zaman tüneli

bi arkadaşım yemeğe çağırdı. onunla konuşurken başka birisi mesaj atmış o da yemeğe gidelim yazmış. ikisine de aynı yerde yemek sözü verdim. üçümüz buluştuk. onların flört edişlerini izledim, oturdukları koltukların her cümlede biraz daha yanaştığını gördüm, peçete-tuz derken temaslarına şahit oldum. pezevenklik pezevenklik oldu olalı pezevenklik yapan bi aileden geldiğim için herhalde genetiğim ortamı ele geçirmiş. insanları match etmekte üstüme yok. yemek biterken veli dedi ki, keşke birimiz kadın olsaydı inan hangimiz olduğu hiç fark etmez. o biraz üzdü. bu çağda bu cinsiyetçiliğin benim nezdimde ve masamda yeri yok. tufan dedim öp hadi veli’yi. veli’yi öpebilirsin kardeşim. önemli olan anlaşmak neticede. ikiniz de beşiktaşlısınız olum herhangi bi ahlaki krize neden olacak kadar önemli değilsiniz. elalem ne der demeyi bırakın dedim. numaralarını aldılar bakalım. evdeki maymunu da hediye ederim çocuk diye baksınlar.
devamını gör...

elhamdülillah apateistiz. hiçbir şeye inanmayız.
devamını gör...

serbestçe dolaşan tavuk. yerde ne bulursa onu yer. eti lezzetli olur. keşke bir tanesini tutup eve götürebilsem. bunlardan çok güzel tavuklu pilav olurdu.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

inanıyorum.şahsi. vedik astrolojisine göre haritam kraliyet ailesine aitmiş, şanslıymış falan. kendimi kandırmayı severim.
devamını gör...

bende de var bu hastalıktan. çaya şeker atılır ve karıştırılır ya kendim yapınca rahatsız olmuyorum da bir başkası yapınca ve bu karıştırma işlemi saatler sürünce o eylemi yapan kişiye dik dik baktığım çok olmuştur. çok rahatsız oluyorum o tip seslerden.
devamını gör...

yahu tamam kadın erkek eşit de kadın evi idame ettirecekse yani özellikle çocuklarına annelik yapacağı bir dönemdeyse erkek de evi geçindirmek zorunda. net.
edit. daha çok şey yazardım da bu aralar byük konuştuğum kınadığım ne varsa başıma geldiği için söylediklerime dikkat ediyorum diyelim :)))
devamını gör...

okb dışında daha doğrusu okb'ye entegre hastalıklarımdan biri de bu.

bağırarak konuşan insanlardan aşırı rahatsız olmak, ciyak ciyak ağlayan bir bebeğin sesine dayanamamak, boğaz çekme sesi ve benzeri birçok insan kaynaklı ses beni yoğun strese sokar.

mesela bizim mahalledeki kadınlar bağırarak ve böğürerek çocuklarına seslendiklerinde de sinirden dellenirim... üst kattaki veledi zina aralıksız olarak top oynadığında ve tabanlarını yere vurduğunda "ulan seni bi elime geçirsem tokat manyağı yapardım" tarzı tepkiler veririm ve bu tarz insan kaynaklı stres yükü maalesef ki okb rahatsızlıgımı da tetikler. ve bir kısır döngüye girerim.

gerçekten insanlıktan nasiplenmemiş kişiler bir cehennem biz hassas insanlar için...

neyse ki psikiyatrik ilaçlar var da bir şekilde acılarımızı azaltma ihtimalimiz olabiliyor.
devamını gör...

b12 içtim.
devamını gör...

sorun ekonomi olunca tüm erkekler feminist.
devamını gör...

burnunu karıştırmak.
devamını gör...

(bkz: çim adamım neden büyümedi)
devamını gör...

benim başım kel mi, demek istediğim başlıktır. *

voca.ro/1melngCYPmcs
devamını gör...

oysaki bu sözlük oytun karansız, çok cici bir sözlüktü. cidden geçmiş olsun.
devamını gör...

yurdun yemekhanesinde çalışan abla ile ufak bir muhabbet ederken kızının kanseri yendiğini öğrendim.
onu ilk defa bu kadar mutlu gördüğüm için ben de mutlu oldum.
kedilerden sonra yurttaki en sevdiğim kişi olabilir.

sonra küçük bir keke mum koyup götürdüm geçmiş olsun dileklerimi ileterek.
oruçmuş, ben kâfir olduğum için herkesi kendim gibi zannediyorum ne yazık ki.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
keki de ben yedim, sonra ablayla biraz daha muhabbet ettik.

bana kızının fotoğraflarını falan gösterdi, daha da mutlu oldum.
insan sevgim çok yükseklerde şu an.
şaşırtıcı bir biçimde ponçik ruhlu ve mutluyum.
devamını gör...

zoo park dan esintiler.
devamını gör...

‎sadrımızda hülyalar biriktirip, istikbalin şafağına asılırdık,
‎zaman denilen o merhametsiz hırsız, hanemize sızmadan evvel.
‎seninle, sükûnetin ipliğiyle örülmüş bir atlas sabahına uyanır,
‎gözlerimizde kadim bir alacakaranlığın izlerini silerdik.

‎​lakin sen, vakti bir kelebeğin kanadında sadaka gibi dağıttın,
‎cevher sandığımız o demleri, bakır pullarla takas ettin.
‎yebus sessizliğinde yankılanırken içimin feryadı,
‎sen, gürültülü yalanların kuytusunda yankısız kalmayı seçtin.

‎​bir şah-ı maran masalı dokurduk belki parmak uçlarımızla,
‎efsunlu kelimeler dökülürdü ağzımızdan, sitem değil.
‎oysa şimdi, çalınmış saatlerin enkazında birer mülteciyiz;
‎benim payıma hicran düştü, senin payına ise koca bir "hiç".

‎​seninle şöyle olabilirdik: bir lügat dolusu zarafet,
‎şimdi ise sadece iki yabancı, aralarında uçurumlar kadar mesafe...
‎kendi ellerinle yırttığın o ipekten hayalleri,
‎hangi yamalı bohçaya sığdıracaksın şimdi?

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

dinen artık bu iğrenç ekonomide çalışmayan kadını allah yakar. yobazlara itibar etmeyin. kadın da çalışacak erkek de. kimse enayi değil.
devamını gör...

heyecanlıyım.
kalbimin daha şimdiden sevinçten küt küt atması peki?

bugün yolculuk var fırına doğru... allaaaaaah.
içim içime sığmıyor.
devamını gör...

sertab ağlıyor mutlu musun ismayil. nasıl benden daha iyi söyler diye. kendine dikkat et, sertab seni ortadan kaldırabilir.
devamını gör...

bende ileri derecede misofoni rahatsızlığı olduğu için asla bu kaydı açmaya cesaret edemeyeceğim...

anırma nedir be arkadaş. ismail gibi bir arkadaşım olmadığı için bazen kendimi şanslı hissediyorum. hatta iyi ki hiç arkadaşım yok. ahahah.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim