zaman tüneli

işte elinizin artığı yaptık bir şeyler…
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

6 şubat depreminde vefat eden vatandaşlarımızdan biri. yemek yaptığı videolarla tanınıyordu. kimseye bir zararı yokken genç yaşta sırf hareketleri bazılarının hoşuna gitmediği için sanal zorbalığa nefret yorumlarına maruz kalıyordu. vefat ettikten sonra hakkında yapılan söylediklerimden pişmanım tarzı yorumlar o kadar yapmacıktı ki. yapmacık diyorum çünkü bugün hâlâ sadece hareketlerinden hoşlanmadığı için birilerine nefret kusan, sanal zorbalık yapan insancıklar var.
devamını gör...

kimine göre korkutucu bir olguyken kimine göre ferahlatıcı bir durumdur.

doğumdan daha kesin bir durum bile diyebiliriz. çünkü doğum varsa ölüm kesin vardır.
yaşam varsa ölüm kesinlikle vardır.

sürekli düşünülmese dahi herkesçe kabul edilen/edilmek zorunda kalınan bir kesinliktir. çünkü kaçış yoktur. saklanamazsınız.
etrafınızda dolanır, sevdiklerinizi yoklar ve size varlığını hep hatırlatır. tir tir titreseniz ve yalvarsanız bile bu kesinlik değişmez.
ölüm vardır ve daim olan tek şey de budur.

kastımca kendinizi ne kadar küçültürseniz o kadar mutlu olursunuz çünkü bu alemde neredeyse bir hiçsiniz.
devamını gör...

tanım: zamana ve yaşananlara bağlı olarak, değişimin ötesinde düşünce ömrünün kısalmasıdır.

bazen hatıralarımızın değiştiğini hissederiz. birisiyle sohbet ederken hadi ya öyle miydi diye sorarız. hakikatin ne olduğunu anımsayamayız ve tek referans noktamız karşımızdaki kişinin söylediğidir.

düşünce bozulması denen olgu buna benzerdir ama bir farkı vardır.
düşünceler kendi başına değişmez. yaşananlar ve bu yaşananların süreci değiştirir düşünceleri. geri dönüşü yoktur. çünkü artık somut bir hakikat vardır ortada. düşüncenin bozulması bir geçiş formudur sadece. eski düşünce artık ölmüştür ve yeni düşünce evrilmiştir.
işte bu geçişin sancısı düşünce bozukluğudur.
devamını gör...

ben çok kilo almıştım. bir de görevli yaptılar beni memur gibi masa başı işi yapıyordum bilgisayarla. her gün kuruyemiş abur cubur derken kilo almıştım. uyanık değilsen ezilirsin.
devamını gör...

üzerinin yeterince kızarması için pirinci yıkamayın, nişastası kalsın. fırını da en yüksek derecede ısıtın ve içinde su olan tepsiye düzdüğünüz sütlaçları en üst rafa atın. *
devamını gör...

tamam anlıyorum.
her sey yalan.
gercek hayat ne zaman baslayacak?
devamını gör...

gece gelen tatlış perilerin etrafta fısıldayarak dolaştığı detay.

üzerini böyle toz fındıkla kaplayıp,
kaşıkla girişirken kendisine,
yanına bir de çayınızı aldınız mı,

neyse alarmınızı kurup yatın.
boş boş işler.
devamını gör...

ben, ahmet ve ekrem önce bir gruptuk, ahmet aslan oldu ayrıldı, çoban oldu, ekrem’le ben kaldık, ekibe ibrahim katıldı, ergenliğe girince sesi kalınlaştı sarardı ve soldu, düşmeden tuttuk ama gruptan ayrıldı, yine ekrem’le ben kaldık, bu sefer hakan katıldı gruba, hakan sarı bir kavakmış o da ayrıldı, sandım ki ekrem’le ben vardık ama ekrem’de son sene yurttan ayrıldı ben yalnız kaldım. damlayı sevmiştim en önce, kız iboya yazdı önce, ben de aşıktım, vazgeçtim dostum için, hakanla dost olunca hakan da damlaya aşık çıktı, yine vazgeçtim dostum için aşkımdan, ben platonik platonik acı çekerken, damla beni farketti, ilanı aşk ettim 13 sene öncesi 14 şubatta ve hikaye o zaman başladı, reddetmedi araf’ta bıraktı, arafat’ta kaldım 12 sene dile kolay, dostlarımın mektuplarını ben attım çantaya hep, sandım ki dost için herkes sevdiğinden vazgeçer, öyle değilmiş, ekrem daha sonra damlaya yazmış hepsini bile bile ve ekrem aslında hiç dostum olmamış, bir damlayı sevmek, bir damla için kendinden vazgeçmek insanı oğuz yaparmış bilmiyordum özür dilerim, vazgeçebileceğim veya kaybedeceğim hiçbir şeyim kalmadı artık, 6 şubat 2023’ de canımdan geçtim, ölüm öldü o gün orada, herkes atlar gider sandım, öyle değilmiş bilmiyordum özür dilerim, hakkı gördüm hakkı görünce her şeyden vazgeçtim, ben dostlarım için hep vazgeçtim, tanrı dedi ki, sen çok öldün gelme artık, her şeyi hak bildiysen hayini de hak bil, ben bu dünyayı ve insanları sevemedim. bana ihanet etmeyen bir tek erkek kardeşim, ismini vermeyeyim de kodu mecücdür. ying yani. bir tek onu özledim. ben aybükeden de, rojinden de vazgeçmem, sonsuza kadar bekar da kalsam, aybüke ve rojin benim korumamdadır. ikisi eşittir. benim kadınlarım onlar yüzüme bile bakmasalar bile. ben size burada bir dava anlatsam sabahına sefil oluruz, ağlamaktan evden çıkamazsınız, size hilali, umay’ı, üç hilali, üç beyi, devleti, bahçeyi, bahçeliyi, mustafa kemal’i anlatsam oğuz da kimmiş dersiniz, ben siz aliyi, alihanı, kur yapanları, iş kuranları, kuranı, kurişi, iş kuru anlatsam yanarsınız. ben size bir mitoloji yazarım, bordoya da bereye de gerek kalmaz, ben sana miti anlatsam, ben sana ümiti anlatsam, dağın özünü anlatsam ağlarsın. ben ilk kez ölüm tehdidi almıyorum, doğduğum da annem öldürmeye çalıştı beni, ben doğuştan antrenmanlıyım. meydana çıktım, adresim belli, yarın da işte olacağım, adım soyadım da belli, kafama sıkmak serbest, ben son kez kendimden vazgeçiyorum, eğer beni yarında öldürmeye gelip öldüremezseniz, ki plakam, eşgalim her şeyim nettir ve korumasız çıkacağım, davaya yemin olsun ki kızkardeşimden başlayarak herkesi teker teker kara torosun itemleriyle vurdurtmazsam, arkanda duran hilal bıyığı çatal yapıp kalbine sokmazsam, toprak beni kabul etmesin. ilk, tek ve gerçek raconumdur. allah’ı öldürmek isteyenler meydana gelsin, son çağrımdır ama eğer yapamazsanız denerseniz, iskambilde kral kupası çekerim, akbaşı alırım, sarı boğayı kurban ederim. danaya 7 kişi girmek sünnet, dünya 5’ den büyük değildir, 7 isteyen, çiğ et yiyebiliyorsa hala yurduma beklerim, gökbörü gömleğiyle gezeceğim. racon bitmiştir, nizamı aleme sevgilerimle…
devamını gör...

he was the king.
but he become king kong now.
department of defence'i (dod)
department of war (dow) yaptı adam.
devamını gör...

