zaman tüneli
bütün müslümanları öldürmeliyiz
adam kendi çapında cihad ilan ediyor. hristiyanlara karşı cihad ilan edemez, incilin ilk bölümü zaten tevrat; hindu filan desen semavi din değil, mecbur islamiyet'e yönelecek. senin cihadın benim cihadım diye ayırmayalım, nihayetinde hepsi aynı tanrıya inanıyor, sadece dinleri farklı.
devamını gör...
en son ağlanan şey
ağlağım ben… ota, boka her şeye hatırlamadım şimdi… dur hatırladım, iran 160 masum cana yandım.
devamını gör...
en son ağlanan şey
tanım: insanların gözyaşı akıtmasına sebep olan duygu/durum/kişi/düşünce ve bunlarla beraber soyut-somut her şey.
bazı kalplerin bir daha atmayacak oluşunun ağırlığı ağlattı beni. kaldırmıyor içim artık.
keşke diyorum, keşke...
bazı kalplerin bir daha atmayacak oluşunun ağırlığı ağlattı beni. kaldırmıyor içim artık.
keşke diyorum, keşke...
devamını gör...
ölümün kesinliği
ölüm ardıma düşüp de yorulma
var git ölüm bir zaman da yine gel
akibet alırsın komazsın beni
var git ölüm bir zaman da yine gel
çıkıp boz kırlara ulaşamadım
yalan dünya sana çıkışamadım
eşimle dostumla buluşamadım
var git ölüm bir zaman da yine gel
karacoğlan der ki konup göçerken
ecel şerbetini tas tas içerken
yine buldum beni senden kaçarken
var git ölüm bir zaman da yine gel
(bkz: karacaoğlan)
devamını gör...
en son ağlanan şey
84 yaşındaki müşterim, hatice teyze.
kendisi emekli öğretmenmiş. eşiyle evlendiği ilk gün, eşinin bir başkasından henüz 3 aylık çocuğu olduğunu öğrenmiş. çok başarılı bir öğretmen olmasına rağmen aile öğretileri gereği hiçbir maaşını kendi kullanmamış hepsini eşine verirmiş ve aynı okulda çalışmalarına rağmen eşi öğle yemeklerinde ziyafet çekerken kendisi simit için para istemeye bile utanırmış.
eşinden yana hiç sevgi görmemiş. sürekli içip içip gelirmiş eve. kimseye de söylemezmiş, kötü bilmesinler onu diye. hep hatalarını örtpas etmiş. korumuş herkesten, söz gelmesin demiş. 2 erkek evladı olmuş. biri yurtdışında yaşıyormuş diğerini ise 3 sene önce kaybetmiş. evlat acısını kimsenin yaşamaması için dua etti. çok zor olduğunu da ekledi. düşmanının bile başına gelmesinmiş.
eşi yaklaşık 6 senedir alzheimer hastasıymış. son 1 sene dışında hastayken dahi bakmış ona. iyice bakımı zorlaştığından hastaneye yatırmışlar ama dua ediyormuş hep. geriye dönüp baktığında hiçbir hayrını ve sevgisini görmemesine rağmen yine de çocuklarının babası olmasından dolayı içinde ona karşı mecburi bir hürmet varmış.
84 seneyi düşünmek istediğinde gözleri dolarmış hep. sorsan yaşamış ama kim için, ne için?
sevgiyi sadece anne olduğunda hissetmiş. hayattaki en güzel duygunun annelik olduğunu söyledi. benim de tatmamı çok istermiş. benden çok güzel anne olurmuş. beni hiç görmedi yalnızca sesimi duydu ve sohbet ettik ama beni çok sevmiş. onun deyişiyle çok kibar ve yaşıma göre pişmiş biriymişim. nasıl piştiğimi sormayacakmış ama her neler yaşadıysam onlara teşekkür etmem gerektiğini söyledi.
peki sen bunlara mı ağladın elzem?
hayır sevgili yazarlar.
tüm bunları yaşamış birinin bana teşekkür etme sebebiyle mahvoldum. tek başına yaşıyor hatice teyzem ve benden bir kilo peynir istedi. ben de o bir kilo peyniri tek kalıp göndermek yerine dörde böldürdüm. birini açtığında diğerleri sağlam kalsın diye. bana bunun için ne kadar teşekkür ettiğini duysaydınız keşke.
yani bir kilo peynire ağladım..
bunca şeyleri yaşamış bir insanın ruhunun ne kadar nahif ve ince olduğunu anlamışsınızdır. sadece peynirini böldürdüm ve ince düşüncem için bana bir sürü dua etti. kimse onu böyle düşünüp hareket etmemiş şu ana kadar. kimse onu benim kadar düşünmemiş. ben, onun hiçbir şeyi olan ben..
sizin için belki çok bir şey ifade etmiyordur ama benim açımdan ne kadar anlamlı olduğunu bilemezsiniz. bu tanımı yazarken dahi tekrar ağlamama sebeptir.
ilk konuştuğumuzda yaşını öğrendiğimde kendisine "maşallah rabbim uzun ömürler versin" demiş bulunmuştum ve bana "istemem elzem kızım, hayırlı versin yeter. hatta benim ömrümü de sana versin de hayrı olsun" demişti.
bu cümleyi ise bahsettiğim son konuşmamızda ancak anladım.
şimdi düşünüyorum da, 84 yaşına gelip hiç yaşamamış olmayı mı yeğlerim yoksa şimdi şu an ölmeyi mi?
kendisi emekli öğretmenmiş. eşiyle evlendiği ilk gün, eşinin bir başkasından henüz 3 aylık çocuğu olduğunu öğrenmiş. çok başarılı bir öğretmen olmasına rağmen aile öğretileri gereği hiçbir maaşını kendi kullanmamış hepsini eşine verirmiş ve aynı okulda çalışmalarına rağmen eşi öğle yemeklerinde ziyafet çekerken kendisi simit için para istemeye bile utanırmış.
eşinden yana hiç sevgi görmemiş. sürekli içip içip gelirmiş eve. kimseye de söylemezmiş, kötü bilmesinler onu diye. hep hatalarını örtpas etmiş. korumuş herkesten, söz gelmesin demiş. 2 erkek evladı olmuş. biri yurtdışında yaşıyormuş diğerini ise 3 sene önce kaybetmiş. evlat acısını kimsenin yaşamaması için dua etti. çok zor olduğunu da ekledi. düşmanının bile başına gelmesinmiş.
eşi yaklaşık 6 senedir alzheimer hastasıymış. son 1 sene dışında hastayken dahi bakmış ona. iyice bakımı zorlaştığından hastaneye yatırmışlar ama dua ediyormuş hep. geriye dönüp baktığında hiçbir hayrını ve sevgisini görmemesine rağmen yine de çocuklarının babası olmasından dolayı içinde ona karşı mecburi bir hürmet varmış.
84 seneyi düşünmek istediğinde gözleri dolarmış hep. sorsan yaşamış ama kim için, ne için?
sevgiyi sadece anne olduğunda hissetmiş. hayattaki en güzel duygunun annelik olduğunu söyledi. benim de tatmamı çok istermiş. benden çok güzel anne olurmuş. beni hiç görmedi yalnızca sesimi duydu ve sohbet ettik ama beni çok sevmiş. onun deyişiyle çok kibar ve yaşıma göre pişmiş biriymişim. nasıl piştiğimi sormayacakmış ama her neler yaşadıysam onlara teşekkür etmem gerektiğini söyledi.
peki sen bunlara mı ağladın elzem?
hayır sevgili yazarlar.
tüm bunları yaşamış birinin bana teşekkür etme sebebiyle mahvoldum. tek başına yaşıyor hatice teyzem ve benden bir kilo peynir istedi. ben de o bir kilo peyniri tek kalıp göndermek yerine dörde böldürdüm. birini açtığında diğerleri sağlam kalsın diye. bana bunun için ne kadar teşekkür ettiğini duysaydınız keşke.
yani bir kilo peynire ağladım..
bunca şeyleri yaşamış bir insanın ruhunun ne kadar nahif ve ince olduğunu anlamışsınızdır. sadece peynirini böldürdüm ve ince düşüncem için bana bir sürü dua etti. kimse onu böyle düşünüp hareket etmemiş şu ana kadar. kimse onu benim kadar düşünmemiş. ben, onun hiçbir şeyi olan ben..
sizin için belki çok bir şey ifade etmiyordur ama benim açımdan ne kadar anlamlı olduğunu bilemezsiniz. bu tanımı yazarken dahi tekrar ağlamama sebeptir.
ilk konuştuğumuzda yaşını öğrendiğimde kendisine "maşallah rabbim uzun ömürler versin" demiş bulunmuştum ve bana "istemem elzem kızım, hayırlı versin yeter. hatta benim ömrümü de sana versin de hayrı olsun" demişti.
bu cümleyi ise bahsettiğim son konuşmamızda ancak anladım.
şimdi düşünüyorum da, 84 yaşına gelip hiç yaşamamış olmayı mı yeğlerim yoksa şimdi şu an ölmeyi mi?
devamını gör...
tüba ders notlarının intihal içermesi
tüba, yani türkiye bilimler akademisi'nin siyasal düşünceler tarihi ıı ders notlarını incelerken farkına vardığım hadise. 4. hafta notlarında sıklıkla referans verilen tannenbaum ve schultz'un siyasi düşünce tarihi kitabının ilgili bölümü incelendiğinde, metinde aslında kitabın o bölümünün özetinin çıkarıldığı ve bu özet çıkarılırken kitabın bazı kısımlarına referans verilirken bazı kısımlarına referans verilmediği görülmektedir. bu da böyle bir anımdır. ayrıca mazot 1 tl olacak!
devamını gör...
bütün müslümanları öldürmeliyiz
kudurmuş bir hahamın sözleri.
"de ki: "kininizle geberin!" şüphesiz ki allah göğüslerin (gönüllerin) özünü bilir."*
x.com/MilliyetciX/status/20...
"de ki: "kininizle geberin!" şüphesiz ki allah göğüslerin (gönüllerin) özünü bilir."*
x.com/MilliyetciX/status/20...
devamını gör...
geceye bir türkü bırak
devamını gör...
geceye bir türkü bırak
mevlam bir çok dert vermiş…
devamını gör...
bir kere kaybetmek
idealist yaklaşımın baş tacı ettiği gerçekliklerdendir.
"1" idealizmin kutsal sayısıdır. sadece sıra sayı olarak değil, kavramsal olarak da çok özel bir yeri vardır.
insan zihni, kendisine kurulan program ile işlem yapar. algıladığımız şeylerin gerçekliğini (bize göre olan) belirleyebilecek türden, güçlü bir durumdur bu. zihninizin programının ana devresinin idealizm olduğunu düşünün şimdi.. ve yeniden hesaplayın, varoluşu ne kadar verimli algıladığınızı.
bir insan materyalist de olsa idealist de olsa, varoluşu avuçlarında (zihni yaşamı algılarken) hissederken, bir şeyi kaybetmenin her şeyi kaybetmek olduğu düşüncesinin oluşturduğu çelişkiyi, gayesinden (bir amaç olarak yaşamından) uzak tutabilmek adına uzaklaştırmaya çalışır. materyalist, geri dönüşü olmayan kaybın, yaşamı kurgulamak için kullanılması gereken bir motivasyon kaynağı olacağını ileri sürecektir. pagan, ölenlerin ruhu ile birlikte yaşadığını düşünür. idealist dindar, yaratıcı ile bütünleşmiş olan kayıp kıymetler ile kavuşacağı günü bekler dua ederek. bir tek olan şey, mantıken, kaybolmuş olamaz!
idealist felsefeler ile yoldan çıkarılmış mülkiyetçi bireyler, gerçekte, bir dindarın, inancından sağlayacağı türden faydalardan da mahrum kalırlar. materyaliste göre ruh diye bir şey olmayabilir ama kaybolmuş ruhlar gerçekten sahtedirler..
"1" idealizmin kutsal sayısıdır. sadece sıra sayı olarak değil, kavramsal olarak da çok özel bir yeri vardır.
insan zihni, kendisine kurulan program ile işlem yapar. algıladığımız şeylerin gerçekliğini (bize göre olan) belirleyebilecek türden, güçlü bir durumdur bu. zihninizin programının ana devresinin idealizm olduğunu düşünün şimdi.. ve yeniden hesaplayın, varoluşu ne kadar verimli algıladığınızı.
bir insan materyalist de olsa idealist de olsa, varoluşu avuçlarında (zihni yaşamı algılarken) hissederken, bir şeyi kaybetmenin her şeyi kaybetmek olduğu düşüncesinin oluşturduğu çelişkiyi, gayesinden (bir amaç olarak yaşamından) uzak tutabilmek adına uzaklaştırmaya çalışır. materyalist, geri dönüşü olmayan kaybın, yaşamı kurgulamak için kullanılması gereken bir motivasyon kaynağı olacağını ileri sürecektir. pagan, ölenlerin ruhu ile birlikte yaşadığını düşünür. idealist dindar, yaratıcı ile bütünleşmiş olan kayıp kıymetler ile kavuşacağı günü bekler dua ederek. bir tek olan şey, mantıken, kaybolmuş olamaz!
idealist felsefeler ile yoldan çıkarılmış mülkiyetçi bireyler, gerçekte, bir dindarın, inancından sağlayacağı türden faydalardan da mahrum kalırlar. materyaliste göre ruh diye bir şey olmayabilir ama kaybolmuş ruhlar gerçekten sahtedirler..
devamını gör...
terlemek
hamama giren terlermiş bilmezdim,
cehenneme giren temizlenirmiş bilmezdim,
yanan bütün ateşler benim,
aşkın ateşine selam olsun,
iyi geceler dilerim.
cehenneme giren temizlenirmiş bilmezdim,
yanan bütün ateşler benim,
aşkın ateşine selam olsun,
iyi geceler dilerim.
devamını gör...
kadın
kadı kökünden gelmesi tesadüf değildir, kadın mutsuzsa, adaletin olmaz, kadına el kaldırırsan, sana sam yeli saldırır. burası anı dolu, biz ana erkiliz burası anadolu. sırrı süreyya önderimizdi, ben de arkadaşınızım ama hep arkanızda olan, ben kimseyi sırttan vurmadım, istesem kafasına sıkardım. türklerin ve kürtlerin ilk ana yurdu burası. bütün kadınlardan ve kadılardan özür diliyorum, kadıköye haber salın, özgürlük fenerini yaksınlar, koç değil, ismail kurban oldu. ben bütün kurallar uyan bir çocuktum, beni siz delirttiniz. cem karaca, barış karamanço, karakeçili, karamanlı, karahanlı. karaman aksaray mücadelesi bitmiştir. türk mitolojisi yazılabilir artık, kazanan barışın kargasıdır, sevgilerimle, şeytan…
devamını gör...
hiç varmış yok olmuş
tanım: hiçlik ve yokluk kavramlarının varlık aforizması.
ancak paradoksal bir aforizmadır. neden mi?
yokluk denen olgu varlık ihtimalidir. şu an olmayabilir, ama olmayacağı anlamına gelmez demektir yokluk. olması gereken veya olma ihtimali olanın olmayışıdır.
peki ya hiçlik? hiçlik, varlık ihtimalinin bulunmaması durumudur. bu da kendi içinde bir paradokstur. çünkü varlık ihtimalinin bulunmadığı bir olguyu varlığını sürdüren kelimelerle anlatamayız.
peki ya hiçliğin hakikat sözlüğü (kafamdaki sözlük) anlamı nedir?
