini mahvederek kendi halkına ödetti. iran ın nükleer silaha sahip olma ihtimali bu devletlerin de güvenliğine risk getiriyor. suriye, ırak, lübnan, yemen ve hatta filistin de olanlarda iran ın dahli ve verdirdiği zarar ortada değil mi? şii hilalini al dür bük götüne iliştir şimdi.
bu bölge devletleri şu acınası halleriyle abd yle savaşacak durumda mı? türkiye ve koşulları imkansız ama belli potansiyeli olan mısır hariç israil le de savaşacak ülke yok. suudiler kapalı kutu.
israil korkunç saldırganlığını ve pervasızlığını abd den aldığı destek kadar iran ı tehdit olarak gösterebilmesiyle de sağlıyor. kendini batılı modern bir demokrasinin temsilcisi, o değerlerin bölgedeki savunucusu, ileri karakol olarak kodluyor ve iran tehlikesine karşı hepinizin güvenliği benden sorulur diyerek batıyı savaşlara ikna ediyor. bu siyaseti ve algıyı yönetecek adamları yetiştirmiş, satın almış veya devşirmiş. dışına baksan kat kat cila, içine bak ırkçı, dinci, sapkın, kafayı yemiş bir terör devleti. 1 tane seveni yok gitti hindistan la kardeşlik ilan etti ıyyyğyğkk. hintli x kullanıcıları en büyük kardeşleri.
polonyalı terörist başı başkanları çıkmış macar bir fahişenin arap kocasından olma çocuğunun almanca konuşmaya çalışması gibi tınlayan iğrenç bir dille anlatıyor teknoloji üretiyorlarmış, ulan hiç var olmasalar atom bombası diye bir sorun yoktu insanlığın başında, ondan beteri faizi kurumsallaştırdılar. icat ettikleri hiçbir şey için teşekkür etmiyorum, bunlardan gelecek faydanın qm.
iki devleti de sevmiyorum. olan masum sivillere oluyor ne oluyorsa, yine okul vurmuş oe israil, bilerek vuruyorlar. iran gitmiş baheyrn e dubai eye saldırmış, bunların kavgası mahalleye de zarar veriyor.
neymiş abd israil silahla vuracakmış iran halkı yıkacakmış rejimi, rejim daha da nasırlaşıp yapışır bu hesap tutmaz. bari 1 uçak gemisi falan vursalar da izlesek.
bu arada çin ve rusya nın kaçışı, türkiye nin harika pozisyon alışı gözlerden kaçmasın. biz işimize bakalım, bu savaşın hedefi biz değiliz, sonraki hedef de değiliz, biz önceki hedeftik.
iran halkını tenzih ediyorum her ne kadar rejimi destekleyenler olsa da bu pisliği ve savaşı hak etmediklerini düşünüyorum. çok zor şartlarda yaşamaya başladılar zenginleri kaçtı zaten.
özellikle laik seküler vatandaşlar haklı olarak soruyor; nerede bu islam kardeşliği neden müslümanlar sessiz kalıyor?
bu iran ümmete ve bölgeye kıyaslamak belki de ayıp kaçacak ancak israil den fazla zarar verdi. sünni blok para, ticaret, petrol, ikili ilişkiler, futbol, siyaset, rüşvet, propaganda vs yollarla uzun vadeli baskı kurarak bölgede dengeli bir çözüm peşindeyken iran heryerde kazanamayacağı savaşlar çıkarttı ve bedelini canlarını, mallarını kaybettirerek bölge halklarına, ekonomisini, istikrarını ve güvenilirliğini mahvederek kendi halkına ödetti. iran ın nükleer silaha sahip olma ihtimali bu devletlerin de güvenliğine risk getiriyor. suriye, ırak, lübnan, yemen ve hatta filistin de olanlarda iran ın dahli ve verdirdiği zarar ortada değil mi? şii hilalini al dür bük götüne iliştir şimdi.
bu bölge devletleri şu acınası halleriyle abd yle savaşacak durumda mı? türkiye ve koşulları imkansız ama belli potansiyeli olan mısır hariç israil le de savaşacak ülke yok. suudiler kapalı kutu.
israil korkunç saldırganlığını ve pervasızlığını abd den aldığı destek kadar iran ı tehdit olarak gösterebilmesiyle de sağlıyor. kendini batılı modern bir demokrasinin temsilcisi, o değerlerin bölgedeki savunucusu, ileri karakol olarak kodluyor ve iran tehlikesine karşı hepinizin güvenliği benden sorulur diyerek batıyı savaşlara ikna ediyor. bu siyaseti ve algıyı yönetecek adamları yetiştirmiş, satın almış veya devşirmiş. dışına baksan kat kat cila, içine bak ırkçı, dinci, sapkın, kafayı yemiş bir terör devleti. 1 tane seveni yok gitti hindistan la kardeşlik ilan etti ıyyyğyğkk. hintli x kullanıcıları en büyük kardeşleri.
polonyalı terörist başı başkanları çıkmış macar bir fahişenin arap kocasından olma çocuğunun almanca konuşmaya çalışması gibi tınlayan iğrenç bir dille anlatıyor teknoloji üretiyorlarmış, ulan hiç var olmasalar atom bombası diye bir sorun yoktu insanlığın başında, ondan beteri faizi kurumsallaştırdılar. icat ettikleri hiçbir şey için teşekkür etmiyorum, bunlardan gelecek faydanın qm.
iki devleti de sevmiyorum. olan masum sivillere oluyor ne oluyorsa, yine okul vurmuş oe israil, bilerek vuruyorlar. iran gitmiş baheyrn e dubai eye saldırmış, bunların kavgası mahalleye de zarar veriyor.
neymiş abd israil silahla vuracakmış iran halkı yıkacakmış rejimi, rejim daha da nasırlaşıp yapışır bu hesap tutmaz. bari 1 uçak gemisi falan vursalar da izlesek.
bu arada çin ve rusya nın kaçışı, türkiye nin harika pozisyon alışı gözlerden kaçmasın. biz işimize bakalım, bu savaşın hedefi biz değiliz, sonraki hedef de değiliz, biz önceki hedeftik.
devamını gör...
iyi geceler sözlük
belki bir daha yan yana gelemeyeceğiz. belki sadece birkaç mesajın metruk anısı olacak, öylece kalacağız.
ama güzeldi... seni tanımış olmak benim cennetimdi.
iyi geceler.
ama güzeldi... seni tanımış olmak benim cennetimdi.
iyi geceler.
devamını gör...
öğle uykusu
kafa açar.
devamını gör...
büyük ayran
kimi zaman yetmez ama çoğunlukla içenin ihtiyacını karşılayan boyutluktaki ayran çeşidi.
devamını gör...
sekine
tasavvufta kalbin üzerine inen o ilahî "eyvallah" serinliğidir.
dünyanın gürültüsünü susturan ilahî bir anestezi, ruhun en mahrem yerindeki o muazzam sessizliktir. allah her daralana nasip etsin.
dünyanın gürültüsünü susturan ilahî bir anestezi, ruhun en mahrem yerindeki o muazzam sessizliktir. allah her daralana nasip etsin.
devamını gör...
artık takipçileri görebilmek
hiçbir takipçinize artık demeyin. kimse artık değildir.
devamını gör...
1 kelimelik hikayeler
sanki
devamını gör...
lahza (kısa film)
senaryosu ilknur yoldar ve rümeysa erol tarafından yazılan ve aynı isimler tarafından yönetilen kısa film;
mustafa öcal, damla kızılkaya, rümeysa erol ve alaattin erdem sarı gibi isimler rol almış iken 2024 yılında yayınlanmıştır.

lahza; zamanın bölünemeyecek denli kısa bir parçası ve an gibi anlamlara gelmekte iken film de her lâhzası belirsizlikle geçen bir gencin içinde olduğu duruma odaklanıyor.
maddi açıdan zor bir dönemden geçtiği ve neredeyse meteliksiz olduğu görülüyor, kız arkadaşıyla arasında tartışma yaşanıyor, annesi onun bu durumundan memnun değil gibi gözüküyor, genç adam ise aldığı her nefeste, her lâhzada sanki bir dönüşüm yaşıyor, sorumlulukları ve sırtındaki yük her an artıyor, ailesine, kız arkadaşına, kendisine dair sorumlulukları var, zaman geçip gidiyor ve o zamanda sıkışıp kalmış izlenimi veriyor.
deniz kenarına gidiyor bazen, uzaklara dalıyor ve belirli aralıklarla yerden taşlar toplayıp yanına alıyor, o taşlar aslında sırtındaki yüke ve insan olmanın ağırlığına bir gönderme niteliğindeydi.
taşların boyutlarının değişmesi ise, insanın yaş aldıkça sorumluluklarının boyutunun da değiştiği gerçeğini yansıtır gibiydi.
her lâhzada yükün de ağır gelmeye başlayabilirdi, gökyüzü bazen ciğerine doluyormuşçasına, nefes almak bile zor gelebilirdi.
genç adama ailesinin ve sevdiklerinin anlayış göstermeleri ile filmimizin sonlarına doğru yaklaşıyoruz.
görsel açıdan beğendiğim bir kısa filmdi,
konusu üzerine düşünmeye değerdi,
bana düşündürdüğü en etkili şey şu oldu;
en zor zamanlarında kim seninle kalacak, kim seni ne olursa olsun yarı yolda bırakmaz, kim seni değişmiş olsan bile sevmeye devam eder, bilebilir misin?
en zor zamanlarında seninle olan,
seni gerçekten sevendir.
mustafa öcal, damla kızılkaya, rümeysa erol ve alaattin erdem sarı gibi isimler rol almış iken 2024 yılında yayınlanmıştır.

lahza; zamanın bölünemeyecek denli kısa bir parçası ve an gibi anlamlara gelmekte iken film de her lâhzası belirsizlikle geçen bir gencin içinde olduğu duruma odaklanıyor.
maddi açıdan zor bir dönemden geçtiği ve neredeyse meteliksiz olduğu görülüyor, kız arkadaşıyla arasında tartışma yaşanıyor, annesi onun bu durumundan memnun değil gibi gözüküyor, genç adam ise aldığı her nefeste, her lâhzada sanki bir dönüşüm yaşıyor, sorumlulukları ve sırtındaki yük her an artıyor, ailesine, kız arkadaşına, kendisine dair sorumlulukları var, zaman geçip gidiyor ve o zamanda sıkışıp kalmış izlenimi veriyor.
deniz kenarına gidiyor bazen, uzaklara dalıyor ve belirli aralıklarla yerden taşlar toplayıp yanına alıyor, o taşlar aslında sırtındaki yüke ve insan olmanın ağırlığına bir gönderme niteliğindeydi.
taşların boyutlarının değişmesi ise, insanın yaş aldıkça sorumluluklarının boyutunun da değiştiği gerçeğini yansıtır gibiydi.
her lâhzada yükün de ağır gelmeye başlayabilirdi, gökyüzü bazen ciğerine doluyormuşçasına, nefes almak bile zor gelebilirdi.
genç adama ailesinin ve sevdiklerinin anlayış göstermeleri ile filmimizin sonlarına doğru yaklaşıyoruz.
görsel açıdan beğendiğim bir kısa filmdi,
konusu üzerine düşünmeye değerdi,
bana düşündürdüğü en etkili şey şu oldu;
en zor zamanlarında kim seninle kalacak, kim seni ne olursa olsun yarı yolda bırakmaz, kim seni değişmiş olsan bile sevmeye devam eder, bilebilir misin?
en zor zamanlarında seninle olan,
seni gerçekten sevendir.
devamını gör...
1 kelimelik hikayeler
öleceğiz.
devamını gör...
yazarların unutamadığı film replikleri
hepimiz ölümle randevulu doğarız.
the green mile (1999)
the green mile (1999)
devamını gör...
suriye'nin iran'ı kınayan bir bildiri yayınlaması
bizim millet olanlari goruyor aslinda, mesele gormemek degil. bizim millet olanlari gormeyi tercih etmiyor, bana pes artik dedirten durum da bu. iktidarin bu ulkeye yaptigi en buyuk kotuluklerden biri de yonettigini zannettigi ama aslinda icine ettigi suriye politikasiydi bence. ypg temizleniyor, harekatlar duzenleniyor falan diyenlere bir sorun; şara kimlerin destegiyle cumhurbaşkanlığı koltuguna geçti ve israil bugun turkiye’nin sınırında “artık” toprak sahibi mi değil mi?
iran’a da gelecek olursak, tamamiyla komedi gibi bir devlet. israil/ abd ittifakiyla saldiriya ugruyor ama adamlar katar’a saldiri duzenliyor cok acayip lan. gucu muttefiklere mi yetiyor acaba? e cesaretin varsa yumrugunu bizzat dusmanin sahsina gecirsene.
iran’a da gelecek olursak, tamamiyla komedi gibi bir devlet. israil/ abd ittifakiyla saldiriya ugruyor ama adamlar katar’a saldiri duzenliyor cok acayip lan. gucu muttefiklere mi yetiyor acaba? e cesaretin varsa yumrugunu bizzat dusmanin sahsina gecirsene.
devamını gör...
vinculo
devamını gör...
champa
devamını gör...