benim gibi ücra bir batı karakolunda, hudutta bir nöbet tutuyoryanız minimum 3 saat sürer. bölük falan filan onlar 2 saat arayla devam etse de, sınırda görev yapıyorsanız (batı) 3 saat aralıksız nöbet tutacaksınız. doğu da belki daha da fazla bunu bilemiyorum.

sınır devriyesi, gözetleme kulesi ve nizamiye kapısı gibi 3 türe ayrılıyor hudut karakol nöbetleri. ben gözetleme kulesine tam 160 günümü falan verdim. yani son 20 günümü hudut devriyesine verdim siz düşünün. yunanistan sınırındaydım ve aralıksız 3 saat nöbet tutuyordum. elbette bu karakoldan karakola, bölükten bölüğe göre değişir. ama sınırda askerlik yaparsanız, duruım bu.

neyse ya şuna gelicem, bedelli olmul 400.000 tl. bu parayı vereceğinize, giididp 6 ay şu tecrübeyi değerlendiriverin işte. zerre pişman olmazsınız. ben de askere gitmeyi hiç istemiyordum, ama sonradan ne kadar doğru bir iş yaptığımı anladım. uzun dönem askerlik bana çok şey kattı gerek karakter gelişimi konusunda, gerek de askerliğin genel tecrübesi konusunda. benim gibi bir adam bile gitmekten pişman olmadıysa, bence siz de 400.000 tl verip, verdiğiniz paradan son derece pişman olmalısınız. 6 ay da olsa, tecrübe edinilmeye değer bir tecrübe askerlik.
devamını gör...

kimdir bu rbf?

sözlükte başlık açılmadan önce entry girme yeteneğine sahip olduğu düşünülen yazardır. herhangi birisi başlığı açar açmaz rbf’nin entrysi zaten oradadır çünkü gizli bir zaman yolcusudur.
hatta bana göre rbf’nin modemi direkt olarak sözlük serverına bağlıdır.
başlığa girip konuyu öyle bir yerden yakalar ki insanlar ikiye ayrılır: “bu adam çok zeki” diyenler ve “ben bu entryi anlamadım ama kesin benim cahilliğimdir” diyenler.
sözlükte özel bir saati yoktur.

bir keresinde “su neden soğuk içilir” başlığını kuantum mekaniğine bağlayıp 38 kişiyi hayatını sorgulatacak noktaya getirdiği rivayet edilir. (kaynaklar söylüyor ben değil.)

rbf’nin en büyük özelliği ise her konuda %78 oranında haklı gibi görünmesidir. geri kalan %22'lik kısımda ise yine haklıdır çünkü kimse kendisiyle tartışmaya cesaret etmez.
bazı eski yazarlar rbf’nin aslında insan olmadığını, sözlüğün serverına yüklenmiş deneysel bir yapay zeka olduğunu iddia eder. ben bilmiyorum.

hatta bir ara yoldaş bunu doğrulamak için profile “rbf offline” yazısını koymaya çalışmış ama sistem hata verip kendini kapatmış. yine kaynaklar söylüyor ben değil. inanmayan açsın okusun.

kısacası rbf: sözlüğün hem google scholar'ı, hem gece vardiyası bekçisi, hem de bazen konuyu uzaya, evet uzaya, gönderen temsilcisidir.

bütün bu saçmalıklardan sonra, çok kıymetli bir insandır. kendisine gönül rahatlığıyla abi diyebileceğim bir saygım vardır.
devamını gör...