hiçlik, varlığı anlamlandırmamızı sağlayan bir kavramdır.
hiçliği anlamdırmamızın imkanı yok. birisine sorun mesela, hiçlik nedir diye. alacağınız cevaplar tamamen hiçlik dışı olguların ürünüdür.
karanlık derler, ışığın olmaması halidir.
sessizlik derler, ses dalgalarının olmaması halidir.
birçok şey söylenir. ama hiçliğin sağlıklı bir tanımı yoktur.
velhasıl, hiç varmış yok olmuş demek tezat bir paradokstur. yok olmuş hiç varmış demek daha da büyük bir tezattır. çünkü hiçliğin varlığını konuşmak hiçliğin özüne aykırıdır. özüne aykırı demek bile dolaylı bir tanımdır aslında ve yanlıştır.
sevgilerle.
ancak paradoksal bir aforizmadır. neden mi?
yokluk denen olgu varlık ihtimalidir. şu an olmayabilir, ama olmayacağı anlamına gelmez demektir yokluk. olması gereken veya olma ihtimali olanın olmayışıdır.
peki ya hiçlik? hiçlik, varlık ihtimalinin bulunmaması durumudur. bu da kendi içinde bir paradokstur. çünkü varlık ihtimalinin bulunmadığı bir olguyu varlığını sürdüren kelimelerle anlatamayız.
peki ya hiçliğin hakikat sözlüğü (kafamdaki sözlük) anlamı nedir?
hiçlik, varlığı anlamlandırmamızı sağlayan bir kavramdır.
hiçliği anlamdırmamızın imkanı yok. birisine sorun mesela, hiçlik nedir diye. alacağınız cevaplar tamamen hiçlik dışı olguların ürünüdür.
karanlık derler, ışığın olmaması halidir.
sessizlik derler, ses dalgalarının olmaması halidir.
birçok şey söylenir. ama hiçliğin sağlıklı bir tanımı yoktur.
velhasıl, hiç varmış yok olmuş demek tezat bir paradokstur. yok olmuş hiç varmış demek daha da büyük bir tezattır. çünkü hiçliğin varlığını konuşmak hiçliğin özüne aykırıdır. özüne aykırı demek bile dolaylı bir tanımdır aslında ve yanlıştır.
sevgilerle.
devamını gör...
kızıl elma
yenildi, yutuldu ve hazmetmesi kaldı, hazmatlara söyle, 8 martı anıyla ve anayla dolduracağız. benim askerliğim bitmiştir, oğuz geri uyuyacak, uyandıran olursa, askere dönerim, biz de emeklilik yok.
devamını gör...
geceye psikolojik bir tespit bırak
tamam sadece benden ibaret degil.
peki benim hakkımda olan minicikte olsa bi sey de var mı?
peki benim hakkımda olan minicikte olsa bi sey de var mı?
devamını gör...
gece gelen sütlaç yeme isteği
ben burada, istek burada, gece burada. sütlaç nerede?
devamını gör...
priz
beyaz üçlü pirizi söktüm ve üçe bölünmüş pirimize taktım, sobayı söndürsem herkes yanardı, kapatmadım, fiş elimde, her şey normal görünecek, fiş dosyası çıkarırsam afiş basarım. beni afişe edeni aleme iaşe ederim. kuruyemiş bitti, kuru sıkı bitti, mermiyi ağzına verdim artık, yoluma çıkan sineğin beş katı kadar inek keserim, aile de kasap çok. pompeopolise gittim herkes haberdar zaten, emekliler masada, kurmay albay oldu, kurma kolu çekip bırakıldı, g3 öldü, mpt daha hafif, yarın akşam buraya yazamazsam ve sonrasında, atış serbesttir. dilim taklit edilemez, piramitin tepesindeki göz elimde, isteyen varsa mısır patlatmaya beklerim, güzel film çevirdik çünkü, istihkam severim.
devamını gör...
askere gidince kilo mu verilir kilo mu alınır sorusu
askeriyenin aşçısına bağlı.
devamını gör...

