zaman tüneli
the dolly rocker movement
grubun tişörtünü giyen bi kız gördüm kafede. hemen hafızamı zorladım. var olum bende, var bişeyler bununla ilgili. biraz beynim ısındı jöle kıvamına gelince bıraktım. ya hak dedim masasına yanaştım. grup ilk kaydını analog mikser yerine 87 model tost makinasının yanık devrelerini kullanarak almış, bas gitarın alt referanslarında böğrüne oturan bağrı yanıklık buradan geliyor dedim. efendim dedi biraz korkmuş ama şaşkın ve eblek bi ifadeyle. valla cümleyi baştan kuramam artık dinleseydin dedim. yok yok duydum da bu kadar saçma bişey beklemiyordum dedi. bu saçmalığın hakkı olan tepkiden azını görmeyi de ben beklemiyordum iyi oldu dedim.
erken dönem kayıtların kaşar kokusu seni yanıltmasın cimcime dedim, yılların turne menajeri gibi girdiğim rolden kart zampara olarak çıktım. kızcağız ben dinleyiciyim diyebildi. keyif verici maddeden içeri girmeme şakası yapacak gibi duruyordu ama keyfini kaçıran benmişim gibi bi hava oluştu. yılmadım. makinanın direnç değeriyle grubun duygusal kırılmaları arasında bağlam kurdum. başlarda gözünde gördüğüm vertigom bedenimi ele geçirdi bakışı yerini etik esnemeye bıraktı. ha şöyle dedim neredeyse evlendik.
son darbeyi vurdum. 2004 berlin base canlı kaydı var bende, hem de lineer notes dahil dedim. kayıtta sadece şarkıları değil kendi hatalarını dinleme fırsatı da buluyorsun öyle derin dedim. abi bende bunların karşılığı yok dedi.
suyundan bir yudum daha aldı ve net bir ifadeyle “ben bu grupla hiç ilgilenmiyorum, vintage havası hoşuma gittiği için tişörtünü giyiyorum” dedi. daha davulcunun ritim kaçırmamak için uyguladığı teknikten bahsedecektim.
anlatma biçimini sevdim sadece dedi. ne anlattığının önemi yok dedi. basit ve yanlış bir eşleşmeyiz, bana kattığın gurme saçmalıklarla dolu antropolojik gözlem için teşekkürler dedi ve gitti.
festivalim başlamadan bitti. hava dolu bi poşetmişim, taşıması kolay ama anlamı yok.
erken dönem kayıtların kaşar kokusu seni yanıltmasın cimcime dedim, yılların turne menajeri gibi girdiğim rolden kart zampara olarak çıktım. kızcağız ben dinleyiciyim diyebildi. keyif verici maddeden içeri girmeme şakası yapacak gibi duruyordu ama keyfini kaçıran benmişim gibi bi hava oluştu. yılmadım. makinanın direnç değeriyle grubun duygusal kırılmaları arasında bağlam kurdum. başlarda gözünde gördüğüm vertigom bedenimi ele geçirdi bakışı yerini etik esnemeye bıraktı. ha şöyle dedim neredeyse evlendik.
son darbeyi vurdum. 2004 berlin base canlı kaydı var bende, hem de lineer notes dahil dedim. kayıtta sadece şarkıları değil kendi hatalarını dinleme fırsatı da buluyorsun öyle derin dedim. abi bende bunların karşılığı yok dedi.
suyundan bir yudum daha aldı ve net bir ifadeyle “ben bu grupla hiç ilgilenmiyorum, vintage havası hoşuma gittiği için tişörtünü giyiyorum” dedi. daha davulcunun ritim kaçırmamak için uyguladığı teknikten bahsedecektim.
anlatma biçimini sevdim sadece dedi. ne anlattığının önemi yok dedi. basit ve yanlış bir eşleşmeyiz, bana kattığın gurme saçmalıklarla dolu antropolojik gözlem için teşekkürler dedi ve gitti.
festivalim başlamadan bitti. hava dolu bi poşetmişim, taşıması kolay ama anlamı yok.
devamını gör...
bir kişiden anında soğutan detaylar
maddi konulara girmesi.
devamını gör...
lolipop yemeyi severim (yazar)
akıllara çilekli lolipop şarkısını uyandıran çaylak.
devamını gör...
seviyorum ulan
aşkın en filtresiz hali.
devamını gör...
aşkın matematiği
0+0=0
devamını gör...
aşkın matematiği
1+1=1
devamını gör...
nick vermeden bir yazara seslen
kimseyi tanımıyorum ama sen iyisin.
devamını gör...
aşk hayatını bir görsel ile anlat
snoop dogg da yaşlandı be. yakında yanında bremen birasıyla youtube canlı yayında bağlama çalmaya başlar.
devamını gör...
nick vermeden bir yazara seslen
konuş artık.
devamını gör...
aras kargo
bildiğiniz bütün büyüleri üzerinde deneyebileceğiniz, hak eden bir kargodur.
devamını gör...
nick vermeden bir yazara seslen
hadi..
edit; atmıyorsun artık hiç mesaj falan..
edit; atmıyorsun artık hiç mesaj falan..
devamını gör...
rawe ceek
her ne kadar yeni gelen regülasyonlardan dolayı bu sene heyecanlandırmıyor desem de özledik be! bu sene ferrari’nin testlerde öne çıkması bi tık kıpırdattı heyecanı. o sene bu sene olsun artık.
ek olarak yarış sonlarında italya milli marşını dinlemeyi sen bize nasip eyle yüce odin.
ek olarak yarış sonlarında italya milli marşını dinlemeyi sen bize nasip eyle yüce odin.
devamını gör...
çocuk sevmeyen insan
çocukları çok seviyorum. varolmalarını, fikirlerini, sapsarı bebek saçlarını...
ama tıpkı herkes gibi, çocukların ağlamalarını, mızırdanmalarını sevmiyorum.
ama tıpkı herkes gibi, çocukların ağlamalarını, mızırdanmalarını sevmiyorum.
devamını gör...
karpuz çilekli maden suyu
vizyonum yok maden suyusudur. sek için.
devamını gör...
fenerbahçe en son şampiyonlar ligi'ne katıldığında
camide hacılar hu demiyordu, camide çocuklar smackdown oynuyordu.
devamını gör...
rawe ceek
anlamını hiçbir zaman anlamadığım ama yarış camiası için (ben dahil) anlamı olan anlamlı ifade. çok anlamsız bir cümle oldu.
kısaca formula efsanesi miim.
kısaca formula efsanesi miim.
devamını gör...
bir kişiden anında soğutan detaylar
detay kişilerden anında soğunmaz.
edit: tam tersi mi yoksa
edit: tam tersi mi yoksa
devamını gör...