​charles dickens'ın ilham kaynağı ve ev arkadaşı. "grip" adında konuşan bir kuzgunu olan yazar, kuşun "selam ihtiyar" ve "ben bir iblisim" diye haykırmasından garip bir haz alırmış. * bu geveze kuzgun barnaby rudge kitabını edebiyat dünyasına kazandırmış.
(bkz: grip)
(bkz: edgar allan poe'nun kuzgunu ile kapışır)
devamını gör...

kaybetmek, insanın hayatında birini ya da bir şeyi geri dönmeyecek şekilde yitirmesidir.
bir kere kaybetmek ise bu durumun bir defa yaşanması gibi bakılabilirken anlamı biraz daha derin olabilir.

bu sadece başarısızlık olarak sınırlandırılmamalı. biriyle yolların ayrılması, çok sevdiğiniz bir dizinin bitmesi, anısı olan bir binanın yıkıldığını görmek, bir güveninin kırılması, bir kalbin vazgeçmesi veya hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağının bilinmesi de kaybetme durumudur.

bir kere kaybetmek ise insanın içinde “keşke” bırakır. geri dönülemez bir durumdur. kaybı yaşamamış insan neye keşke deneceğini bilmez ve kaybetmekten tam anlamıyla korkmaz. bu durumu bir kere yaşarsınız ve devamında gelen tüm durumlar bunun aynasıdır.
yani aslında sürekli kaybetmezsiniz, bir kere kaybedersiniz ve biter. geri kalan her şey anlamsızlaşır. bir kere olan bir daha olmaya mahkumdur.

psikoloji kendini bu durumun tekrarına hazırlar, artık bilinen bir histir. her seferinde ilk defa gibi hissetseniz dahi bu artık öğrenilmiştir.
maalesef ki aynı zamanda büyüten bir durumdur, olgunlaştırır ve değer vermeyi öğretir. keşkeler ve neyseler insanı derinden etkileyebilir ama yaşamın gerekliliğidir de diyebiliriz.

insan her daim öğrenmeye ve gelişmeye devam eden bir canlıdır ve bir kere kaybetmek aslında hep kaybetmektir. bunun bilincine eriştiğinizde her şey hem daha karmaşık hem de daha basit hâle gelir. hangisini görmek istediğiniz size kalmış bir durumdur. *
devamını gör...

#3910515

657’ye bağlı tırıvırı nöbetleri geçmek mi,
askerimizin nöbeti baş üstüne eyvallah da,
hani birileri sadece sütlacın üstünün yeterince kızarması için püf noktası versin, lütfen.*

tırıvırı nöbetlerde belki iki-üç saat uykuyla kesintisiz 32-34 saat boyunca yaptıklarımı düşündükçe kendimi heman batman gibi hissediyorum,

ha şimdi yap deseniz, ben yoo, ben ı-ıh.
devamını gör...

acemi birliğinde eğitimden dolayı kilo vermiştim. usta birliğimde gazino çavuşu olunca kilo almıştım. yani duruma göre değişir.
devamını gör...

agatha christie. tess gerritsen de olabilir arada kaldım.
devamını gör...

bazıları veriyor, bazıları alıyor. ne kadar efor sarfettiğinize bağlı.

benim gibi sabah akşam gözetleme kulesinde, güneşin altında nöbet tutup 7-24 spor ve eğitim yaparsanız, pekala kilo verirsiniz. ayrıca askerde verilen yemek de oldukça kısıtlı oluyor. özellikle kahvaltı. ve bence, şekersiz çaya da alışın derim. zira askerdeyken çaya atacak şeker bile bulamayabilirsiniz. en büyük örnek, ben. sırf bu sebeple 2020'den beri sadece şekersiz çay içiyorum. alıştıktan sonra şekerli çay işkence gibi gelmeye başladı.

her neyse, işte durum bu. tamamen size bağlı olay. bir de ben son 30 gün yunanistan sınırında da devriye atmıştım. edirne'den yunanistan'a 3-4 km falan vardı, ve bu mesafeyi tamamen yürüyerek katediyorduk. bu da kilo vermeme sebebiyet verdi.
devamını gör...

#3910515

atma recep din kardeşiyiz.
devamını gör...

bilenler söylesin ona göre kendimi ayarlayacağım.
not: 6 ay.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim